Etiket: Değil

  • Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Yıldırım: “Anayasa Mahkemesi Yargıtay’ın Temyiz Yeri Değil”

    Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Prof. Dr. Engin Yıldırım, bireysel başvuru sayısının 17 bine ulaştığını kaydederek, Anayasa Mahkemesinin Yargıtay’ın temyiz yeri olarak görülmesinin yanlış olduğunu söyledi.

    Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Mizan Hukuk Topluluğu tarafından düzenlenen ‘AYM’ye Bireysel Başvuru ve AİHM’ konulu konferansa konuşmacı olarak Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Prof. Dr. Engin Yıldırım katıldı. Anayasa Mahkemesine (AYM) bireysel başvuru konusunda bilgiler veren Prof. Dr. Yıldırım, bireysel başvurunun hangi aşamalardan oluştuğunu anlattı. Bireysel başvuru uygulamasını başlatan ilk ülkenin Almanya olduğunu belirten Yıldırım, bu ülkeden bazı örnekler verdi. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru tanınmasıyla amaçlananın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gelen hak ihlallerini azaltmak olduğunu ifade eden Yıldırım, bireysel başvuru kapsamına giren konuların neler olduğunu, kimlerin bireysel başvuruda bulunabileceğini, hangi konuların Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun dışında olduğunu bazı örneklerle açıkladı.

    Bireysel başvuruda kabul edilemezlik kriterleri konusundan bahseden Yıldırım, mahkeme kararlarını açıkça keyfilik içermediği zaman kabul edilemez bulduklarını ifade etti. Yıldırım, kabul edilememezlik kriterlerini, açıkça yer bakımından yoksunluk, zaman bakımından yoksunluk, kişi bakımından yetkisizlik olarak sıraladı.

    Bireysel başvuru konusunda sayının hızla arttığı kaydeden Yıldırım, 17 bin başvurunun olduğunun bilgisini verdi. Yargıtay ve Danıştayın alanına girmemeye çalıştıklarının altını çizen Yıldırım, Anayasa Mahkemesi’nin Yargıtayın temyiz yeri olarak, sanki bir süper Yargıtay, süper Danıştay olarak görülmesinin yanlış olduğunu söyledi.

    Anayasa Mahkemesinin genel eğiliminin düşünce özgürlüğünden yana olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yıldırım verdikleri kararlarda sık sık AİHM kararlarına atıfta bulunduklarını kaydetti.

    Gelecekte başvuruların değişik konularda daha da artacağını söyleyen Prof. Dr. Engin Yıldırım, konferans sonunda öğrencilerden gelen soruları da cevapladı.

    Konferansın ardından SAÜ rektör yardımcısı Prof. Dr. Musa Eken, Prof. Dr. Engin Yıldırım’a verdiği konferanstan dolayı teşekkür ederek günün anısına hediyesini takdim etti.

  • Gezer: “Maaş Değil Mutsuzluk İş Bıraktırıyor”

    isbul.net Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gezer, çalışanların iş seçerken maaşa önem verdiklerini, fakat işten ayrılırken maaşın ikinci planda kaldığını belirtip çalışanların istifa sebepleri arasında öncelikli sebep mutsuzluk olduğunu söyledi.

    Firmalardaki iş aksaklıkları ve sıkıntıların önemli bir bölümünü kalifiye eleman kaybının oluşturduğunu bildiren isbul.net Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gezer, İşini iyi yapan bir çalışan işten ayrıldığında da yeri kolay dolmadığını belirtip, “Eleman değişikliklerinde yeni elemanların işe tam alışması için belli bir oryantasyon sürecini geçmesi gerekiyor, bu sürecin ise firmalara maliyeti yüksek olabiliyor. Çalışanlar iş seçerken maaşa önem veriyor. Fakat işten ayrılırken maaş ikinci planda kalır. Çalışanların istifa sebepleri arasında öncelikli sebep mutsuzluk. Mutlu çalışanlar sadece maaş sebebiyle işlerinden ayrılmayı düşünmüyorlar. Mutsuz çalışanların kaybını önlemek için yüksek maaş da yeterli olmayabiliyor” dedi.

    Gezer, çalışma ortamının fiziksel ve psikolojik olarak çalışanları motive etmesi gerektiğini de belirterek, “Çalışılan ortam, ast ve üst ilişkileri, işçilere farklı muamele, sosyal haklar, terfi gibi konular çalışan kişilerin işyerine bağlılığını ve mutluluğunu direkt etkileyen faktörlerin başında geliyor. Bu konulara özellikle dikkat edilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

  • Avukat Avşar: “Özellik Ölümlü Kazalarda Cezalar Caydırıcı Değil”

    Avukat İbrahim Avşar, son günlerde artan ölümlü trafik kazalarına dikkat çekerek, “Trafik cezalarının tekrar düzenlenmesi gerekir. Özellikle ölümlü ve yaralamalı kazalara daha caydırıcı cezalar gelmelidir” dedi.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Avukat İbrahim Avşar, son günlerde çeşitli bölgelerde meydana gelen ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarında ölü sayılarının ciddi derecede artış gösterdiğini belirterek, “Son 10 yılda trafik kazalarında ölen insan sayısı 42 bin 442 kişi. Yaralananlar 2 milyon 800 bin civarında. Sadece 2014 yılında 168 bin 512 yaralanma ve ölüme neden olan trafik kazası meydana geldi. Bu kazalarda hayatını kaybeden insan sayısı 3 bin 524 kişi. Yaralı sayısı 285 bin 59 kişi. Yaralı sayısı içerisinde ayakta tedavi gören de mevcut. Sonradan hayatını kaybeden ya da bir uzvunu kaybeden de dahil bu yaralı sayısı içerisine. Akıl alır gibi değil. Nerede ise günde 10 insan can veriyor trafik kazalarında” dedi.

    Kazaların çok büyük bir kısmının sürücü kusurlarından meydana geldiğini ve ölenlerin yarıya yakınının da sürücüler olduğunu ifade eden Avşar, “Trafik kazalarına karşı acil, köklü tedbirler alınması gerekiyor. Trafik kazaları, ülkemizin düşünülmesi ve acil çözüm bulunması gereken önemli meselelerinin başında geliyor. Daha birkaç gün öncesinde Van’da meydana gelen trafik kazasında gencecik 11 insan hayatını kaybetti. 11 ocağa ateş düştü. Gencecik pırıl pırıl insanlar hayatlarının baharında veda ettiler. Burada kazanın hukuki/cezai boyutuna bakarsak deliller toplanacak, keşif yapılacak, sonrasında tedbirsizlik ve dikkatsizlikle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermekten kamu davası açılmasına karar verilecek. Kazada kusurlu bulunan sürücülere karşı kamu davası açılacak. Zaten sürücüler de vefat etti. O zaman faillerin ölümü nedeni ile dosyanın düşürülmesine karar verilecek. Hukuk ancak mevcut mer’i kanunlar çerçevesinde bir şeyler yapabiliyor. Çoluk, çocuk, kadın, genç, yaşlı her yıl orta büyüklükte bir kasabamızı trafik kazasında kaybediyoruz. Bir şeyler yapılmalı, acilen kati kuralları olan caydırıcı, önleyici yaptırımlar taşıyan önlemler alınmalı” diye konuştu.

    Bu kadar ağır, fazla can kaybının olduğu yerde trafik cezalarının tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini kaydeden Avşar, “Sürücülerin kurallara kesin şekilde uymasını sağlayacak önlemler alınması elzem. Araçların trafik şartlarına uygun bakımlarının yapılması ve denetlenmesi şart. Bu konuda yükümlülük trafik sigortalarını yapan kurumsal şirketlerin kapsamlı olarak ağır şartlara bağlaması ve denetlemesi meseleyi kontrol altında tutulabilir hale getirecektir. Hız kurallarının ihlal edilmesinde uygulanan cezalar caydırıcı olmaktan çok uzak mevcut halde. Şehir içlerinde, dışında uyulması gereken hız limitlerinin aşılması halinde bunların sadece para cezası ya da ehliyete el konulması yaptırımlarının ötesine geçmesi gerekmekte. Toplu taşıma araçlarının teknik bakımları, sürücülerinin uyması gereken kurallar daha kesin ve ağır yaptırımlarla denetlenmesi zarureti var. Psikolojik testlerden en küçük kural ihlaline kadar her şey en ince ayrıntısına kadar planlanıp ağır kurallar getirilmesi gerekiyor. Onlarca insanın hayatları emanet ediliyor. Trafikle her gün tüm insanların bir arada yaşadığı yadsınamaz gerçek. Hiç kimse kendisini bu gerçeğin dışında tutması mümkün değil. Acılarla yüzleşmemek için acil, önleyici ve düzenleyici tedbirler alınması gerekiyor” dedi.

  • Kalkınma Bakanı Yılmaz: “Halkın Ne Çektiği Onların Umurunda Değil”

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, “Bazı şehirleri maalesef izliyorsunuz, hendekler kazılıyor, hendeklerin içine mayınlar, bombalar, yerleştiriliyor. Mahalleler tarumar ediliyor, insanların hayatı maalesef son derece olumsuz etkileniyor bu işlerden ama birilerinin hiç umurunda değil. Halka ne olduğu, halkın ne sıkıntı çektiği, esnafın ne zorluk çektiği onların umurunda değil” dedi.

    Bingöl’de temaslarını sürdüren Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, partisinin il başkanlığı tarafından düzenlenen yemek programında il ve ilçe teşkilatlarıyla bir araya geldi. Bir düğün salonunda düzenlenen programa, AK Parti Bingöl Milletvekili Enver Fehmioğlu, Belediye Başkanı Yücel Barakazi, 23. Dönem Bingöl Milletvekili Yusuf Coşkun, AK Parti İl Başkanı Yılmaz Seven, ilçe belediye başkanları ve teşkilat mensupları katıldı.

    Programda bir konuşma yapan Bakan Yılmaz, 1 Kasım genel seçimlerinde Bingöl teşkilatının güzel çalışmalara imza attığını vurgulayarak, Türkiye genelinde oyunu en fazla arttıran üç ilden birinin Bingöl olduğunu söyledi. Partisinin yüzde 49 buçuk gibi tarihi bir oy oranıyla mecliste çoğunluğu sağladığını anımsatan Bakan Yılmaz, “Gerek Bingöl’de, gerekse Türkiye’de çok güzel bir netice elde etmiş oldu. Ama bu netice bizim sorumluluğumuzu daha da arttırdı. Bu aldığımız destek, sizlerden halkımızdan aldığımız bu güç omuzlarımızdaki yükü daha da arttırdı. 1 Kasım seçimlerinde farzımahal diyelim ki AK Parti tek başına iktidar olamasaydı, bugün karşı karşıya kaldığımız sorunlar emin olun çok daha büyük bir ölçekte hepimiz tarafından hissedilecekti. Bölgemizde yaşadığımız hadiseler ekonomide yaşanan kargaşalar dünyada yaşanan hadiseler hepsini hepiniz izliyorsunuz televizyonlarda bir de bu partinin tek başına iktidar olmadığını düşünün bugün. Bugün belki hangi parti hangi parti ile koalisyon yapacak, ne olacak, nasıl olacak diye tartışıyorduk. Halen hükümet kurulmamıştı, halen neyin ne olacağı belli değildi, çok şükür milletimiz burada işe el koydu bu sonucu tayin etti. Şimdi bize düşen bunun gereğini yapmaktır” dedi.

    “NE SÖZ VERDİYSEK YAPARIZ”

    “AK Parti’nin şöyle bir anlayışı var; biz vatandaşa hizmet anlamında ne söz Verdiysek yaparız” diyen Bakan Yılmaz, şunları söyledi:

    “Yapamayacağımız konularda da söz vermeyiz. Cenabı Allah tabii ki güç verdikçe, kuvvet verdikçe, elimizde olmayan birtakım engeller olmadığı sürece her söylediğimizi yaparız. Bugüne kadar AK Parti böyle yaptı bundan sonrada böyle yapacak inşallah işte bunun bir gereği olarak bu siyaset anlayışının bir gereği olarak geçtiğimiz gün başbakanımız yeni eylem planını ilan etti. Orada üç ay içinde ne yapacağız, 6 ay içinde, bir yıl içinde hangi kanunları çıkaracağız, hangi destekleri sunacağız, hangi faaliyetleri yapacağız hepsi tek tek vatandaşımıza sunuldu. Hepsinde sorumlu kuruluşlar tayin ettik, kiminle bu işi çalışıp yapacaklar, hangi takvim içinde yapacaklar, hepsi burada belirlendi ve vatandaşa sunuldu. Şimdi biz de bunları inşallah hep birlikte takip edeceğiz. Değerli kardeşlerim AK Parti’nin siyasetinin özü budur vatandaşa güven. Vatandaş bu güveni bize vermese biz başarılı olamayız. Ama biz de vatandaşın bu güvenine layık olmamız lazım. Eskiden eski siyaset anlayışında bazı partiler vatandaştan oy alıp Ankara’ya giderlerdi sonra o vatandaşa, verdikleri sözleri unuturlardı. Biz böyle bir parti olmadık olmayacağız, inşallah vatandaşa ne söz verdiysek onun arkasında duracağız.”

    “HENDEKLER KAZILIYOR, MAHALLELER TARUMAR EDİLİYOR”

    AK Parti’nin hizmetten yana olduğunu kaydeden Bakan Yılmaz, “Başkalarının, başka dertleri olabilir. Bazı şehirleri maalesef izliyorsunuz, hendekler kazılıyor, hendeklerin içine mayınlar, bombalar, yerleştiriliyor. Mahalleler tarumar ediliyor, insanların hayatı maalesef son derece olumsuz etkileniyor. Bu işlerden ama birilerinin hiç umurunda değil. Onlar istediklerini yapabiliriz gibi bir anlayış içerisindeler. Halka ne olduğu, halkın ne sıkıntı çektiği, esnafın ne zorluk çektiği onların umurunda değil. Yine en büyük sıkıntıyı bu bölgelerde Doğu’da Güneydoğu’da yaşayan insanımız çekiyor. Bu anlamda da Bingöl halkına ben teşekkür ediyorum. Bakın Bingöl’de tek bir hadise yaşamadık niye? Çünkü siz sağduyulu oldunuz da ondan. Siz tavrınızı ortaya koydunuz da o yüzden, Allah hepinizden de bu anlamda da razı olsun. İnşallah diğer bölgelerdeki kardeşlerimizde o zulümden kurtulurlar. Bunun için her türlü çabayı sarf etmeye devam ediyoruz. Bir taraftan şiddetle terörle kesintisiz bir şekilde kararlı bir şekilde mücadele ediyoruz, etmeye devam edeceğiz. Ama bir taraftan da halkımızı kucaklayacağız. Halkla, terör yapanı birbirine karıştırmıyoruz, karıştırmayacağız. Halkımızı, yatırımlarla, haklarla, demokratik adımlarla kucaklayacağız. Biz ırkçı bir parti değiliz, öyle bir zihniyetimiz yok. Türk’üyle, Kürd’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla bütün etnik gruplar bizim için birdir. Bu milletin bir parçasıdır. Değişik mezhepler, değişik inançlar bu milletin parçasıdır biz birlikten yanayız ayrılıktan yana değiliz” diye konuştu.

  • Kurtulmuş: “Millet 1 Kasım’da Krizi Değil, İstikrarı Seçti”

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 1 Kasım seçimlerinde milletin istikrardan yana karar verdiğini belirterek, “Milletimiz Allah’a çok şükür lütfetti, derin feraseti ile Türkiye’deki kriz tüccarlarına, bölgedeki ve dünyadaki kriz tüccarlarına inat 1 Kasım’da krizi değil, istikrarı ve güçlü Türkiye’yi seçti” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Ordu’nun Gülyalı ilçesinden yapımına başlanacak olan Ordu Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu’nun Temel Atma Töreni’ne katıldı. Törene Kurtulmuş’un yanı sıra Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu, AK Parti Ordu Milletvekilleri Oktay Çanak ve Ergün Taşçı, AK Parti İstanbul Milletvekilleri Mehmet Metiner ve Tülay Kaynarca, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tarık Yarılgaç ve çok sayıda davetli katıldı.

    “MİLLET 1 KASIM’DA KRİZİ DEĞİL, İSTİKRARI VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’Yİ SEÇTİ”

    Temel atma töreninde konuşan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 1 Kasım seçimlerine değindi. 1 Kasım’da milletin istikrarı seçtiğini belirten Kurtulmuş, “1 Kasım seçimlerinin ardından millet gayretini ortaya koydu. Millet dedi ki, ’biz Türkiye’nin bugün ki seviyesine rıza göstermiyoruz. Daha ileriye gitmesi lazım. Dünyanın 10 büyük ekonomisinden birisi olması lazım, daha güçlü bir Türkiye istiyoruz. Daha özgür bir Türkiye istiyoruz ve sözü dünyanın her yerinde dinlenen bir Türkiye istiyoruz. Onun için krizler kaoslar istemiyoruz. Onun için ne yöne gideceğini bilmeyen bir Türkiye değil, gideceği istikameti belli olan hem refahtan yana hem adaletten yana, hem halktan yana, hem toplumsal bütünleşmeden yana yürüyen bir Türkiye istiyoruz’. Milletimiz Allah’a çok şükür lütfetti, derin feraseti ile Türkiye’deki kriz tüccarlarına, bölgedeki ve dünyadaki kriz tüccarlarına inat 1 Kasım’da krizi değil istikrarı ve güçlü Türkiye’yi seçti” diye konuştu.

    “PROF. DR. AZİZ SANCAR GÖĞSÜMÜZÜ KABARTTI”

    Nobel Kimya Ödülünü Kazan Prof. Dr. Aziz Sancar’ın tüm Türkiye’yi mutlu ettiğinin altını çizen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Dün hep beraber büyük bir kıvancı yaşadık. Sayın Prof. Dr. Aziz Sancar beyin ’Nobel Kimya Ödülü’nü alması hepimizin göğsünü kabarttı. Büyük iftihar duyduk. Sanki onun bu büyük başarısı hepimizin tek tek başarısıymış gibi sevindik, kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum. Aziz Bey Türkiye’de de yetişmiş, ’beni yetiştiren Türk eğitim sistemine de müteşekkirim’ diyor ama çok özel bir gayretle bu seviyeye gelmiş. Gönlümüz arzu eder ki Türkiye’nin üniversitelerinin her birinden nice Aziz Sancar’lar yetişsin. Bu millet böyle bir cevhere sahiptir. Bu millet böyle bir imkana sahiptir, yeter ki bu milletin önü açılsın” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ve protokol üyeleri Ordu Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu’nun temellerini attı.