Etiket: Değerlendirildi

  • Temizoda, Biyoteknoloji, Analiz ve Laboratuvar Fuarı’nda sektör değerlendirildi

    22 Nisan tarihine kadar sürecek olan Temizoda, Biyoteknoloji, Analiz ve Laboratuvar Fuarı’nda katılımcı firma temsilcileri sektörü ve sektörün geleceği hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    22 Nisan tarihine kadar İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda sürecek olan fuarda 220 firma ve marka yer alıyor. Fuarda sağlık sektörü, ilaç endüstrisi, laboratuvarlar, Ar-Ge laboratuvarları, üniversiteler, hastaneler, sivil ve askeri elektronik sanayi, gıda ve tarım endüstrisi sektörünün gelişmeleri ele alınıyor ve sergileniyor. Fuarın ilk gününde ziyaretçiler yoğun ilgi gösterirken, katılımcı firmaların temsilcileri sektör hakkında değerlendirmelerde bulundu. Firma temsilcileri, Türkiye’nin sektördeki yeri, yaşanılan sorunlar, gelişmeler ve fuar hakkında görüşler belirttiler.

    Tetra firmasının Bölge Satış Müdürü Mehmet Özulu, ’’Fuarın ilk günü güzel geçti. Sektörümüzün daha önce ihtiyaç duyduğu bir fuar. Bizim sektörümüz genel anlamda yüksek teknolojili ürünlerin ticareti ile ilgili olduğu için her zaman ilerlemeye açık. Önümüzdeki yıllarda mutlaka ilerlemeler olacaktır. Sektör olarak amacımız, ithalat ağırlıklı sektörümüzün iç piyasalarda üretime dönmesinin sağlamak ve Türk malı üretimlerin olmasını sağlamak. Biz, ithalatçı firmayız. Genel anlamda Ar-Ge alanında yapılan bütün çalışmalarda bizim sektörümüzün ürünleri kullanılıyor. Her sektörde Ar-Ge amaçlı yapılan çalışmalarda, bu sektörün ürünleri yoğun olarak kullanılıyor.Umuyoruz ki önümüzdeki kısa ve orta vadede Türk ürünleri sektörde yerini alır’’ dedi.

    ’’Devletin bu alanda teşviki gerekiyor’’

    Laboratuar cihazları denildiğinde çok geniş bir alanı yayıldığını vurgulayan Prizma Laboratuar Ürünleri firmasının kurucu ortağı Ayhan Uçkun, ’’Medikal dışı laboratuar cihazlara ağırlık veriyoruz, bunlar araştırma ile ilgi cihazlar. Bu fuarda bu tür firmalar toplamış durumda. Sektörümüz çok dinamik. Diğer üretim yapan sektörlere altyapı oluşturan sektör. Onların Ar-Ge çalışmalarına destek veren sektör. Dünyadaki teknolojik gelişmeyi Türkiye’ye getirme özelliği var. Gıda, tarım, ilaç gibi endüstrilerde ürünlerin güvenliğini, insan güvenliğini, insan sağlığını korumakta ve çevre ile ilgili faaliyetlerde çevre koruyucu özellikler sağlıyor. Bu konudaki teknolojileri geliştiriyor. Ayrıca üretim maliyetlerini düşürüyor. Devletin bu alanda teşviki gerekiyor, Ar-Ge’ye daha çok pay ayırması gerekiyor. Destekler geldiğinde ihracatın bu sektörde artacağına inanıyorum’’ diye konuştu.

    ’’Önümüzdeki dönemde yerli ürünler biraz daha güçlenecek ve sektörümüzde bir miktar yerlilik aratacak diye düşünüyorum’’

    Fuar, özellikle sektörümüzün ihtisas fuarlarında bir tanesi olma yolunda ilerliyor diyen Çalışkan Laboratuar Ürünleri firmasının yetkilisi Alper Çalışkan, ’’Bu yıl fuarın 2’ncisi düzenleniyor. 2’nci kez yapılması ayrıca önem arz ediyor. Laboratuar cihazları ve temel laboratuar malzemeleri sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Bu sektörün önümüzdeki yıllarda da büyüyeceğini ve yerlileşeceğini düşünüyorum. Özellikle ithal ürün tedarik eden firmalar olarak, Türkiye’de bir miktar zorlandığımız için üretim yolunu tercih ediyoruz. Önümüzdeki dönemde yerli ürünler biraz daha güçlenecek ve sektörümüzde bir miktar yerlilik aratacak diye düşünüyorum. Yerli üretici olduğumuz için, yerli üretici olma yolunda faaliyet gösterdiğimiz için ilk olarak, ithalatın önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Dolayısıyla ülkemizde kalacak bir katma değerden bahsedebiliriz. Bu anlamda da Türkiye ekonomisine bir katkı sağlayacağız diye tahmin ediyorum. Uzun vadedeki amacımız, ihracat arttırmak ve bu sayede ülkemizin cari açığının kapanması yönünde bir miktar katkımız olacak diye düşünüyorum’’ açıklamasında bulundu.

    ’’Türkiye biyoteknolojide gecikmiş bir ülke’’

    Türkiye’nin biyoteknolojide gecikmiş bir ülke olduğunu dile getiren Sartonet Seperasyon Teknolojileri firmasının Genel Müdürü Ömer Toprak, ’’Bu gecikmeyi süratle kapatmaya çalışıyor. Güzel yollar alınıyor diye düşünüyorum. Titiz ve güzel bir fuardayız. Türkiye biyoteknoji konusunda yıllarca yerinde saydı. Bugünkü hükümet bu konuya çok ciddi teşvik veriyor. Yıllarca yerinde duran biyoteknoloji konusu bir anda canlandı. Firmamız 148 yılık bir firmadır. Hassas terazileri ile ün yapmış ve rekorlar kitabına girmiş firmadır. Tükenmez kalemle koyduğunuz noktada bıraktığınız mürekkebin miktarını ölçebilecek hassasiyette teraziler üretebilen bir firmadır. Ayrıca bir üniversite ile çalışmalarda bulunup membran filtreyi buldu. Membran filtre; insan derisi ile aynı özelliği gösteren filtrelerdir. Filtreyi ilgilendiren çok değişik ürünler üretmeye başladı’’ şeklinde konuştu.

  • Eskişehir sanayisinin gelişen sektörleri değerlendirildi

    Genaral Electric (GE) ve Eskişehir Sanayi Odası (ESO) tarafından düzenlenen, “GE’nin Dijital Sanayi Vizyonu, Eskişehir Yatırımları Havacılık ve Raylı Sistemler Sektörleri” konulu konferansta, Eskişehir sanayisinin gelişen sektörleri değerlendirildi.

    Eskişehir’de bir otelde düzenlenen konferansa, Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Savaş Özaydemir, GE Teknoloji Merkezi Genel Müdürü Dr. Aybike Molbay, Eskişehir Raylı Sistemler Kümelenmesi (RCS) Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Işık, TEİ Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, GE Türkiye İnovasyon Direktörü Ussal Şahbaz ve sanayiciler katıldı.

    Konferansta konuşan ESO Başkanı Savaş Özaydemir, Türkiye’nin bazı kavramları yakalamakta geciktiğini ama sevindirici tarafının ise endüstri 4.0’ı yakalamak için çaba sarf etmesi olduğunu söyledi. Endüstrideki 4.0 kavramının dünyada çok yeni olduğunu, Türkiye her ne kadar ortalamada endüstri 2.0 ile 3.0 arası bir yerlerde olsa da, endüstri 4.0’a çok yakın fabrikaların da mevcut olduğunu belirten Özaydemir, “Bu kavram son birkaç yılda ülkemizde çok yoğun şekilde konuşulmaya başlanmıştır. Üniversiteler, odalar, şirketler ve hatta belediyeler bu alanda farkındalık oluşturacak çalışmalar, stratejik yol haritaları ve yatırımlar gerçekleştiriyor. Biz de Eskişehir Sanayi Odası olarak bu dijital devrimi en yakından takip eden meslek örgütlerinin başında gelmekteyiz. Ancak hiç şüphesiz sanayi politikası olarak alınması gereken kararlar, atılması gereken adımlar da muhakkak vardır” dedi.

    Eskişehir’in, havacılık, raylı sistemler, makine imalat, beyaz eşya ve metal işleme sektörlerinde önde gelen endüstri kollarıyla bir sanayi kenti olduğunu anlatan Özaydemir, Eskişehir Sanayi Odası üyelerinin toplam cirosu 9 milyar dolara, toplam ihracatı ise 2,3 milyar dolara ulaşmıştır. Kişi başına düşen milli gelirde Eskişehir 10 bin doların üzerini yakalamış, Türkiye ortalamasının yaklaşık yüzde 15 üzerine çıkmayı başarmıştır. Bu başarıda yüksek katma değer ile yüksek teknoloji ilişkisinin doğru kurulmuş olmasının önemli bir payı bulunmaktadır. Muhakkak ana sanayilerin varlığı bir kentin gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Ancak bu süreçte yan sanayilerin de yüksek teknolojiye uygun kalite ve standartlarda üretim yapabilme kabiliyeti bir o kadar önemlidir. Eskişehir bugün beyaz eşya, havacılık ve raylı sistemler gibi sektörlerde bu başarıyı yakalamış, önemli bir üretim merkezi haline gelmiştir” diye konuştu.

    TEİ Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit ise,”General Electric ile olan işbirliği Eskişehir’e TEİ’yi kazandırdığı gibi Türk sanayisine de büyük bir havacılık yan sanayi kazandırmıştır” ifadelerin kullandı.

    Konferansta ayrıca, GE Teknoloji Merkezi Genel Müdürü Dr. Aybike Molbay, GE’nin sanayi vizyonu, Eskişehir yatırımları ile Eskişehir’deki havacılık, raylı sistemler ve son dönemde gelişmesi beklenen rüzgâr türbinleri endüstrisi, Eskişehir Raylı Sistemler Kümelenmesi (RCS) Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Işık, Eskişehir Raylı Sistemler Kümesinin çalışmaları, Eskişehir’deki yeni projeler ve işbirliği imkanları, GE Türkiye İnovasyon Direktörü Ussal Şahbaz da, GE’nin dijital sanayi vizyonu, havacılık, raylı sistemler ve enerji endüstrisine yansımaları hakkında bilgiler verdiler.

  • Kütahya’nın ekonomisi değerlendirildi

    Kütahya’nın ekonomik durumunu ve potansiyelini, devam eden kamu ve özel sektör yatırımları ile istihdam konularını değerlendirmek amacıyla ‘1. İl Ekonomi Toplantısı’ düzenlendi.

    Kütahya’da ilk kez düzenlenen İl Ekonomi Toplantısı Vali Ahmet Hamdi Nayir başkanlığında gerçekleştirildi.

    İl Özel İdaresi Meclis Salonunda gerçekleştirilen toplantıya, Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu, Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Remzi Gören, Vali Yardımcısı Sedat Oktar, Tavşanlı Kaymakamı Yüksel Kara, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nafi Güral, ZEKA Genel Sekreteri Yusuf Balcı, İlçe Ticaret ve Sanayi Odası Başkanları ile ilgili kurum ve kuruluş temsilcileri katıldı.

    Yılda iki kez düzenlenecek olan İl Ekonomi Toplantıları ile Kütahya’yı geleceğe taşımayı amaçladıklarını ifade eden Vali Ahmet Hamdi Nayir, “Kütahya’da bir ilki gerçekleştiriyoruz. İl ekonomisi adına yapılabilecekleri geniş bir çerçevede değerlendireceğimiz bir toplantı olacak. Bundan sonraki toplantıların gündemini katılımcılarla birlikte belirleyeceğiz. Bu toplantının ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyor ve özel sektörümüzle birlikte Kütahya’yı geleceğe taşımayı istiyoruz” dedi.

    Kütahya’nın kalkınması noktasında yapılması gereken çalışmaların kamu – özel sektör işbirliğiyle tespit edileceğini belirten Vali Nayir, “İllerin kıymetini, tercih edilebilirliğini, o ilde yaşayan kişilerin mutluluk ve refah seviyesini belirlerken belli kıstaslarımız var. O ilin emniyet-asayiş, huzur durumu, ilde yaşayanlara sağlanabilecek eğitim ve sağlık imkanları, sahip olduğu tarihi ve kültürel değerler önemli. En az bunlar kadar da o ilin ekonomisi, sanayisi, ticareti ve tarımı önemli. Önümüzdeki süreç içerisinde merkezi ve yerel yönetimlere, hem sivil toplum kuruluşlarına hem de özel sektöre düşen görevler açısından baktığımızda yapılabilecekleri tespit noktasında bu toplantılar faydalı olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Toplantı, sanayici ve iş adamlarının yapılabilecek çalışmalar ve projeler hakkındaki görüşlerini paylaşmasının ardından sona erdi. (EFE)

  • 5 ilçenin devam eden alt ve üst yapı çalışmaları değerlendirildi

    Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak 5 ilçe belediyesinin devam eden alt yapı ve üst yapı çalışmaları ve 2017 yılında yapılması planlanan çalışmaları görüşmek üzere toplantı yaparak bilgi aldı.

    Çorlu Belediyesi toplantı salonunda gerçekleştirilen ve Danışmanlar Neşat Erdoğan, Şeref Çetin’in yanı sıra ilçe belediye başkanları bazı büyükşehir belediye meclis üyeleri ile diğer yetkililerin de hazır bulunduğu toplantıda Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, TESKİ ve Fen İşleri Dairesi Başkanlığının Çorlu, Ergene, Çerkezköy, Saray ve Kapaklı ilçelerinde tamamlanan ve devam eden alt yapı ve üst yapı yatırımları değerlendirildi ve görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda ayrıca 2017 yılında yapılacak hizmetler de ele alındı.

    Tekirdağ’ın tüm ilçelerinde hizmetlerin yoğun bir şekilde devam ettiğini belirten Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak “2017 yılında da ilçe belediyelerimizle beraber hizmetlerimizi arttırarak yapmaya devam edeceğiz” dedi.

  • İK gözüyle otomatik katılım değerlendirildi

    Türkiye Sigorta Birliği, PERYÖN tarafından düzenlenen 16’ncı Dünya İnsan Yönetimi Kongresi’nde ’Otomatik Katılım İK için iş yükü mü, çalışan memnuniyetinde fırsat penceresi mi?’ başlıklı bir oturum gerçekleştirdi.

    Türkiye Sigorta Birliği, PERYÖN tarafından düzenlenen 16’ncı Dünya İnsan Yönetimi Kongresi’nde ’Otomatik Katılım İK için iş yükü mü, çalışan memnuniyetinde fırsat penceresi mi?’ başlıklı bir oturum gerçekleştirdi. Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri M. Akif Eroğlu, Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü Özel Emeklilik Daire Başkanı Uluç İçöz ve Gazi Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Cem Kılıç’ın konuşmacı olarak katıldığı oturumda Bireysel Emeklilik’te otomatik katılım tüm yönleriyle işlendi.

    Birlik Genel Sekreteri M. Akif Eroğlu’nun açılış konuşması ile başlayan oturum Gazi Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Cem Kılıç’ın sunumu ile devam etti. Kılıç Türkiye’de emeklilik profilini değerlendirerek, emeklilik sisteminde sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekti. Türkiye’de yeterince tasarruf yapılmadığını, tasarrufu artıcı çalışmaların hız kazanmasına rağmen önümüzdeki 5 yıllık süreçte oranların yerinde sayacağını aktaran Cem Kılıç, yurtdışından örneklere de değinerek “Türkiye’de 1 çalışan 2 emekliyi finanse ediyor. Dünyadaysa bu 4 emekliye denk geliyor” diyerek emeklilik için tasarrufun önemini vurguladı.

    Otomatik katılım ile BES daha kolay anlaşılacak

    Birlik Genel Sekreteri M. Akif Eroğlu ise sunumunda 2003 yılında kurulan Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES), 2013’te devlet katkısı uygulamasının başlamasıyla girdiği yüksek büyüme trendini devam ettirerek, Eylül 2016 itibariyle katılımcı sayısında 6,5 milyona, toplam fon tutarında ise 58 milyar TL’ye ulaştığını değindi. Türkiye’nin yaşlanan nüfusuna dikkat çeken Eroğlu “Gönüllü BES’i pazarlamak ciddi bir maliyet ve çalışma gerektiriyor. Vatandaşlar tasarruf yapmak istiyor, ama doğru sistemle bir şekilde tanışamıyor. Otomatik Katılım ise sistemle tanışmak için hem kolay, hem de maliyeti düşük bir yol sunacak” dedi.

    Eroğlu, ayrıca, insan kaynakları yöneticilerini doğrudan ilgilendiren otomatik katılım ile ilgili karmaşık düzenlemelerden kaçınılacağını, basit ve uygulanabilir bir sistem kurulacağının bilgisini verdi.

    Oturumun son konuşmacısı olarak söz alan Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü Özel Emeklilik Dairesi Başkanı Uluç İçöz ise sunumunda otomatik katılımın işleyişine değindi. Sisteme otomatik olarak katılan çalışanların cayma hakları olduğunu, caydıkları takdirde hiçbir cezanın uygulanmayacağını, ama sistemde kaldıkları sürece teşvik ve ödüllendirilmeden yararlanabileceklerinin önemle altını çizdi. İçöz, “Çalışanların otomatik olarak katılacağı BES’in sigorta şirketini işverenler seçecek. İnsan kaynakları çalışanlarına operasyon yükü getirmeyecek şekilde tasarlanan sistemde işveren katkısı olmayacak ve fon seçimi otomatik katılıma dahil edilen çalışan tarafından belirlenecek. Sistemde kalan çalışanlara, yüzde 25 devlet katkısına ek bin TL hoş geldin ödülü ve parasını yıllık gelir sigortasına yatıranlara ekstra yüzde 5 katkı verilecek. Prime esas kazancın yüzde 3’ü katkı olarak alınacak” diyerek sunumunu sonlandırdı.