Anayasa değişikliği teklifi 7. Maddesi 340 oyla kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu’nda Anayasa değişikliği teklifi görüşmeleri devam ediyor. 7. Madde 40 kabul 136 ret, 4 boş, 2 geçersiz oyla kabul edildi.
Anayasa değişikliği teklifi 7. Maddesi 340 oyla kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu’nda Anayasa değişikliği teklifi görüşmeleri devam ediyor. 7. Madde 40 kabul 136 ret, 4 boş, 2 geçersiz oyla kabul edildi.
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, “Getirdiğimiz teklif hükümet değişikliği teklifidir. Hükümet değişikliği meselesi Türkiye’de yeni konuşulan, tartışılan bir konu değildir” dedi.
Anayasa değişiklik teklifi TBMM Genel Kurulunda görüşülüyor. Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, Meclisin Anayasa’nın 175. maddesine göre kurucu iktidar yetkisini kullandığını belirterek, komisyon toplantısının en uzun süreli, en çok milletvekilinin söz aldığı komisyon olduğunu ifade etti. Şentop, “Anayasa değişikliği birdenbire gündemle gelmiş değil. Bu aynı zamanda Anayasa değişikliği teklifinin bir arka planı var. Getirdiğimiz teklif hükümet değişikliği teklifidir. Hükümet değişikliği meselesi Türkiye’de yeni konuşulan, tartışılan bir konu değildir” dedi.
Şentop, şunları kaydetti:
“Hem başbakanlık hem cumhurbaşkanlığı yapmış rahmetli Demirel, Özal birisi 1998, diğeri 1987’de dile getirmiş hükümet sistemi tartışmalarını. Daha sonra 1982 Anayasası hazırlanırken hükümet sistemi tartışması var. 1978-79 yıllarında özellikle 70’li yıllar, bir yarı başkanlık sistemi modasının yaygın olduğu yıllar. Fransa’daki sistem yeni yeni anlaşılmaya başlamış ve uygulamaya başlamış. 1973 seçim beyannamesinde Milli Selamet Partisi’nin başkanlık sistemi önerisi var. 1969 yılında Milli Nizam Partisi’nin parti programında var.”
MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak ise, Cumhurbaşkanı’nın vatana ihanet kapsamında sorumluluğu olduğunu hatırlatarak, Hiyaneti Vataniye Kanunu 1991 yılında yürürlükten kaldırıldığı için 1991 yılından itibaren cumhurbaşkanlarının suç tipi bakımından sorumluluğu olmadığını ifade etti. Parsak, “Yürütme yapısı ikibaşlılık arz etmektedir. Bir tarafta hiçbir sorumluluğu olmayan cumhurbaşkanı, öbür taraftan halkın oylarıyla seçilmiş olan Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden çıkan başında bir başbakanın olduğu ve tüm sorumluluğu üstünde taşıyan bir Bakanlar Kurulu. Yani ikibaşlı, böylesine dizayn edilmiş bir ikibaşlılık. Bu yapı 1982 yılından 2007 yılına kadar özellikle yürütmenin iki başı arasında, yani sorumsuz cumhurbaşkanı ve sorumlu başbakan ve Bakanlar Kurulu arasında çok ciddi tartışmaları beraberinde getirmiştir. 2007 yılında sorun çok farklı boyuta kavuşmuştur. Gerçekten cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde ortaya atılan 367 garabetinden dolayı, bu 367 garabetinden sonra yapılmış olan Anayasa değişikliği cumhurbaşkanı, yani yürütmenin sorumsuz kanadının doğrudan doğruya halk tarafından seçilmesi benimsenmiştir. 2007 yılından 2014 yılına kadar daha çok teorik düzeyde, 2014 yılından itibaren uygulama düzeyinde cumhurbaşkanı ve başbakan arasında tartışmalar çok farklı düzeyde seyretmiştir” şeklinde konuştu.
AK Parti Muğla Genişletilmiş İl Danışma Kurulu toplantısı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi AKM salonunda yapıldı. Toplantıya Turizm Eski Bakanı ve Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, Muğla Milletvekili Nihat Öztürk, İl Başkanı Kadem Mete, Belediye Başkanları, meclis üyeleri, ilçe başkanları, kadın v e gençlik kolları üyeleri katıldı.
PARTİLİLERE SOSYAL MEDYA UYARISI
Toplantının açılışında konuşan AK Parti Muğla İl Başkanı Kadem Mete, “Bu toplantılarda partimizin çalışmalarını değerlendirmek için bir araya geliyoruz, fakat Türkiye gündemi o kadar çok değişken ki, sanki biz bu konulara duyarsız kalıyormuşuz gibi bir hissiyat uyandıracağı için değinmeden geçemiyorum. CHP’nin Genel başkanı ‘Pazartesiyi bekleyin’ diyerek bu toplumun üzerinde bazı olayların oluşabileceği izlenimi uyandırmıştır. Ben teşkilat mensubu arkadaşlarımdan rica ediyorum. Acil eylem planı diyebileceğimiz ve ülkemizin sıkıntılı günlerinde sosyal medyadan yaptığınız paylaşımlarınızda sükuneti, kardeşliği, birliği, beraberliği ön plana alan paylaşımlara önem verin. Birilerinin kulvarına girerek ülkeyi germeye yönelik çabalarına alet olmayın” dedi.
“316 MİLLETVEKİLİ İLE ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ”
AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk, Nisan ayında yapılması beklenen bir referandum sürecinin olduğunu belirterek, “Daha önceki referandumda nasıl milletimizin olurunu aldıysak, bu referandumda da sizler ile birlikte teşkilat olarak dağ bayır koşturarak bu referandumdan da milletimizin oluru ile alnımızın akı ile çıkacağız. Birileri her ne kadar bu referandumu bir rejim değişikliği dese de bu bir rejim değişikliği değil. Ne zaman başımız sıkışsa milletimize gittik, yine başımız sıkıştı yine milletimize gidiyoruz. Hiç kimsenin endişesi olmasın 316 milletvekili ile Anayasa değişikliğine sahip çıkacağız. Bazıları milletimize gitmemizden rahatsız, Sayın Cumhurbaşkanımızın millet ile birlikte olmasından rahatsızlar, milletin önünde siyaset yapmasından rahatsızlar” dedi.
“1961’DE ATATÜRK’ÜN ANAYASASI DEĞİŞTİRİLİRKEN NEREDEYDİNİZ?”
Turizm Eski Bakanı Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, Atatürk’ün 1924 Anayasasında ‘Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ ifadesinin 1961 anayasasında hakimiyetin millete ait olmaktan çıkarılıp, anayasal kurumlara, anayasal organlara verildiği bir Türkiye’den bugünlere gelindiğini açıkladı. Ünal, “Yargının ayrı bir vesayet oluşturduğu, ordunun ayrı vesayet oluşturduğu hatta medyanın sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin ayrı vesayet oluşturduğu bir Türkiye vardı. Şimdi bunlar diyorlar ya, ‘Atatürk’ün Anayasasını değiştirtmeyiz’, ‘Biz bir rejim değişikliğine asla müsaade etmeyiz.’ Siz 1961’de Atatürk’ün Anayasası değiştirilirken neredeydiniz? Atatürk’ün oluşturduğu idari ve siyasal sistem değiştirilirken neredeydiniz? Bir kere olsun o gün sesinizi çıkardınız mı? Hayır. Hakimiyet milletten alınıp anayasal organlara verilirken siz neredeydiniz? Niye o gün rejim kaygısı taşımıyordunuz? Niye o gün sistem değişiyor diye sesinizi çıkarmıyordunuz? Bırakın ses çıkarmayı, o gün siz milletini iradesini çalan darbecilere alkış tutuyordunuz. Darbenin alt yapısı hazırlamakla meşguldünüz, gazeteleriniz ‘Gençler kıyma makinelerinde kıyma yapılıyor’ diye yalan haber yapıyordu. 13 Mart Muhtırasında, 28 Şubat’ta neredeydiniz. Bir gün ortaya çıkıp da milletin sandıkta tecelli etmiş iradesine sahip çıktığınız görüldü mü? Asla. Bunlar tarihi kayıtlarda var. Şimdi kalkmış rejim değişikliğinden bahsediyorsunuz. Siz siyaseti o kadar bilmiyorsunuz ki, rejim değişikliği ile sistem değişikliği arasındaki farkın bile farkında değilsiniz” dedi.
“ATATÜRK’ÜN ÖLÜMÜNDEN SONRA İLK YAPTIKLARI RESİMLERİNİ KALDIRMAK OLDU”
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin rejiminin belli olduğunu belirten Ünal, “Rejimin adı Demokratik Cumhuriyettir. Anayasamızın 1, 2, 3 ve 4. Maddesi bunu açıkça ifade eder. ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti Demokratik, laik bir hukuk devletidir’ Bununla ilgili bir tartışma var mı? Rejimi tartışıyor muyuz? Başbakanımız diyor ya, ‘1923’de biz bu tartışmayı bitirdik’ Biz şimdi bir siyasal sistem değişikliği yapıyoruz. Siyasal sistem bütün anayasaların omurgasını oluşturan idari sistemdir. Siz 1961 Anayasası ile birlikte partili Cumhurbaşkanlığı sistemi değiştirilirken rejim değişikliği oldu diye sesinizi çıkarmadınız. Bugün biz bir siyasal sistem değişikliği yapıyoruz. Dolayısı ile bunu birileri rejim değişikliği gibi lanse etmesin. Bunlar Türk parası üzerindeki Atatürk’ün resmini kaldırdılar, İsmet İnönü’nün resmini koydular. Atatürk’ün hayallerini kim gerçekleştiriyor. Bunlar, 1938’de Mustafa Kemal Atatürk aramızdan ayrılır ayrılmaz ilk yaptıkları iş makamlardan Atatürk resmini kaldırmak oldu. Alparslan Türkeş, Necmettin Erbakan, Turgut Özal ve Bülent Ecevit Başkanlık sistemi dedi mi? Daha sonraki süreçte bütün siyasi irade, bu sistemin değişmesi gerektiğini, bu siyasal sistemin sürdürülebilir olmadığı gerçekliğini ortaya koydu” dedi.
“TÜRKİYE’NİN İSTİKRARI İÇİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ YAPILIYOR”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın millet ile kurdu gönül bağından rahatsız olanların bulunduğunu belirten Mahir Ünal, “Tayyip Erdoğan bu milletin teveccühünü kazanmış, yüzde 52’lerle referandumlar, seçimler kazanmış ve Anayasanın kendisine verdiği yetki ile istediği her şeyi yapabilecekken niye sistem değişikliği istiyor. Çünkü ‘Ben bugün varım, yarın yokum’ diyor. Türkiye’nin bundan sonra herhangi bir şekilde krize girmeden istikrarını sürdürebilmesi için bir siyasal sistem değişikliği yapmamız gerek dediği için bunu yapıyor. Kendisini düşünse böyle bir şeye ihtiyaç yok. Ama Türkiye’yi düşündüğü için bu siyasal sistem değişikliğini yapmalıyız diyor” dedi.
“CHP, VESAYETİN SİYASET İÇİNDEKİ ODAĞI”
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Anayasa değişikliği isterken, bazılarının bunu niye istemediğini açıklayan Ünal, “Sistemi kuranlar yargıyı bir vesayet olarak, askeri bir vesayet kulvarı olarak kullanmışlar. Biz bütün bu vesayet odaklarını bugüne kadar bertaraf ettik. Ama siz zannediyor musunuz ki, CHP siyaset yapmak için, amacı ve hedefi olan bir siyasi parti olarak mı yoluna devam ediyor sanıyorsunuz? CHP’nin bir iktidar olmak gibi bir amacının olmadığın biliyoruz, çünkü bunu kendi genel başkanları açıkladı. Peki CHP ne yapar? CHP vesayetin siyaset içindeki odağıdır. Bi sistemin değişkesi ile birlikte kendi anlamı da kaybolacağı için direniyor. Halbuki bu siyasal sistem değişikliği ile CHP’nin siyaset yapma imkanı ortaya çıkacak. Belki önümüzdeki dönemde CHP’li bir Cumhurbaşkanı olacak. Ama böyle bir hedefleri yok. Mahkeme kadıya mülk değil, Recep Tayyip Erdoğan bugün var yarın yok. Zaten seçilmiş Cumhurbaşkanı en fazla iki dönem görev yapabiliyor. Adı gibi devlet gibi Devlet Bahçeli’nin dediği gibi referandumu, bu taslağı götürelim, millet evet derse evet, hayır derse hayır. Kararı millet versin. Ona da hayır diyorlar. Sen milletin kararını hiçe sayıyorsan, sen bu referandumdan yüzde 99 çıksa bile biz bunu tanımayacağız diyorsan, sen Pazartesi’yi bekleyin diyorsan, soruyorum. Sen bu milletin neresindesin?” dedi.
Başbakan Binali Yıldırım’ın Türkiye Cumhuriyeti Anayası’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun teklifini imzalaması ile ilgili fotoğraf Başbakanlık tarafından paylaşıldı.
Eski İçişleri Bakanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Efkan Ala, kendilerinin Anayasa ile ilgili meselenin ne kadar önemli olduğunu bildiklerini belirterek, Türkiye’nin böyle bir fırsatı değerlendirmesi gerektiğini ve Anayasa değişikliğinin sistemi biraz daha rahatlatacağını kaydetti.
Eski İçişleri Bakanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Efkan Ala, Elazığ Milletvekili Ömer Serdar ile birlikte partisinin Elazığ İl Başkanlığını ziyaret etti. Ziyarette İl Başkanı Ramazan Görgöze’den bilgi alan Ala, partililerle görüşerek açıklamalarda bulundu. “Anayasaya ile birlikte sistemi değiştirelim” diyen Ala, “Topyekun değiştirelim, böyle inanılmaz engellerle doldurulmuş yolda yürümeyelim. Yoldan engelleri kaldıralım, milletimizin hızına hız katalım. Milli geliri, ekonomiyi üç kat büyüttük, altı kat büyütelim. Buna bizim imkanımız var. En büyük sistem önümüzdeki engel. Bu sistem ve işleyişi bizim hızımızı kesiyor. Onun için bunu sürekli reforma ediyoruz. Dönüştürerek devam ediyoruz. Hep referanduma gittik. Kapatma davasında da, muhtırada da böyle oldu. Her seferinde sandıkta milletimiz arkamızda durdu, önümüzü açtı, biz de yola devam ettik. Bundan sonra yapacağımız reformlarla çok daha hızlı yol alacak imkanları milletimize sunacağız. Arzu ederiz ki diğer muhalefet partileri ile bir arada olalım, bu Anayasa’yı değiştirelim. Yine böyle bir girişimde bulunmuştuk, o zaman kapatma davasında akamete uğradı. Şimdi de o masamızdadır. Anayasa’nın topyekun değişimi bizim hedeflerimizde en önemlisidir” ifadelerini kullandı.
Sistemi dönüştürüp yeni marka kaliteli bir araçla otobanın üzerinden istedikleri gibi hızla yol alabilmeyi istediklerini aktaran Ala, şunları kaydetti:
“Bunun için önümüze çıkan her türlü engeli kaldırıp fırsata dönüştürmek istiyoruz. Önümüzde de imzaya açılmış olan Anayasa değişikliği var. Bu Anayasa değişikliği olduğunda sistem biraz daha rahatlayacak. Biraz daha hızlı mesafe alabileceğiz. Şimdi Milliyetçi Hareket Partisi ile AK Parti bir arada çalışıyor. Milletin huzuruna bir adım daha atabileceğimiz Anayasa değişikliğini getireceğiz. Referanduma götüreceğiz. Orada da milletimiz feraseti ile ön açıcı, yol açıcı bir neticeyi ortaya çıkaracak. Teşkilatlarımız zaten buna hazır.”
Kendilerinin meselenin ne kadar önemli olduğunu bildiklerini ifade eden Ala, “Türkiye böyle bir fırsatı daha değerlendirmelidir. Enerjimizi koalisyonlarla harcamamalıyız. Bunun maliyetlerini çok yaşadık. Ülkemizin gelişmesine aktarmalıyız. Bunun için de o reformları sürekli yaparak devam edeceğiz. Bizim önümüzde hedeflerimiz, yolumuz ve alacağımız mesafe belli. Şimdi önümüzdeki engelleri, krizleri kaldırmak için hareket ediyoruz” dedi.