Etiket: Değdi

  • Türkiye-Güney Kore dostluğuna müziğin eli değdi

    Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği ve Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü’nin katkılarıyla düzenlenen Kore Geleneksel Müzik Konseri “2016 Arirana Kantat” Anadolu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi Opera ve Bale Salonu’nda gerçekleştirildi.

    Kore kültürünün müziğe yansıdığı konsere; Eskişehir Vali Yardımcıları Dr. Ömer Faruk Günay ve Abidin Ünsal, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müşteşarları Dong Woo Cho ve Jijoon Kım, Kore Turizm Organizasyon İstanbul Şube Müdürü Geun-su Kım ve öğrenciler katıldı.

    Konserin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Naci Gündoğan, Türkiye ile Güney Kore arasındaki dostluğun her geçen gün arttığına dikkat çekti. Gündoğan, “Anadolu Üniversitesi olarak kardeş ve dost halklarımızdan ve Türkiye’nin duygusal olarak yakınlık duyduğu Koreli dostlarımızı burada ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Etkinliğin, bu yıl üçüncüsü gerçekleşti. Kore günleri artık geleneksel bir hâle geldi. Güney Kore ve Türkiye arasında tarihsel bağlar var. 1950-1953 yılları arasında gerçekleşen Kore Savaşı sırasında Türkiye Cumhuriyeti, Kore’ye ciddi yardımlar yaptı. Şu anda Kore’de birçok şehidimizin mezarı bulunuyor. Tabii ki bunlar sebebiyle Güney Kore halkının Türkiye’ye olan ayrı bir sevgisi var. Bununla beraber, Güney Kore’ye giden Türk askerleri oradaki yetim ve öksüzler için okul inşa eden tek birlik olmuştur. Şu anda Güney Kore’de eğitime verilen değer ve eğitim sayesinde gelinen noktada Türkiye Cumhuriyeti askerlerinin de büyük katkısının olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında, Güney Kore denildiğinde akla gelen en önemli hususiyetlerden biri de, Güney Kore’nin eğitime ve insana verdiği önem. Gerçekten son 50 yılda Güney Kore’nin gelişimine baktığımızda özellikle Ar-Ge ve inovasyon alanında dünyanın lider ülkelerinden biri olması aslında bize de örnek bir ülke olduğunu gösteriyor” dedi.

    Güney Kore’den pek çok önemli sanatçının yer aldığı konserde “Taepyeong Dansı, Gayageum Byeongchang- Saetaryeong ve Pungnyeon şarkıları, Haegeum ve Piyana korosu, Woncanghyeonryu Daegeum – sanco, Sogo Dansı, Seol- Janggu, Namdominyo- Songcupuli, Namwonsanseong ve Jindo-arirang” isimli dans ve müzik gösterileri izleyici ile buluştu.

  • Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne sosyolog eli değdi

    Aile ve Sosyal Politikalar Erzurum İl Müdürlüğü’ne Cemil İlbaş bakanlık onayı ile vekâleten atandı. İlbaş, 2012 yılından beri Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Yardımcılığı görevini yürütmekteydi.

    İlbaş, Erzurum’a hizmet konusunda yoğun gayret içerisinde olacaklarını belirterek, kurumlar arası koordinasyonu önemseyeceklerini ifade etti.

    Erzurum’da uzun yıllar öğretmenlik ve yöneticilik yaptığını anımsatan İlbaş, kentin sosyolojik yapısı ile ilgili çeşitli araştırmalar yaptığını da ifade etti.

    Toplumun sosyo ekonomik risk gruplarına hitap eden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın ülkemizde önemli bir görevi yerine getirdiğini belirten İlbaş, ‘’Bir Erzurumlu olarak, Erzurum’a uzun yıllar hizmet etmenin gururunu yaşıyorum. Bundan sonraki hizmetlerimizde kurumlar arası koordinasyonu önemseyerek yeni projelere imza atacağız. Kurumsal vizyonumuzun gelişmesi için elimizden geleni yapacağız. Amacımız Erzurum’a en iyi hizmeti sunabilmek. Akademik ve teorik birikimlerimizle sahadaki çalışmalarımızla, pratikte karşılaşılan problemlerin çözümlenmesi için çaba sarf edeceğiz. Bilgi ve pratiğin uyuşması başarı getirir. Amacımız, çalışma arkadaşlarımızla birlikte ekip ruhunu önemseyerek, şahit olduğumuz, birlikte duygulanıp birlikte çözüm üreteceğimiz hizmet modellerimizle devletin sıcak elini vatandaşlarımıza hissettirmektir. Bakıma muhtaç, engelli, çocuk, kadın şehit yakınlarımız ve gazilerimize önemli hizmetler sunuyoruz. Erzurum’un bütün ilçelerini tanıdığımız için yaşadığımız kentin kültürüne, değerlerine, sosyo ekonomik profiline uygun çalışmalar yürüteceğiz. Özverili çalışmalara imza atan kurum çalışanlarımızla hedeflerimizi her geçen gün büyüteceğiz ’’dedi.

    CEMİL İLBAŞ KİMDİR?

    1975 yılında Erzurum’un Pasinler ilçesinde doğan Cemil İlbaş, Erzurum İmam hatip Lisesini tamamladıktan sonra Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun oldu. İlbaş, Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünde Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.

    İlbaş, 1995- 1996 yılları arasında Kilis Lisesi’nde, 1996-2001 yılları arasında Nene Hatun Kız Lisesi’nde Felsefe grubu öğretmenliği yaptı. İlbaş 2001- 2008 yılları arasında çeşitli özel dershanelerde kurucu müdürlük, f elsefe grubu öğretmenliği, rehber öğretmenlik, KPSS eğitim bilimleri öğretmenliği görevlerinde bulundu.

    İlbaş, 2008-2010 yılları arasında Rıfkı Salim Burçak Kız Meslek lisesinde, 2010-2012 yılları arasında Anadolu İmam Hatip Lisesi Felsefe Grubu Öğretmenliği yaptı.

    2012 yılında Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Yardımcılığı görevine atanan İlbaş, 4 yıldır aynı görevi yürütmekteydi.

    İlbaş’ın Sınavların Büyüsü Bozuldu isimli kitabı ve ekip çalışmaları içerisinde yer aldığı Gelişim Psikolojisi, Ailece Evlilik Okulu Cep Kitapçığı, Erzurum Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Sosyal Yapı Araştırması konularında eserleri bulunmaktadır.

    İlbaş, TÜBİTAK sosyoloji araştırma konusu ‘’Köy kızlarında modernleşme eğilimi’’2011’de Doğu Anadolu birinciliği alarak, Ankara’da sergilendi.

    Çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yaparak, TV ve radyo programları düzenleyen İlbaş’ın Türkiye’de Sosyal Yardımların Sosyal Politikalar Açısından Değerlendirilmesi, Doğum Yardımı Uygulama Örneği Yüksek Lisans Tez Araştıma Çalışması devam etmektedir.

    İlbaş, sınav kaygısı ve motivasyon, Aile İçi Eğitim Programı kapsamında aile içi iletişim alanında çok sayıda seminer düzenledi. İlbaş ayrıca Evlilik Okulu Projesi kapsamında yaklaşık 116 bin kişiye eğitim verilerek, kitapçık dağıtılmasını sağladı.

    Sosyo ekonomik destek, sosyal yapı risk haritasının oluşturulması ve boşanma danışmanlığı konusunda saha çalışmaları yapan İlbaş, kentin sosyo ekonomik profilini analiz eden çalışmalara imza attı.

    İlbaş, evli ve dört çocuk babasıdır.

  • Devrolan paralel hastanelere Sağlık Bakanlığı eli değdi

    Bursa’da FETÖ’ye ait Özel Rentıp Hastanesi ve Özel Bahar Hastanesi, Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği’ne bağlanarak yeniden kapılarını açtı.

    15 Temmuz darbe girişimi sonrası çıkarılan ilk OHAL kararnemesiyle kamulaştırılan Özel Bahar Hastanesi, Bursa Devlet Hastanesi’nin Osmangazi; Özel Rentıp Hastanesi ise Yüksek İhtisas Hastanesi’nin Nilüfer ek hizmet binası olarak pazartesiden itibaren hizmete girdi. Bursa’daki diğer kamu hastanelerinden gelen personelin görevlendirildiği her iki hastanede de MHRS Merkezi Hastane Randevu Sistemi kullanılarak, 182 no’lu telefondan veya ayaktan randevu alınarak hasta kabulüne başladı.

    Bursa Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Rüstem Aşkın, “Eski Bahar ve Rentıp Hastanesi olarak bilinen hastanelere devletimiz el koydu. Milletin olan hastaneler yine millete hizmet vermek üzere tarafımıza aktarıldı. Rentıp’ı Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Nilüfer ek binası ve Bahar Hastanesi’ni ise Bursa Devlet Hastanesi ek binası olarak iki gün içinde hizmete soktuk. Yüksek İhtisas Nilüfer ek binamız 17 ayrı dalda poliklinik, Devlet Hastanesi Osmangazi binasında 12 poliklinik odasıyla hizmeti verilmekte. İki hastanemizde günlük hasta sayısı yaklaşık bin kişiye ulaştı. Daha da artacak. Hayırlı uğurlu olsun” dedi.

  • Tespihlere kadın eli değdi, zarafet geldi

    Özellikle erkeklerin tercih ettiği ve bugüne kadar “maçoluğun simgesi” olarak bilinen tespihlere kadın eli değdi, zarafet geldi.

    Türk erkeğinin büyük değer verdiği aksesuarların başında gelen mücevher değerindeki el yapımı tespihler, özellikle Türkiye ve dünyanın dört bir yanındaki koleksiyonerler tarafından yoğun ilgi görüyor. Genellikle erkeklerin sanatkarlığını yaptığı tespih yapımında artık bayanlarda ‘biz de varız’ diyor. Türkiye’nin birçok ilinde şimdilik sayıları az olsa da bayan esnaflarda tespih yapımına başladı.

    El emeği göz nuru tasarımlar

    Ankara Cebeci’de dizayn ettikleri tespihlere el emeği göz nuru ile tasarım şıklığı katan kadınların yaptıkları tespihler ilgi görüyor. Özellikle erkeklerin tercih ettikleri ve bugüne kadar maçoluğun simgesi olarak bilinen tespihlere kadın eli değdi, zarafet geldi. Birbirinden şık tasarımlarla göz dolduran tespihler adeta ‘maçoluk’ kavramını süpürdü yerine ‘beyefendi’ tabirini yerleştirdi. Tüm bunların mutfağında ise hünerli elleri ile kadınlar yer aldı.

    “Tesadüfen başladım”

    Yaptığı işe karşı duyduğu hazzı dile getiren 27 yaşındaki Seher Daldal, işe tamamen tesadüfen başladığını dile getirerek, “Yan komşum tespihçiydi. Oradan merakla başladım. Onunla ortak olduk. Sonra da kendim iş yerimi açtım. Ustam Vedat Atasever’den bu sanatı öğrendim. Bir buçuk yıldır bu işi yapıyorum. İki bayan arkadaşım var. Onları da yetiştiriyorum” dedi.

    “İşimi severek yapıyorum”

    Özel sipariş aldığını da belirten Daldal, işini severek yaptığını ve yaptığı işten keyif aldığını, kadın elinin değdiği her noktanın alabildiğine güzelleştiğini dile getirerek, “Bayanlar takılara meraklı olduğu için tespih diziminde de zorlanmazlar diye düşünüyorum. Tespih genellikle erkeklerin elinde görmeye alışkın olduğumuz bir şey. Ama bayan eli değdiği zaman ise daha mütevazı bir hal alıyor diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    Kadınlara örnek oluyor

    Daldal, Ankara halkının tespihe büyük ilgisinin olduğunu kaydetti. Daldal, Açtığı atölyesinde kendi el işçiliği ile tespih yaparak yaptığı işle müşterileri memnun etmeyi başardığı gibi genç bir kadın olarak bütün yaşıtlarına da örnek oluyor.

    “Müşteriler şaşırıyor”

    Kendisi gibi çalışmaya ihtiyacı olup da iş bulamamaktan yakınan genç kızlara tavsiyelerde bulunan Daldal, istendiği takdirde her işin yapılabileceğini belirtti. Daldal, gelen müşterilerin kendisini gördüğünde şaşırdığını ifade ederek, “Atölyeye ilke kez gelen insanlar genelde bana ustan nerde diye soruyorlar. Onlara ustanın ben olduğunu söyleyince çok şaşırıyorlar. Bir kadın olarak erkek işi yapmaktan çok memnunum. İş bulamamaktan yakınan genç kızlara da tavsiye ediyorum. İş bulamıyorsanız kendi işinizi yaratın. İstediğiniz takdirde önünüze çıkabilecek her türlü engeli aştığınızı göreceksiniz” diye konuştu.

    Seher Daldal’ın yanında çalışmaya başlayan Gizem Seyhan ve Bahar Altınkaynak da yaptıkları işten keyif aldıklarını belirterek, tüm bayanlara bu işi önerdiklerini kaydettiler.

  • Tenise Kadın Eli Değdi

    Yapılan seçimli genel kurul sonrasında Kültürpark Tenis Kulübünün 75 yıllık tarihinde ilk kadın başkanı olan Server Uyaroğlu, tenisçilere yıllardır hizmet eden tesislerde yenilenme hamlesini başlattı.

    Sporcu soyunma odalarını baştan aşağıya yenileyen Kültürpark Tenis Kulübü, 23–26 Nisan 2016 tarihleri arasında yapılacak Necimoğlu Grup Hafta Sonu Turnuvasına hazır hale geldi. Soyunma odalarında yapılan tadilattan sonra 5 yıldızlı hale gelen tesislerde tenisçiler için her şey düşünüldü. Üyeler için yaptırılan özel dolapların yanı sıra banyo ve tüm tesisat baştan aşağı yenilendi. Tüm bu çalışmalarının kulübün kasasından bir harcama yapılmadan gerçekleştirildiğini vurgulayan Kültürpark Tenis Kulübü Başkanı Server Uyaroğlu, tesislerdeki tadilatların sponsor vasıtasıyla yapıldığını belirterek bundan sonra da tesislerin dört bir yanını elden geçireceklerini söyledi.

    “İYİ TESİS BAŞARIYI GETİRİR”

    Kulübün içinde bulunduğu tesisleri yuva sıcaklığına dönüştürmek için ellerinden gelen ne varsa yapacaklarını ifade eden Uyaroğlu, “İzmir’in göz bebeği olan kulübümüz için yapacağımız vizyon çalışmaları devam edecek. Üyelerimizin burada daha fazla vakit geçirebilmeleri için öncelikle fiziki koşulları uygun hale getirmemiz gerekiyor. Biz inanıyoruz ki yaptığımız bu çalışmalar bize önümüzdeki günlerde daha büyük başarıları getirecek” diye konuştu.