Etiket: Değil

  • Merkel: “Saldırı Sadece Paris’i Değil, Hepimizi Hedef Aldı”

    Almanya Başbakanı Angela Merkel, “Özgürlüğe yapılmış bu saldırı sadece Paris’i değil hepimizi hedef aldı” dedi.

    Almanya Başbakanı Angela Merkel, Paris saldırısının ardından basın toplantısı düzenledi. Merkel Berlin’de yaptığı açıklamada “Özgürlüğe yapılmış bu saldırı sadece Paris’i değil hepimizi hedef aldı” şeklinde konuştu. Merkel, “Bu nedenle bunun yanıtını da birlikte vereceğiz” dedi. “Terörle mücadelede hep birlikte hareket etmeliyiz” diyen Almanya Başbakanı “Özgürlüğümüz her tür terörden daha güçlü” açıklamasını yaptı.

    Fransa’daki gelişmeleri ve buna bağlı soruları değerlendireceklerini açıkladı. Almanya Başbakanı Almanya’nın saldırganları ve saldırıların ardındaki diğer kişileri yakalamak için Fransa’ya elinden gelen her türlü yardımda bulunacağı sözünü de verdi. Paris’teki saldırıları “şiddet, terör ve korku dolu bir kabus” olarak değerlendiren Merkel, kurbanlara, ailelerine ve yakınlarına seslenerek, “Alman dostlarınız olarak size çok yakınız, sizinle birlikte gözyaşı döküyoruz” dedi.

  • “Asgari Ücretin Artması İle Çalışanları İşten Çıkarmak Mümkün Değil”

    Kayseri Organize Sanayi Bölgesi (KOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan, firmaların çalışanları ile beraber bir yükümlülük içerisinde bulunduklarını söyleyerek, asgari ücretin artması ile beraber işçilerin çalıştıkları iş yerinden çıkarılmalarının mümkün olmadığını söyledi.

    KOSB Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan, Ocak ayında inşallah asgari ücretin bin 300 TL olacağı hükümetimiz tarafından da duyuruldu. Asgari ücret komisyonu toplanıp, bunun verilebilirliğini ve verilebilmezliğini oturup demokratik bir ortamda tartışacak ve çalışanlarımız için de işverenlerimiz için de hayırlısı neyse onun kararını ortaya çıkaracaktır. Çalışanlarımızı iş yerlerinden çıkartmak mümkün değil. Çünkü firmalarımız çalışanlarıyla beraber bir yükümlülük arz etmektedir. Çalışanlarımız firmalarımızın yetişmiş kıymetli değerleridir. Onlarla bir bütünlük içerisinde, vergilerinin de devletimiz tarafından karşılanması noktasında samimi desteklerinin olacağına inancımızın tam olduğunu iş dünyası olarak iletmek istiyoruz” dedi.

    Nursaçan, “Türkiye 1 Kasım seçimlerinden sonra ekonomik real gündeme dönülmüş olması da bizi mutlu etmekte ve bizim ülkemizin ihracatı arttıracak tedbirleri bir an önce alıp ithalatın düşürülmesiyle ilgili çalışmaların ilgililer tarafından yapılmasını iş dünyası olarak beklediğimizi belirtmek isteriz. Yeni meclisten bizim iş dünyasının beklentisi verimliliktir. Elbette ki bugün çalışanlarımız ve iş yerlerimizi bir bütündür. Et ve tırnak gibidir. Ayrılma şansımız yoktur. Elbette ki paylaşım olacaktır ama üretmediğimiz zaman, verimliliği yakalayamadığımız zaman, kaliteli üretmediğimiz zaman ayakta kalma şansımız yok. Artık teknolojik imkanlarla müşterilerimiz her yere ulaştıklarını görüyoruz. Bunu da gerek ilgililerimiz, milletvekillerimiz gerekse devlet erkanımızın da bunu yakından takip ederek artık iş dünyasından korkulmaması gerektiğini ve bundan sonra da ekonominin birinci öncelik olmasını, iş dünyamıza da kulak vermeleri gerektiğini söylemek istiyorum” şeklinde konuştu.

  • Diyabetli Bireylerin Çoğu Hastalığının Farkında Değil

    AK Parti Adana Milletvekili Prof. Dr. Necdet Ünüvar, “Türkiye Diyabet Programı 2015-2020” hedefleri kapsamında diyabetle mücadeleye devam ettiklerini söyledi.

    14 Kasım Dünya Diyabet Günü nedeniyle açıklama yapan Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Ünüvar, diyabet hastalığının, kanser ve kalp damar hastalıkları gibi dünyada ölüm nedeni olarak sayılan kronik hastalıklar arasında ilk sıralarda yer aldığını belirtti.

    Diyabetin her yaş grubunu tehdit ettiğini bildiren Prof. Dr. Ünüvar, “Özellikle yaşam tarzımızda değişiklik, kentleşme oranının artması, fiziksel aktivitelerde azalma, bilişim ve teknolojinin yan etkileri dünyada diyabetli birey sayısını artırmaktadır. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun verileri gösteriyor ki dünya nüfusunun yüzde 8.3’ünde diyabet mevcuttur. 2013 yılı verisine göre dünyada 382 milyon kişi diyabet hastalığı ile yaşamaktadır. Yapılan projeksiyon çalışmaları gösteriyor ki bu konuda önlem alınmazsa dünyada 2035 yılında diyabetli sayısı yüzde 55 artacak ve 590 milyon rakamına ulaşacaktır. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun 2035 yılı tahminleri arasında Türkiye, diyabetin dünyada en yüksek olacağı ilk 10 ülke arasında yer almıştır. Diyabetli bireylerin yaklaşık yüzde 46’sının hastalığının farkında olmaması bu konuda önemli bir ayrıntıdır” dedi.

    AK Parti Hükümetinin 2002 yılından bu yana yaptığı sağlık planlarını aktaran Ünüvar, sözlerine şöyle devam etti:

    “Hükümetimiz 2002 yılından bugüne özellikle halk sağlığını tehdit eden Sigara ile Mücadele, Uyuşturucu Kullanımı ile Mücadele, Kanserle Mücadele ve Obezite ile Mücadele, önemseyerek çalıştığı konular arasında yer almaktadır. Bu mücadelelerle, dünyada örnek gösterilen çalışmalara imza atmayı başarmıştır.

    Geçen yıllarda ülkemizde ’Türkiye Diyabet Programı 2015-2020’ yayınlandığını anlatan Ünüvar, şunları söyledi: “Hedef olarak ulaşılması gereken 5 amaç belirlenmiştir. Bu amaçlar; etkin diyabet yönetimi için politika geliştirmek ve uygulamak, diyabetin önlenmesini ve erken tanı konmasını sağlamak, diyabet ve komplikasyonlarının etkin tedavisini sağlamak, çocukluk çağında diyabet bakım ve tedavisini geliştirmek, Tip 2 diyabet ve obeziteyi önlemek, diyabet ve diyabet programını etkin izlemek ve değerlendirmek hedefi olarak takvime bağlanmıştır. 14 Kasım Dünya Diyabet Günü olarak bilinir ve tüm ülkeler bugünde toplumları bilinçlendirmek ve farkındalık oluşturmak adına etkinlik düzenler.”

    Prof. Dr. Necdet Ünüvar, vatandaşların yılda bir defa da olsa açlık kan şekeri değerlerini ölçtürmelerini ve yaşam tarzlarına dikkat ederek sportif aktivitelere önem vermelerini tavsiye etti.

  • Doktor Yemesi Yasakların Değil, Yenilmesi Gerekenlerin Kitabını Yazdı

    Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Emin Dinççağ, “Diyabetliye Sağlıklı Beslenme Rehberi” adı altında hastaların yemelerinin yasak olduğunun değil, yemeleri gereken yemeklerin bulunduğu ve diyabet hastalarına yön gösteren bir kitap yazdı.

    Aynı zamanda Diyabetle Yaşam Derneği Kurucu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi olan Dr. M. Emin Dinççağ, diyabetli hastalara yön gösterecek, yemeleri yasak olanlar değil, her hastanın bütçesine uygun neleri yemesi gerektiğini anlatan 96 sayfalık kitabı hastalara rehber oldu. Diyetisyen Gökçe Yüksel ile birlikte hazırladığı kitapta sağlıklı beslenme ilgili çeşitli bilgiler yer alıyor. 14 Kasım Dünya Diyabet Günü’ne yaklaşılan bugünde böyle bir kitabı hastalarla buluşturmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Dr. M. Emin Dinççağ, “Kitapta hem sağlıklı beslenme hem de diyabet hastalarının beslenmesini ön plana çıkardık. 3 kanserden birini doğru beslenme engeller. Sağlıklı beslenmede Anadolu beslenme tarzına yer verdik. Bu kitapta özellikle hastalara şu yasak, bu yasak yerine neler yiyebileceklerini yer verdik. Kitabı okurlarına kalori kavramı ile tanıştırdık. Vücut kitle indeksine yer verdik. Kişi boy ve kilosunu ölçerek obez olup olmadığını tespitine yardımcı olduk. Kitapta küçük küçük diyet örnekleri ile daha sağlıklı az kalorili yemek tariflerine de yer alıyor.İnsanların kendi bütçesine göre, her insanın evinde bulunabilecek yiyeceklerden diyet yapmalarını sağlamalarına yardımcı olduk” dedi.

  • Kibar: “Kivi Fındığa Alternatif Değil”

    Ordu’nun Fatsa İlçe Ziraat Odası Başkanı İbrahim Ethem Kibar, kiviyi fındığa alternatif ürün olarak görmenin doğru olmadığını belirterek, “Ziraat Odası olarak kivi üreticilerine destek amaçlı bir soğuk hava deposu kurmayı planlıyoruz” dedi.

    Fatsa Ziraat Odası Başkanı İbrahim Ethem Kibar yaptığı açıklamada, “Kivi üretimine 7-8 üretici tarafından hobi olarak başlanan kivinin en çok üretildiği yer Ordu ilimiz olmaktadır. İlk zamanlar 1 dekar yakın bahçe büyüklüğüyle başlanan kivi üretimi bugünlerde 40-50 dekarlık modern bahçeler oluşturmaktadır. Bölgemizde de üreticimiz tarafından denenen kivi, toprak yapısını sevmesiyle Ordu genelinde de hızlı bir şekilde başlamıştır. Ülkemizde yıllık kivi tüketimi 50 bin ton civarında olurken, 40 bin tonu üretilirken bunun 10 bin tonu ise ithal edilmektedir. Ordu genelinde kivi bahçelerinin ortalama büyüklüğü 1 dekar olmaktadır. Her geçen yıl kivi bahçelerinin sayısı ve büyülüğü artıyor. Bugün 40 ya da 50 dekarlık kivi bahçeleri oluşmaya başladı” diye konuştu.

    Kibar şunları söyledi: “Bölgemizde en çok üretimi yapılan fındığın yanında ekonomik katkısı açısından bakıldığında dikkat çeken ürün kividir. Kivinin, fındığa alternatif olarak görmek doğru olmaz ama ek gelir kaynağı sınıfına girmektedir. Bugün piyasada satışı yapılan kivinin fiyatının üç katına çıkması için soğuk hava depolarında saklayarak, şubat ve mart aylarından pazara indirmemizden geçiyor. Ülke genelinde kivi fiyatlarında ilimizin söz sahibi olması için bölgemizdeki soğuk hava depolarının artırılması gerekiyor. Bu noktada ziraat odası olarak üreticilerimize yönelik soğuk hava deposu projesi var. İnşallah en yakın sürede bunu hayata geçirmeyi planlıyoruz.”