Etiket: Değil

  • Antifriz Kış Değil Her Mevsim Gerekli

    Aracın motor ömrünün uzaması, ısınma ve soğutma sisteminin sağlıklı çalışması için antifriz önemli. Motor ustaları da sürücülerin sadece kışın aklına gelen antifrizin yaz kış araçta bulunması gerektiğini dile getiriyorlar.

    Havaların soğuması ile birlikte araç sahipleri de kışlık araç bakımlarını yaptırdılar. Ancak sürücülerin akıllarına sadece kışın gelen antifrizin aslında sürekli radyatörde bulunması gerektiği ortaya çıktı. Hem motorun ömrünün uzaması hem de aracın ısıtma, soğutma sistemlerinin çağlıklı çalışması için önemli olan antifriz, araca konulmadığı zamanlarda ise radyatör başta olmak üzere birçok sorunu beraberinde getiriyor.

    Araçların radyatör suyunda bulunması gerektiğini belirten Motor ustası Emrah Ustaoğlu, antifrizin eksik olduğu durumlarda ise radyatör kapaklarında paslanma, motor soğutmasında sorunlar çıkacağını ifade etti.

    Emrah Ustaoğlu; “Antifriz, 4 mevsim araba olması zorunlu olan bir malzemedir. Antifriz olmadan çalışan bir arabanın radyatörü ve diğer aksamında paslanmalar olabilir. Antifriz, aracımızın radyatörünün daha temiz ve daha sağlıklı çalışmasında etken oluyor. Devir Daim Bozulması, hortum çatlatmasına karşı birebirdir. Kışın yolda bırakmayacak şekilde ısıtma sistemine de faydası da vardır” dedi.

  • Vali Şerif Yılmaz: Sadece İçme Suyunda Değil, Kullanma Suyunda Da Hassas Olmalıyız

    Kütahya Valisi Şerif Yılmaz, halkın sadece içme suyunda değil, kullanma suyunda da hassas olmalarını istedi.

    Hilton Otel’de düzenlenen ’Yerel Yönetimlerde Su Güvenliği Bölgesel Değerlendirme Toplansı’nda konuşan Vali Yılmaz, “Değişik kurumdan arkadaşlarımızın da katıldığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüzün organizesinde akarsularımızla ilgili havza bazlı çalışmalar başlatıldı. Sadece içme suyunda değil kullanma suyunda da aynı hassasiyeti göstermeli ve bununla ilgili çalışmalar yapılması gerekiyor. Kütahya’mız 4-5 havzada su kaynağı olan bir ildir, tamamında arkadaşlarımız çalışmaktadır. Uşakta Ulubey kanyonu var.1994-1998 Karahallı Kaymakamlığı yaptığım dönem içerisinde o kanyonların bulunduğu vadiden giden suyun etrafında yeşil ağaç kalmamıştı. Bugün gittiğimizde tam olarak kirliliği temizlememiş olsak bile bölgede yeşil ağaçların varlığını görüyoruz. Bu Uşak OSB’de çıkan atık suların arıtma tesisinden geçirildikten sonra doğaya verilmesi demektir. Eskişehir’in içme suyu kaynağı Porsuk’tur. Bununla ilgili havza planı var, havza planı ile ilgili uyulması gereken çalışmalar var. Bizim yer altı kaynaklarımıza giden kimyasal ve biyolojik atıklarımız var, bunların giderilmesi yönünde ve alınması gereken tedbirlerle ilgili yapılması gereken çalışmalar var. Bunlar bu toplantılar vesilesiyle tekrar gündeme geldi. O açıdan kendimizin değil dışarıdan başka bir gözle bölgenin değerlendirilmesi ve verilerin değerlendirilmesi bizler açısından da faydalı olacaktır. Çalıştayın başarılı sonuçları ulaşmasını diliyorum” diye konuştu.

    “GÜVENİLİR SU ÇALIŞMASI ÖNEMLİ VE DİĞER ÇALIŞMALARDAN ÖNCE GELMELİDİR”

    Tüm canlıları ilgilendiren güvenli su konusunun önemine dikkat çeken Vali Yılmaz, “Nitelikli ve güvenli suyun vatandaşa sunulması diğer çalışmalardan önce gelmelidir” dedi. Yılmaz,”Buradaki temel hedefin, musluktan akan suyun içilebilir ve güvenli hale getirilmesini sağlamak olması lazım. Bazı çeşmelerimizde musluktan akan su içilmez yazıyor. Kullanılamayan suyu biz insanlarımıza veriyorsak bunun tedbirini almamız gerekiyor. Bunu gerçekleştirmemiz için de altyapımızı oluşturmamız gerekiyor. Çok şükür bugün kaynak bakımından bakıldığında hiçbir sorunumuz kalmadı. Özellikle kırsal kesimdeki altyapı eksikliklerinin tamalanması adına KÖYDES Projesi çok önemli bir proje oldu. Eksikler var, ama tamamlanması için elimizde çok büyük bir kaynağı bugüne kadar kullandık, bugünden sonra da kullanmaya devam edeceğiz. Suyun içilebilmesiyle ilgili bunu sağlayacak olan gerek şebekelerin, gerek kaynak suyunun hem biyolojik, hem kimyasal atıkları içinde barındırmadan, insanlara sağlıklı bir şekilde ulaştırılabilmesi için her türlü çalışmanın diğer çalışmalardan önce gelmesi gerektiğini buradan tekrar ifade ediyorum” ifadelerini kullandı. (EFE)

  • Parti Binası Değil Cephanelik

    Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü’nce DBP İl Binası’nda yapılan aramada adeta cephanelik ortaya çıkarıldı.

    Edinilen bilgiye göre, molotof kokteylli, tüp ve bilyeler ile bomba yapıldığı ve hazırlanan bu patlayıcı maddelerin terör eyleminde kullanılacağı şeklinde ihbar alan Erzurum Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Mahallebaşında bulunan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) binasında DBP Erzurum Eş Başkanları B.Y ve M.S.A eşliğinde arama yaptı. Yapılan aramada, EYB-El Yapımı Patlayıcı Madde yapımında kullanılan malzemeler, çok sayıda çivi, 18 adet molotof kokteylli, EYB-El Yapımı Patlayıcı olduğu değerlendirilen malzeme, molotof kokteylli yapımında kullanılan malzemeler, örgütsel içerikli yayınlar, terör örgütünün propagandasını içeren resimler ile birlikte terör örgütü mensuplarının eylemlerde kullandığı değerlendirilen kadın kıyafetleri ele geçirildi.

    Operasyonla ilgili olarak DBP İl Teşkilatının Eş Başkanları B.Y ve M.S.A ile birlikte H.F isimli şahıs gözaltına alındı.

    Olayla ilgili olarak tahkikatın devam ettiği öğrenildi.

  • CHP’li Onursal Adıgüzel: ‘’Geleceğimizi 50 Yaş Üstü Siyasetçiler Değil Gençler Yönlendirsin’’

    CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, ‘’Geleceğimizi 50 yaş üzerindeki siyasetçiler değil biz gençler yönlendirmeliyiz, çünkü bu gelecek bizim’’ dedi.

    Hukuk, ekonomi, siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler gibi alanlarda faaliyet gösteren 80’e yakın üniversite kulübünü ve alanında uzman 9 akademisyen ile siyaset dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren 1. Ulusal Gençlik Çalıştayı Haliç Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşti.

    CHP İstanbul Milletvekilleri Dursun Çiçek, Ali Şeker, Onursal Adıgüzel ve AKP İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı, alanlarında uzman 9 akademisyen ve hukuk, ekonomi, kamu yönetimi, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanlarında faaliyet gösteren 80 üniversite kulübü ile 11 üniversite konsey başkanı katıldığı ve iki gün süren etkinliğin açılış konuşmalarını Haliç Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Şahin Gürz, Haliç Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Kulübü Başkanı Oğuzhan Tulu ve Genç Sosyal Bilimciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Öztürk yaptı. Etkinliğe katılan ve genç bir milletvekili olan CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, ‘‘Ülkemizde hep 50 yaşın üzerindeki siyasetçiler geleceğimizi tayin ediyor. Biz gençler olarak artık bizler karar verelim, sizler bizim yerimize geleceğimizle ilgili kararlar vermeyin. Çünkü bu gelecek bizim diyoruz’’ ifadelerinde bulundu.

    ‘’BURADAN ÇIKACAK SONUÇLAR SİYASİLERE DE REHBER OLACAK’’

    Öğrencilerin farklı düşüncelerinin, Türkiye’yi ileriye götürecek fikir ve buluşlarının ortaya çıkabileceğini dile getiren Adıgüzel, ‘’Gençlerin burada bir araya gelmesi sorunlarını konuşması ve daha önemlisi hiçbir siyasi partiye yakın olarak değil objektif bir şekilde Türkiye’nin bütün sorunlarını, kendi sorunlarını konuşuyor olmaları mutluluk verici. Umarım buradan çıkacak sonuçlar siyasilere de rehber olacak’’ dedi.

    ‘’TARAFSIZLIK’’ EN DİKKAT EDİLEN NOKTA

    Etkinliğin düzenlenmesinde öne çıkan isimlerden olan Genç Sosyal Bilimciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Öztürk, ‘’Arkadaşlarımızla fikirlerimizi paylaşıyoruz ve ekip olarak çeşitli programlar ortaya koyuyoruz. Bunlar bizim için çok önemli ve değerli. Programlarımızın amacı kendimizi hem akademik ve siyasi anlamda hem de sosyal ağ bağlamında geliştirmek’’ diye konuştu. Siyasi içerik taşıyan projelerinde en önemli noktanın ‘’tarafsızlık’’ olduğuna dikkat çeken Öztürk, ‘’Etkinlikte yer alacak akademisyenler, kendilerini ispatlamış ve objektiflik noktasında emin olduğumuz kişiler’’ dedi.

    GENÇLER KONUŞUYOR, SİYASETÇİLER DİNLİYOR

    Geçtiğimiz 2 sene boyunca Ulusal Gençlik Çalışmaları adı altında programlar yaptıklarını söyleyen Genç Sosyal Bilimciler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Haliç Üniversitesi Kulüpler Birliği Başkanı Ömer Rasim Şişman, bu yıl etkinliğin genişleyerek bir çalıştay halini adlığını belirtti. Türkiye genelindeki 80 üniversitenin, siyaset, hukuk ve sosyal bilimler alanlarında faaliyet gösteren kulüplerinin bir araya geldiğini vurgulayan Şişman, ‘’Bu arkadaşlarımız biz siyasetçileri yeterince dinledik artık gençler konuşsun dediler. Siyasetçiler bu programlara sadece dinleyici olarak katıldılar ve gençleri dinlediler. Gençler de Türkiye’nin stratejik sorunları ile ilgili fikirlerini bu programlarda anlattı’’ dedi.

  • Uğurluel: “Akıncıların Görevi Avrupa’dan Güzel Kız Toplamak Değil”

    Tarihi gerçeklerin saptırıldığına dikkat çeken Talha Uğurluel, akıncıların görevinin Avrupa’dan güzel kız toplamak olmadığını söyledi.

    Tarihçi yazar Talha Uğurluel, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Uludağ Üniversitesi ve Genç Memur-Sen’in ortaklaşa düzenlediği, “II. Abdülhamid Han, Dehanın İzleri” konferansında Bursalılarla buluştu. Uğurluel, Abdülhamid Han’ın hayatını ve Osmanlı’nın son dönemlerinde verdiği inanılmaz mücadeleyi anlattı. Uludağ Üniversitesi Prof. Mete Cengiz Kültür Merkezi’ndeki konferansa ilgi çok olunca dinleyiciler merdiven boşluklarına ve sahneye oturmak zorunda kaldı. Uğurluel, Sultan 2. Abdülhamid’in dedelerine çok düşkün bir padişah olduğunu ifade ederek “Yavuz Sultan Selim’in şiirlerini Almanya’da bastırıp dağıtmıştır. Teşkilat-ı Mahsusa gibi önemli bir teşkilatı kurmuştur. Kurduğu bu istihbarat teşkilatında profesyonel elemanlar yetiştirildi. Böyle uzman kişiler sayesinde Sultan Abdülhamid, İngilizler’in Arap coğrafyasındaki faaliyetlerinden ve Anadolu’da olup bitenlerden anında haber alabiliyordu. O yüzden kimse onun zamanda hiçbir şey yapmaya fırsat bulamadı. O, dehasıyla Osmanlı’ya 30 yılın üzerinde rahat bir nefes aldırdı” ifadelerini kullandı.

    Konferansa Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Muhsin Özlükurt, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay ve Memur-Sen İl Başkanı Numan Şeker de katılırken, Uğurluel, programın sonunda sevenlerine kitaplarını imzaladı.

    “FANTASTİK OSMANLI DİZİLERİ TARİHİ ÇARPITIYOR”

    Uğurluel, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, günümüzde fantastik Osmanlı dizileri yapma modası başladığını, tarihi gerçeklerde tahribatın çok olduğunu söyledi. Uğurluel, “Bu dizilere baktığımız zaman gerçek tarihi isimler kullanılıyor. Gerçek zaman dilimi kullanıyor, kronoloji tamam, ama içeriği bomboş. Tarihi insanların yaşantıları gibi değil yaşantılar. Kıyafetler uymuyor, oturmalar, kalkmalar uymuyor. İnsanlar tarihi çarpık, yanlış, hatta nefretle anmaya başlıyor. Hürrem Sultan artık Hürrem cadısı olarak anlatılıyor. Geçen dizinin bıraktığı tahribat… Kanuni’ye bakıyorsunuz, orijinalı muhteşem, ama dizideki pasif. Paşaların çoğu kendini beğenmiş, koltuk sevdalısı. Osmanlı’da belli dönemler böyle kişiler olabilir, ama o dönemde böyle bir şey yoktu.Yeni bir dizi başladı, ilk bölümünü seyrettim. Beni hiç şaşırtmadılar. Akıncıların işi Avrupa’dan güzel kız toplamak sanki. Yine gittiler birilerini bulup geldiler. Tombaladan çıkan kızlarla şehzadeler hemen evlendiriliyor. Böyle bir şey mümkün değil. Bu kız yıllarca eğitim alıyor, yetişiyor. Bunlar traji komik şeyler, isimleri değiştirseler rahatsız olmayacağız, ama isimler gerçek olup da bu safsatalar dayatılırsa, kusura bakmasınlar, biz tabii ki bu işin takipçisi olacağız” dedi.