Etiket: Değirmenci:

  • Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Değirmenci: “Savaşmak için gelmedik”

    Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Değirmenci: “Savaşmak için gelmedik”

    Samsun’da bir sanayi kuruluşunda yaklaşık 70 işçinin sendikalı olduğu gerekçesiyle işten çıkarıldığını iddia eden Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı ve Özçelik-İş Genel Başkanı Yunus Değirmenci, “Savaşmak için gelmedik ancak yok sayarsanız zulüm ederseniz biz bu savaşa gireriz. Gelin enerjimizi, aklımızı, tecrübemizi birleştirelim makul bir anlaşmaya hayırlı olsun diyelim” dedi.

    Samsun’da yaklaşık 70 işçinin “sendikaya üye oldukları ve maske takmadıkları” gerekçesiyle 29. maddeden işten atıldığı öne sürülüyor. Hak-İş ve Özçelik-İş Sendikası konu üzerine Samsun’a çıkarma yaparak iddiaların muhatabı firmaya “savaşmayalım, anlaşalım” çağrısı yaptı.

    Bir otelde yapılan toplantıda sendikalaşma sürecinde yaşananları anlatan Genel Başkan Yardımcısı Yunus Değirmenci, “SAMPA Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. toplu sözleşmesi olmayan sendikasız bir iş yeri. Bizimle beraber arkadaşlarımız sendikalaşmak istediklerinde yetkiye müracaat ettiğimiz tarih itibarıyla 1350 kişinin yüzde 40’ını geçen 552 civarında üyeyle bakanlığa müracaat etmiş olduk. Fakat bu arada 70 civarında arkadaşımızın iş akdini feshettiler. İş akdi feshedilen arkadaşlarımızın üyelikleri de devam ediyor. İçeriden istifaya da zorlandıkları söyleniyor. O arkadaşlarımızın da üyelikleri devam ediyor” diye konuştu.

    İşçi çıkarmaların yasak olduğu bir dönemde bunun yaşandığını dile getiren Yunus Değirmenci, “İşçi çıkışlarının yasaklandığı kısa çalışmanın devreye sürekli sokulduğu ücretsiz izinlerle insanların iş akdinin feshedilmemesi açısından çözümler arandığı, istihdamın azalmaması, işsizliğin artmaması yönünde devlet erkanının fedakarlık yaptığı bir dönemde evinde izinli olan, raporlu olan veya maske dağıtmakla sorumlu olan arkadaşım maskeyi dağıttığı halde ‘maske takmıyorsunuz’ diye işten atılırsa burada yanlışlık var. Samimiyetsizlik var. Bu arkadaşlarımıza biz hem kıdem ihbar tazminatları ödenmediği için dava açtık hem de sendikal faaliyetten atıldılar düşüncesiyle dava açtık. İnşallah bu arkadaşlarımız mahkemeleri avukatlar vasıtasıyla kazanacaklar. İşe dönüşleri sağlanmış olacak” şeklinde konuştu.

    Firmaya anlaşma çağrısı yapan aksi mücadeleyi sürdüreceklerini dile getiren Değirmenci, “Yok sayılırsak Hak-İş yok sayılırsa Özçelik-İş Sendikası yok sayılırsa işten atılmalardan üzüntü çeken aileleri yok sayarsanız içerideki üretim yapan üyelerimize arkadaşlarımıza zulmetmeye devam ederseniz biz de ikinci kanala geçeriz. Bizim oturup seyredecek sessiz kalacak halimiz yok. Biz bu savaşa gireriz. Ancak biz savaşmak için gelmedik. Kavga etmek için gelmedik. Üretmek istiyoruz. Çalışmak istiyoruz. Evlerimizde oturmak istemiyoruz. Sizin işçiye ihtiyacınız var. Bizim de işe. Gelin enerjimizi, aklımızı, tecrübemizi bu gençliğimizi birleştirelim eksikliklerimizi giderelim sizin de makul göreceğiniz bizim de makul sayabileceğimiz bir anlaşmaya masa başında el sıkışarak hayırlı olsun diyelim” ifadelerini kullandı.

    Toplantıya Özçelik-İş Genel Başkan Yardımcıları Bayram Altun, Recep Akyel ve iş akdi feshedilen işçiler katıldı.

  • UMED Başkanı Aslan Değirmenci: “Yalan haberle mücadele için seferberlik başlatılmalı”

    Mersin’de Türkiye Kardeşlik Birliği (TÜRKAB) tarafından düzenlenen “Medya ve Algı Yönetimi” paneline katılan Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED) Başkanı Aslan Değirmenci, medyanın dünyanın aynası olması gerektiğini ifade etti.

    Medya üzerinden yapılan algı operasyonlarının en tehlikeli savaşlardan biri olduğunu vurgulayan Değirmenci, emperyalizm ve onun kontrolündeki terör örgütlerinin medyayı çıkarları doğrultusunda silah olarak kullandıklarını ifade etti.

    Batı’nın medyayı ayna olarak değil, aksine gerçekleri perdelemek için kullandığına dikkat çeken Değirmenci, “Fransa’da yüksek vergiler ve zorlaşan yaşam şartlarını protesto eden Sarı Yelekliler’e karşı kullanılan orantısız gücü görüyorsunuz. Fakat Batı medyası olaylar karşısında üç maymunu oynuyor. Söz konusu medya hem polisin şiddet eylemlerini yok sayıyor hem de haklarını aramak için sokağa çıkanların taleplerine yer vermiyor. Ancak konu Türkiye olduğunda anında psikolojik harekete geçiyorlar. Örnek Gezi olayları. Gezi olaylarında 24 saat canlı yayın yapan Batı medyası Paris’te yakılan isyan ateşini görmezden geliyor” dedi.

    Küresel şebekelerin kontrolünde olan medya organlarının algılarla oynayarak, toplumun masum insanlardan nefret etmesini, zalimleri ise sevmesini dayattığını belirten Değirmenci, “En basit örneği Suriyeli mülteciler. Irkçılığı besleyen yalan haberlerle bir takım çevreler düğmeye basıyor. Yalan haber dakikada sosyal medya üzerinden milyonlara ulaşıyor. Evlerinden, yurtlarından ayrılmak zorunda kalan kardeşlerimize karşı bir anda ön yargılar oluşuyor, mazlum kimlikleri yok sayılarak ötekileştiriliyorlar. Aynı çevreler bakıyorsunuz Mısır’da darbeci Sisi’nin, Suriye’de katliamcı Esad’ın yanın da duruyor. Hatta Suudi veliaht Prensi Selman’ın, Zayed ailesinin propagandasını yapmaktan geri durmuyorlar” şeklinde konuştu.

    Yalan haber ve internet ortamındaki yanlış bilgiyle mücadele noktasında üst düzey adımlar atılması gerektiğini de vurgulayan Değirmenci, gazeteci, aktivist, akademisyen, sivil toplum örgütleri temsilcileri ve sosyal medya uzmanlarından oluşturulacak bir platformla yeni bir strateji belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Bilgi akışı ve yanlış bilgilendirmenin olağanüstü boyutlara ulaştığı bir dönemde herkesin sorumluluk alması, seferberlik başlatılması gerektiğine dikkat çeken Değirmenci, “Medya organları, yalan haberden uzak durmalı; ırkçı, mezhepçi, kışkırtıcı, kin ve nefret içeren bir dil yerine sağduyuyu öne çıkaran, birleştirici bir dil kullanmalıdır. İçeriği boşaltılmış, gerçekten uzaklaştırılmış, dezenformasyona uğramış bilgiler medya aracılığıyla kitlelere ulaştırılmamalıdır. Öte yandan bir bilgiyi ve fotoğrafı teyit ettiremiyorsak, doğrulatamıyorsak sosyal medyada paylaşmaktan uzak durmalıyız” dedi.

  • Değirmenci: “Lüks kozmetiği ulaşılabilir kılmak için çalışıyoruz”

    Boyner Büyük Mağazacılık Kozmetik ve Aksesuar Direktörü Dilek Çağlayan Değirmenci, lüks kozmetik ürünlerini ulaşılabilirliğini sağlamak için çalıştıklarını belirterek, “2017 yılında toplam 120 milyon müşteri ağırlayan Boyner’in aynı dönemde kozmetikte kazandığı yeni müşteri oranı yüzde 49” dedi.

    Boyner Büyük Mağazacılık Kozmetik ve Aksesuar Direktörü Dilek Çağlayan Değirmenci, ünlü markaların kozmetik ürünlerini Türkiye’de ulaşılabilir kılmak için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Değirmenci daha önce lüks kozmetik ürün alışverişlerinin yurt dışından ya da gümrüksüz satış alanlarından yapıldığını, gelinen son noktada tüketicilerin bu ürünlere daha rahat ulaşabildiklerini vurguladı. Değirmenci, bu çalışmaların artırılarak devam edeceğinin altını çizdi.

    “Kozmetikte kazandığımız yeni müşteri oranı yüzde 49”

    Boyner’de 120’den fazla markanın ve 10 binden fazla ürünün müşterilerle buluşturulduğunu belirten Değirmenci, “2017 yılında toplam 120 milyon müşteri ağırlayan Boyner’in aynı dönemde kozmetikte kazandığı yeni müşteri oranı yüzde 49” diye konuştu.

  • UMED Başkanı Değirmenci: “Bir takım medya dezenformasyon haberlerle kaos ve şiddet ortamına zemin hazırlamaya çalışıyor”

    Medya Enformasyon Derneği (UMED) Başkanı Aslan Değirmenci, haber ve bilgi aktarma gibi önemli bir sorumluluk içinde olması gereken bir takım medyanın dezenformasyon haberlerle kaos ve şiddet ortamına zemin hazırlamaya çalıştığını söyledi.

    Siirt Genç Memur-Sen, Siirt Üniversitesi Akademik Düşünce Eğitim Medeniyet Topluluğu ve Uluslararası Medya Enformasyon Derneği tarafından Kezer Yerleşkesi Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda “Medya ve Algı Yönetimi” konulu bir panel düzenlendi. Panelde konuşan UMED Başkanı Aslan Değirmenci, topluma karşı sorumluluk sahibi olan medyanın doğruluğunu araştırmadan, kaynağına bakmadan yalan yanlış haber yapmaması gerektiğini aktardı. Sosyal medyada yayılan yalan haberlerin bir anda infiale sebep olabileceğini belirten Değirmenci, “Anında milyonlarca kişiye ulaşarak gerçek perdeleniyor, ülkeyi yönetilemez hale getirmek isteyenlerin amacına hizmet ediyor. Yalan haber milyonlarca kişiye ulaştıktan sonra doğrusunu anlatmak bazen çok uzun bir zaman alabiliyor” şeklinde konuştu.

    Değirmenci, Türkiye’nin barış ve huzur için Zeytin Dalı Harekatı’nı başlatırken, şiddet, kaos ve kargaşadan yana bazı medyanın ise dezenformasyon peşinde olduğunu ifade etti.

  • Avcılar’da “Gülsevin Buket Değirmenci Kadın ve Aile Dayanışma Merkezi” açıldı

    Avcılar Belediyesi Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde, Avcılar’da 26 yıl önce öldürülen Gülsevin Buket Değirmenci’nin adını verdiği Kadın ve Aile Dayanışma Merkezi’ni hizmete açtı.

    Avcılar Belediyesi, Avcılar’da 26 yıl önce iş çıkışı evine dönerken kimliği tespit edilemeyen bir cani tarafından uğradığı tecavüzün ardından öldürülen 5 aylık hamile Gülsevin Buket Değirmenci’nin adını verdiği Avcılar Belediyesi Kadın ve Aile Danışma Merkez’ini Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde hizmete açtı. Açılış törenine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra Avcılar Belediye Başkanı Dr. Handan Toprak Benli ile katledilen Gülsevin Buket Değirmenci’nin ailesi ve çok sayıda kadın katıldı.

    “Cinayeti işleyenleri yetiştirenler de biz kadınlarız, bize çok iş düşüyor”

    Günümüzde yaşanan cinsiyet eşitsizliği ve kadın cinayetlerine değinen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu, “Bu sadece kızımızın başına gelmiş bir şey değil, maalesef her gün cinayetler işleniyor. Bu cinayetlerin bu vahşetin yaşanmaması için önceden ne yapabiliriz bu önemli. Eğitim diyoruz ama nasıl ve kimlere yönelik bir eğitim. Burada kadınlarımıza çok iş düşüyor, sonuçta bu cinayeti işleyenleri de yetiştirenler biz kadınlarız, bizlere çok fazla iş düşüyor” dedi.

    “Bu merkezi açmakla mücadelemizi ortaya koyduk”

    Faili meçhul bir cinayetin üzüntüsünü yaşadığını ifade eden Avcılar Belediye Başkanı Dr. Handan Toprak Benli, “25 Kasım kadına yönelik şiddetle mücadelenin uluslararası bir günü. Çok anlamlı bir gün bugün, bizim bu günde daha 20’li yaşlarda, işinden evine dönerken kadın cinayetine kurban gitmiş genç bir hemşerimizin Avcılar’da yaşanmış bu olayda 25 yıldır faili meçhul kalmış cinayetin arkasından aileleriyle birlikte buradayız. Burası özellikle kadına şiddeti, cinsiyet eşitsizliğini önlemek ve kadınların uğramış olduğu bu gibi durumları önlemek, müdahale etmek ve rehabilite edici faaliyetlerin bulunduğu bir merkezde adının yaşatılması çok anlamlı. Bu kadınlar ölmesinin bir başlangıcı. Bu eşitsizlik ve haksızlıklarla mücadele etmek aynı zamanda bir dayanışmayı da gerektiriyor. Biz bu merkezi açmakla hem mücadelemizi hem de önleyici faaliyetimizi ortaya koyduk” diye konuştu.

    “Katili bulunamamış kardeşimin adının burada yaşatılması gurur verici”

    Yıllar önce cani tarafından katledilen Gülsevin Buket Değirmenci’nin ablası Yasemin Değirmenci ise, “Bu benim ve ailem için çok gurur verici bir olay. 25 yıl boyunca katili bulunamamış kardeşimin en azından adının bundan sonra yaşayacağına tanık olmak ve bu özveride bu kadar değer gördüğünü görmek inanın çok gurur verici, kelimelerle ifade edilemeyecek bir duygu. Hiçbir kadın, hiçbir erkek ve hiçbir canlı bitkisinden insanına hayvanına varana kadar böyle bir acıyı yaşamasın diliyorum” ifadelerini kullandı.