Etiket: Değişikliğine

  • Elazığ’da ’İklim Değişikliğine Adaptasyon Kapasite Oluşturma’ projesi

    Elazığ’da, ‘İklim Değişikliğine Adaptasyon Kapasite Oluşturma’ projesinin tanıtım toplantısı yapıldı.

    Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü ve Fırat Üniversitesinin (FÜ) ortaklaşa yaptığı tarım, orman ve balıkçılık sektörlerinin, ‘İklim Değişikliğine Adaptasyon Kapasite Oluşturma’ projesinin 12 aylık TRB1 bölgesinde uygulanacak metot ve analizleri başladı. Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü ve FÜ tarafından projenin tanıtımı yapıldı.

    FÜ ile birlikte Merkezi İhale Finans Birimine müracaat ettikleri projelerinin kabul edildiğini belirten Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Özkan Özbay, “Projemizle TRB1 bölgesindeki 280 dağ ve orman köylerinde saha çalışmaları yürüterek, iklim değişikliğine adaptasyon sağlayacak çiftlik sistemleri ihtiyaç analizini belirlenecektir. Projemizle, sürdürülebilir ekosistem hizmetleri için iklim değişikliğine adaptasyon, esneklik ve buna katkı sağlayacak teknoloji ihtiyaç analizi yapılacaktır” dedi.

    Elazığ’ın su ürünleri üretme konusunda büyük bir potansiyele sahip olduğunu aktaran FÜ İşletme Fakültesi Prof. Dr. Kenan Peker, “Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü işbirliğinde sunmuş olduğumuz projede, su ürünleri sektörü düşünüldüğünde bir çiftlik modeli ortaya koymak, üretim sistemlerini desteklemek ve bunların pazarlanma ağlarında planlar oluşturulmaktadır. Enstitüsü büyük bir alt yapıyla bu konuda bizi cesaretlendirdi. Yöreye her türlü katma değer sağlayacak konuda birlikte çalışıyoruz. Bu projeyi 12 ay boyunca sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • İklim değişikliğine uyum için çalıştay

    Bursa iklim değişikliğine uyum stratejilerinin geliştirilmesi çalıştayı” gerçekleştirildi.

    İklim değişikliği, küresel ölçekte en büyük çevre sorunlarından birisi olarak kabul edilmekte olup tarım ve gıda, temiz su ve sağlık başta olmak üzere hayatımızın her safhasını etkilemekte, ülkelerin ve kentlerin bu konularda çözüm çabalarını arttırmalarını zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda kentlerde belediyeler iklim değişikliği ile mücadele ve uyum konusunda etkin rol almak almaktadır.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı küresel ölçekte yürütülen iklim değişikliği ile mücadele çalışmalarına 2014 yılında kentteki sera gazı emisyon kaynaklarının belirlenmesi ve azaltım tedbirlerinin oluşturulması amacıyla “Bursa Sera Gazı Envanteri ve İklim Değişikliği Eylem Planı”nı hazırlayarak başlamış olup, iklim değişikliğine uyum stratejilerinin geliştirmesi ile devam ediyor.

    Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesine de katılım sağlayan Bursa, yerel İklim değişikliği uyum stratejilerinin geliştirilmesi konusunda çalışan ilk kent olarak çalışmalarını katılımcı bir anlayış ile yürütüyor. Bu kapsamda Bursa’nın iklim değişikliğine bağlı oluşan kuraklık, sel, heyelan gibi doğal afetler konusunda direncini arttırmaya yönelik İklim Uyum Stratejilerinin geliştirilmesi amacıyla büyükşehir ve ilçe belediyelerin, kamu kurumlarının, özel sektörün temsilcilerinin katılımıyla Atatürk Kongre Kültür merkezi Seminer 2 Salonunda “Bursa İklim Değişikliğine Uyum Stratejilerinin Geliştirilmesi Çalıştayı” gerçekleştirildi.

    Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Nalan Fidan, kent ölçeğinde yürütülen iklim değişikliği çalışmalarında öncü olduklarını vurgulayarak, son yıllarda yaşanan aşırı hava olayları nedeniyle can ve mal kayıpları yaşandığını, ürün rekoltelerinin düştüğünü, biyolojik çeşitliliğin bozulduğunu, gıda yetersizliği ve kitlesel göçlerin meydana geldiğini belirtti. Fidan, bu etkilere karşı kentleri dirençli hale getirmek için Yerel İklim Değişikliğine Uyum Stratejilerinin geliştirilmesinin gerekli olduğunu ifade etti.

    İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü öğretim Üyesi Doç.Dr. Koray Velibeyoğlu ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nilgün Görer Tamer ise iklim değişikliğinin etkileri, yerel iklim uyum stratejilerinin önemi ve uluslararası uygulama örnekleri hakkında bilgiler verdi.

    Yüklenici firma uzmanlarından Baha Kuban tarafından çalıştay yöntemine yönelik aktarılan bilgilerin ardından grup çalışmalarına geçildi. Kentsel ısı adası olgusunun olumsuz sonuçları ve çözümler, kent içi dere ve suların ıslahında doğa esaslı iklim uyum çözümleri, Yeşil alanlar, yeşil koridorlar ve biyoçeşitlilik, İklim değişikliği ve halk sağlığı, İklim değişikliğine uyumda yerel yönetimlerin idari örgütlenmesi ve planlama olmak üzere 5 ayrı tematik alanda grup çalışmaları gerçekleştirildi.

  • Gestaş fiyat değişikliğine gitti

    Çanakkale Boğazı ve adalar hattında ulaşımı sağlayan Gestaş Deniz Ulaşım A.Ş., 15 Eylül itibariyle fiyat değişikliğine gitti.

    Gestaş Deniz A.Ş.,15 Eylül 2017 tarihi itibariyle tarife değişikliğine gitti. Yeni fiyat tarifesinde araçların feribotla geçişleri Kilitbahir-Çanakkale 30 TL’den 35 TL olurken, Eceabat-Çanakkale ve Lapseki-Gelibolu arasındaki geçişler 35 TL’den 40 TL oldu. Günü birlik gidiş-dönüş fiyatı 35 TL’den 45 TL oldu. Günü birlik Kilitbahir-Çanakkale ve Eceabat-Çanakkale seferleri de 35 TL’den 45 TL oldu.

    Adalar hattındaki feribot seferleri ücret tarifesi ise, Geyikli-Bozcaada gidiş-dönüş 70 TL’den 80 TL olurken Kabatepe-Gökçeada ise 35 TL’den 40 TL oldu.

  • Diş rengi değişikliğine dikkat

    Diş Hekimi Ve Protez Uzmanı Yrd.Doç.Dr.Çağdaş Kışlaoğlu, diş rengi değişikliği konusunda uyardı.

    Diş renginin ten rengi gibi olduğunu ve kişiden kişiye değişebildiğini anlatan Yrd.Doç.Dr.Çağdaş Kışlaoğlu, “Diş rengi aynı zamanda ten rengi ile de doğru orantılıdır. Diş rengini etkileyen bazı etkenler var bunlar, çay, kahve, sigara gibi boyar gıdalardır. Eğer çok sık tüketiliyorsa bunlar zamanla dişin içine işleyip dişi daha sarı hale getirebilir” dedi.

    Dişlerin rengini etkileyen diğer bir etkenin ise yaşlanmalar olduğunu kaydeden Yrd.Doç.Dr.Çağdaş Kışlaoğlu, “Yaş ilerledikçe kişide vücutta deformasyonlar meydana geldiği gibi dişlerde sürekli fonksiyon gördüğü için dişte de çatlaklar, sararmalar, aşınmalar yada kısalmalar meydana geliyor. Dişlerimizi bu kötü etkenlerden uzak tutmamız gerekir. Dişlerimize ne kadar iyi bakarsak yaşlı bir birey olduğumuzda sağlıklı dişlere sahip olabiliriz.” şeklinde konuştu.

  • Abhaz Ayow Platformu anayasa değişikliğine “Evet” diyor

    Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yalçın Topçu, “Ankara’nın medeniyet coğrafyamızın ‘Medine’si olduğunu hep söylerim. Ankara iri, diri, güçlü olduğunda bizim medeniyetimiz mensubu 1 milyar 700 milyonun her bir ferdinin geleceğe dair umutları daha güçlü olacaktır” dedi.

    Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Abhaz Ayow Platformu üyelerini makamında kabul etti. Topçu, ziyarette platform hakkında görüşlerini anlattığı konuşmasında, “Abhaz kökenli kardeşlerimin platformunun ziyaretinden memnun oldum. Ankara’nın medeniyet coğrafyamızın ‘Medine’si olduğunu hep söylerim. Ankara iri, diri, güçlü olduğunda bizim medeniyetimiz mensubu 1 milyar 700 milyonun her bir ferdinin geleceğe dair umutları daha güçlü olacaktır” ifadelerini kullandı.

    “Güçlü Ankara, bütün medeniyet coğrafyamız için faydalı olacak”

    16 Nisan’daki referandum sadece Ankara’yı güçlü hale getirmeyeceğini belirten Topçu, “Güçlü Ankara bütün medeniyet coğrafyamız için faydalı olacak. Bu nedenledir ki; AB ülkeleri ve ABD’nin bazı mahfilleri PKK, DHKP-C, HDP, FETÖ bu referandumda ‘hayır’ çıkması için çalışmakta. Sağduyulu vatandaşlarımız bu hususu 16 Nisan’da değerlendirip ‘Evet’ vereceklerdir. Toplumun her kesimi ikbali ve istikbali için ‘Evet’ noktasında buluşuyor. Çünkü Anadolu’da ‘aklın yolu birdir’ derler. Bu millet AB’nin, FETÖ’nün, PKK’nın, HDP’nin durduğu yerden ülkeye, millete, devlete fayda gelmeyeceğini biliyor” şeklinde konuştu.

    Abhaz toplumunun bir oluşum altında inisiyatif göstermesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Topçu, “80 milyonluk ‘Anadolu Ebrusu’nun her bir rengi ‘Ay-Yıldız’lı Albayrak’ altında kıyamete kadar bir arada, tam bağımsız güçlü bir Türkiye hayalini 16 Nisan’da ‘Evet’ mührüyle gerçekleştirmiş olacak. Bu vesile Abhaz toplumunu ülkemizin geleceği ile ilgili bu önemli mevzuda tavır ortaya koymalarından ötürü kutluyorum. Onlar Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda 15 Temmuz’da aynı duyarlılığı gösteren dedelerin torunları olarak yakışanı yapmış oldular” açıklamalarında bulundu.

    Ziyarette platform üyeleri adına konuşan Platform Başkanı Erdal Köse ziyaretlerinin amacını, “Bugün platform üyeleri olarak 2 bin civarında Abhaz vatandaşı temsilen Sayın Topçu’yu ziyaret ederek referandum hakkında düşüncelerimizi aktardık. Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi; Türkiye’nin geleceği için gerekenin yapılması adına durduğumuz tarafı ifade ettik. Nazik kabulleri için Sayın Topçu’ya Abhaz toplumu adına teşekkür ederiz” şeklinde açıkladı.

    “Abhazca ‘Ayow’, Türkçe ‘Evet’ diyoruz”

    Köse, Ayow Platformu’nu ve amacını şu sözlerle özetledi:

    “Bu referandumda ‘Ayow’ Abhazca’da evet demektir. Abhazların ve Kafkasyalıların buluşma noktasıdır. Referandum sürecinde tercihimiz olan ‘Evet’e katkı sağlamak amacıyla oluşturulmuş, bizim gibi düşünen ve aynı kaygılarla bu süreçte evet diyen bütün etnik gruplardaki kardeşlerimize de kapımızın sonuna kadar açık olduğu bir oluşumdur. Biz ‘hayır’ı bizim ‘Evet’imiz kadar demokratik bir tercih olarak değerlendiriyoruz ve bu düşüncedeki kardeşlerimize de sonsuz saygı duymaktayız. Bu platformda hiçbir şekilde algıya müdahale veya manipülasyon söz konusu değildir. Burası dost meclisidir. Biz sadece bu referandumda ‘Ayow’ diyoruz ve bunu sesli düşünüyoruz. Bunu bizi merak eden kamuoyuna bildiririz.”