Etiket: Dayanışma

  • Mübadiller dayanışma için Atakum’da bir araya geldi

    Mübadiller dayanışma için Atakum’da bir araya geldi

    Atakum Belediyesi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Balkan Masası’nın Samsun’da gerçekleştirdiği Toplumsal Dayanışma Balkan Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı’na ev sahipliğini yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak’ın da katıldığı programa, Karadeniz Bölgesi’nden Rumeli, Balkan sivil toplum örgütleri ve mübadiller yoğun ilgi gösterdi.

    CHP Balkan Masası’nın gerçekleştirdiği bir dizi programla, mübadelenin 98. yıl dönümü Samsun’da anıldı. Aynı zamanda 29 Ocak 1988’de Yunanistan’da yaşanan olaylar sonrasında Türkiye ve Batı Trakya Türkleri tarafından Toplumsal Dayanışma ve Milli Direniş Günü ilan edilmesi nedeniyle Atakum Belediyesi’nin ev sahipliğinde Toplumsal Dayanışma Balkan Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı gerçekleştirildi.

    CHP Samsun İl Başkanlığı’nda yapılan basın toplantısı sonrasında, göç sırasında hayatını kaybeden mübadiller, 98 yıl önce ilk defa geldikleri Samsun Tütün İskelesi’nde denize karanfil bırakılarak anıldı. CHP heyeti, ardından Tekkeköy ilçesi Çayleyik Mahallesi’nde yaşayan mübadilleri ziyaret etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztrak ve beraberindekiler, 19 Mayıs Sanayi Sitesi’nde önceki gün yaşanan ve 5 işyeri ile 2 otomobilin hasar gördüğü yangın nedeniyle esnafa geçmiş olsun ziyaretinde de bulundu.

    Samsun’da gerçekleşen ziyaretlerin ardından Atakum Belediyesi Kültür ve Eğitim Salonu’nda pandemi önlemleri altında Toplumsal Dayanışma Balkan Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak başta olmak üzere; CHP Samsun İl Başkanı Fatih Türkel, CHP Samsun milletvekilleri Neslihan Hancıoğlu ile Kemal Zeybek, Atakum Belediye Başkanı Av. Cemil Deveci ile eşi Av. Gülay Deveci’nin yanı sıra CHP Amasya, Çorum, Sinop, Tokat ve Giresun il başkanları, belediye başkanları ile katılımcı illerin balkan ve mübadil sivil toplum örgütlerinin başkanları katıldı. Açılış konuşmalarıyla başlayan toplantıda farklı şehirlerde yaşayan ve toplantıya katılamayan mübadillere de online erişim sağlandı. Yunan Parlamentosu Türk milletvekilleri Av. İlhan Aybek, Hüseyin Zeybek ve Burhan Baran da yine online olarak toplantıya katılarak dayanışma mesajı verdi.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Atakum Belediye Başkanı Av. Cemil Deveci, “Bugün burada çok anlamlı bir gün için toplandık. Hem mübadelenin 98. yıldönümü anıyoruz hem de bugün tarihin, Türk coğrafyasının en önemli direnişinin başladığı günü kutluyoruz. Ulusal kurtuluş liderinin ilk adımını attığı ve ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı Samsun’da tarihte eşi ve benzeri olmayan, büyük bir sorumluluk içeren, büyük bir dayanışma örneği göstereceğiz. Biz tarihi paylaşıyoruz. Hem Anadolu hem de Rumeli. Uzak Asya’dan gelip Anadolu ve Rumeli’yi vatan yapan Türk ataları 1350’li yıllardan bu yana Balkan topraklarındalar. Türkiye’nin büyük ustası Yahya Kemal Beyatlı ‘Üsküp ki Yıldırım Beyazıt Han diyarıdır, Evlad-ı Fatihan onun yadigarıdır’ der. Türkler, Rumeli’ye sadece kılıçlarıyla değil, ilimleriyle, bilgileriyle en önemlisi de sevgi ve inançlarıyla gittiler. Ünlü tarihçi İlber Ortaylı, ‘Balkanlar bizim Avrupa’daki vatanımızdı’ der; ama ne yazık ki beş asır boyunca vatan yaptığımız, kardeşçe barış içinde yaşadığımız ve büyük bir uygarlık kurduğumuz bu toprakları içinde gaflet, dalalet ve hatta hıyanet olan, bitmek tükenmek bilmeyen savaşlarla kaybettik. Bu topraklarda tarihin en büyük soykırımı yaşandı. Büyük bedeller ödendi. Tüm mazlum milletlere örnek olan ve emperyalizmin yenilebileceğini gösteren Türk milli mücadelesinin başarısında Evlad-ı Fatihanların çok büyük hizmetleri vardır. İsimleri saymakla bitmez, ama ikisini anmak istiyorum. Birisi 15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgale gelen Yunan palikaryalarına ilk kurşunu sıkan Evlad-ı Fatihan Hasan Tahsin’dir. Konya yörüklerindendir. Bir diğeri de, o şanlı destanın başkomutanı, Gazi Meclis’in başkanı, bize emanet Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. O da bir yörüktür ve Evlad-ı Fatihan’dır. Benim de yörük olduğumu biliyorsunuz değil mi? Türkler uzak Asya’dan gelip yerleştikleri, yüz yıllarca vatan bilip medeniyet kurdukları bu topraklar uğruna çok büyük bedeller ödediler. Bu toprakların Türk ve Rumelili sahipleri, birlikte yüzyıllarca kurdukları Anadolu ve Rumeli uygarlığını ve birlikteliğini koruyamadılar, çok büyük acılara neden oldular” dedi.

    “İnsanlığın insana yaşattığı en büyük acılardan birisi”

    Başkan Deveci, 29 Ocak’ta bir araya gelmenin büyük bir anlamı olduğunu ifade ederek, “Batı Trakya Türklerine, Türk kimliğine ve inancına Yunan devleti tarafından 33 yıldır sürdürülen baskı ve saldırılara karşı direnişin başlatıldığı gündür bugün. 29 Ocak, Türkiye ve Batı Trakya Türkleri tarafından Toplumsal Dayanışma ve Milli Direniş Günü olarak kabul edilmiş olup yaşatılmaktadır. Bugün ‘1988 yılında Batı Trakya’da Türk yoktu’ denilerek Türklere ait bütün dernekler, birlikler ve odaların kapatılmasına karar veren Yunan mahkemelerine, polisine ve askeri gücüne karşı Doktor Sadık Ahmet’in öncülüğünde direnen Batı Trakya Türkleriyle dayanışma günüdür, onun için buradayız ve birlikteyiz. Birinci Dünya Savaşı’nı bitiren Lozan Anlaşması’ndan sonra, 30 Ocak 1923 tarihinde Türkiye-Yunanistan arasında imzalanan Yunan ve Türk halklarının mübadelesine ilişkin sözleşme ve protokol uyarınca İstanbul’un Rum ahalisiyle Batı Trakya’nın Müslüman ahalisi dışında kalan ve Türk topraklarında yerleşmiş Rum-Ortodoks dininin tüm uyruklarına, Yunan topraklarına yerleşmiş Müslüman-Yunan uyrukları zorunlu mübadele edilmiş ve karşılıklı acılar çekilmiştir. Bugün, mübadelenin 98. yıldönümü. İki milyonu aşkın insan yüzyıllardır yaşadıkları yaşam biçimlerinden koparıldı. Bu durum, 20. yüzyılda dünya insanlığının insana yaşattığı en büyük acılardan birisidir. Acılarımızı, barış ve kardeşlik isteğimizi güçlendirerek dindireceğiz. Biz bedel ödedik. Bizden sonrakiler bedel ödemesinler diye sesimizi birlikte yükselteceğiz. Bugün onun için buradayız ve birlikteyiz. Atakum Belediyesi ile Türklerin yaşadığı Yunanistan Yassıköy Belediyesi arasında kardeş şehir ilişkisi kurmak için çalışıyoruz. Önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğiz. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın ilk adımının atıldığı Samsun ve onun en güzel kenti Atakum ile oradaki kardeşlerimizle dayanışmamızı en yüksek noktada tutacağız. Dayanışma nasıl olurmuş, nasıl örgütlenilirmiş tüm dünyaya göstereceğiz. Şöyle diyor Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Muhacirler diye küçümsenenler, tarihin yazdığı savaşlarda en geriye kalanlar, yani düşmanla sonuna kadar savaşanlar. Çekilen ordunun ri’cat hatlarını sağlamak için kendilerini feda edenler. Düşman karşısında kaçmak, çekilmek nedir bilmeyenlerdir. Muhacirler kaybedilmiş ülkelerimizin milli hatıralarıdır.’ Bugün bu salonda bulunanlar, Atatürk’ün ifade ettiği milli hatırayı, dayanışma kültürünü Anadolu’nun her bir yanında ve Balkanlar’da yeni baştan örgütlemek durumundayız. Biz Türk’üz, bu coğrafyadaki uygarlığı ve medeniyeti biz kurduk. Biz yaşatacağız. Atatürk’ün yolundan giderek, O’nun kurduğu cumhuriyeti yaşatarak, O’

    onun ilkelerini güçlendirerek ve çağdaşlaştırarak tüm dünyaya örnek olacağız. Bu salonda bulunan her biriniz, bir örgütün ve büyük bir gücün temsilcisisiniz. Bu toplantıdan sonra Anadolu ve Balkanlar’a yayılacağız, bize görev düşüyor. Atalarımızın topraklarında yaşayanların sorunları büyük, onları yeni baştan organize edeceğiz ve öncü olacağız. Yolumuz açık olsun” diye konuştu.

    “Türkiye-Yunanistan sıcak çatışmaya girebilir”

    Atakum’da bir araya gelmekten mutluluk duyduklarını kaydeden Karadeniz Rumeli Dernekleri Federasyonu Başkanı Salih Meriç, “Özellikle son 10 yıldır Batı Trakya üzerinde uygulanan yanlış politikalar, Batı Trakya Türklerini bölmüştür. Bazı kişilerin siyasi ve dini görüşleri doğrultusunda buradaki politikalar, oradaki insanların felaketine sebep olmaktadır. Yunanistan, önümüzdeki 10 yıl içerisinde Türkiye’nin konuşacağı en önemli ülke olacaktır. Bundan sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne hangi hükümet gelirse gelsin Doğu Akdeniz politikasından kesinlikle taviz veremez hale gelmiştir. Türkiye ve Yunanistan’ın sıcak bir çatışmaya girmesi olası bir gerçektir” şeklinde konuştu.

    “Bağlarımızı geleceğe taşımamız çok önemli”

    CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu ise konuşmasında, “Üzerinde yaşam sürdürdüğümüz coğrafya büyük bir tarihi birikimi, kültürel ve toplumsal mirası taşıyan eşsiz bir coğrafyadır. Bu değerli mirasın oluş sürecinde büyük acıların yaşandığı çok ağır bedellerin ödendiği tartışmasız bir gerçektir. Sahip olduğumuz bu kültürel mirası, tarihi birikimi, vatandaşlık ve soydaşlık bağlarımızı daha güçlü kılarak geleceğe taşımak son derece önemlidir. Bu kapsamda bu toplantının ve çalışmaların çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Tüm konuklarımız, Samsun’a, Atakumumuza hoşgeldiniz” ifadelerini kullandı.

    Toplumsal Dayanışma ve Milli Direniş Günü’nde önemli bir kültürü konuştuklarını kaydeden CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek, “Trakya’dan muhacir olarak gelenler ve mübadiller bugün burada Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Türk milletinin unsurları olarak bir mücadelenin içerisindeyiz. Biz, geçmişte Trakya’da yaşamış atalarımızın Anadolu’ya, Samsun’a gelmesi ve değerli atalarımızın aldıkları eğitimle, kültürle Anadolu’nun gelişmesinde, güzelleşmesinde çok büyük yer edinmiştir. Oradan getirdikleri kültürle, başta tarım ve hayvancılıkta olmak üzere ekonomideki katkılarını biliyoruz” açıklamasında bulundu.

    “Balkanlardaki Türklere sahip çıkmalıyız”

    Rumeli Balkan Türkleri Konfederasyon Başkanı Sabri Mutlu da 98 yıl önce atalarının yaşadıkları, büyüdükleri ve 300-500 yıl kaldıkları topraklardan kopartıldıklarını belirterek, şunları söyledi:

    “Anavatanımız o gün bizlere kapılarını açmış, bizler de buralarda o gün bu bugündür çalışkan insanlarımızla bu topraklara, bu cumhuriyete, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı bir şekilde hizmet etmeye devam ediyoruz. Biz Türkiye’ye geldikten sonra, ana vatanımıza büyük katkılar sunduk. Bundan dolayı da mutluluk duyuyorum. Biz burada göç ettik, hayatımıza mutlu bir şekilde devam ediyoruz ama bizim geride bıraktığımız insanlarımız var. Onları hiçbir zaman unutmayacağız. Ben sizden Balkanlardaki yerel yöneticilerle işbirliği yapmanızı rica ediyorum. Kardeş belediyeler kurmalı ve oradaki STK’larla işbirliği yapmamız gerekiyor. Balkanlardaki gençlerimize ve çocuklarımıza dokunmamız gerekiyor.”

    Öztrak: “Anadolu’nun her yerindeyiz”

    Samsun’daki mübadillerle bir araya gelmenin heyecanını yaşadıklarını söyleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak ise, “Atakum Belediyemizin de mübadillerimizin yoğun yaşadığı Samsunumuza bu vatandaşlarımızın geri geldikleri vatanlarından bir şehirle kardeşliği, bu yolda niyet mektubu bizi mutlu eder. Diğer belediye başkanlarımızın da böyle gayret içine girmelerini bekliyoruz. Ülke vatandaşlarının mutluluğu ve toplumsal dayanışmaları siyasilerin de karar almalarını, barış ikliminin yaşanmasını sağlayacaktır. Amasya, Çorum, Samsun, Sinop, Tokat, illerinden il başkanları ve belediye başkanlarımız var. Balkan dernekleri çatı kuruluşu Rumeli ve Balkan Dernekleri Konfederasyonu Başkanı ve temsilcileri var. Giresun’dan Sinop’a 30 mübadil ve dernek başkanımız var. Bu arkadaşlarımızla yapacağımız toplantı ile ortak faaliyet kararları alacağız. Bu müjdeleri de sizlerle paylaşacağız. Bugün sadece bu salonda değiliz. Bugün Gümülcine’deyiz, İskeçe’deyiz. Balkanlardayız. Yüzü aşkın Balkan Masası temsilcisi ile Anadolu’nun her yerindeyiz. Onlar bizleri çevrimiçi dinliyorlar. Atacağımız adımların, yapacağımız faaliyetlerin kararlarını bekliyorlar” dedi.

  • HKÜ’nün projeleri Avrupa Dayanışma Programı ESC’de kabul gördü

    HKÜ’nün projeleri Avrupa Dayanışma Programı ESC’de kabul gördü

    Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ),EuropeanSolidarityCorps (ESC-Avrupa Dayanışma Programı) kapsamında Ulusal Ajans tarafından kabul edilen “Gönüllülük Projeleri” ile hem öğrencilere uluslararası fırsat sunacak hem de Avrupalı gençleriGaziantep’te misafir ederek uluslararasılaşmaya artı değer katacak.

    HKÜ öğrencilerinin girişimci ve yenilikçi bireyler olarak iş hayatına hazırlanmalarına destek veren ve bu deneyimi yurt dışında sağlamayı hedefleyen Kalyoncu İnovasyon Teknoloji ve Transfer Ofisi (KALİTTO), “Gönüllülük Projeleri” kapsamında,132 bin Euro’ya yakın hibe desteği alacak.

    Avrupa’dan 40 genç,Gaziantep’te Gönüllü Girişimci Olacak

    ESC programı kapsamında bir projede ev sahibi, ikinci projede ise gönderen kurum olarak tanımlanan HKÜ, 81.230 Euro bütçeli ev sahipliği yapacağı ilk proje ile 2 yılda, Avrupa’dan toplam 40 genci misafir olarak ağırlayacak. 2 aylığına Gaziantep’e gelen Avrupalı Gençler, proje kapsamında Hasan Kalyoncu Üniversitesi ve sosyal sorumluluk projelerinde gönüllü olarak görev alabilecek.

    Öğrencilere uluslarası fırsat

    Gönüllü kişilere kültürlerarası iletişim fırsatı ve büyük bir deneyim sunan ve HKÜ’nün gönderici kurum olarak 50.349 Euro hibe desteği aldığı ikinci projede ise ikiyılda yaklaşık 20-25 öğrenci, anlaşmalı ülkelere gönderilecek. Proje kapsamında Makedonya, Romanya, Bosna-Hersek ve Portekiz’e iki aylık süre ile giden öğrenciler, hem iş hayatına hazırlanacak hem de uluslararası deneyim kazanacak.

    ESC nedir

    ESC gençlerin kişisel, sosyal ve mesleki gelişimlerini teşvik ederken, kendi ülkeleri veya yurt dışında topluma yarar sağlayan projelerde gönüllü olarak çalışmaları veya ağ kurma faaliyetlerinde bulunmaları için fırsatlar oluşturan, bu şekilde toplumsal ihtiyaçları karşılamayı hedefleyen, Ulusal Ajans tarafından Erasmus+ kapsamında desteklenen bir Avrupa Birliği girişimidir.

  • Erdoğan: “Salgın sürecinde dayanışma konusunda başta gelişmiş ülkeler olmak üzere dünya iyi bir sınav veremedi”

    Erdoğan: “Salgın sürecinde dayanışma konusunda başta gelişmiş ülkeler olmak üzere dünya iyi bir sınav veremedi”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Salgın sürecinde dayanışma ve yardımlaşma konusunda gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünya maalesef iyi bir sınav veremedi. Bırakın yardımlaşmayı, dayanışmayı salgın karşısında mazlum ve mağdurlar adeta kaderlerine terk edildi. Türkiye olarak bu noktada örnek bir tavır ortaya koyduk. Tüm dünyada din, dil, ırk bölge ayrımı yapmadan yardımına koşmayı kendimize görev atlettik” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da bir otelde düzenlenen Türk Konseyi Sağlık Bilim Kurulu toplantısına katıldı. Türk Konseyi Sağlık Bilimi Kurulu Toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlık altyapımızın gücü depremde olduğu gibi korona virüs salgınında da en büyük avantajlarımızdan biridir. Dünyanın son dönemde karşılaştığı en büyük sağlık krizi olan korona virüs salgını sürecinde canla başla fedakarca çalışan sağlık ordumuza buradan bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ölenlere Allahtan rahmet diliyorum. Yaralı sağlık ordumuzun mensuplarına şifalar diliyorum. Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizi de olumsuz etkileyen bu salgın maalesef yeni dalgalarla hala yoluna devam ediyor. Vaka sayısının 45 milyonu geçtiği can kaybı sayısını 1 milyon 200 bine ulaştığı salgına karşı hala kesin ve etkili bir çare bulunamamıştır. Fiilen kullanım aşamasına gelen aşı çalışmaları bu konudaki en büyük ümidimizdir. Türkiye bir yandan Çin, Rusya, Amerika gibi ülkelerdeki aşı çalışmalarını yakından takip ederken, diğer yandan da kendi aşısını geliştirmek için yoğun bir çaba içindedir. İnşallah önümüzdeki bahar aylarında kendi aşımızı vatandaşlarımıza uygulayabilecek aşamaya gelmiş olacağız. Yılsonu itibariyle dünyadaki aşı çalışmalarından bilim insanlarımızın uygun gördüğü birini veya birden fazlasını vatandaşlarımızın istifadesine sunmayı planlıyoruz. Amacımız ilk etapta yüksek risk gruplarından başlayarak bu hizmeti bütün vatandaşlarımıza ulaştırmaktır. İşte böyle bir dönemde gerçekleşen Türk Konseyi Sağlık Bilim Kurulu 4. Toplantısını işbirliği imkanlarını genişletilmesi ve eldeki birikimin paylaşılması bakımında önemli bir adım olarak görüyorum” dedi.

    “Salgın sürecinde dayanışma ve yardımlaşma konusunda gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünya maalesef iyi bir sınav veremedi”

    Salgın sürecinde ülkelerin yardım ve dayanışma konusunda iyi bir sınav vermediğini söyleyerek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın sürecinde dayanışma ve yardımlaşma konusunda gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünya maalesef iyi bir sınav veremedi. Bırakın yardımlaşmayı, dayanışmayı salgın karşısında mazlum ve mağdurlar adeta kaderlerine terk edildi. Türkiye olarak bu noktada örnek bir tavır ortaya koyduk. Tüm dünyada din, dil, ırk bölge ayrımı yapmadan yardımına koşmayı kendimize görev atlettik. Salgın döneminde 155 ülkenin ve 8 uluslararası kuruluşun tıbbi malzeme desteği talebine olumlu cevap vererek elimizdeki imkanları paylaştık. Maskeden solunum cihazına ve kimi ilaçların üretimine kadar her konuda kendimiz ve dostlarımız için en iyisini yapmanın gayreti içinde olduk. İnşallah bundan sonrada aynı insani ve vicdani tavrımızı sürdüreceğiz. Rabbimden bütün insanlığı bu salgından bir an önce kurtarmasını diliyorum” diye konuştu.

    “3 çocuk temennisi Ülkemizin geleceği bakımından hayati öneme sahip bir tespittir”

    Türkiye’nin dünyanın genç ve nitelikli nüfusuna sahip ülkeler arasında ilk sırada yer aldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye artık 84 milyonu bulmak üzere olan nüfus içindeki 15 milyona yaklaşan ilk, orta, lise öğrencisi ve 8 milyon üniversite öğrencisiyle gerçekten imrenilecek genç bir insan kaynağına sahiptir. Hali hazırda 30 yaş nüfusumuzun toplam nüfusa oranı yüzde 40’a yaklaşıyor. Ayrıca çeşitli statülerde ülkemizde yaşayan 5 milyon yabancıyı da bu insan havuzuna ekleyince rakam 90 milyonu buluyor. Her ne kadar doğum oranları düşüyor olsa da hala dünyanın en genç ve nitelikli nüfusuna sahip ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyoruz. Her fırsatta dile getirdiğim en az 3 çocuk temennisi öyle rast gele söylenmiş bir ifade değil. Ülkemizin geleceği bakımından hayati öneme sahip bir tespittir. Genç ve yetişmiş insan nüfusumuzu korumak mecburiyetindeyiz. Dikkat ederseniz sadece genç demiyorum. Aynı zamanda yetişmiş vurgusunu da yapıyorum. İnsani ve milli değerlerle güçlü bir şekilde donanmamış, çağın teknolojisine ve pratiklerine hakim şekilde yetiştirilmeyen bir genç nüfus avantaj olmaktan çıkıp başlı başlına bir sorun haline dönüşür. Bunun için eğitim, kültür ve bilim alanındaki hassasiyetimi sürekli daha ileriye taşıyoruz. Geçtiğimiz asra gelişmiş, bu sıfatla damga vuran ülkelerin nüfus konusundaki kayıpları sebebiyle ciddi bir gelecek kaygısı içine girdiklerini görüyoruz. Hatta bu endişenin batıda giderek yükselen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığının ana sebebi olduğunu biliyoruz” şeklinde konuştu.

    “Türkiye salgının etkisiyle hızlanan küresel yapılanma süreciyle ilgili analizlerde geleceğin yıldızları arasında gösteriliyor”

    Yüksek teknolojinin kullanımı ve tasarımı konusunda her projeye destek verdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye salgının etkisiyle hızlanan küresel yapılanma süreciyle ilgili analizlerde geleceğin yıldızları arasında gösteriliyor. Katıldığımı bilim toplantılarında ve ödül törenlerinde gördüğüm bir gerçeği sizlerle paylaşmak istiyorum. Türkiye’nin geçtiğimiz dönemde demokrasi de ve kalkınmada gerçekleştirdiği tarihi atılım her alanda olduğu gibi bilim ve araştırma faaliyetlerinde de önümüzü açmıştır. Başbakanlığım ve cumhurbaşkanlığım döneminde bilimsel çalışmaların teşviki araştırma geliştirme faaliyetinin yaygınlaştırılması yüksek teknolojinin tasarımı ve kullanımı hususundaki her projeye şahsi destek verdim. Bu süreçte gerek üniversitelerimiz, gerekse kurumlarımıza bağlı araştırma tasarım teknoloji kuruluşlarımızı, gerek özel sektörümüz birbirlerini destekleyecek şekilde hızlı bir yükselişe geçmiştir. Türkiye’nin sağlıktan savunma alanına kadar geniş bir yelpazede dünya çapında başarılar ortaya koymasının gerisinde bu güçlü işbirliği ve yoğun çalışma iklimi vardı. Gençlerimize ve çocuklarımıza bilim ve araştırma şevki kazandırmak için Türkiye çapından pek çok proje yürütüyoruz. Yurtdışındaki bilim insanlarımızın Türkiye’ye dönüşünü teşvikten okullarımıza kurduğumuz deneye yap atölyelerine kadar geniş bir alana yayılan bu gayretlerimizin karşılığını yavaş yavaş almaya başladık” dedi.

    “İçinden geçtiğimiz şu kritik süreci başarıyla geride bırakıp 2023 hedeflerimize ulaştığımızda karşımızda yepyeni bir Türkiye göreceğiz“

    2023 hedefleriyle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halen içinden geçtiğimiz şu kritik süreci başarıyla geride bırakıp 2023 hedeflerimize ulaştığımızda karşımızda yepyeni bir Türkiye göreceğiz. Bu güne kadar kat ettiğimiz mesafe sayesinde artık geleceğimize dün olduğundan daha fazla umutla bakıyoruz. Ülkemize ve kendimize olan güvenimizin artması 2053 vizyonumuzun altını daha güçlü bir şekilde doldurmamızı sağlıyor. Maruz kaldığımız tüm saldırıları, önümüze çıkartılan tüm engellemelere rağmen diğer alanlarla birlikte bilimde de Türkiye’yi dünyanın en ileri ülkeleri arasında ilk sıralara taşımakta kararlıyız. Bu konuda en büyük desteği yine bilim insanlarımızdan bekliyoruz. Sizlerin yol göstericiliğinde hep birlikte sürekli daha ileriye giderek tarihin verdiği sorumluluğu hakkıyla ifa edeceğimize inanıyorum” diye konuştu.

  • NATO’dan dayanışma vurgusu

    NATO’dan dayanışma vurgusu

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, video konferans yoluyla yapılan NATO Savunma Bakanları Toplantısı’ndaki ilk günün ardından basın toplantısı düzenledi. Stoltenberg, NATO ülkelerinin dayanışmasına vurgu yaptı.

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, video konferans yoluyla bugün ve yarın yapılacak olan NATO Savunma Bakanları Toplantısı’ndaki ilk günün ardından basın toplantısı düzenledi. İlk günün sonunda alınan kararları duyuran Stoltenberg, NATO ülkelerinin dayanışmasına vurgu yaptı. Genel Sekreter Stoltenberg, NATO’nun kara, deniz, hava, siber ve uzay gibi tüm alanlarda üstünlüğünü korumaya kararlı olduğunun altını çizdi. Stoltenberg, aynı zamanda NATO Savunma Bakanlarının Almanya’nın Ramstein kentindeki Müttefik Hava Komutanlığı’nda yeni bir NATO Uzay Merkezi kurma kararı aldıklarını açıkladı. Güçlü ordular ile dirençli toplumlar arasında var olan bağlantıya vurgu yapan Genel Sekreter, NATO’nun müttefikler için asgari dayanıklılık standartlarını belirlemesi de dahil olmak üzere önemli bir rol oynadığını aktardı. Stoltenberg, Bakanların NATO liderlerinin gelecek yıl bir araya geldiğinde müttefiklerin dayanıklılık taahhütlerini güçlendirmeyi kabul ettiklerini ifade etti.

    Stoltenberg, İttifak genelinde daha adil yük paylaşımına yönelik ilerleme kaydedilmeye devam edildiğini belirtti. Stoltenberg, “2020’nin Avrupalı Müttefikler ve Kanada’nın art arda savunma harcamalarının arttığı altıncı yıl olacak ve bu yıl reel olarak yüzde 4,3 oranında artacak’’ dedi.

    NATO Savunma Bakanları yarın da ikinci gün toplantıları kapsamında görüşmelere devam edecek. İkinci günün gündeminde Afganistan ve Irak misyonlarının ele alınması bekleniyor.

  • Mezitli’de dayanışma ekonomisi hayat buldu

    Mezitli’de dayanışma ekonomisi hayat buldu

    Mersin’in merkez ilçe Mezitli Belediyesi’nin desteğiyle İçel Soroptimist Kulübü ve Mezitli Soroptimist Kulübü tarafından oluşturulan ‘Dostluk Zeytinliği’nde ilk zeytin hasadı yapıldı.

    2017 yılında Merkez Mahallesi’ndeki Zeytinli Caddesi’nde adına yakışır bir şekilde oluşturulan ve 207 ağacın olduğu zeytinlikte, hasat erken saatlerde başladı. Şarkılar söylenerek, şenlik havasında toplanan zeytinler, İçel ve Mezitli Soroptimist Kulübü ile Mezitli Üretici Kadın Kooperatifi arasında gerçekleşen iş birliği protokolü kapsamında kooperatif üyelerine teslim edildi. Soroptimist kız kardeşlerin yanı sıra Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan ve Mezitli Üretici Kadın Kooperatifi üyeleri de ürünlerin toplanmasına yardımcı oldu. Toplanan zeytinler daha sonra fabrikada zeytin yağı haline getirildi. Önümüzdeki süreçte kooperatif üyeleri zeytinlikte bulunan ağaçların arasında enginar üretimine de başlayacak. Öte yandan dayanışma ekonomisini güçlendirmek adına zeytinlikten elde edilen zeytin yağı Down Kafe’ye satılacak.

    “Mezitli’de kocaman bir aile olduk”

    Mezitli’de katılımcılığı işler hale getirdiklerini dile getiren Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, “Maalesef Mersin’de Portakal Mahallemiz var ama portakal yok. Limonluk Mahallemiz var ama limon yok. Zeytinlibahçe Caddemiz var ama zeytin yok. Burası da Mezitli’nin Zeytinli Caddesi ama zeytin yoktu. Hiç olmazsa gelecekte çocuklarımıza aktarabilmek için belediyemize ait bu alanı zeytinlik yapalım dedik. Katılımcılığı işler hale getirerek, Mezitli’de kocaman bir aile olduk. Zeytinliğin olduğu yer belediyemize aitti. İçel ve Mezitli Soroptimist kulüplerinin koca yürekli kadınları gönüllü olarak bu alana fidan diktiler. Dikmekle kalmadılar; bakımını yaptılar ve hasadını gerçekleştiriyorlar. Mezitli Üretici Kadın Kooperatifi sonradan sürece dahil oldu. Elde edilen zeytin ve zeytin yağının pazarlaması konusunda devreye girecekler. Kooperatifimiz, üretim yaptığı gibi pazarlama konusunda da deneyimliler. Ürünlerden elde edilen gelir ise sosyal dönüşüm olarak dar gelirli kadınlarımıza, öğrencilere destek olacak. Bu tür çalışmalarımızı çoğaltmak gerekiyor. Emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

    “Zeytinliğimiz ikinci bir üretime dönüşecek”

    Mezitli Üretici Kadın Kooperatifi Başkanı Prof. Dr. Ayşe Gül Yılgör ise “Bazen yaşadıklarımız umutlarımızı azaltıyor. Savaşlar var, yoksulluk var, pandemi var, kadın cinayetleri ve şiddet var. Bütün bu olumsuzluklar içerisinde bir anda bir şey oluyor ve tekrar umudumuz canlanıyor. İşte bugün İçel ve Mezitli Soroptimist Kulüpleri’nin büyük emeklerle kurduğu güzel bir zeytinlikteyiz. Bu güzel ağaçları yetiştirmişler, ürün alacak hale getirmişler. Dediler ki; yetiştirmesi bizden zeytinlerin ürünlerini toplayıp değerlendirmekte kadınlarımızın güçlenmesi için çabalayan Mezitli Üretici Kadın Kooperatifi’nin olsun. Bugün kooperatifimiz bu güzel ürünleri toplayacak ve Down Kafemiz bu ürünleri zeytin yağına dönüştürdükten sonra bizden satın alacak. İşte şimdi bu koşullar altında nasıl umutlarımız tazelenmez. Dostluk adına dayanışma adına bir başlangıç olduğunu düşünüyorum. Daha sonrada bu güzel zeytinlikte enginarlarımızı ekeceğiz. Zeytinliğimiz ikinci bir üretime dönüşecek. Ne mutlu ki Mezitlideyiz, ne mutlu ki beraberiz” şeklinde konuştu.

    “Zeytin barış, dostluk, berekettir”

    Doğaya ve kadına destek olmak amacıyla iş birliği protokol imzaladıklarını ifade eden Mezitli Soroptimist Kulübü Başkanı Aydan Dayı Kaymaz da “2017 yılında Mezitli ve İçel Soroptimist kulüplerimizin iş birliği ile Soroptimist Dostluk Zeytinliği’ni kurduk. Mezitli Belediyesi’nin tahsis etmiş olduğu alan üzerinde 3 yıl içerisinde yetişen zeytinliğimizden bu sene ilk ürünlerimizin hasadını yapmaya geldik. Mezitli Üretici Kadın Kooperatifi ile yapmış olduğumuz iş protokolü çerçevesinde bu ağaçların altına doğaya ve ağaçlara zarar vermeyecek şekilde enginarlarını ekecekler. Doğaya ve kadına destek olmak amaçlı yapılan bu iş birliğiyle elde edilen gelirlerinden üretici kadınlara gübre ve fide desteğinde bulunacaklar. Mezitli Belediyesi’ne, bu iş birliğine destek olan Soroptimist kız kardeşlerime ve Mezitli Üretici Kadın Kooperatifine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Mezitli Soroptimist Kulübü kurucularından Sembol Tarhan ise “Zeytinlerimizi bereketli olsun diye dua ederek, topluyoruz. Kadınlarımıza ekonomik olarak katkı sağlasın istiyoruz. Zeytin barış, zeytin dostluk, zeytin berekettir. 3 yılda yetiştirdiğimiz fidanlarımızdan bu ürünleri aldığımız için mutluyuz, gururluyuz” şeklinde konuştu.

    Soroptimistlerin ana hedeflerinden birisinin kadınların ekonomisine destek olduğunu dile getiren İçel Soroptimist Kulübü Başkanı Ganime Turan, “Bugün burada çok anlamlı bir proje için bulunmaktayız. 3 yıl önce Mezitli Belediyesi, İçel ve Mezitli Soroptimist Kulüpleri ile birlikte ekmiş olduğumuz bu zeytinliği çok anlamlı bir proje olarak görüyoruz. Soroptimistlerin ana hedeflerinden birisi kadınları ekonomik anlamda güçlendirmeleridir. Bu projemizle bunu gösterdik. Şu an da zeytin hasadı yapıyoruz. 3 yıl önce ektiğimiz zeytinlerimiz büyüdü. Elde edilen ürünleri Mezitli Üretici Kadın Kooperatifi değerlendirecek. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” dedi.