Etiket: Değiliz”

  • AB eski Bakanı Egemen Bağış: “Hepimiz güvende olmadıkça aslında hiç birimiz güvende değiliz”

    Uluslararası iş birliği ve sürdürülebilir diyaloğa katkı için düzenlenen 8. Boğaziçi Zirvesinin ön tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Avrupa Birliği (AB) eski Bakanı ve UİP Eş Başkanı Egemen Bağış, güvenliği ve göçün ticareti de etkilediğini belirterek, “Hepimiz güvende olmadıkça aslında hiç birimiz güvende değiliz. İstanbul güven olmadıkça, Lizbon, Paris ve Berlin’in güvende olduğunu hiç kimse iddia edemez” dedi.

    Uluslararası iş birliği ve sürdürülebilir diyaloğa katkı için düzenlenen 8. Boğaziçi Zirvesinin ön tanıtım toplantısı İstanbul Beşiktaş’taki bir hotel de gerçekleştirildi. Toplantıya, AB eski Bakanı ve Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) Eş Başkanı Egemen Bağış, İstanbul Valisi Vasip Şahin, AB’nin Göçten Sorumlu Komiseri Dimitri Avramopoulos UİP Kurucusu Cengiz Özgencil, Alman Türk Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dr. Markus C. Slevogt, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ve davetliler katıldı.

    “Hepimiz güvende olmadıkça aslında hiç birimiz güvende değiliz”

    Toplantıda bir konuşma yapan Egemen Bağış, Boğaziçi Zirvesinin sadece iş dünyası ile iş adamlarının bir araya getiren zirve olmadığını ifade etti. Bağış, “Bunun güvenlik ile alakası hepimiz biliyoruz ki aslında güvenlik ve göç her şeyi etkilediği gibi ticareti de etkiler. Hepimiz güvende olmadıkça aslında hiç birimiz güvende değiliz. İstanbul güven olmadıkça, Lizbon, Paris ve Berlin’in güvende olduğunu hiç kimse iddia edemez. Diyarbakır güvende olmadıkça Lion, Brüksel ve Atina’nın güvende olduğunu kimse söyleyemez. Artık gerçekten çok daha entegre bir dünyada yaşıyoruz” dedi.

    “Zirvenin yankıları dünyanın her yerinden duyacağız”

    Boğaziçi Zirvesinin önemine de değinen Bağış, “Boğaziçi Zirvesinin 8’incisi gerçekten çok enteresan sahnelere imkan verecek. Bu akşam ki yemekte bile masamızda normalde birbirleriyle görüşmeyen bir Suudi ve Katarlı Bakan aynı masayı paylaştı. Bu da gerçekten Türkiye’nin ve İstanbul’un barış konusunda ne kadar önemli küresel bir merkez olduğunu ortaya koyuyor. Zirve hem iş dünyasını hem siyaset dünyasını hem de kültür dünyasını bir araya getiriyor. Türkiye doğunun en batılı, batının en doğulu ülkesi olarak, İstanbul’da Asyanın en Avrupalı, Avrupanın da en Asyalı şehri olarak böyle bir zirve için mükemmel bir merkezdir. Ümit ediyorum ki zirvenin yankıları dünyanın her yerinden duyacağız” ifadelerini kullandı.

    Toplantıda bir açılış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Valisi Vasip Şahin de, İstanbul’da bu zamana kadar gerçekleştirilen, ekonomik, finansal ve kültürel gelişimleri anlattı.

  • Başbakan Yardımcı Kurtulmuş: “Henüz dünyanın birinci ligine çıkmış değiliz”

    Başbakan Yardımcı Numan Kurtulmuş, “Türkiye istediğimiz yerde değildir. Futbol tabiri ile konuşmak gerekirse Play-off’ta oynuyoruz ama henüz dünyanın birinci ligine çıkmış değiliz’ dedi.

    İstanbul Teknik Üniversitesi, Kale Grubu Başkanı Zeynep Bodur Okyay’a ’Fahri Doktor’ unvanı verdi. Üniversitenin Ayazağa yerleşkesinde gerçekleştirilen törene Başbakan Yardımcı Numan Kurtulmuş, İstanbul Teknik Üniversitesi rektörü Mehmet Karaca ve davetliler katıldı.

    Konuşması için kürsüye çağrılan Başbakan yardımcısı Numan Kurtulmuş söz aldı. Sözlerine Zeynep Okyay’ı tebrik ederek başlayan Kurtulmuş, “Dünya siyaseti ciddi bir şekilde dengesizlik yaşıyor. Bir denge arayışı içinde belki önümüzdeki 10 yıl içinde siyasi türbülanslarını sürdürecek gibi gözüküyor. Soğuk savaş sonrası ortaya çıkan tabloda dünya eski düzenini kaybetmiş olmakla birlikte, yeni bir düzeni kuramamış olmanın verdiği sıkıntılar dünyanın her yerinde yaşanıyor. Bu sıkıntılardan nasibini alan bölgelerden birisi de bizim de içinde bulunduğumuz ön Asya’daki siyasi gelişmelerdir. Türkiye bu yeni siyasal sistemin önemli aktörlerinden birisi olamaya aday bir ülkedir. Türkiye, dünyadaki siyasal gelişmeleri yakından takip ediyor. Değişen yeni denklemin içerisine güçlü bir değişken olarak girebilmenin mücadelesini veriyor” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş şöyle devam etti:

    “Türkiye olarak bu yeni ekonomik serüvende önümüze çok önemli fırsatlar çıkıyor. Ne yazık ki birinci, ikinci ve üçüncü sanayi devriminin arkasında kalmış Türkiye’nin dördüncü sanayi devrimi dediğimiz bu süreci yakalayabilme fırsatı önümüzdedir. Bunun için artık eskisi gibi sadece doğal kaynaklara ya da birtakım araç, gereçlere sahip olanlar ya da sadece finansal güce sahip olanlar değil, bilgiye stratejik bir güç olarak sahip olanlar çok daha avantajlı bir noktaya gelecektir. Bilgi üretebilen, bilginin üzerinde yenilik yaparak, bilgiyi ekonomik bir değer haline getirip rekabet edebilenler önümüzdeki dönemde ciddi şekilde avantajlı hale gelecektir. İşte bunun için sadece iş dünyasının çabaları yeterli olmaz. Sadece üniversitelerin çabaları yeterli olmaz. Sadece siyasetin ön açan bir takım adımları atması da yeterli olmaz. İş dünyasının, siyaset dünyasının ve bilim dünyasının el ele çalışması bu dönemin en önemli özelliklerinden birisi olmak zorundadır.”

    Kurtulmuş, Türkiye’nin henüz uluslararası alanda istenilen seviyede olmadığına değinerek, “Son yıllarda baktığımız zaman Türkiye’de önemli gelişmeler oluyor. Ancak şunu söylemek gerekir ki henüz Türkiye istediğimiz yerde değildir. Futbol tabiri ile konuşmak gerekirse Play-off’ta oynuyoruz ama henüz dünyanın birinci ligine çıkmış değiliz. Dünyanın süper ligine çıkmak için herkes kendi ödevini en iyi şekilde yapmalı. Bir milli sorumluluk içerisinde, bu ülkeye olan sorumluluklarımızı yerine getirmek ve en ileri düzeyde kendi görevlerimiz yapmak mecburiyetindeyiz” ifadelerini kullandı.

    Numan Kurtulmuş konuşmasını şu sözlerle noktaladı:

    “Türkiye’nin sanayileşme tarihi, Türkiye’nin ekonomik tarihi maalesef aynı zamanda Türkiye’nin bir ihanet tarihidir. Türkiye uzun yıllar boyunca bağımsız bir ekonomiye sahip olmak için çabaladı durdu. Ne zaman Türkiye ileriye gitse birileri Türkiye’nin ayaklarından çekip, geriye atmaya çalıştı. Türkiye ya siyasetinde çıkarılan bir takım türbülanslarla ya terör vasıtasıyla ilerlemeden uzaklaştırılmaya çalışıldı. Türkiye bugün çok şükür kendi insansız hava araçlarını yapabiliyor. Terörle mücadelemizde İHA’ların yanına bir de silahlı İHA’ları katalım diye Türkiye bir kaç sene dost ve müttefik bildiği ülkelerin kapısını aşındırdı. Bugün sınırlarımızın güneyinde PYD/PKK’ya açık bir şekilde silah verenler maalesef Türkiye’nin bu meşru talebini karşılamadılar. Türkiye silahlı İHA’lara sahip olamadı. Hani derler ya ’Kötü komşu adamı ev sahibi yapar’ Bunun sonucu olarak Türkiye İHA’larına silahlarını koyarak terörle mücadelede son derece aktif bir şekilde kullanabilir noktaya geldi.”

    Kurtulmuş’un konuşmasının ardından Zeynep Bodur Okyay’a ’Fahri Doktor’ unvanı takdim edildi. Rektör Karaca Okyay’a cübbe giydirirken, Okyay doktora beratını Numan Kurtulmuş’un elinden aldı. Okyay daha sonra salonda bulunanlara teşekkür konuşması yaptı.

  • Ekonomi Bakanı Nihat Zeybecki: “AB ile ekonomik ilişkileri bozup terör örgütlerini sevindirecek değiliz”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Denizli Sanayici Tüccar ve İş Adamları Platformu tarafından düzenlenen ‘İş Dünyası İstişare Toplantısına’ katıldı.

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, referandum çalışmaları kapsamında Denizli’de düzenlenen ‘iş adamları ile istişare toplantısı’nda iş adamları ve sanayicilerle bir araya geldi. DENİB Dönem Başkanı Süleyman Kocasert ve Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan ile Denizli Valisi Ahmet Altıparmak birer konuşma yaptı. Daha sonra kürsüye çıkan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın ardından Ekonomi Bakanı Nihat Zeybecki, salondaki iş adamları ve sanayicilere seslendi.

    “Terör örgütlerini sevindirmeyeceğiz”

    15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili konuşan Zeybekci, “Bütün algı operasyonları yapan hain FETÖ örgütünden, sayın bakanımıza yapılandan o insanlık dışı demokrasi dışı uygulamalarda mutlaka hesap sorulacak. Ama o hain bölücü terör örgütü ile hain FETÖ terör örgütünün algı operasyonlarından bunun hesabı sorulacaktır ve onlar asla sevindirilmeyecek. Onları sevindirmeyeceğiz” dedi.

    “En kritik günleri yaşıyoruz”

    Türkiye ile AB ilişkilerine değinen Zeybekci, “Türkiye-AB ilişkilerinin, ekonomik ilişkilerinin en kritik günlerini yaşıyoruz. En kritik derken, en önemli günlerini yaşıyoruz. AB ile ticaret hacmimiz 160 milyar dolar, para her şey değil. Bu millet kurtuluş savaşında, Çanakkale savaşında günde bir tayin bulgur pilavı ile savaştı. Ama bu terör örgütünü sevindirecek adımlardan uzak duracağız. İhracatımızın yüzde 49’unu yapıyoruz, doğrudan yabancı sermayemizin yüzde 75’in yapıyoruz. Şunu da kimse unutmasın Türkiye o devasa Avrupa Birliğini beşinci büyük ortağıdır” diye konuştu.

    AB’ye karşı karşı terör örgütlerini sevindirecek herhangi bir adım atılmayacağını aktaran Zeybekci, “Şuanda günlük birliğinin güncellenmesi için çok önemli bir noktadayız. Yani 160 milyar dolarlık dış ticaret hacmi, yani yüzde 49 ihracatımızın, yüzde 41 ithalatımızın yapıldığı yer. AB ile Türkiye gümrük birliği etki değerlendirme raporları hazırladı. AB ticaret ekonomi komiserliği, Türkiye’de ise Ekonomi bakanlığı olarak, bağımsız kuruluşlara raporlar hazırlattık. Sonuç iki taraf da kazanıyor. Türkiye tek başına AB’nin büyümesini artırıyor, ihracatını artırıyor. Türkiye’nin büyümesine de AB’nin katkısı oluyor. Dış ticaret hacmini arttırıyor, ihracatını arttırıyor. Aynı şekilde Türkiye AB’nin ekonomik anlamda büyümesine katkıda bulunuyor, AB de Türkiye’nin büyümesine katkıda bulunuyor. Onun için 2014 başında AB ile oturduk karar verdik, gel görüşelim dedik, Gümrük Birliği’nin güncellenmesini yapalım. AB ile ilişkimiz tamamıyla karşılıklı menfaatleri en üst düzeyde tutmada bina edilmektedir. AB’nin kapısında Türkiye hiçbir zaman el pençe divan durmadı, bundan sonra da durmayacaktır. Çünkü karşılıklı menfaatlerimiz var, onlar da kazanacak, bizler de kazanacağız. Onun için terör örgütlerini sevindirecek hiçbir adım atmayacağız. Aklı selimle hareket edeceğiz, karşı tarafa da aynı şeyi söylüyoruz” diye konuştu.

    Bakan Zeybecki, “Bakan Kaya’nın gördüğü muameleyle ilgili ilerideki günlerde önemli konular hakkında görüşmeye devam ettiklerini ve görüşüleceğini belirtti.

    Dünyada hiçbir ülkesinde,Türkiye’nin ekonomi ile ilgili gelecek hedeflerinde, ekonomiye sunduğu fırsatlar kadar büyük fırsat yok” diye konuştu.

    Bir otelde düzenlenen toplantıya Bakan Zeybekci, Kaya, Denizli Valisi Ahmet Altıparmak, AK Parti ile MHP il başkanları, belediye başkanları, Denizli Ticaret Odası Başkan Uğur Erdoğan, Sanayi Odası Başkan Müjdat Keçeci ve çok sayıda iş adamı ile sanayici katıldı.

  • ABD’nin ilk başörtülü milletvekili Ilhan Omar: “Şuan ülkede olanlardan çok memnun değiliz”

    ABD tarihinde Temsilciler Meclisi’ne giren ilk başörtülü milletvekili olan Ilhan Omar, ABD Başkanı Trump’ın 7 Müslüman ülke vatandaşının ABD’ye girişini yasaklayan karanameyi onaylamasını değerlendirdi. Omar, “7 Müslüman ülkeye karşı yapılan özellikle engelleme durumuna karşıyım. Şuan ülkede olanlardan çok memnun değiliz ancak seçim yapıldı ve seçimin sonucunda seçilen bir başkan” dedi.

    Şişli Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası İnsan Hakları Savunucuları Konferansı’na katılmak için Türkiye’de bulunan ABD tarihinde Temsilciler Meclisi’ne giren ilk başörtülü milletvekili olma ünvanını taşıyan Ilhan Omar, ABD Başkanı Donald Trump’ın imzaladığı 7 Müslüman ülkenin vatandaşlarının ABD’ye girişini yasaklayan kararnameyi İhlas Haber Ajansı’na değerlendirdi. ABD BaşkanıTrump’ın Irak, Libya, Suriye, İran, Sudan, Somali ve Yemen’den gelen vatandaşların ABD’ye girişini yasaklayan kararnameyi imzalaması dünyada birçok eleştiriye neden olurken, havaalanlarında vatandaşların durdurulması da kamuoyunda geniş yer bulmuştu.

    “Havaalanındaki insanların yaşadığı korku ve acıyı gördüm”

    7 Müslüman ülkenin vatandaşlarının ABD’ye girişinin yasaklanmasıyla ilgili konuşan ABD Temsilciler Meclisi’ne giren ilk başörtülü milletvekili olan Ilhan Omar, “Trump’ın çıkarttığı konu anayasaya aykırı, Amerika’nın zaten çoğunlukla göçmenlerden oluşan bir yapısı var, bu birliktelik Amerika’da güzel. Bir eyalette zaten bu durumun durdurulmasıyla alakalı bir karara alındı. 7 Müslüman ülkeye karşı yapılan özellikle engelleme durumuna karşıyım. Amerika’da yaşanan bu durumla alakalı havaalanındaki insanların yaşadığı korku ve acıyı gördüm. Bunun zaten uygun olmadığıyla alakalı bir yasa düzeltmesi, değiştirilmesi yapıldı ve bu durum zaten değişecek. Biz insan hakları savunucularıyız, bu durumun değişmesi için çalışıyoruz, bu konunun kalkmasıyla ilgili bir karar alındı zaten ama tekrarlanması durumunda biz bununla alakalı tekrardan birleşip mücadelemizi veriyor olacağız” dedi.

    “Şuan ülkede olanlardan çok memnun değiliz ancak seçimin sonucunda seçilen bir başkan”

    ABD vatandaşı olduğu belirtilen İran kökenli 5 yaşındaki bir çocuğun kelepçelenmesi ve ailesiyle birlikte havalimanında bekletilmesiyle ilgili Beyaz Saray sözcüsü Sean Spicer’in çocuğun ABD için tehdit olduğunu söylemesini değerlendiren Omar, “Bir başkanın bunu söylüyor olması oldukça ürkütücü ve korkutucu, böyle bir yorumda bulunmaması gerekiyor. Özellikle genç, ufak bir çocuk hakkında bunu söylememesi gerekiyor. Bu insanlar savaştan kaçıyorlar ve bir şekilde bir yerlere sığınıyorlar bununla alakalı olarak yaşadıkları korkular ve endişeler var. Biz zaten bu endişeleri giderebilmek adına biz birlikte hareket edip, davranmamız gerekiyor. Daha önce Amerika’ya girip bir sinemada saldırıda bulunanlar da olmuştu. Ülkenin içerisinde de zaten bir güvenlik problemi var. Şuan ülkede olanlardan çok memnun değiliz ancak seçim yapıldı ve seçimin sonucunda seçilen bir başkan. Obama’nın 8 yıllık başkanlık sürecinde çok büyük gelişmeler kat ettik ve bu oldukça verimli bir dönemdi”

    “Bu açıklamasından dolayı tabii ki ürktüm ve korktum”

    ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanı Steve Bannon’ın 5 ya da 10 yıl içinde Ortadoğu ile savaşa gireceğiz dediği iddiasını değerlendiren Ilhan Omar, “Bu beyanattan dolayı oldukça rahatsız oldum, çünkü tabii ki stabil bir hale gelmesi gerekiyor dünyanın ülkeler arasında bu tarz savaşların bir şekilde durması gerekiyor. Bu açıklamasından dolayı tabi ki ürktüm ve korktum, endişe duydum. Bende savaş olan bir ülkeden kaçtım ve Amerika’ya yerleştim. Biz insan hakları savunuculuğu alanında ülke olarak çok iyi bir geldik ve oradan gelecek olan özellikle kadınların ve çocukların ülkemizde alınabileceğini ve yaşayabileceğini de düşünüyorum. Bu zaten tarihi bir olay Amerika’da birçok genç kadın bunu yapabilmeli ve meclise girebilmeli” dedi.

  • Muharrem Usta: “Şov peşinde değiliz”

    Trabzonspor Kulüp Başkanı Muharrem Usta, asla şov peşinde olmadıklarının belirterek, haklı oldukları dava için CAS’ta olduklarını söyledi.

    3 Temmuz 2011’de başlayan şike davasına ilişkin haklarının verilmediği gerekçesiyle CAS’a başvuran Trabzonspor Kulübü’nün yöneticileri ve avukatlar, İsviçre’nin Lozan kentindeki duruşmaya katılarak sunum yaptı. Futbolda 2010-2011 sezonuna ilişkin şike davasıyla ilgili UEFA’ya yaptığı itirazdan olumlu sonuç alamayan ve Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesine (CAS) başvuran Trabzonspor’da Kulüp Başkanı Muharrem Usta ve yöneticilerden oluşan heyet, Fenerbahçe ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) hakkındaki şikayet başvurusu kapsamında, CAS yetkilileri ile bir araya gelerek sunum yaptı. Bordo-mavili kulübün İsviçre’deki ve Türkiye’deki avukatları da duruşmada hazır bulunurken, başkan Muharrem Usta, yöneticiler ve avukatlar sunum sonrası açıklama yaptılar.

    Usta: “Asla ve asla şov peşinde değiliz”

    Trabzonsor Kulüp Başkanı Muharrem Usta, Trabzonspor’un haklı bir davası için buruda olduklarını belirterek, “Asla ve asla Trabzonspor camiası şov peşinde değil. Haklı olduğumuz bir dava için buradayız. Bundan sonra en ciddi şekilde takip etme ve camiamızın beklentisiyle örtüşen düzeyde kararlı duruşumuz olacak. Yakışanı bu. Hak arayışı insanların en doğal peşinden koşması süreçtir. Tüm Trabzonsporlular şundan emin olsun. En güçlü, en itinalı şekilde bu sürecin takipçisi olacağız” dedi.

    “Avrupa’da şike var mı yok mu konusu kapandı”

    Avrupa’da şike var mı yok mu konusunun kapandığını belirten Usta,”Ben de duruşmada şuna şahit oldum ki, burada Avrupa’da şike var mı yok mu konusu kapandı. Herkes şikeyle ilgili vardır diye mutabakat sağladı. Cezalarını verdik diyorlar. Madem şike var, cezalarını verdiniz. Neden Ulusal düzeyde Türkiye’de bunun gerekleri uygulamadı. Haliyle UEFA bu yaptırımları uygulaması gerekirken uygulamadığı için CAS’a geldik. Hem buradaki avukatlarımız, hem de Türkiye’deki ekibimiz çok iyi hazırlandı. UEFA, TFF, Fenerbahçe, Trabzonpor CAS’ın huzurundaydı. Bir kulüp başkanı ve yönetimi olarak bence göğsümüzü kabartacak şekilde çalışma yapıldı. İtinalı, ses tonuyla, duruşla davranışla çok iyi tablo burada gördük. Ümit ederiz ki CAS bu işe olması gerektiği şekliyle el atar. Beklentimiz olan sonucu, Trabzonspor’un haklarını alması gereken sonuca hep birlikte ulaşırız” dedi.

    Usta, Trabzonspor olarak yapmaları gerekenlerin çok net olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

    “Biz kararlı itinalı, sağlıklı bir şekilde çok çalışarak kenetlenerek bu yolculuğu sonuca kadar taşımak zorundayız. Karar ne çıkarsa çıksın, doğrusunu sonuna kadar en iyi şekilde yapabilmektir. Trabzonsporluların gurur duyacakları, kendi içlerinden çıkan heyet var. Onlarla bundan sonrasını daha iyi taşıyacağız. Tüm camiamızla birlikte, bu davanın iyi takip edildiği noktada endişeleri olmasın.”

    Erdem Egemen: “Biz dilerdik ki hak ve adalet Türkiye’de yerini bulsun”

    Trabzonspor Avukatlarından Ali Rıza Egemen, Trabzonspor ve Trabzonspor camiası kulübün misyonuna uygun hareket ettiğini belirterek, “Genel olarak ifade etmek gerekir ki Trabzonspor ve Trabzonspor camiası kulübün misyonuna uygun olarak ülke için iyi olanı, haklı olanı aramak adına mücadelesine devam ediyor. Biz isterdik ki hak ve adalet Türkiye’de yerini bulsun. Dönemin şartları bizi bu noktaya getirdi. Kararın açıklanması belirli süre alacak. Türkiye’de bize verilen fotoğrafla burada verilen manzara apayrı. Buradaki kurumlar şikenin varlığı yokluğunu tartışmıyor. Bu CAS kararıyla sona erdi. Duruşma akışında dile getirildiği üzere UEFA ve federasyon da şikenin varlığı yokluğu konusuna yoğunlaşmış değiller. Hem UEFA hem de federasyon şikenin yapıldığı ve bunun kararın kendi talimatlarıyla verildiğini söylüyorlar. Bundan sonra kararı CAS heyeti oluşturacaktır. Umarım olumlu ve iyi bir karar olur” dedi.