Etiket: Davutoğlu

  • Başbakan Davutoğlu Konya’da

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, 1 Kasım seçimleriyle Türkiye’nin geleceğinin, istikbalinin onaylanacağını belirterek, “Neredeyse bir referandum bu. Yükselen Türkiye’nin devamına siz karar vereceksiniz” dedi.

    Partisi tarafından Konya Şehir Meydanı’nda düzenlenen Büyük Konya Mitingi’ne katılan Başbakan Davutoğlu, halka hitap etti. Başbakan Davutoğlu, “İlk günkü aşkla haydi Bismillah demek için Konya’dayız” dedi.

    Davutoğlu, “Bakınız onlar meydanlardan çekildiler. Geçen seçimde 81 vilayeti dolaştım. Dün Diyarbakır’daydım. Türkiye’nin her yerinden Konya’ya selamlar getirdim. Konya bizim bu topraklardaki ilk başkentimizidir ve bir başkent her zaman başkenttir. İlk başkent Konya ayaktaysa, bu davaya sahip çıkmışsa her kale düşse bile Konya düşmez. İlk başkentten son başkente Ankara’ya yarın gideceğiz. Konya seni Allah’ın izniyle geçmişin kadar görkemli bir geleceğe taşıyoruz. Allah bizi Konya’nın gönül rızasından mahrum bırakmasın” diye konuştu.

    “BU SEÇİMLE TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ, İSTİKBALİ ONAYLANACAK”

    Seçimlere 2 gün kaldığını hatırlatan Başbakan Davutoğlu, “Sandığa gideceksiniz, bu seçim son derece önemli. Bu seçimle Türkiye’nin geleceği, istikbali onaylanacak. Neredeyse bir referandum bu. Yükselen Türkiye’nin devamına siz karar vereceksiniz. Türkiye’nin 13 yıllık kazanımlarının devamına siz karar vereceksiz. Türkiye’nin büyümesinden, güçlenmesinden ve bölgesinde sözünü dinleten ülke olmasından rahatsız olanlar var. Toplumsal gerilimlerle bu ülkenin huzurunu bozdular. İstiyorlar ki Türkiye kendi iç meselelerinden kafasını kaldırmasın. Onların bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı var. Bizi yıkmayı bugüne kadar çok denediler ama başaramadılar. Bütün Türkiye ayaktadır. Terörü de, bize yansıyan olumsuzlukları da birer birer yeneceğiz. Konya, bu sefer sizden Türk demokrasi tarihinin en büyük oy oranını bekliyoruz. İnşallah yüzde 75-80’lere doğru, Konya burada diyecek misin?” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ BİR YÖNETİME İHTİYACI VAR”

    Başbakan Davutoğlu konuşmasına şöyle devam etti:

    “Ülkemizin birliği, dirliği, kardeşliği için Türkiye’nin güçlü bir yönetime ihtiyacı var. Güçlü bir yönetim de yetmez, Türkiye’nin meselelerinin çözümü, gelecek için güçlü bir siyasi iradeye ihtiyacı var. Tek başına iş başına diyoruz. Bizi Sayın Kılçdaroğlu’na, Bahçeli’ye muhtaç etmeyin. 7 Haziran seçimleri sonrası hepimizin gözleri önünde oldu. Konya’dan o gece ayrıldım. Balkonda, milletin iradesi her şeyin üstündedir, ülkeyi yönetim boşluğuna düşürmeyeceğiz dedim. Bütün eksiklere rağmen, herkes kenara çekilmiş olmasına rağmen hiçbir yönetim boşluğuna fırsat vermediğimize şahitlik eder misiniz? Biz AK Parti olarak birlik siyaseti güderken, diğerleri kaçtılar. Sayın Kılıçdaroğlu milletimizin yüzde 41 oy verdiği AK Parti’yi siyaset denkleminin dışında tutmaya çalıştı. 7 Haziran’da nasıl durmamışsak, son nefesimize kadar sizin emanetinize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Kılıçdaroğlu buna blok siyaseti dedi. Bizim karşımıza yüzde 60’lık blokla çıkarmış, biz blok tanır mıyız? Engel tanır mıyız? Sanki tapulu mallarıymış gibi birbirlerine başbakanlık ikram ettiler. Ancak bu yanlış hesapları, blok siyaseti iflas etti. İyi niyetimizle onlara gittik. Gördük ki onlar uzlaşmaya değil bizimle, 13 yıllık kazanımlarımızla mücadele etmeye geldiler. Biz buna izin verir miyiz? Biz mazlumlara sahip çıkan dış politikamızdan, Filistinlilerden vazgeçer miyiz? Onlar, vazgeçin, bırakın diyor mazlumlara sahip çıkmayı. Biz Allah’ın izniyle inşallah bütün bu kapıları tekrar açacağız. Sayın Bahçeli’nin tavrını da gördünüz değil mi? Sayın Bahçeli’nin ağzında hiç evet diye sözcük duydunuz mu? Daha seçim akşamı niye öfkelendi bilmiyorum, öfkeli bir şekilde tam bir uzlaşmaz tavır takındı ve devam ettirdi. ‘Kıskanlar çatlasın’ tezahüratları üzerine, ‘Kıskananlar çatlasın, sandıklarda oylar da patlasın inşallah.’ Bahçeli’ye evet demeyi öğretecek miyiz? Kılıçdaroğlu’na blok siyasetini unutturacak mıyız? Bu HDP’ye bir terör dersi verecek miyiz? Bunlardan biri blok siyaseti diyor, biri hayır siyaseti , biri terör siyaseti.”

    “MİLLET UZLAŞIN DEDİ, SAYIN BAHÇELİ HER ŞEYE HAYIR DEDİ”

    “Millet uzlaşın dedi, Sayın Bahçeli her şeye hayır dedi” diyen Davutoğlu, “Şimdi durumu kurtarmaya çalışıyor. Her söylenene hayır diyen bir lider olur mu? Çünkü MHP’de koalisyona dahil olmak istemeyen tek kişi Sayın Bahçeli’ydi. Kendisi de şimdi söylüyor. Konya’daki MHP’li kardeşlerime sesleniyorum; kendisi de şimdi kabul ettiği için açık bir şekilde sesleniyorum. Konya’daki, Türkiye’nin her yerindeki MHP’li kardeşlerime sesleniyorum, biliyorum ki MHP’li kardeşlerim hükümete katılmak istediler. İktidara bir şekilde ortak olup, terörle mücadeleye katkı vermek istediler. Ama Bahçeli hayır dedi, bütün bunlara hayır dedi. Şimdi diyor ki, ‘Ben de şaşırıyorum, MHP tabanında AK Parti ile ortaklık yapmak isteyen ne kadar çok MHP’li varmış. Sayın Bahçeli sen daha çok şaşırırsın çok. Rotası millet olmayan herkes şaşırır. Şimdi MHP’li kardeşlerim haklı olarak soruyor. AK Parti bütün engellemelere rağmen terör örgütleri ile mücadele ederken MHP nerede, sayın Bahçeli nerede diye soruyorlar. Onun meselesi bize saldırmak, sayın Cumhurbaşkanımıza saldırmak, başka meselesi yok. 1999’da kendi kitlesine katil diyenlerle bile koalisyon kurdun da bize niye hayır dedin. Bize izah et, etmezsen kendi kitlene izah et. Elini taşın altına koymadı. Onlarla kapalı kapılar arkasında konuştuğumuz bazı konuları sayın Bahçeli de, Sayın Kılıçdaroğlu da, Sayın Davutoğlu’yla konuştuğumuz şeyleri kamuya paylaşırsak Davutoğlu rahatsız olur. Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın, eğer açıklamıyorlarsa namerttirler. Biz mertçe siyaset yaptık, dürüstçe siyaset yaptık ve aynı üslupla devam edeceğiz. Millet herkesin yaptıklarını gördü. Kılıçdaroğlu’nu da, Bahçeli’ye gördü. Milletimiz gerekeni yapacaktır. Bir daha hükümeti kurmak için bunlara bizi muhtaç etmeyin” diye konuştu.

    “BU TOPRAKLARDA MİLLİ OLMAYAN HİÇBİR ŞEY OLAMAYACAK”

    HDP’nin de seçimden hemen sonra aldığı desteği terör örgütünün hizmetine sunduğunu ifade eden Başbakan Davutoğlu, “Saldırdılar ama kayaya çarptıklarını sonradan fark ettiler. Türkiye tehdit ve şantaj altındayken haddini bildirdik bildirmeye devam edeceğiz. Bunlar bizi DEAŞ’a destek vermekle itham ediyorlar. Hazreti Mevlana’nın torunundan terör örgütlerine destek çıkar mı? Ama bilsinler ki DEAŞ’a nasıl müsamaha etmediysek, PKK terörüne de müsamaha etmedik, etmeyeceğiz. Bunlar Türkiye’nin batısında farklı, doğusunda farklı konuşurlar. Bir de utanmadan çatışmaların başlamasından bizi sorumlu tutuyor. Muhalefet partilerini uyardık, gelin bu işi çözelim dedik ama onlar hep kendi küçük hesaplarının peşlerine düştüler. Tek dertleri vardı AK Parti gitsin. Mesele AK Parti, mesele Cumhurbaşkanımız olduğunda hepsi bir oldular. Bunların insanımızın geleceği, ihtiyacı ile ilgisi yok. Onun içi AK Parti yegane bu ülkenin umududur. 1 Kasım’da bizleri bunlara muhtaç etmeyecek bir netice bekliyoruz. Milli gemi, milli yüksek hızlı tren, milli uçak üretiyoruz. Bu topraklarda milli olmayan hiçbir şey olamayacak. Milli Uzay Ajansı da kuruyoruz. HDP terör yaparken, Bahçeli hayır derken, Kılıçdaroğlu blok derken, biz uzaya uydu göndermekle meşgulüz. Artık Türkiye’nin gökyüzünde de, uzayda da imzası var. Artık her yerde bizim mührümüz var. Bunlar geleceğiz büyük Türkiye’nin ayak sesleri. Bunları duyanlar bu ayak seslerini engellemeye çalışıyor. Onlar ne yaparlarla yapsınlar biz yola devam diyeceğiz. Ülkenin yavaşlamasını bekleyenler hayal kırıklığına uğrayacaklar. Bu vatanın hiçbir evladı ötekileştirilemez buna asla izin vermeyeceğiz. Demokrasi önündeki engelleri kaldırdık. Atacağımız yeni adımlarla her bir insanımızın bu ülkenin vatandaşı olmaktan gurur duymasını sağlayacağız. 7 Haziran’dan bu yana teröristlerin yaptığı saldırıların hedefi bu birliği yıkmaktır. Askerimiz, polislerimiz şehit ediliyorlar. Onlarla bu hesabı görmeye devam edeceğiz. Kaybettiğimiz canlara Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diliyorum. Türkiye’nin önünü kesmek için yapılan bu saldırılara karşı dimdik duracağız. 1 Kasım’daki seçimleri engellemek için saldırılar yapıyorlar ama amaçlarına ulaşamayacaklar. Bu ülkede her vatandaşımızın canı, malı, hukuku bize emanettir. Teröre izin vermeyeceğiz. Silahlar gömülünceye, terör sona erinceye kadar mücadele edeceğiz. Milletimizin huzur ve refah içerisinde geleceğe yürümesini sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

    Seçim beyannamesini anlatan Başbakan Davutoğlu, pancar fiyatını açıkladı. Davutoğlu, kendisine gelen teklifin 180 kuruş olduğunu ifade ederek, “Şeker pancarının fiyatını 190 kuruşa çıkarıyoruz” dedi. Başbakan Davutoğlu’nun konuşmasının ardından Grup Tillo Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanına çıkarak şiir okudu.

  • Başbakan Ahmet Davutoğlu:

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, beyaz güvercinler uçurduğu Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda barış mesajları verdi. Davutoğlu, huzur ve barış günlerinin hep beraber görüleceğini belirterek, bölgede kardeşi kardeşe kırdırmak isteyen ve vatanı bölmek isteyenlere karşı omuz omuza duracaklarını vurguladı. Davutoğlu, 13 yıldır eski Türkiye’nin kirli izlerinin silmenin mücadelesini verdiklerini de kaydetti.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda düzenlediği mitinge katıldı. Eşi Sare Davutoğlu ile birlikte platforma çıkan Başbakan Davutoğlu, konuşmasına başlamadan önce beyaz güvercinler uçurdu. Daha sonra mitingde, alanı dolduran vatandaşlara hitaben konuşan Davutoğlu, bütün sorunlara çözüm bulma iradesinin kendilerinde olduğunu belirterek, tüm sıkıntıların birlikte aşılacağını ifade etti. Türkiye’de hiçbir yaranın açıkta kalmayacağını anlatan Davutoğlu, “12 yaşındaki Fırat’ı katledenler, bir çorbacıda garsonluk yapan Şehmuz’u katledenler, Diyarbakırlı Osman’ı katledenler, 60 yaşındaki Makbule teyzeyi katledenler mutlaka hesap verecekler. Fırat, oyun çağında bir çocuktu. Şehmuz ekmeğinin derdinde işçi kardeşimizdi, Osman oğlunu evlendirme derdinde vatandaşımızdı. Bu yiğit Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Kürt kardeşlerimiz terör örgütünün mermilerine hedef oldular” dedi.

    “BİZE YAPILAN SALDIRILARI KINASINLAR”

    Dün Mardin’in Nusaybin ilçesinde, AK Parti seçim koordinasyon kurulu başkanının yakını da olan korucubaşı Medeni Konak’ın öldürüldüğü olaya dikkat çeken Davutoğlu, Konak için Fatiha okunmasını isteyerek, “Bakın dün akşam şehit edildi Medeni kardeşimiz. Üzerinden 24 saat geçiyor. Ne CHP, ne HDP, ne de MHP’den taziye mesajı var. Onlara saldırı olduğunda biz anında lanetliyoruz. Medeni kardeşimiz yolda arabasının içinde hunharca katledildi. Sayın Kılıçdaroğlu’ndan, Bahçeli’den ses yok. Her defasında devlete katil diyen Demirtaş, dönüp de Medeni kardeşimizin katillerine, alçaklara katil diyemiyor. Biz nasıl her saldırı karşısında olduysak, kınadıysak çıksınlar onlar da kınasınlar. Biz hangi vatandaşımıza saldırı yapılırsa yapsın hepsine karşı çıktık, karşı çıkmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    Diyarbakır’ın Yenişehir İlçe Belediyesince, geçtiğimiz günlerde billboardlara asılan ancak üzerinde Danimarkalı bir karikatüristin Hazreti Muhammed’e hakaret içeren çizimi nedeniyle kaldırılan afişlerine tepki gösteren Davutoğlu, “Danimarka’daki karikatür kadar alçakça bir karikatür yayınladılar. Diyarbekirli susacak mısın? Bu hakaretleri içimize sindirecek miyiz? Diyarbekir’i bunlara teslim edecek miyiz? Bırakacak mıyız? Gür bir sesle Peygamberimize sahip çıkacak mısınız? Kimsenin inancı ile meselemiz yok. Ancak birisi Hazreti Peygambere dil uzatırsa Diyarbekirli ayakta durur! Dik durur, vakur durur ancak Peygambere hakaret ettirmez” ifadelerini kullandı.

    “HEPSİNE KARŞI OMUZ OMUZA DURACAĞIZ”

    Huzur ve barış günlerini hep beraber göreceklerini anlatan Davutoğlu, şunları kaydetti:

    “Bu bölgede kardeşi kardeşe kırdırmak isteyen kim varsa, bu vatanı bölmek isteyen kim varsa hepsine karşı omuz omuza duracağız. Biz 78 milyon vatandaşlarımız ile birlikte güçlü ve büyük bir ülkeyiz. Zengin bir ülkeyiz. Ama bizim zenginliğimiz yerin üstünde. Diyarbakırlı, İstanbullu, İzmirli yiğitlerimiz var. Cefakar kadınlarımız, mangal yürekli gençlerimiz var. Buna sahip çıkmalıyız. Geçmişteki hatalarımıza düşmemeliyiz. Bu ülkeyi milletin seçtikleri değil, adeta IMF yönetiyordu. O dönemde yaşanan krizlerin faturasının suçsuz vatandaşlar ödüyordu. Ülke uçurumun kenarına geldiğinde millet devreye girdi. ‘Yeter artık, yeter, karar da söz de milletindir’ dedi. 2002’de AK Parti ile millet iktidara geldi ve Türkiye’nin makus talihi değişti. IMF’e borcumuzu ödedik ve bütün dünyaya borç verip, mazlumlara sahip çıkan devlet haline geldik. Tek tek size yaptıklarımızı anlatsam vakit yetmez.”

    “AK PARTİ BÜTÜN ZULÜMLERE SON VERDİ”

    Eski Türkiye’de yasakların olduğuna, anadilde konuşmanın ve türkülerin yasaklandığına dikkat çeken Davutoğlu, şunları söyledi:

    “Anaların kendi çocukları ile konuşmaları yasaktı. O Türkiye’de OHAL vardı. Yasaklı mezralar vardı. O Türkiye’de devletin vatandaşlarına dayattığı anlamsız kurallar vardı. Üniversite, kamuda, mecliste başörtüsü yasağı vardı. Türkiye bu demokrasi ayıplarını yaşadı. Türkiye’de faili meçhuller, yakılan köyler vardı. Said Nursi, Şeyh Sait, Seyit Rıza, Ahmet Kaya, Ape Musa ve niceleri hep yasaklarla karşılaştılar. Hepsi eski Türkiye’nin, tek tipçi zihniyetin acımasız baskılarına maruz kaldı. Türk’ü, Kürt’ü, Sünni’si, Alevi’si hepsi bu haksızlıklardan payını aldı. 12 Eylül’ü, 28 Şubat zulmünü hep beraber yaşadık. Omuz omuza verdik. Onlara karşı biz AK Parti iktidarını kurduk ve AK Parti iktidarı bütün bu zulümlere son verdi. 13 yıl boyunca eski Türkiye’nin kirli izlerini silmenin mücadelesini verdik.”

    “KARDEŞLİK YOLUNDAN AYRILMAYACAĞIZ”

    Canlarına neden olsa bile bir an bile kardeşlik yolundan ayrılmayacaklarını vurgulayan Davutoğlu, “Bize dediler ki, ‘Risk olur Diyarbakır’da da acaba bir terör saldırısı olabilir mi?’ Biz de dedik ki, ‘Son nefesi Diyarbakır’da, Diyarbakırlılarla verirsek bu bizim için şeref olur. Hangi şartta olursa olsun her zaman Diyarbekir’de olacağız, Ulucami’den fevz alacağız ve Diyarbekirli kardeşlerimizle kucaklaşacağız. Ankara’da o terör olayı olduğunda bütün devlet mekanizmalarını harekete geçirdik. Hepimiz oradaki vatandaşlarımızı kurtarmaya çalıştık. Daha onların kanı yerdeyken bu eş başkan döndü ve ‘Katil devlet’ dedi. Bizi katillikle suçladı. Diyarbekirliler Allah aşkına yıllardır bizi tanırsınız buraya defalarca geldim, hayatımın sonuna kadar geleceğim. Siz bizden hiç kardeşlik dışında söz duydunuz mu? Siz bizden nefret dili duydunuz mu? Irkçı ayrımcı bir dil duydunuz mu? Hiç gönlünüzü yaralayan bir dil duydunuz mu? Bunlar her gün milletin gönlünü yaralıyorlar. Yetkiyi seçmenden, emirleri dışarıdan aldılar. Aldıkları oylarla 8 Haziran’dan sonra her gün ayaklanma çağrısında bulundular. Öncelikleri sizin huzurunuz olmadı. Verdiğiniz oyları barış düşmanı odaklarının kullanımına sundular. Bütün bir millete yalan söylediler. Kandil dili ile konuştular. Size dost olmayanlarla kirli ittifaklara girdiler. Perde gerisinde hangi yabancı güçlerle pazarlık yaptıklarını biz çok iyi biliyoruz. 100 yıl önce bölünen coğrafyayı daha da bölmek için hangi plan içinde olduklarını çok iyi biliyoruz. HDP seçmenlerine seslendiler. Sizin desteğinizi kantonculuk oynamak, hendek kazmak için kullandılar. 7 Haziran’dan sonra siz bu eş başkanlardan hendek kazanlara, çocukları katledenlere karşı söz duydunuz mu? 1 Kasım’a giderken bu 3-4 ayın muhasebesinin herkesin duymasını bekliyorum” şeklinde konuştu.

    “BİZİM İÇİN HEPSİ CANİDİR”

    Terörün karşısında olduklarını ve kendileri için bütün teröristlerin cani olduğunu anlatan Davutoğlu, “Terör kimden gelirse gelsin insanlık suçudur. Önceki gün Diyarbakır’da DEAŞ’ın cephaneliğini ortaya çıkardık. Sur bölgesinde PKK’ya karşı da operasyon yaptık. Kahramanmaraş’ta camiye saldıran Fransız işgal ordusu ile Diyarbekir’de kurşunlu camisine saldıranlar arasında ne fark var? Kurşunlu Camiİ’nin minaresinden marş çaldılar. Ezan dışında bir ses çıkmasına izin verir misiniz? Hani birileri vardı. Minarelerden Türkçe ezan okutmuştu ya CHP zihniyeti, biz ona karşı Türk’ü, Kürt’ü, Sünni ve Alevi’si ile hep beraber karşı durduk” dedi.

    “TÜRKİYE’Yİ TERÖRDEN TEMİZLEMEYE KARARLIYIZ”

    Alanı dolduranlara, “Sizlere barış, kardeşlik, birlik ve dirlik vaat etmeye geldim” diye seslenen Davutoğlu, şunları kaydetti:

    “Biz AK Parti olarak halk hareketiyiz. Tek gücümüz sizden aldığımız destektir. Bunlar gibi silahın gölgesinde hareket etmedik, etmeyeceğiz. Diyarbakır halkı sorunların siyasetle çözüleceğine inanıyor. Diyarbakır halkı ölmenin ve öldürmenin hiçbir soruna çare üretmeyeceğini biliyor. Sizler bunlara yüz vermediniz. Planlarını yerle bir ettiniz. İnşallah 1 Kasım’da da bunların oyunlarını bozacaksınız. Toplumsal barışın tesisi için bir irade ortaya koyduk. Bu duruşumuz bugün de değişmemiştir. Türkiye’yi terörden, kavgadan, şiddet ve düşmanlıklardan mutlaka arındıracağız. Dağlarımız, ovalarımız, vadilerimiz, sokaklarımız terörden temizleninceye kadar mücadeleye kararlıyız. Demokratikleşme konusunda kararlılığımız asla kaybetmiyoruz.”

  • Başbakan Davutoğlu Diyarbakır Mitingi Öncesinde Beyaz Güvercin Uçurdu

    Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin mitingi için geldiği Diyarbakır’da halka sesleniyor. Başbakan Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu miting alanında barışı simgeleyen beyaz güvercin uçurdu.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakanlığa ait uçakla Ankara’dan Diyarbakır’a geldi. Dün hizmete açılan Diyarbakır’ın yeni havalimanına inen Başbakan Ahmet Davutoğlu, bir süre önce terör yandaşları tarafından indirilen Türk bayrağını öperek göndere çeken çocuklar ve aileleri ile görüştü. Havalimanından miting alanına geçen Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu barışı simgeleyen beyaz güvercin uçurdu. Miting alanında beyaz güvercin uçuran Başbakan Ahmet Davutoğlu daha sonra miting alanında toplanan kalabalığa sesleniyor.

  • Başbakan Davutoğlu Malatya’da

    Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Prof.Dr. Ahmet Davutoğlu, Malatya’da mitinge katıldı. Partisince düzenlenen mitingde konuşan Davutoğlu, seçim öncesi 10 maddelik yeni müjde paketini açıkladı.

    Yeni Belediye Binası yanındaki mitingde düzenlenen mitinge binlerce Malatyalı katıldı. Miting öncesi polis, geniş güvenlik önlemleri alırken, saat 16.00’da başlayan mitinge Başbakan Ahmet Davutoğlu eşi Sare Davutoğlu ile birlikte katıldı.

  • Başbakan Davutoğlu: “Onlara Bizi Muhtaç Etmeyin”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yüklenerek, “Sanki televizyonda onunla röportaj yapan o hanımefendi ile koalisyon kuracak. Bizim yanımızda açsaydın ya (çantayı) görseydik ne olduğunu. Hayır. Bizim yanımızda sadece hayır dedi. Onun için onlara bizi muhtaç etmeyin” dedi.

    Başbakan Davutoğlu, Antalya mitinginde halka seslendi. Karşısında yüzlerce vatandaşın elini gören Davutoğlu, “Türkü, Kürdü, Alevisi, Sünnisiyle birleşen bu elleri ayrılmasın. Kardeşi kardeşe kırdırmak için milletin çocuklarının eline molotof, taş, silah verenleri kahretsin. Onlara karşı bizi muktedir eylesin. Biz bu elleri birbirimizle tutmak için tek bir yumruk için kullanıyoruz. Ülkemizin birliği ve dirliği, insanlarımızın kardeşliği için Türkiye’nin güçlü bir yönetime ihtiyacı var. Güçlü yükselen bir Türkiye’ye ihtiyaç var. Çocuklarımızın geleceği için güçlü bir yönetime ihtiyacımız var. Sadece güçlü yönetim yetmez, demokrasi ve milli iradeye sadık bir yönetime ihtiyaç var. Madem ki bu mesele memleket meselesidir. 13 yıldır olduğu gibi bugün de memleketin her köşesini kuşatan AK Parti’ye ihtiyaç var” diye konuştu.

    “Size Türkiye’nin her köşesinden, Bingöl, Şanlıurfa, Van, Trabzon, Kocaeli’den selam getirdim” diyen Davutoğlu, Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’nu Türkiye’nin bazı bölgelerine gidememekle suçladı. Davutoğlu, “Kılıçdaroğlu gelse bu şehirlerden selam getirebilir mi? Buralarda dolaşabilir mi? Ayağına çarığı giyip bütün Türkiye’yi dolaşabilir mi? Mesele memleket meselesiyse her karış toprağına adımını atan biri getirir. Türkiye’nin her köşesini dolaştığımıza şahit misiniz? Oralarda da aynen bu bayrak ve İstiklal Marşımız aynı aşkla söylendi. Türkiye’nin meselelerinin çözümü ve gelecek için koyduğumuz hedeflerin gerçekleşmesi için AK Parti’nin tecrübeli kadrolarına ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

    “YANLIŞLIKLA SUYU LÜBNAN’A GÖTÜRÜRLER”

    Huzur ve güven istediklerini kaydeden Davutoğlu, “Tek başına işbaşına diyoruz. Bu mesele bu ülkeye hizmet meselesi ise diğer partiler AK Parti’nin eline su dökebilir mi? Bizim yanımızda çırak olabilir mi? Bizim bu topraklara ne başarı öyküsü yazdığımızı dağları, ovaları, denizleri şahittir. 10 gün önce Gazipaşa’dan Kıbrıs’a geçtik. Ana vatanın suyunu yavru vatana gönderdik. Bahçeli yapabilir mi? Yapabilseydi o milliyetçiliğin ekmeğini yerde ter dökemez, oturduğu odadan çıkamaz. Vatan topraklarını gezerken yatak yer döşek görmeyiz. Aşkla dolaşırız. CHP yapabilir mi? Yanlışlıkla boru çekmeye çalışsalar Kıbrıs yerine Lübnan’a götürürler. Anamur’a suyu, Mehmetçiğin şehit kanının döküldüğü topraklara suyu kim götürdü? Onlar konuşur AK Parti yapar. Aynı sözün gelecek 4 yılda da gerçekleşmesi için ne diyeceğiz; tek başına iş başına” dedi.

    Davutoğlu konuşmasına şöyle devam etti:

    “Geçmişte bazı belediyelerde görev verdiniz. İş gördünüz mü? Bu ülkeyi düşünseler milletimiz onları göreve çağırdığında onlar ne yaptı, kaçtılar. Millet uzlaşın dedi, bunlar kendi menfaatlerinin peşine düştüler. Sorumluluk almak yiğit işidir. Bildikleri tek bir şey var yalanla, akıl almaz suçlamalarla AK Parti’ye saldırmak. Bu ülkenin seçilmiş hükümetini ellerinde hiçbir dayanak olmadan teröre destek vermekle suçladılar. Biz kaybettiğimiz vatandaşların cenazeleriyle uğraşırken bazı kişiler katil devlettir diye seslendi, adını söylemeyeyim. Be ey gafil bu devlet 78 milyona 13 yıldır anne gibi kucağını, sağlık hizmetlerini, eğitimi götürdü. Devlet ile millet birleşti bizim dönemimizde. Millet oyuyla seçilen cumhurbaşkanına en ağır hakaretleri yaptılar. AK Parti’ye en ağır hakaretlerle yaklaştılar. Bizim hesap vereceğimiz iki makam var, Allah ve millet. Başka kimseye hesap vermez, kimseden korkmaz, kimsenin önünde eğilmez ve yardım istemeyiz. Ülke için sorumluluk almaya gelince hiç anlaşamıyorlar ama AK Parti’ye karşı kol kola giriyorlar. Mesele AK Parti olunca MHP ile HDP yan yana olabiliyor. İç güvenlik paketinde oy kullandılar. PKK, DAEŞ, DHKP-C ne kadar insanlık dışı terör örgütü varsa hepsinin hedefi hükümetimiz Türkiye. Hedef görünüşte AK Parti hükumeti ama gerçekte hedef Türkiye, Türkiye’yi zayıflatmak. Siyasetçi sözünün eri olacak. Elinde bir delil dayanak olmadan kimseye iftira atmayacak, seviyesini kaybetmeyecek, yalan söylemeyecek.”

    “BAHÇELİ’YE HAYIR DİYECEKSİNİZ”

    “Partilerin hallerini görüyorsunuz, son aylarda öyle bir dil kullanıyor ki yadırgamamak elde değil” diyen Davutoğlu, “Krizin en önemli faktörlerinden birisi kendisi değilmiş gibi ahkam kesiyor. 2015 Türkiye’si için akla keza senaryolar yazıyor. Görevden kaçan kendisi hem bu ülke için sorumluluk alacak yüreği yok, hem de oturduğu yerden ahkam kesiyor. Gelin koalisyon hükumeti kuralım dediğimizde ne dedi. Seçim hükümeti kuralım dediğimizde azınlık hükümeti kuralım, destek ver, beraber erken seçime gidelim, gel anayasa zorunlu hükümeti kuralım deyince ne dedi? Hayır. Her şeye hayır diyen Bahçeli’ye sizde hayır diyeceksiniz. Türkiye büyümeye devam edecek. Bahçeli kendi rüyasında başka bir alemde yaşıyor. Şöyle genel merkezdeki odasından bir çıksın. Terör hep ağzında ama terörle en büyük mücadeleyi AK Parti vermiştir. Bahçeli siz bu mücadelenin neresindensiniz?” dedi.

    Cumhuriyet Bayramı’nı Diyarbakır’da kutlayacağının altını çizen Davutoğlu, “Biz Diyarbakırlıları, Vanlıları, Hakkarilileri hiçbir zaman terk etmedik, terk etmeyeceğiz. Mehmetçik her yerde görevini yapıyor. Bahçeli siz doğuda, güneydoğuda siyaset yapabiliyor musunuz, gidebiliyor musunuz? Onlara hitap edebiliyor mu? Ben Antalya’da ne kadar rahat konuşabiliyorsam, Diyarbakır’da aynı güzellikle konuşuyorum. Siz nerdesiniz? Neden Ankara’da konuştuklarınızı doğu, güneydoğunun aziz topraklarında konuşamazsınız. Neden elini taşın altına koymadın Sayın Bahçeli, soruyorum buradan. Madem ülke terör karşısında zor durumdaydı, Bahçeli neden hükümete girip bizimle birlikte teröre karşı mücadele etmedin? Neden hükümete girmedin de HDP’nin hükumete girmesini istedin. MHP’nin başında bir süre daha kalmak istiyor. MHP’li kardeşlerim bunun hesabını soracak. Milletimiz hesabını soracak. Yiğit Mehmetçikle polisimizle dağda tepe tepe mücadele ediyor. Sen oturduğun yerden ahkam kesiyorsun. Ankara’da bir takım hakaretler dolu cümlelerle bize saldırıyor. Biz nezaketimizi bozmadan siyasi mücadele veriyoruz. Nazik olmak, sakin olmak, teslim olmak anlamına gelmez. Bize kimse boyun eğdiremez, bize kimse vatanperverlik, milliyetçilik dersi veremez. Ama bu konularda onlara ders veririz. Sizin siyasetten anladığınız Ankara’dan esip gürlemek. Kavga siyasetinin, hakaret siyasetinin içine çekeceksiniz” ifadelerini kullandı.

    “NE BİLİYORSANIZ SÖYLEYİN”

    “Teröre karşı bir deklarasyon yayınlayalım istedik” diyen Davutoğlu, “Bahçeli olmaz dedi, HDP zaten olmaz dedi.Kılıçdaroğlu da olmaz dedi. Kılıçdaroğlu ile ikili görüşme yaptık. Oralarda bazı devlet meselelerini görüştük. Bahçeli ve Kılıçdaroğlu bunu bir şantaj aleti gibi kullanıp, döndüler. ‘Davutoğlu’nun söylediklerini söylersek zor durumda kalır’ dediler. Bizde çok korkmuştuk ya, onlar konuşacak biz zor durumda kalacağız. Toroslar’ın yiğidi kaçar mı işte buradayım. Ne biliyorsanız söyleyin. Eğer tek bir sözümde doğruluğa aykırı, vatana aykırı bir cümle, bir kelime, bir harf, bir nokta bulurlarsa bu canım feda olsun. Bizim bunların tehdidine karnımız tok. Ama bunlar devlet sırrını saklayacak kadar, devlet ahlakına sahip değiller. Kapalı odada devlet adamları arasında yapılan bir görüşmeyi şantaj siyasetine alet edebilecek kadar siyasi ahlaktan yoksunlar. Bizde bundan sonra ona göre muamele ederiz. Kime neyi konuşacağımızı biliriz. Kılıçdaroğlu son dönemde HDP ile aynı dili kullanarak terörün pisliğini hükümete bulaştırmaya çalışıyor. Bunlar aynı kaptan su içiyor. Biz milletin kabıyla, milletin kabından su içiyoruz. Fark bu” dedi.

    “TELEVİZYONDA MI KOALİSYON KURACAKSIN”

    Muhalefet partilerine yüklenmeye devam eden Davutoğlu şöyle konuştu:

    “Ne olur bir daha kapalı kapılar ardında konuştuklarımızı bile dışarı aktaran, siyaset ahlakından yoksun kişilere beni muhtaç etmeyin. Bir daha beni Kılıçdaroğlu ile koalisyon müzakeresi yapmak zorunda bırakmayın. Bırakacak mısınız? Beni kimseye muhtaç etmeyeceksiniz değil mi?Tek başına iş başına diyecek misiniz? Sizden tek isteğim bu. Tekrar o kapıları çalmak istemiyorum. Bahçeli’nin hiç açılmayan çantası ile uğraşmak istemiyorum. Bizim yanımızda açmıyor, televizyonda açıyor. Televizyonda mı kuracaksın mübarek bizim yanımızda açsana. Öyle değil mi. Sanki televizyonda onunla röportaj yapan o hanımefendi ile koalisyon kuracak. Bizim yanımızda açsaydın ya görseydik ne olduğunu. Hayır. Bizim yanımızda sadece hayır dedi. Onun için, onlara bizi muhtaç etmeyin.”

    Konuşmasında seçim vaatlerini de yineleyen Davutoğlu, AK Parti Antalya milletvekili adayları ile birlikte halkı selamlayıp, karanfil dağıttı. Davutoğlu’nun mitinginde 3 adet metrelerce uzunluğunda dev Türk bayrağı açıldı. Mitinge AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, eski Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, eski AB Bakanı Volkan Bozkır, milletvekili adayları, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, AK Parti İl Başkanı Rıza Sümer ve partililer katıldı.