Etiket: Değildir”

  • Vali Şerif Yılmaz: 10 Kasım’lar Yas Günleri Değildir

    Kütahya Valisi Şerif Yılmaz, 10 Kasım’ların yas günleri olmadığını dile getirdi.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 77. yıldönümü sebebiyle bir mesaj yayınlayan Vali Yılmaz, “Bağımsızlık uğrunda, karşısına çıkan tüm güçlükleri aşarak, Milletine özgürlüğünü armağan eden, kısa yaşamına sığdırdığı büyük başarılarla dünya milletlerine örnek olan Mustafa Kemal Atatürk’ün bize sunduğu değerleri korumaya ve bizden sonraki kuşaklara aktarmaya büyük önem vermeliyiz.10 Kasım’lar, yas günü değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefte ilerlememizi hatırlatan günler olmalıdır.Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği bu cennet vatanın ve Cumhuriyet’in, ilelebet var olması için göstereceğimiz çaba, O’na olan saygımızın en güzel ifadesi olacaktır.

    Bu duygu ve düşüncelerle Bu güzel vatanı Türk Ulusuna armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, aramızdan ayrılışının 77. yıldönümünde bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla anıyorum” ifadelerini kullandı. (EFE)

  • Öz İplik-iş Sendikası’ndan ‘İş Kazaları Kader Değildir’ Projesi

    Tüm Dokuma, İplik, Trikotaj ve Giyim Sanayi İşçileri Sendikası (Öz İplik-İş) tarafından ‘İş Kazaları Kader Değildir’ projesi kapsamında düzenlenen toplantıların 4’üncüsü Malatya’da gerçekleştirildi.

    Sendika Genel Başkanı Murat İnanç, burada yaptığı konuşmada, her yıl yüzlerce insanın koruyucu önlemlerin alınmadığı için iş kazaları sonucunda ya hayatını kaybettiğini ya da iş göremez duruma geldiğini belirtti. 2014 yılında Soma’da, Ermenek’te maden faciası, asansör kazası, tarım işçilerini taşıyan otobüslerin yaptığı kazalarda yaşanan toplu ölümlerle felaket üstüne felaket yaşandığını ifade eden İnanç, “2014 yılında iş kazaları sonucunda 1800’den fazla işçi hayatını kaybetti. Soma faciasından sonra iş kazalarına karşı duyarlılık oluşmasına rağmen, ölümler hala devam ediyor. 2015 yılının ilk altı ayında iş kazalarında 794 işçi yaşamını yitirdi. 2015 yılının ilk altı ayında yaşamını yitiren 794 işçinin 686’sı işçi, memur statüsünde çalışan ücretlilerden 84’ü çiftçilerden/küçük toprak sahiplerinden ve 24’ü esnaflardan olmak üzere, 108’i de kendi hesabına çalışanlardan oluşuyor. Biz, ekmek mücadelesi verirken ve alın teriyle çalışırken, üretirken ölmek istemiyoruz. İş Sağlığı ve Güvenliği önlemlerinin alınmadığı iş yerlerinde meslek hastalıklarına yakalanmak istemiyoruz” dedi. İş Kazası Kader Değildir projesini Ocak ayında uygulamaya başladıklarının altını çizen İnanç, sendika olarak hem faaliyetleri hem de projeleriyle anılan bir sivil toplum kuruluşu olmak istediklerini dile getirdi. Proje kapsamında 5 ayrı ilde 24 kişilik gruplar halinde toplam 96 tekstil işçisine 8 saat sürecek iş sağlığı ve güvenliği ile ilk yardım eğitimleri verilmesini palnladıklarını belirten İnanç, eğitime katılan işçilere de sertifika vermeyi öngördüklerini ifade etti. İnanç, “Kayseri, Adana ve Çorlu’da geçtiğimiz tarihlerde bu eğitimleri gerçekleştirdik. Malatya’da 4’üncüsünü gerçekleştirdik. Önümüzdeki günlerde ise son eğitimi Gaziantep’te vereceğiz. Öz İplik-İş Sendikası olarak, bununla yetinmeyerek projeyle 3 milyon işitme engellinin yaşadığı ülkemizde, işitme engelli çalışanlar için çalışma hayatında örnek bir uygulamayı daha hayata geçirdik” diye konuştu. Günümüzde doğal afetler ve teknolojik kazaların iş yerinde bulunan tüm işçiler için göz ardı edilemeyecek bir tehlike olduğunu vurgulayan İnanç, “İş kazalarının yanı sıra bir de ortaya çıkan iletişim eksikliklerinin bedelini işçiler maalesef canları ile ödemek durumunda kalıyor. İşitme engelli çalışanlarımıza iş sağlığı ve güvenliği kapsamında makine başında acil durum zorlukları, iş arkadaşları ile iletişim, iş başı eğitim ve kurum içi eğitimler, yasal bilgilendirmeler, iş yeri acil tahliye, tıbbi müdahale, yangına karşı korunma ve acil durumlarda ne yapmaları gerektiğine ilişkin eğitim verilecektir. 2009 ve 2010 yılında Antalya’da, Gaziantep’te, 2011 yılında Tekirdağ/Çorlu’da, Gaziantep’te, Adana’da, 2014 yılında Sakarya, Çorlu’da, Adana’da, Kayseri’de İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimleri verdik. 2011 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’na çalışma hayatının, kayıt dışılığın, iş sağlığı ve güvenliği gibi konularının ilköğretim müfredatına eklenmesi talebini içeren bir yazı yazdık. 2012 yılında, sendikalı ve kayıtlı çalışan işletmelere teşvik sağlanması konusunda Beyaz Bayrak projesi geliştirdik. Başbakanlığa, milletvekillerine, sivil toplum örgütleri ve çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına önerilerimizi sunduk” ifadelerini kullandı.

  • İrfan Buz: “Hiçbir Futbolcu Malatyaspor’un Üstünde Değildir”

    PTT 1. Lig takımlarından Yeni Malatyaspor’un teknik direktörü İrfan Buz, hiçbir futbolcunun Malatyaspor’un üstünde olmadığını vurgulayarak, Koray ve Vedat ile yolları ayıracaklarını söyledi.

    Şanlıurfaspor maçının hazırlıklarını sürdüren takımın antrenmanı öncesi açıklamalarda bulunan İrfan Buz, “Her iki yenildiğimiz müsabakaya baktığımızda bireysel hatalardan yenildik. Son müsabakada ise kalecimizin kurtardığı pozisyon bile yok. Bu ne demek oluyor. Deplasmanda oynadığınız maçta, sahayı iyi parsellediğiniz anlamına gelir. Ceza sahası içerisinde hiç gereksiz bir penaltıdan geriye düşüyorsunuz. Ve bu maçta pozisyonlarımız da vardı. Tabi bu üzücü. Tabi eksiklerimiz var ve bunları düzeltmemiz gerekiyor. Takımı daha evvel de tanıyordum ama böyle detaylı olarak tanıma açısından benim için bu süreç iyi oldu. Oyunsal anlamda üzerine koyarak istikralı sonuçların geleceğini de düşünüyorum” dedi.

    “KORAY VE VEDAT İLE YOLLARIMIZI AYIRACAĞIZ”

    Yönetime sunduğu raporla 4 oyuncuyu kadro dışı bırakmasıyla ilgili de konuşan Buz, “Kadro dışı konusuyla ilgili çeşitli spekülasyonların ortaya çıkmaması adına sizlere açıklık getirmem lazım. Biz Balıkesir müsabakasından sonra futbolculara izin verdik. Ve daha sonra onlara belirli bir saatte burada buluşacağımızı söyledik. O da kuraldır tabi. Siz bir futbol takımısınız. Kurallarınız vardır, futbolcuların da bu kurallara uyması lazım. Buna uymadığınız taktirde siz de cezalarına katlanacaksınız. 4 tane futbolcumuzu kadro dışı bıraktık ve bu durumun oyunsal olarak hiçbir alakası yok. Bu futbolculardan iki tanesini ben daha evvel affettim. Çünkü biz iyi niyetli geldik buraya. Elimizdeki mevcut kadro içerisinde onlara da şans verdik. Böyle bir durumda bu futbolcuların yine geç kalmaları doğru bir şey değil. O yüzden demek ki kafa olarak bazı şeyler doğru gitmiyor. Yeni Malatyaspor Kulübü’nün de bir duruşu vardır. Her futbolcunun bunu bilmesi gerekiyor. Bizim kadromuz çok geniş değil. Ne olursa olsun burada önemli olan birlikte hareket edebilmek ve bu sonuçları nasıl lehimize çevirebiliriz çabasıdır. Hiçbir futbolcu Malatyaspor’un üstünde değildir. O kesin. Şöyle bir durum söz konusu. Koray Şanlı ve Vedat Budak ikinci kez kadro dışı kaldıkları için onlarla yolumuzu tamamen ayıracağız. Diğer futbolcularımızın da bu hafta affedilmeleri falan söz konusu değil. Biz genç arkadaşlarla takımı takviye edeceğiz. Biz burada savaşıyoruz. Ben de diyorum ki herkesin birlik olması gerekiyor. Çünkü şu anda yapılacak bir şey yok. Ne yapacağız, önümüze bakacağız. Burada üstüne koyarak gideceğiz. Bakın 7 tane maçımız var ve 8 puanımız var. Mümkün mertebede en yüksek puanları alacağız. Ondan sonra takviyelerle ilgili çalışmalarımızı yürüteceğiz. Yeni Malatyaspor’u istenilen yere getireceğimize kesinlikle inanıyorum” diye konuştu.

    “ÇOK ZOR BİR MAÇA ÇIKACAĞIZ”

    Cumartesi günü oynanacak Şanlıurfaspor maçının kendileri için çok zor geçeceğini ifade eden Buz, “Çok zor bir maça çıkacağız. Ama çıkacağız puanlarımızı telafi etmek için aslanlar gibi mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu.

  • Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın:”Bu Ülke Koalisyonla Yönetilebilecek Bir Ülke Değildir”

    Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur-Sen “Öncü Medeniyet, Güçlü Sendika, Büyük Türkiye” sloganıyla 81 ilde düzenlenen ’İl Buluşmaları’nı sürdürüyor. Yalçın bu kapsamda, Şanlıurfa’da gerçekleştirilen Şanlıurfa İl Buluşması’nda coşkulu teşkilata hitap etti.

    Özel bir restaurantta akşam yemeği sonrası düzenlenen toplantıya Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanı ve Şanlıurfa Milletvekili Faruk Çelik ve sendika üyeleri katıldı.

    Koalisyon hükümetiyle Türkiye’nin yönetilemeyeceğini söyleyen Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “7 Haziran seçimleri öncesi 206 kuruluşu ortak bir platform çatısı altında toplayıp çağrıda bulunduk. Ülkede normalleşme devam etsin, istikrar devam etsin, sivil anayasa yapılsın, temel hak ve özgürlükler devam etsin dedik. Fakat 7 Haziran sonrası oluşan koalisyon belirtisi bile ekonominin örselenmesine, ülkenin kaybetmesine, dolar ve döviz kurunun fırlamasına neden oldu. Ülkede tekrar seçim ortamı oluştu diye Suriye’ye Türkiye üzerinden geçip terörü azdırmaya kimsenin hakkı yoktur. Suruç’ta ve geçmişte bu ülkeye yaşanılanın aynısını yaşatmaya çalıştılar. Silahları kan kusturmaya ocaklara ateş düşürmeye başladılar. Bu ülkeni bundan sonra güçsüz iradeyle yönetilme şansını olmadığını gösteren en net ve en keskin fotoğrafıdır. Bu ülke asla bundan sonra koalisyon hükümetleriyle yönetilebilecek bir ülke değildir. Çünkü Türkiye, fincancı katırlarını ürküttü. Bu ülke Birleşmiş Milletlerde beş hegemonist devlete karşı, empreryalist güce karşı Dünya beşten büyüktür diyerek resti çekti” şeklinde konuştu.

    “BİZ BU ÜLKEDE TARAFIZ”

    Yalçın, “1 Kasım seçimlerine doğru gidiyoruz. Biz sendika olarak şimdiye kadar kurduğumuz, şimdiye kadar durduğumuz yeri ifade ederek biz özgün ve özgür bir teşkilat olarak 1992’de kurulduk. Kurulduğumuzdan günden bu yana hiçbir siyasi partiye holigan olmayan teşkilat olarak her zaman durduğumuz yeri net olarak ifade ettik. Biz bu ülkede taraftar değiliz, holigan değiliz biz bu ülkede tarafız. Biz yeniden büyük Türkiye idealinin tarafıyız. Güçlü Türkiye idealinin tarafıyız. Hizmet eden herkes bizim tarafımızdadır” diye konuştu.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanı Faruk Çelik, “4’üncü partiyi meclise sokabilirsek o zaman bu istikrarı bozabiliriz, bu insanlardan kurtulabiliriz projesini ortaya koydular. Onun için 4’üncü parti meclise girdiği gece barajı geçtiğini gördüğünüz gece CHP ve MHP milletvekilleri bunları nasıl sarstık dediler. Oysa CHP bu ülkede, özellikle bu bölgede 50-60 yıl statükonun temsilcisiydi. HDP ise bu statükonun peşine takılan statükonun göbeğindeki partidir. Türkiye’de Tayyip Erdoğan’ın vermiş olduğu mücadele bu statükolardan kurtulma mücadelesidir” şeklinde konuştu.