Etiket: Değildir”

  • GAÜN’de “Bu bir Mühendislik Konferansı değildir” söyleşisi

    Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Endüstri 4.0 Mühendislik Topluluğu tarafından düzenlenen Ufer Media Ajansı CEO’su ve Girişimci ve Yatırım Rehberi Ufuk Ayker’in konuşmacı olarak katıldığı “Bu Bir Mühendislik Konferansı Değildir” konulu söyleşi GAÜN Mühendislik Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

    Söyleşide, öğrencilere tavsiyelerde bulunan Ufuk Ayker, öğrencilerin hayata birkaç sıfır önde başlamaları gerektiğini belirterek “Öğrencinin iş hayatına daha iyi hazırlanabilmesi için bir takım eğitimler alması gerekiyor. İşinizde daha kararlı olun. Üniversite yıllarında kendinizi geliştirin. Mühendislik sadece hesap yapmak ve beynin sol tarafını kullanmak değildir. Mühendis, hızlı çözümler üretebilen, asla pes etmeyen bir yapısı olması gerekiyor. Bir takım maddi ve manevi sıkıntılarla karşılaşacaksınız fakat bazı altın kurallar var. Bir mühendisin, ne zaman ve nerede ve nasıl arayacağını bilmesi ve iletişimi çok düzgün olması gerekiyor. AR- GE sürecinde zaman kavramı çok önemli. Bir mühendisin projesini tamamladığında pazarlayabilmesi için projesinin mentorü olması yani kendi işini pazarlayabilecek kadar pazarlamacı olması ve özelikle de sosyal medyayı çok iyi kullanması gerekiyor” diye konuştu.

  • Gürgöze,” Musa Orhan,AK Partili bir belediye başkanı değildir”

    AK Parti Elazığ İl Başkanı Ramazan Gürgöze, İYİ Parti’ye geçen Maden Belediye Başkanı Musa Orhan’ın AK Parti ile bir ilişkisinin bulunmadığını söyledi.

    Elazığ’ın Maden ilçesi Belediye Başkanı Musa Orhan’ın “AK Partili belediye başkanı İYİ Parti’ye geçti”şeklinde verilen haberlerle ilgili AK Parti Elazığ İl Başkanı Ramazan Gürgöze açıklama yaptı.

    Gürgöze açıklamasında,”Bugün bazı basın yayın organlarında ’AK Partili belediye başkanı İYİ Parti’ye geçti’ şeklinde haberler yayımlanmıştır.Haberde ismi geçen Maden Belediye Başkanı Musa Orhan, AK Partili bir belediye başkanı değildir. Kendisi 2014 yerel seçimlerinde DP’den belediye başkanı seçilmiştir. Bu anlamda haberde yer aldığı gibi bağımsız olarak belediye başkanı seçildiği daha sonra AK Parti’ye katıldığı şeklindeki bilgi de doğru değildir. 2015 yılında bu anlamda bir görüşme ve program yapılmış hatta bazı basın yayın organlarında bu yönde haberler yayımlanmış ancak resmi olarak AK Parti’ye geçiş işlemi yapılmamıştır. Dolayısıyla adı geçen belediye başkanının AK Parti ile bir ilişkisi bulunmamaktadır”ifadelerine yer verdi.

  • Gürgöze,” Musa Orhan,AK Partili bir belediye başkanı değildir”

    AK Parti Elazığ İl Başkanı Ramazan Gürgöze, İYİ Parti’ye geçen Maden Belediye Başkanı Musa Orhan’ın AK Parti ile bir ilişkisinin bulunmadığını söyledi.

    Elazığ’ın Maden ilçesi Belediye Başkanı Musa Orhan’ın “AK Partili belediye başkanı İYİ Parti’ye geçti”şeklinde verilen haberlerle ilgili AK Parti Elazığ İl Başkanı Ramazan Gürgöze açıklama yaptı.

    Gürgöze açıklamasında,”Bugün bazı basın yayın organlarında ’AK Partili belediye başkanı İYİ Parti’ye geçti’ şeklinde haberler yayımlanmıştır.Haberde ismi geçen Maden Belediye Başkanı Musa Orhan, AK Partili bir belediye başkanı değildir. Kendisi 2014 yerel seçimlerinde DP’den belediye başkanı seçilmiştir. Bu anlamda haberde yer aldığı gibi bağımsız olarak belediye başkanı seçildiği daha sonra AK Parti’ye katıldığı şeklindeki bilgi de doğru değildir. 2015 yılında bu anlamda bir görüşme ve program yapılmış hatta bazı basın yayın organlarında bu yönde haberler yayımlanmış ancak resmi olarak AK Parti’ye geçiş işlemi yapılmamıştır. Dolayısıyla adı geçen belediye başkanının AK Parti ile bir ilişkisi bulunmamaktadır”ifadelerine yer verdi.

  • Bakan Soylu: “Afrika, Orta Doğu, Kafkaslar, Balkanlar ve dünyada birçok bunlara muadil bölgelere uygulanan politikalar, kabul edilebilir politikalar değildir”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, dünyada kurulan oyunu kabul etmenin mümkün olmadığını belirterek, “Afrika, Orta Doğu, Kafkaslar, Balkanlar ve dünyada birçok bunlara muadil bölgelere uygulanan politikalar, kabul edilebilir politikalar değildir” dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Sudan’da, İçişleri Bakanlığında resmi törenle karşılandı. Sudan İçişleri Bakanı Ahmed Bilal Osman’ın makamındaki baş başa görüşme öncesi gazetecilere açıklama yapan Soylu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Sudan halkına selamını iletti.

    Gösterdikleri ilgiden dolayı Sudanlılara teşekkür eden Soylu, “Bizler çok köklü bir kardeşliğe sahibiz. Bu kardeşliğe bize bağışlayan Cenab-ı Allah’tır. İnanıyorum ki ilişkilerimiz bugüne kadar çok üst seviyeye geldi. Bugünden sonra çok daha üst seviyede devam edecektir” diye konuştu.

    Türkiye’nin de Sudan’ın da meselelere bütün taraflarıyla bakması gereken bir dönemden geçildiğini anlatan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Eğer sadece bugünü yaşadığımızı düşünürsek yanılırız. Biz bir taraftan dünü, bir taraftan bugünü ama esas yarını yaşıyoruz. Maalesef bugün dünyada kurulan oyunu kabul etmek mümkün değildir. Afrika, Orta Doğu, Kafkaslar, Balkanlar ve dünyada birçok bunlara muadil bölgelere uygulanan politikalar, kabul edilebilir politikalar değildir. Tarih bize bugün başka bir sorumluluk veriyor. Eğer bugün biz daha fazla birlik içerisinde olmaz, daha fazla birbirimizle iyi anlaşma zeminleri oluşturmaz, omuz omuza, sırt sırta bir mücadele içerisinde olmazsak, maalesef bugünkü dünya düzeni, bugünü de bize arattırır bir hale gelir. Görevlerimiz bu büyük medeniyetlerin bugün insanlığın duyduğu ihtiyacı onlara iletmesini sağlamaktır.”

    Dünyada kendini büyük ülke zannedenlerin kurdukları tezgahlara işaret eden Soylu, “Bütün bunlar, bizim bakmamız, gözetmemiz ve değerlendirmemiz gereken meselelerdir. Güvenlik meselelerimizi hep birlikte aşarız. Terörle, göçle, uyuşturucu ve uluslararası sistemle mücadelede ediyoruz. Bir taraftan Sayın Cumhurbaşkanımız ile Sayın Cumhurbaşkanınızın dostlukları, bir taraftan milletimizin birbirine olan sadakatleri ve samimiyetleri aslen bize çok güzel rehber olmaktadır. Bakanlıklarımızın arasındaki ilişkiler bunun en güzel örneğidir. Bu yeterli değildir. Bunun için burada ülkem adına İçişleri Bakanlığından, polisimizden, jandarmamızdan, göç teşkilatlarımızdan ne isteğiniz varsa bizim için emir telakki eder” dedi.

    Türkiye ve Türk halkının Sudan’a karşı büyük bir sevgisi olduğunu ve bunun her geçen gün arttığını anlatan Soylu, Sudan’da kendilerini evlerinde hissettiklerini vurguladı.

    15 Temmuz’da Türkiye’ye kayıtsız şartsız destek veren Sudan’a teşekkür eden Bakan Soylu, Sudan’ın terör örgütü FETÖ ile mücadelede dimdik yanlarında olduğunu sözlerine ekledi.

    “Her konuda Türkiye ile çalışmak için hazırız”

    Ahmed Bilal Osman da Bakan Soylu’yu Sudan’da ağırlamaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Sudan ile Türkiye arasında bir iş birliği bulunduğunu belirten Osman, bu iş birliğinin devam etmesini temenni etti. Her konuda Türkiye ile çalışmak için hazır olduklarını vurgulayan Osman, Bakan Soylu’ya iş birlikleri için teşekkürlerini bildirdi.

    Konuşmaların ardından görüşme basına kapalı devam etti.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kadına ayrımcılık yapmamız zaten mümkün değildir”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kültür köklerinde cinsiyet ayrımcılığının olmadığını belirterek, “Her insanı cinsiyetinden rengine kadar tüm farklılıklarının ötesinde Allah’ın yarattığı bir varlık olarak gören bir inancın mensupları olarak kadına ayrımcılık yapmamız zaten mümkün değildir. Fıtratın gereği tüm yaratılanlara aynı gözle bakmaktır” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KADEM tarafından Grand Cevahir Otel’de düzenlenen 3. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi’ne katıldı. Zirveye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’ın yanı sıra Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Selçuk Bayraktar ile eşi Sümeyye Erdoğan Bayraktar ve çok sayıda davetli katıldı. Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadının hem ailenin ayrılmaz parçası hem de lokomotifi olduğunu söyleyerek, “Bizim inancımızda aile kadınla erkeğin eşit sorumluluğunda teşekkül eden hayati bir müessesedir. Öyle sanıldığı gibi ev işlerinin kadına, geçim işlerinin erkeğe yüklenmesi gibi kati bir ayrım da söz konusu değildir. Kadın ve erkek aile içindeki görev bölümüne katkıda bulunurlar. Kadını iş hayatından, erkeği evden tecrit eden anlayış daha en başından aile mefhumuna darbe vurarak işe başlıyor demektir. Aile kurumunun güçlü olmadığı bir toplumun geleceği kadın ve erkek için de aynı şekilde karanlıktır. Bizim medeniyetimizde Rabbimizin emri üzerine rahmet, sevgi, saygı nazarıyla bakma mecburiyeti vardır. Kadını ve erkeği insan sıfatı ötesinde haklara ve yükümlülüklere tabi tutma gayreti sonradan ortaya çıkmıştır. Her insanı cinsiyetinden rengine kadar tüm farklılıklarının ötesinde Allah’ın yarattığı bir varlık olarak gören bir inancın mensupları olarak kadına ayrımcılık yapmamız zaten mümkün değildir. Fıtratın gereği tüm yaratılanlara aynı gözle bakmaktır. Bizim kültür köklerimizde de cinsiyet ayrımcılığı yoktur. Tarihimizde yaşanmış kültürümüze de, inancımıza da aykırı yanlış uygulamaları görmezden geliyor değiliz. Sadece kötü örneklerden yola çıkamayız. Kötü örneklerden yola çıkarak bir yere varamayız” dedi.

    “Biz kendi meselelerimizi, kendi hatalarımızı kendi gerçeklerimiz içinde tartışarak doğruyu bulacağız”

    Batı’da insan hakları, kadın hakları, çocuk hakları tartışmaları gerisinde yaşanmış çok büyük acılar varken bizim tarihimizde acı kırılmaların bulunmadığını ifade eden Erdoğan, “Batı ülkelerinin insan hakları, kadın hakları, çocuk ve hatta hayvan hakları tartışmaları gerisinde yaşanmış çok büyük acılar, ihlaller vardık. Kırılma keskin olunca tartışmalar ve adımlar da büyük oluyor. Bizim tarihimizde acı kırılmalar bulamazsınız. İnancımız da, kültürümüz de buna izin vermez. Buna rağmen eksiklerimizi, varsa yanlışları konuşmamız gayet tabiidir. Bunları telafi etmek için neler yapabileceğimiz hususunda görüş alışverişinde bulunmamız hayatın akışının bir gereğidir. Dün kadını en bayağısından bir meta olarak kullanan bir zihniyetin bugün kadını meta anlayışıyla ama bu defa eşitlik ambalajı içinde kullanıyor olması bizim için şaşırtıcı değildir. Türkiye’nin son 200 yılında her konuda olduğu gibi kadın hakları meselesinde de savrulmalar yaşadık. Asırlar boyunca insanları boyunlarına zincir vuran, kitleler halinde mal gibi satan, bunlar içinde kadınları ve çocukları daha da aşağılayan dünyanın kodları bize ait değildir. Cenneti annelerin ayakları altına seren kadın, sultan benzetmesi yapan, onlara güler yüz göstermeyi, şakalaşmayı ,yumuşak olmayı tavsiye eden bir medeniyetin böyle bir referans olamaz. Biz kendi meselelerimizi, kendi hatalarımızı kendi gerçeklerimiz içinde tartışarak doğruyu bulacağız. Ülkemizdeki kadın hareketlerinin pek çoğunun toplumumuzda makes bulmaması, gerisinde hareket noktalarının yanlış olmasına bağlı. Bu bakımdan KADEM doğru referanslar, doğru hassasiyetlerle işe başladığı için bu başarılara imza atabilmiştir” dedi.

    “Kadınlarımıza imkan sağladık”

    AK Parti’nin dezavantajlı diye tabir edilen kesime özel önem verdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadınlarımıza imkan sağladık. Siyasetin hangi kademesinde söz sahibi olmuşsam onlarla birlikte yol yürümekten onur duydum. Bugün Mecliste 53 tanesi AK Partili olmak üzere 104 kadın milletvekili bulunuyor. İspat ortada. Meclisin 17,5’ini kadın vekil oluşturuyor. Bu tarihi bir rekorun ifadesi” diye konuştu.

    “Çalışma hayatında 9 milyon 122 bin kadın başarılarla yüzümüzü ağartmıştır”

    “Çalışma hayatında 9 milyon 122 bin kadın başarılarla yüzümüzü ağartmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadına yönelik şiddetin her türlüsünü en ağır şekilde cezalandırma yoluna gittik. Hiçbir kadının sahipsiz ve korunaksız kalmamasını sağlayacak adımlar attık. Okullaşmada cinsiyet ayrımını neredeyse sıfırladık. Gençlerimizi evlililiğe teşvik etmek için çeyiz uygulamasını getirdik. Bugün yaşlılarımıza verdiğimiz önemi veren başka bir ülke yoktur, biz bir numarayız. Evdeki bakımına kadar bunu yapıyoruz. Amerika daha sağlık reformunu bile hayata geçiremedi” şeklinde konuştu.

    “Uzun yıllar ülkemizi esir alan ideolojik tartışmalarda kadının hep bir sembol olarak kullanılması bizi rahatsız etmiştir”

    Adalet kavramının insanlık tarihi boyunca hep peşinde koşulan bir değer olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet herkese hakkını vermek demektir. Bir şeyi herkese eşit şekilde dağıtmak aynı şekilde davranmak anlamına gelmiyor. Büyükle küçüğü aynı terazide tartamazsın. Güçlüyle zayıfı aynı yarışa sokamazsın. Bazıları eşit eşit diyor da. 100 metreyi kadın erkek aynı şekilde mi koşturacağız. Hadi eşitiz. Erkekle bayan 100 metreyi koşsunlar bu adalet olur mu, olmaz. Kadın kadına koşar, erkek erkekle koşar. Yaradılışa, fıtrata uygun olan da budur. Dünyanın zalimle mazlumu aynı dairede tutamazsın. Mevlana Hazretlerinin ’Her şeyi yerli yerine koymazsak, koymak zulüm ise bir şeyi olmaması gerektiren yere yerleştirmektir’ tanımını önemli görürüm. Dünyanın hiçbir yerinde kadınla erkeği her anlamda eşit tutarak elde edilmiş bir adalet yoktur. Önemli olan heri iki cinsin öne çıkan hususların en ideal şekilde değerlendirerek, hakların adil bir şekilde dağıtımını sağlamaktır. Uzun yıllar ülkemizi esir alan ideolojik tartışmalarda kadının hep bir sembol olarak kullanılması bizi rahatsız etmiştir. Milletimizin değerlerine, kültürüne, tarihine düşmanlıklarını alenen ifade edemeyenler husumetlerini genç kızlarımız, annelerimizin başörtüleri üzerinden sahaya yansıtmaya çalışmışlardır. Tek parti devrinden başlayıp yakın zamana kadar süren bu tartışma Türkiye’ye çok fazla enerji ve zaman kaybettirdi. Kızlarımızı okula, sosyal hayata kazandırmak yerine başörtülerini bahane ederek kamudan dışlamaya yönelenler milletimizden hak ettikleri cevabı hep almışlardır. Türkiye o günleri geride bıraktı” dedi.