Etiket: Değişikliğe

  • Caner’den değişikliğe tepki

    Caner’den değişikliğe tepki

    Fenerbahçeli futbolcu Caner Erkin, oyundan alınırken saha kenarında bulunan şişeleri tekmeleyerek tepki gösterdi.

    Süper Lig’de oynanan Fatih Karagümrük – Fenerbahçe maçında sarı-lacivertli futbolcu Caner Erkin oyundan alınırken tepki gösterdi. Müsabakanın 82. dakikasında yerini Marcel Tisserand’a bırakan Erkin, saha kenarında bulunan şişeleri tekmeleyerek kenara gelirken tepki verdi.

  • Prof. Dr. Stefan Hockertz: “İnsanlar gen teknolojisiyle değişikliğe maruz kalabilir”

    Prof. Dr. Stefan Hockertz: “İnsanlar gen teknolojisiyle değişikliğe maruz kalabilir”

    Biyolog, immünolog, toksikolog ve farmakolog Prof. Dr. Stefan Hockertz, korona virüse karşı geliştirilen aşıların insanları gen teknolojisi vasıtasıyla bir değişikliğe maruz bırakabileceğini söyledi.

    Biyolog, immünolog, toksikolog ve farmakolog Prof. Dr. Stefan Hockertz, dünyanın nefesini tutarak beklediği korona virüs aşısı hakkında açıklamalarda bulundu. 30 seneden fazla bir zamandan beri kendini aşı araştırmalarına adamış bir bilim adamı olarak bütün prosedürlerin harfiyen uygulandığı bir aşı için en az 8, hatta 10 seneye ihtiyaç olduğunu belirten Hockertz, öncelikle tarihte geliştirilen birçok aşının insanlığa sağladığı faydaların saymakla bitirilemeyeceğini ve genel manada aşılara yaklaşımının pozitif olduğunu ifade etti. Tamamen yeni bir aşılama stratejisine geçilmesine karar verildiğini söyleyen Hockertz, “Korona salgınında şimdi ne planlanıyor? Bu çok önemli bir konu ve medyada bu husus üzerinde bence çok az tartışma yapılıyor. Aşı şirketleri, serbest mRNA hücrelerinin yani serbest genetik hücrelerin taşıyıcı madde üzerinden küçük mini parçacıklar aracılığıyla hücrelerimize doğrudan eklenmesi ve sonra hücrelerimizin analiz edilmesini planlıyor. Bu da insanların net bir şekilde gen teknolojisi vasıtasıyla bir değişikliğe uğratılması manasına geliyor. Biz, vücuda zerk edilen bu virüsün genetik materyalinin hangi hücrelere gittiğini bilmiyoruz. Buradaki analiz işleminin ne kadar süreceğini de bilmiyoruz. Okumayı (analizi) durdurmanın hiçbir yolu yok. Ayrıca bu genetik materyalin virüsün genetik materyalinin neresine yerleşeceği hususunda da herhangi bilgimiz mevcut değil” dedi.

    Özellikle bu genetik materyalin germ hücrelerine, yani kadınların yumurta hücrelerine veya erkeklerin sperm hücrelerine de yerleşip yerleşmediğini ve dolayısıyla böylece genetik miras bırakma yoluyla gelecek nesillere miras olarak aktarılıp aktarılmadığının bilinmediğini söyleyen Hockertz, “Bunların hiçbirini bilmiyoruz. Çünkü insan genomunu değiştirmek için böyle bir genetik aşılama daha önce hiç yapılmamıştı. Biraz evvel özetlediğim ve bilmediğimiz mevzuların normalde seneler sürecek ciddi ilmî çalışmalarla aydınlatılmasını arzu ediyorum ancak maalesef etrafımda böyle bir isteği göremiyorum” diye konuştu.

    “Gen bazlı aşılar insanlık için çok tehlikeli”

    Robert Koch Enstitüsü Aşılama Daimi Komitesinin bütün aşı tavsiyelerinin yaklaşık yarısını son derece faydalı bulduğunu, kesinlikle aşı muhalifi bir epidemiyolog olarak algılanmak istemediğinin altını çizen enfeksiyon epidemiyolojisi ve mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Sucharit Bhakdi, dünyanın merakla beklediği korona aşısı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bhakdi, “Yeni mRNA’lı aşı, olabilecek en tehlikeli aşılardan biri. Bu aşı için klinik deneylere müsaade edilmesi bana göre suçtur. Bunun sebebini size daha iyi anlaşılabilmesi için çeşitli benzetmelerle şu şekilde açıklayabilirim; bir virüsün parçası ya da o virüs sizin hücrenizde üretilir ve onun çöpleri (atıkları) sürekli olarak dışarı atılır, yani kapının önüne konur. Katil (tabii öldürücü) olarak nitelediğimiz lenfositler kendi hücrelerini öldürmek üzere bu atıklara saldırır. Böylece virüs fabrikası kapanacaktır. Ve bu mRNA, virüs geni için bir nevi minicik bir eldir. İşte bu mRNA, virüsün kapıyı açabilmek için ihtiyaç duyduğu eli olan bir koldan başka bir şey değildir. Bu mRNA, sizin vücudunuza iğne yoluyla zerk edilirse sizin hücreniz tarafından kabul edilir. İlaç endüstrisi ve araştırmacılar, bu mRNA’yı hücrelerinizin rahatlıkla kabullenebilmesi için gerektiği şekilde hazırladı. Ancak bu mRNA’ların sizin hangi hücreleriniz tarafından kabul edileceğini ve vücudunuzun neresine yerleşeceğini bilemiyoruz, hiç kimse bilmiyor. Çünkü bu mRNA’ların nereye gideceği meçhul. Evet, bu mRNA’lar sizin kaslarınıza zerk edilecek ve hepimizin malumudur ki, bu mRNA’lar orada durmayacak. Burada bir paketteki milyarlarca mRNA’dan bahsediyoruz. Elbette bunlardan bir kısmı zerk edildikleri kasta kalabilir ancak büyük bir bölümü de vücudunuzun başka yerlerine gidecektir. Karaciğerinize, beyninize ya da bambaşka bir organınıza. Onu bilemiyoruz” dedi.

    mRNA’ları kabul eden hücrelerin bu minicik eli olan minicik kolları imal etmeye başladığını ifade eden Bhakdi, “Bu imalatın bağışıklık sistemi tarafından kabul edilebilir olması gerekmektedir. Sizin hücreleriniz elbette ancak yeteri kadar düşman varsa kendini antikor oluşturmaya mecbur hisseder. Bu durumda aşının son derece güçlü olması şarttır. Ayrıca sizin hücrelerinizin de çok fazla miktarda minicik eli olan minicik kollardan imal etmesi gerekir. Aksi takdirde yeteri kadar antikor üretemezler. Aşı üreten firmaların iddiasına göre bu işlem, hayvan deneylerinde başarıya ulaşmış. Bu da demek oluyor ki, onlar bu mRNA ile bazı deney hayvanlarını aşılamış ve bu hayvanlar da antikor oluşturmuş. Bu sebeple ‘Biz bunu başarmak için insanlarda da denemeliyiz’ diyorlar. Ancak tam da burada belirtmeliyim ki; ‘Biz bu işi becereceğiz’ iddiası çok tehlikeli. Çünkü ‘Şundan emin misiniz?’ diye sormak gerekir; yeteri kadar minicik eli olan minicik kol üretseniz bile sizin bağışıklık sisteminizin kâfi miktarda antikor üreteceğini nereden biliyorsunuz? Yeterli miktarda çöp üreteceğinizden ve bu çöplerin katil lenfositler tarafından öldürüleceğinden emin misiniz? Ben bunun cevabını bilmiyorum ama bir tahminim var. Şayet böyle bir şey olursa sizin katil lenfositleriniz, üretici hücrelerinize saldırabilir. Yani virüsü üreten kendi hücreleriniz saldırıya uğrayabilir. RNA bir gendir ve antijen (protein) için kodlanmıştır” şeklinde konuştu.

    Katil lenfositlerin bu çöpü imal eden hücrelere saldıracağını belirten Bhakdi, “Hücreleriniz çöp imal ediyor, çünkü onlar virüsün genini aldıkları için antijenini (proteinini) üretiyor. Bu bir otoimmün (öz bağışık) reaksiyondur. Bunun nasıl olacağını kimse bilmiyor. Böyle bir şey olursa bizi nasıl sürprizlerin beklediğini tahmin bile edemeyiz. Bu söylediklerim aşırı derecede fazla önem arz ediyor. Şahsen kimseyle kavga etmek istemiyorum. Lothar H. Wieler (Robert Koch Enstitüsü Başkanı, veteriner hekim) ve Christian Drosten (Alman hükûmetinin korona danışmanı, virolog) ile bu konuda ilmî münazarada bulunmak ve onlara ‘Biraz evvel anlattıklarımı hiç düşündünüz mü?’ diye sormak isterdim. Şayet böyle bir şeyi düşünmediklerini söylerlerse bunu bilerek mi düşünmek istemediklerini merak eder, yine bunun da sebebini sorardım. Bu yapılmazsa büyük bir felaketle karşılaşma ihtimalimiz var. Bu durumda bu aşının denendiği insanlara kobay diyebiliriz. Onlar en azından maymunlar üzerinde bunu deneyebilirdi. Şu ana kadar yüzlerce insan deney maksatlı olarak bu aşıyı vuruldu ve onlara bu mRNA’lar zerk edildi. Şunu söyleyebilirim ki, bu aşıların yan etkileri bilinmiyor. Ayrıca size şunu söyleme cüretini kendimde buluyorum; bunun eğitimini alıp seneler boyunca bu işle uğraşan, enfeksiyon epidemiyolojisi dersi veren ender insanlardanım. Herkesin oturup bu konuyu detaylı bir şekilde düşünmesi şart. Ayrıca bunları söylerken yalnız olmadığımdan eminim. Şunu da belirtmeliyim ki, her söylediğimde kesinlikle haklı olduğumu iddia etmiyorum. Ancak bu konunun acilen ilmî çerçevede tartışılmasını istiyorum. Çünkü bu kadar önemli bir husustaki belirsizliklerin ve insanların kafasındaki soru işaretlerinin bir an evvel giderilmesi gerekiyor” dedi.

  • AB’nin vize politikasında değişikliğe gitmesi

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Gaziantep Başkanı Mehmet Çelenk, AB’nin vize politikasında değişikliğe gitmesini olumlu bulduklarını değerlendirerek, “Ülkemiz Avrupa’nın en büyük ticari partnerlerinden biridir” dedi.

    Avrupa Parlamentosu’nun ilgili komisyonun Avrupa Birliği (AB) vize politikasını değiştirilmesini değerlendiren Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Gaziantep Başkanı Mehmet Çelenk, değişiklikleri olumlu bulduklarını ifade etti. Çelenk, “Söz konusu değişikler, özellikle AB içerisinde yer alan ülkelere, vize ile giren ülkelerin yakın takip etmesi gereken bir süreç. Bu açıdan baktığımızdan başvurunun yanıtlanmasının 15 günden 10 güne düşürülmesini güzel bir gelişme olarak yorumlayabiliriz. Başvuruların elektronik ortamda yapılmasını da süreci kolaylaştıran etmenlerden biri olarak düşünüyoruz” dedi.

    Çelenk vize süreleri hakkında ise “Vizelerin çok girişli ve uzun süreli verilmesine dair düzenleme ise vize alan kişi açısından önem arz ediyor. Bu durum, hem vize maliyetinin azalması hem de sık sık vize alma durumunun ortadan kaldırılması açısından oldukça olumlu bir yaklaşım. Vize düzenlemelerini bu şekilde değerlendirdiğimizde güzel bir gelişme olarak nitelendirebiliriz” şeklinde konuştu.

    Vize ücretlerinin arttırılmasına da değinen Başkan Çelenk, “Vize ücretinin artırılmasını oldukça düşündürücü bir konu olarak buluyorum. Vize başvurusunun maliyetleri, sadece başvuru ücreti ile sınırlı değil. Bununla birlikte birçok ek kalem de mevcut. Türk vatandaşları geçtiğimiz yedi yıl içerisinde her yıl Schengen vize başvuruları için 317 milyon avro ödedi. Bu kararın tekrar gözden geçirilmesi, Türk iş dünyası için son derece faydalı olacaktır” ifadelerinde bulundu.

    Türkiye’nin AB için önemine de dikkat çeken Çelenk, “Ülkemiz Avrupa’nın en büyük ticari partnerlerinden biridir. Çok sayıda vatandaşımız Avrupa ile iş yapmakta ve bundan dolayı sık sık seyahat etmek durumunda kalmaktadır. Öte yandan, yedi milyona yakın vatandaşımızın Avrupa’da yaşaması da önemli bir etmen. Tüm bunlar düşünüldüğünde, vizelerin kaldırılması, Türkiye için kesin bir çözüm olacaktır” diye konuştu.

  • Kılıçdaroğlu: “Anayasal değişikliğe meşruiyet kazandırmayacak söylem ve eylemlerle yolumuza devam edeceğiz’’

    İSTANBUL (İHA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu anayasal değişikliği asla meşruiyet kazandırmayacak söylem ve eylemlerle yolumuza devam edeceğiz” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bab-ı Ali toplantıları kapsamında düzenlenen ‘Referandum ve Sonuçlarının Türk Demokrasisine Etkileri’ adlı panele katıldı. Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen panele CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra Bab-ı Ali Toplantıları Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ataman ve çok sayıda davetli katıldı.

    Yüksek Seçim Kurulu’nun kararını eleştiren Kılıçdaroğlu, “Yüksek Seçim Kurulu’nun son anda aldığı bir karar olayı tamamen değiştirdi. Bu referandum sürecinin meşrutiyetine gölge düşürdü. Yasaya açıkça aykırı bir karar almaktan çekinmedi. Yüksek Seçim Kuruluyla ilgili çok şeyler söyledim. Son kullandığım deyim ‘çete’ oldu. Bir yargı çetesi var orada. Neden çete diyorsunuz diye eleştirdiler. Yasaya uygun davranmayan insanların bir araya gelip karar aldıkları süreç, çete sürecidir. Bir yasa var mı var, yasa açık mı açık, hiçbir yoruma yer vermeyecek kadar açık mı açık, mühürsüz oy pusulaları geçersizdir diyor mu yasa, geçersiz diyor. Peki siz nasıl geçerlidir dersiniz? Doğru bir tanımlama değil. Bütün bunların tamamı yapıldı’’ ifadelerini kullandı.

    Anayasal değişikliği meşruiyet kazandırmayacak söylem ve eylemlere devam edeceklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Biz ısrarla ve büyük bir kararlılıkla yine toplumun her kesimini kucaklayarak doğruları söylemeye devam edeceğiz. Biz bunları anlatırken, direnme hakkımızı, yani bu anayasal değişikliği asla meşruiyet kazandırmayacak söylem ve eylemlerle yolumuza devam edeceğiz. Direnme hakkı derken, top ve tüfek kullanarak direnmek değil. Her yerde düşüncelerimizi toplumun her kesimine anlatarak. İster bir panel, ister bir yürüyüş, ister bir miting, ister bir kahve toplantısı, ister bir aile toplantısı olsun, bunların anlatılması lazım. Biz eğer bunları anlatabilirsek resmi rakamlara göre yüzde 49’la elde ettiğimiz bir başarıyı önümüzdeki süreçte çok daha büyük bir alana taşıyabiliriz’’ diye konuştu.

    Konuşmanın ardından program basına kapalı olarak devam etti.

  • İsmail Kartal 3 değişikliğe gitti

    Gazintepspor Teknik Direktörü İsmail Kartal, Trabzonspor maçında, takımını son lig maçına göre üç değişikle sahaya sürdü.

    Ligin 2. haftasında kendi evinde oynadığı karşılaşmada Teknik Direktör İsmail Kartal, ligde son yapılan Trabzonspor maçına göre ilk 11’de 3 değişikliğe gitti. Kartal, Şenol Can, Kislyak ile Kangwa’nın yerine, Alpay, Emre Nefiz ve Muhammed İldiz’e şans verdi. Gençlerbirliği deplasmanında İsmail Kartal tarafından yedek bekleyen Orkan Çınar, Trabzonspor karşısında İsmail Kartal, tarafından ilk 11’de yer almadı. Orkan maçın 87. dakikasında Putsila’nın yerine oyuna girdi. Genç oyuncu oyuna girdikten iki dakika takımına galibiyeti getiren golü attı.

    Yeni transfer tribünden izledi

    Gaziantepspor’un yeni transfer kaleci Itanje, Trabzonspor maçını tribünden izledi. Kamerunlu kaleci Charles Itanje eşi ve çocukları ile birlikte karşımaşmayı tribünden takip etti.