Etiket: Davutoğlu

  • Başbakan Davutoğlu: “Nişantaşından Kandile Köprüler Kuruyorlar”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Nişantaşı’ndan Kandil’e köprüler kuruyorlar. Onlar terör köprüleri kursunlar, biz gönül köprüleri kuruyoruz. Ellerindeki medya gücünü kullanıp 40 yıldır terör örgütün barış havarisi gibi gösteriyorlar. Terörü kullananlar makyajlayıp barış güvercini yapmaya çalışıyorlar. Terörden barış güvercini olur mu” dedi.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Yenikapı’da düzenlenen AK Parti İstanbul mitinginde alanı dolduran yüz binlerce kişiye hitap etti. Davutoğlu’nun konuşmasına başladığı sırada miting alanında dev bir Türk bayrağı açıldı.

    “BU SALDIRILAR TÜRKİYE’NİN ÖNÜNÜ KESMEK İÇİN YAPILIYOR”

    7 Haziran’dan sonra Türkiye’nin bir kez daha terörle imtihan edildiğini söylenen Başbakan Davutoğlu, “7 Haziran’dan bu yana milletimiz bir kez daha terörle imtihan ediliyor. Alçakça saldırılara uğradık. Askerlerimiz, polislerimiz, sivil vatandaşlarımız şehit edildiler. Buradan bir kere daha, kaybettiğimiz canlara rahmet diliyorum. Bu fatiha göklere yükselirken o alçaklar bilsinler ki Türkiye bu meydandayken hiçbir alçakça pusuya geçit vermeyeceğiz. Bu insanlık dışı eylemlerin hedefi Türkiye’dir, milletimizdir, birliğimizdir. Bu saldırılar Türkiye’nin önünü kesmek için yapılıyor. Türkiye’de 13 yıldır devam eden huzur ve istikrarı ortadan kaldırmak için yapılıyor. Milletimizin sandığa yansıyacak iradesini zaafa uğratmak için yapılıyor. Türkiye 13 yıldır imza attığımız büyük başarılarla, projelerle sizlerin verdiği destekle şaha kalktı. Ancak bu yürüyüşe çelme takmak istediler. Türkiye’nin istikrarını bozmak için hesaplar yaptılar, tuzaklar kurdular. Susacağımızı zannettiler. Biz çıktığımız yoldan geri döner miyiz? Bu tuzaklar karşısında köşemize çekilir miyiz, meydanı bu alçaklara bırakır mıyız? Biz dimdik durduk. Siz bizleri tanıyorsunuz. Biz ne düşündüysek evirmeden, çevirmeden milletimizle paylaşırız” dedi.

    “ÇEVREYE AŞIK OLANLARI AĞAÇ BAHANESİYLE İTHAM EDEREK GEZİ OLAYLARINI BAŞLATTILAR”

    Türkiye üzerinde tuzaklar kurulduğunu söyleyen Davutoğlu, “2013 Mayıs’ına gidelim. 3. Havalimanı ve 3. Köprü gerçekleşirken, Cumhuriyet tarihinin en bereketli baharı yaşanırken birileri devreye girdi. Bizim gibi çevreye aşık olanları ağaç bahanesiyle itham ederek gezi olaylarını başlattılar. Gençlerimizin hassasiyetlerini kullanarak aralarına terör örgütlerini sızdırdılar. Sokaklarımızı yaktılar, yıktılar. Biz ne yaptık, dik durduk. Geldik bunları size şikayet ettik. Biz bunlara boyun eğdik mi? Şimdi tehdit edenlere boyun eğer miyiz? Fatih Sultan Mehmet’in torunları surda gedik açılmış, fetih tamamlanmadan durur muyuz? Onlar durmadılar, gezide başaramadıklarını 17-25 Aralık’ta yılardır koynumuza soktukları bir yılanı, devlete, millete sızmış ihanet şebekesini devreye sokarak denediler. Yolsuzluk iftirası attılar. Biz yolsuzlukları hortumları kestiğimiz için 13 yıldır kalkınıyoruz. Bundan sonra da kim yolsuzluğa bulaşırsa aramızda yeri olmadı olmayacak. Ağa babalarından aldıkları talimatla harekete geçtiler. Beddualarla, montaj kasetlerle yürüyüşümüzü durduracakların zannettiler. Biz Atlantik ötesinde, dağlardan gelen seslere karşı sizin sesinize döndük. Bütün bu hainlere 1 Kasım’da hadlerini bildirmeye var mısınız? Siz bize inandınız, bizi anladınız, bağrınızdan çıkan AK Parti kadrolarına destek veriniz. Bu ülkeyi hainlere yedirmedik Bu şer cephesi vazgeçmedi” diye konuştu.

    “ŞİMDİ NİŞANTAŞI’NDAN KANDİL’E KÖPRÜLER KURUYORLAR”

    Gezinin bir benzerinin Kobani olayları ile yapılmaya çalışıldığını söyleyen Davutoğlu, “Tam yeni hükümet kurulmuşken, malum eşbaşkan talimat verdi. Şimdi katil devlet diye küstahça konuşan adam o zaman Kobani olaylarını bahane ederek insanları sokağa çıkmaya davet etti. Kobani’de DAEŞ teröründe kaçan yüz binlerce kişiye kucak açan Türkiye’nin sokaklarını karıştırdılar. 50 vatandaşımız onlar tarafından katledildi. Baktılar olmuyor başka planı devreye soktular. Emanet oylarla, yalan ve iftiralarla bu kardeşliği bozmak için hain bir senaryo harekete geçirdiler. Şimdi Nişantaşı’ndan Kandil’e köprüler kuruyorlar. Onlar terör köprüleri kursunlar, biz gönül köprüleri kuruyoruz. Ellerindeki medya gücünü kullanıp 40 yıldır terör örgütün barış havarisi gibi gösteriyorlar. Terörü kullananlar makyajlayıp barış güvercini yapmaya çalışıyorlar. Terörden barış güvercini olur mu? Bir sabah Diyarbakır’da bir çorbacıyı tarayıp garson Şeyhmuz’u, çorba içen Osmanbey’i katledenden barış güvercini olur mu? İki kelimelerinden biri barış. Hendek kazarak mı, pusu kurar mı, masum sivilleri katlederek mi barış getireceksiniz. Bu ikiyüzlülüktür. Yapılan ihanetin, kurulan tuzağın farkında mısınız? Bu tuzakları boşa çıkaracak mıyız” ifadelerini kullandı.

    “KÜRT VATANDAŞLARIMIZIN HAYATINI KOLAYLAŞTIRAN HER ŞEYİ YOK ETMEYE ÇALIŞIYOR”

    “Bunlar Kürt vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıran her şeyi yok etmeye çalışıyor” diyen Davutoğlu, “Ne zararı var havalimanının sizlere. Çünkü onlar Hakkarili kardeşimin dünyasını karartmak istiyor. Onlar köprü olmasın istiyorlar. Güneydoğu hep karanlık dönemlerde kalsın istiyorlar. Şemdinli’de devlet hastanesini bombaladılar. Hastane bombalayanlar barıştan, çözümden bahsedebilirler mi. Bunların yaşamayla, yaşatmayla sorunları var. Gencecik çocukları dağa çıkarıp ölümle tanıştırıyorlar. 90’lı yıllarda şiddete dönmeyi özleyenlere bu millet asla fırsat vermeyecek. Biz her türlü ırkçılığı, mezhepçiliği, ayrımcılığı ayaklarımızın altına aldık. Bu ülkenin her insanını canı da hukuku da bize emanettir. Teröre asla izin vermeyeceğiz. Silahlar gömülünceye, terör sona erinceye, bütün dağlarımız temizleninceye kadar kararlı şekilde mücadele edeceğiz. Onlar 7 Haziran’dan sonra ülkede kaos çıkartırız sandılar. Biz bunlara meydanı bırakır mıyız? İşte onun için 3 aydır terörle mücadeleyi sürdürüyoruz. Demokrasiden vazgeçmeden sürdürüyoruz. Bu milletin canına, dirliğine, birliğine kastedenleri mutlaka adalete teslim edeceğiz .Biz  demokrasiden, hukuktan ve birlikte insanca yaşamaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Bilin ki birliğimize, kardeşliğimize kastedenler mutlaka kaybedecek. 1 Kasım’da Türkiye kazanacak, birliğimiz kazanacak, dirliğimiz kazanacak, kardeşliğimiz kazanacak” şeklinde konuştu.

  • Bahçeli: “ışide Nankör Diyen Davutoğlu Bu Sözünü Açıklığa Kavuşturmalıdır”

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terörizmin Türkiye’yi kana buladığını, adeta ölüme yatırdığını belirterek “Bölücülük mevki ve mevzi elde etmiştir, Türkiye çıkmazdadır” dedi.

    Bahçeli, konuşmasında, “IŞİD’e ’nankör’ diyen Davutoğlu bu sözünü açıklığa kavuşturmak zorundadır. İyilik bilmeyene nankör denildiği bilinen bir gerçektir. Davutoğlu IŞİD’e hangi iyilikleri yapmış hangi kıyakları geçmiştir de bu terör örgütü nankörce davranmış, kadir kıymet bilmemiştir” diye konuştu.

    MHP, 1 Kasım Milletvekili Genel Seçimi kapsamında son mitingini Anadolu meydanında gerçekleştirdi. Ankara mitinginde partililere seslenen Bahçeli, şunları söyledi: “Huzurumuz darboğazda, iç barış ve kardeşlik ortamı buhrandadır. Terörizm Türkiye’yi kana bulamış, ölüme yatırmıştır. Bölücülük mevki ve mevzi elde etmiştir. Türkiye çıkmazdadır, Türkiye sorun ve sıkıntı yumağıdır ve her değerimiz, her mirasımız, her kutsalımız AKP saldırısına maruz kalmıştır. AKP’nin soysuz politikaları yüzünden milli güvenlik duvarlarımız yıkılmıştır, milli his ve hassasiyetlerimiz aşındırılmıştır, milli kimlik ve geleceğimiz rehin alınmıştır. Tehlike büyüktür.”

    “İNTİHAR BOMBACILARI SURİYE’DEN ANKARA’YA RAHATLIKLA GELİYORSA ORTADA HÜKÜMETİN AĞIR BİR KUSURU VAR”

    Ankara Garında 102 vatandaşın hayatını kaybetmesine neden olan terör saldırısına ilişkin değerlendirme yapan Bahçeli, “Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşanmıştır. 10 Ekim günü Ankara’nın göbeğinde canlı bombalar patlamıştır. Bu sıradan bir hadise değildir. Canlı bombalar hükümetin acziyetinden, güvenlik ve istihbarat zaafiyetinden azami ölçüde yararlanmışlardır. Terör örgütleri AKP’nin kötürüm ve körlüğünü fırsat bilmişlerdir, intihar bombacıları Suriye’den Ankara’ya kadar rahatlıkla geliyor, başkentte saldırılarını icra edebiliyorsa ortada hükümetin ağır bir kusuru ve ihmali var demektir” diye konuştu.

    “Gaziantep’te çarıkçılığa özenen, Şanlıurfa’da dama oynayan, Gazali ve Hegel’le rüyalarda buluşan Davutoğlu, ne iş yapmaktadır?” diye soran Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

    “Saray’da muhtarlarla düzenlediği toplantılarda yalan ve aldatma kompozisyonu yazan Erdoğan, daha ne kadar sorumluluktan kaçacaktır. Paralel operasyonu ile dengesi bozulan emniyet, Saray’a özel hizmet sunan istihbarat teşkilatı ne ile meşguldür. Böylesi rezil bir yönetim tarihimizin hiçbir döneminde vasat bulmamıştır. Böylesi düşkün ve korkak bir iktidar ne duyulmuş ne de görülmüştür.”

    Bahçeli, Türkiye’nin, teröristlerin cirit attığı, bekamıza, beraberliğimize, birlik hukukumuza meydan okuduğu üçüncü sınıf bir Ortadoğu ülkesi haline gerilediğini söyledi. Suçlunun Başbakanlığı kağıt üstünde kalan Ahmet Davutoğlu olduğunu anlatan Bahçeli, “Suçlu 17-25 Aralık’ta yakayı kurtarmak için devlet hayatını tarumar eden bu da yetmezmiş gibi teröristlere kol kanat geren Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi.

    “BÖYLESİ DEVLET İRADESİ NEREDE GÖRÜLMÜŞTÜR?”

    Davutoğlu’nun “Canlı bombaların kimliği bilinmektedir, katillerin listesi de tutulmuştur” dediğini hatırlatan Bahçeli, şöyle konuştu: “Davutoğlu’nun açıklamaları bu yöndedir. Fakat birden hukuk devleti olduğumuzu hatırlayan Davutoğlu, teröristleri kollarcasına ’Eylem yapmadan harekete geçemeyiz’ diyerek Başbakanlığa layık olmadığını, üstlendiği yetkiyi kötüye kullandığını göstermiştir. Canlı bombalar hedeflerini imha için etrafta gezerken Başbakan sabırla eylem yapmalarını beklemektedir. Böyle bir devlet idaresi nerede görülmüştür. Düşmana buyur eden, ikramda bulunan bir hükümete dünyanın neresinde rastlanmıştır. Teröriste gelince hukuk devleti, millete gelince hülle adaleti uygulayan bir Başbakan ve hükümetine nasıl güveneceğiz, nasıl inanacağız? Madem hukuk devletiyiz, o zaman hırsızlar, rüşvetçiler, komisyoncular, yüzdeciler, kasacılar, kutucular, villacılar, arazi yağmacıları, haksız servet edinen soygun çeteleri niçin dışarıdadır? Madem hukuk devletiyiz, o halde kanun kaçakları, altın kaçakçıları, kollarında yüz binlerce liralık rüşvet saat takan ahlaksızlar, Kur’an ile alay eden namertler ne hakla koruma altındadır. Hukuk devletiysek polisleri kovalayan, yandaşlık tasmasını reddetmiş hakim ve savcılara zulmeden adalet katliamcıları nasıl özgürce dolaşmaktadır.”

    “TÜRK MİLLİYETÇİLERİ VARKEN BOMBACILAR KAÇACAK DELİK ARAYACAK”

    Bahçeli, konuşmasında “Davutoğlu sanal hukuk hatırlatmasıyla vakit geçirirken daha kaç insanımızın ölmesi, hangi saldırıların vuku bulması lazımdır?” diye sordu.

    Bunların hukuk diye bir meselesi olmadığını belirten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şuan hakim olan, Habur, Kandil, İmralı, Oslo hukukudur. Anayasayı çiğneyen, yasalara baş kaldıran, zulmü alkışlayan, zalimlere kul köle olan AKP ile Türk milletinin işi ve geleceği olamaz, olmamalıdır. Çok şükür ümitler kurumadı, yollar kapanmadı, çareler tükenmedi, özlemler sonlanmadı. Göğsümüzü kabartacak bu ihtişamlı heyecandan görüyorum ki şehitlere sahip çıkmak için, gazileri kucaklamak için, AKP tuzaklarını teker teker bozmak için ve hepsinden önemlisi ’Yıkılmadım ayaktayım’ demek için ülkenin geleceğini güvenceye alacak irade buradadır. Milliyetçi ülkücü hareketin varlığı her kirli kampanyanın parçalanmasına yetecektir. Türk milliyetçileri varken bombacılar, suikastçılar, saldırganlar kaçacak delik arayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi varken Batı planlarına uşaklık yapanlar rahat yüzü göremeyeceklerdir. Ankaralı Seymenler, 1 Kasım’da verecekleri kararla tıpkı milli mücadele yıllarında olduğu gibi, tıpkı ilk Meclis’in açıldığı günlerdeki inançla başkent Ankara’nın gurur ve mirasını, Türkiye’nin hak ve hukukunu müdafaa edeceklerdir.”

    Bahçeli, konuşmasında vatandaşlara şöyle seslendi: “1 Kasım’da bayrağa, vatana, istikbale sahip çıkacak mısınız? 1 Kasım’da terör baronlarına, terörist himayecilerine, yıkım ve himayecilerine, yıkım ve çözülme siyasetine kesin bir darbe vuracak mısınız? 1 Kasım’da AKP’yi kenara ve kızağa çekip MHP’yi seçecek misiniz? Ülkenin geleceğine tertemiz vicdanlarınızla oy verecek misiniz? Bu evetler 1 Kasım’da Türkiye’nin kurtuluş habercisidir. Bu evetler Türk milletinin bağımsızlık ve var olma tercihidir.”

    “IŞİD’E ’NANKÖR’ DİYEN DAVUTOĞLU BU SÖZÜNÜ AÇIKLIĞA KAVUŞTURMAK ZORUNDA”

    Davutoğlu’nu eleştiren Bahçeli, “Serok Ahmet ustasından öğrendiği yalanlara bel bağlamıştır, saptırma konusunda uzmanlaşmıştır” ifadesini kullandı. Davutoğlu’nun öğüttüğünün iftira, savurduğunun hayal olduğunu anlatan Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Yalanla yaşayan, yalana yaslanan, yalancılığı kılavuz yapan, yalandan bir başbakan karşımızdadır. Davutoğlu, Şanlıurfa’da IŞİD’e nankör demektedir, PKK’yı korkaklık ve hainlikle itham etmektedir. Davutoğlu, Ankara’daki bombadan sonra oylarının arttığını söyleyecek kadar aklını ve ahlakını kaybetmiştir. IŞİD’e nankör diyen Davutoğlu bu sözünü açıklığa kavuşturmak zorundadır. İyilik bilmeyene nankör denildiği bilinen bir gerçektir. Davutoğlu IŞİD’e hangi iyilikleri yapmış hangi kıyakları geçmiştir de bu terör örgütü nankörce davranmış, kadir kıymet bilmemiştir.”

  • Başbakan Davutoğlu Adanada

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, İzmir mitinginin ardından havayolu ile Adana’ya geldi.

    Özel uçakla saat 15.30’da Adana Havalimanı’na gelen Başbakan Davutoğlu, buradan eşi Sare Davutoğlu ile seçim otobüsüne binerek miting alanına hareket etti. Başbakan ve eşine vatandaşlar ve partililer havaalanında ve yol boyunca sevgi gösterisinde bulundu. Havalimanında ve Başbakan’ın geçiş güzergahında alınan geniş güvenlik önlemleri dikkat çekti. Başbakan’ın gelişi ile birlikte bir polis helikopteri de havada güvenlik desteği sağladı.

  • Başbakan Davutoğlu Ödemişte Konuştu (2)

    İzmir’in Ödemiş ilçesinde halka seslenen Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Muhalefet partilerinin gerçek yüzlerini gördük. Millet bizi açık ara tek parti yaptı. CHP blok siyaseti yaptı. Kalktı AK Parti hükumeti olmasın diye Bahçeli’ye başbakanlık teklif etti. Başbakanlık ikram edilecek bir şey mi? Başbakanlığı millet verir millet” dedi.

    İzmir ziyaretinin ikinci gününde Ödemiş ilçesinde halka hitap eden Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Biz her zaman çiftçimizin, köylümüzün yanındayız. Bizim sözümüz onların sözüne benzemez. Bizim sözümüz sözdür, senettir ve mutlaka yerine getiririz. Yeter ki birliğimiz, kardeşliğimiz daim olsun. Bu terör tehdidine karşı bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya var mısınız? Bu mesele artık şahsi mesele, parti meselesi değildir. Bu mesele bir memleket meselesidir. Bu mesele ülkemizin, insanımızın, çocuklarımızın geleceği meselesidir. Bizimle birlikte Türkiye’yi şaha kaldırmaya var mısınız? Soruyorum; Türkiye için siyaset yaptığını söyleyen her partinin Türkiye için çalışması, memleket problemlerine çözüm üretmesi gerekir. Bu ülkeye yönelik tehditler karşısında milli duruş göstermesi gerekir. Türkiye’yi namerde muhtaç etmemesi için dik durması gerekir. En çok terörün hortladığı böyle zamanlarda yan yana durmamız gerekmez mi? Muhalefet partilerinin gerçek yüzlerini gördük. Millet bizi açık ara tek parti yaptı. CHP blok siyaseti yaptı. Kalktı AK Parti hükumeti olmasın diye Bahçeli’ye başbakanlık teklif etti. Başbakanlık ikram edilecek bir şey mi? Başbakanlığı millet verir millet” diye konuştu.

    “BAHÇELİ’NİN BİR ŞEYE ‘EVET’ DEDİĞİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ?”

    “Devlet Bahçeli’nin millet yararına bir şeye ‘evet’ dediğini gördünüz mü?” diye soran Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

    “Bunlar sorumluluk almaktan korkarlar, mertçe meydana çıkmaktan korkarlar. Bu arada biz yiğit Mehmetçiklerimiz, polislerimizle ülkenin her yerinde terörle mücadele ederken Sayın Bahçeli kenara çekildi sadece ‘eleştiririm’ dedi. Onların görevi eleştirmek ,bizim görevimiz yiğitçe vatan düşmanları ile mücadele etmek. Sayın Bahçeli’nin teröre karşı mücadele destek verdiğini gördünüz mü? Sonra da kalkar bizi tehdit etmeye kalkar. Biz hiçbir tehdit ve şantajdan korkmadık. Biz Allah’a güvenmişiz. Meydanlarda milletle buluşan tek parti biziz. Millet bizimleyse bize ne gam. Allah bizimleyse bize ne gam. 7 Haziran’dan bu yana milletimiz bunların nasıl kaçak dövüştüğünü gördü. Oylarınızı AK Parti’ye verecek misiniz?.”

    “ŞİMDİ BİZ ÖDEMİŞ’İN HAKKINI ÖDEYECEĞİZ”

    Davutoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesini de eleştirerek, “Bizim için çok önemli. İnşallah bu bölgeyi en iyi şartlarda geleceğe hazırlamak için olağanüstü gayret içindeyiz. İmkanlarımızı seferber ediyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti’li belediyelere yapması gereken vazifeleri yapmıyor biliyoruz ama AK Parti’li belediyelerin arkasındaki güç AK Parti hükümetleridir. Ödemiş Belediyesini kimseye muhtaç etmeyiz. Büyükşehir olarak vazifelerini yapmak zorundalar. Ödemiş yerel yönetimlerde bize hakkımızı ödedi, şimdi de biz haklarını ödeyeceğiz. Ama 1 Kasım’da da Ödemiş’in bize hakkını vermesi gerekir. 13 yılda İzmir’e 30,3 milyar lira yatırım yaptık. İmkanlar neyse hepsini seferber edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “EN BÜYÜK ÇEVRECİYİZ”

    Konuşmasında Ege ve Bölgesi ve Ödemiş ilçesine yapılacak yatırımlardan bahseden Davutoğlu, “İzmir’i şenlendireceğiz. Ödemiş’e inşallah fakülte de getireceğiz. Ödemiş’te üniversiteyi de hep beraber göreceğiz inşallah. Gelirken yollara baktık. Bu yol bölünmüş yol olarak tamamlanacak, Kiraz’a kadar uzanacak. Ödemiş’in güzel besi hayvanlarının ak sütlerini güzel şekilde değerlendirmek için her türlü tedbiri alacağız. Önümüzdeki sene 51 bin 500 dekar araziyi daha sulamaya açacağız. Biz en büyük çevreciyiz. Ödemiş nüfusunun 19 katı fidanı Ödemiş’e diktik. Çevrecilik dediğin böyle olur. Ödemiş’in talebi ne ise hepsi karşılanır. Yeter ki sizin nur yüzleriniz bize muhabbetle baksın” diye konuştu.

    “’HAYIR’ DEMEK BAHÇELİ’YE MAHSUS”

    Aktaş Barajı’nı inşa ettiklerini ve ilçedeki içme suyu sıkıntısını kökten çözeceklerini ifade eden Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Ödemiş Devlet Hastanesi ve iki sağlık merkezi daha yapacağız. 92 kilometrelik Torbalı-Ödemiş-Kiraz yolunu bölünmüş yol olarak yapıyoruz. ‘Hayır’ demek Bahçeli’ye mahsus biz her zaman ’evet’ deriz. AK Parti’den hiç ‘hayır’ duydunuz mu? Bırakın onu Bahçeli söylesin. 1 Kasım’dan sonra AK Parti’nin ne yapacağını göstereceğiz. Şu seçim telaşı bitsin, gözüm yoldaki bahçelerde kaldı. Gelip Ödemiş’in bahçelerinde gezeceğiz. Seçim zaferini beraber kutlayacağız inşallah. 21 yıldır yapamadıklarını Organize sanayi bölgesini de inşallah biz yapacağız. Ödemiş ve Bergama’ya doğalgazı biz getiriyoruz. 20 Eylül’de Kaymakçı Mahallemizde yaşanan sel felaketinde ve çiftçi kardeşlerimiz zarar gördü. 80 aileye 200 bin TL ödenek aktardık. 360 çiftçi kardeşimize de 578 bin TL ödeme yapacağız. Biz sizin felakette de sevinçte de yanınızdayız. Umudumuz, hayallerimiz, projelerimiz büyük.”

    Davutoğlu, miting sonunda halkla özçekim yaptı. Mitinge, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, AK Parti İzmir milletvekili adayları Binali Yıldırım ve İbrahim Turhan ile sanatçı Bediha Akartürk de katıldı.

  • Başbakan Davutoğlu: “1 Kasımda Yeniden Sefere Çıkıyoruz”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, “1 Kasım’da Allah’ın izniyle yeniden sefere çıkıyoruz. Geleceği fethetmek için Türkiye’yi güçlü kılmak için ilk günkü aşkla ‘haydi bismillah’ diyoruz” dedi.

    İzmir Buca’daki mitinginde halka seslenen Başbakan Ahmet Davutoğlu, vatandaşların “Onlar konuşur AK Parti yapar” sloganını söylemeleri üzerine şöyle konuştu:

    “Sloganımızı unutmamışsınız. Onlar sadece konuşur ama AK Parti yapar. Nitekim verdiğimiz her sözü yaptık. Biz söz verdik mi bu ak sözdür. Ak söz yerde kalmaz. Ak sözün temeli haktır. AK Parti Türkiye’de tek başına iş başına. 1 Kasım’da bunu her yerde haykıracak mıyız? Sandıkları dolduruyor muyuz? 1 Kasım’da ‘mesele memleket meselesi’ demeye hazır mıyız? İşte bugün onun için meydanlardayız. Dikkat ediyor musunuz diğer partiler meydanda yok çünkü iktidar olma ümitleri yok. Türkiye’de milletle buluşan tek parti AK Parti. Meydanı teröriste bırakmayan tek parti AK Parti. Öyle bit yeni Türkiye kuracağız ki; vatandaşlarımız değil namerde merde bile muhtaç olmayacak.”

    “YENİDEN SEFERE ÇIKIYORUZ”

    Milletin iktidarı oldukları ve tek isteklerinin halkı gönül rızasını kazanmak olduğunu belirten Davutoğlu, vatandaşlara söylediği vaatlerden memnun olup olmadıklarını sordu. “Biz bu vaatleri yapar mıyız biz sözümüzün eri miyiz?” diyen Davutoğlu, “Türkiye’nin bütün kazanımlarını koruyacağız. 1 Kasım’da Allah’ın izniyle yeniden sefere çıkıyoruz. Geleceği fethetmek için Türkiye’yi güçlü kılmak için ilk günkü aşkla ‘haydi bismillah’ diyoruz. Bizimle ‘haydi bismillah’ demeye var mısınız?” dedi.

    “YUHALAMAYIN AMA MHP’Lİ KARDEŞLERİMİN NOTUNU VERECEKLERİNDEN EMİNİM”

    Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin geleceği için çok önemli seçim olduğunu kaydeden Davutoğlu, şöyle devam etti:

    “7 Haziran’dan sonra maalesef Türkiye’yi yönetecek hükumet formulü çıkaramadık. Biz elimizden geleni yaptık. 7 Haziran’dan milletimizin ‘uzlaşın’ mesajını saygıyla karşıladık. İyi niyetle bütün partilerin kapısını çaldık ama ne yazık ki bizim hassasiyetimizi onlar göstermedi. Sayın Bahçeli daha ilk gün kepenkleri indirdi. ‘Kimseyle hükümet kurmam’ dedi. Yuhalamayın ama ona da Milliyetçi Hareket Partili kardeşlerimin notunu vereceklerine eminim. Bugün görevden kaçanlar 1 Kasım’dan sonra göreve talip olabilir mi? Bugün ‘hayır’ diyenlerden yarın hayır olur mu? Siyaset düğümleri çözme sanatıdır. Sayın Bahçeli’ye gittik, görüştük. Biz dağlarda teröristlerle mücadele eden Mehmetçiklerle ülke geleceği için kaygılanır ve çabalarken Bahçeli köşede oturmayı tercih etti” dedi.

    “KILIÇDAROĞLU’NUN BLOK SİYASETİ VAR”

    “Bahçeli’nin hayır siyaseti varsa Kılıçdaroğlu’nun blok siyaseti var” diyen Davutoğlu, “AK Parti’yi dışlamak istediler. AK Parti dışlanabilir mi? Biz blokları çökertir miyiz? Biz görüşmeleri yaparken onlar AK Parti’nin en temel gördüğü ilkelerin dışında teklifle geldiler. ‘Hükümet kurarız ama 13 yıllık başarı hikayesini yok saydırmayız’ dedik. Bu destanı yok sayanlarla oturmayız. Uzlaşma hükümeti kurulamadı. AK Parti ve diğerleri arasındaki fark da ortaya çıktı. Anayasal hükümete bile ortak olmaktan kaçan bir zavallılar güruhu. Muhalefet partilerini uyardık. ‘Kibrinizi kişisel çıkarlarınızı kenara bırakın’ dedik, dinlemediler. Sadece görevden değil meydanlardan da kaçıyorlar. Bu meydanlar milletin meydanları. Onlar meydanları terk ettiler ama biz asla terk etmedik, etmeyeceğiz. Biz ülkenin her yerindeyiz. Türkiye’yi kucaklayan tek parti AK Parti. Görevden kaçanlara, ‘hayır’ diye tutturanlara millete değil de Kandil Dağı’na yaslananlara meydanları bırakmayız” diye konuştu.

    “NE BİLİYORSANIZ AÇIKLAYIN”

    “Yeni bir şey çıkardılar. Bazen Kılıçdaroğlu bazen Bahçeli ‘hükümet hakkında neler biliyorum ama söylemem’ diyorlar” diyen Davutoğlu, bunun adının çamur at izi kalsın siyaseti olduğunu şantaj siyaseti olduğunu söyledi. Er meydanından bir kez daha Kılıçdaroğlu’na, Bahçeli’ye seslendiğini ifade eden Davutoğlu, “Ne biliyorsanız açıklayın. Bu meydandan kaçan namert bildiğini açıklamayan namerttir. Kursağımızda tek lokma haram yoktur. Bizim ne çekinecek bir şeyimiz ne de gizlimiz saklımız var. Kendisini ana muhalefet lideri olarak çağırmışız, devletin mahrem bilgilerini paylaşmışız ama zannettik ki karşımızda sorumluluk sahibi devlet adamı var. Demek ki hata etmişiz. Bundan sonra oturursak ya şahitle konuşacağız ve de devletin mahrem bilgilerini ona karşı korumak zorunda kalacağız. Avrupa ülkelerine gidip Türkiye’ye şikayet ediyorlar. Şimdi de hainlerin kulaklarına üfledikleri iftiraları dillendiriyorlar. Yok Oslo’da şu görüşülmüş. Hepsini açıklayın. Bir tek cümleden dahi çekinmeyin. Biz milletin önünde ak yürekle çıktık. Sizler ise karanlık planların oyuncağı oldunuz. Onların tek derdi, AK Parti’yi iktidardan indirmek. İndirebilirler mi? Siz AK Parti’ye iktidar verirseniz, onları bizden alabilirler mi? Peki verecek misiniz? ‘Tek başına iş başına’ diyecek miyiz? İşte duymak istediğim ses bu” ifadelerini kullandı.

    ÖZÇEKİM YAPTI

    Davutoğlu miting sonunda gençlerle özçekim yaptı. Ardından AK Parti’ye geçen Büyük Birlik Partisi’nden Cihan Girit, Cebrail Tümer, Mustafa Aysal ve Alperen Ocakları’ndan Yusuf Yavuz, Ercan Çetinkaya ile Kürşat Ayhan’a parti rozetleri takıldı.