Etiket: Darlık

  • Yemek borusu başlangıcındaki darlık lazer tedavisiyle açıldı

    Antalya’nın Alanya ilçesinde doğuştan yemek borusu başlangıcında darlık olduğu için yemek yemekte zorlanan ve kilo kaybı yaşayan 51 yaşındaki kadın, Türkiye’de ilk kez uygulanan lazer tedavisiyle sağlığına kavuştu.

    Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi öğretim görevlisi Gastroenteroloji ve Hepatoloji Uzmanı Dr. Özlem Özer Çakır, doğuştan yemek borusu başlangıcında darlık olduğu için yemek yemekte zorlanan ve kilo kaybı yaşayan 51 yaşındaki Zeynep Ünal’ı Türkiye’de ilk kez ağrısız, neştersiz lazer tedavisi uyguladı. Operasyonla yemek borusundaki daralma giderildi. Başarılı geçen operasyonun ardından Ünal, sağlına kavuştu.

    “Lazer tedavisiyle hastalarımızın tedavilerine devam etmekteyiz”

    Lazer tedavisinin Türkiye’de ilk olarak Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde başladığını aktaran Uzman Özlem Özer Çakır, lazerle tedavilerine devam ettiklerini söyledi. Çakır, ”Lazer tedavisi sindirim sistemindeki darlıkları açılmasında kullanılan bir yöntem. Bizde bu yöntemle hastalarımızın tedavilerine devam etmekteyiz. ” dedi.

    “Şimdi lazerle tedavi gördüm ve çok memnunum”

    Yaklaşık 50 yıldır yemek borusu başlangıcında darlık olduğundan dolayı rahatsızlık gören ve tedavi sonrası sağlığına kavuşan Zeynep Ünal, daha önce yeme içmede çok zorlandığını belirtti. Ünal, ”Tedavi önce yiyip, içemiyordum. Boğazımdan bir lokma dahi geçmiyordu. Ne yersem yutmakta çok zorluk çekiyordum. Şimdi lazerle tedavi gördüm ve çok memnunum. Tedavi sonrası yiyip, içebiliyorum rahat bir şekilde” diye konuştu.

    Lazer tedavisi sayesinde eşinin sağlına kavuştuğunu ifade eden Yusuf Ünal, ”Tedaviden çok memnunuz. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin” ifadelerini kullandı.

  • Kalp Damarlarında Oluşan Darlık Kalp Hastalığının En Sık Sebeplerinden

    Özel Koru Ankara Hastanesi Radyoloji Uzmanı Dr. Ömer Koçak, kalp damarlarında oluşan darlıkların kalp hastalığının en sık sebeplerinden olduğunu belirterek, bu darlıkların direkt olarak görülerek değerlendirilmesi için kullanılan iki tetkik olduğunu, bunların da klasik koroner anjiyografisi ile koroner BT anjiyografi olduğunu söyledi.

    Klasik koroner anjiyografinin kalp damarlarının görüntülenmesinde uzun süredir kullanılan bir tetkik olduğunun altını çizen Dr. Ömer Koçak, “Bu incelemede kasık damarından bir kateter teli ile girilir. Bu tel damar içerisinden kalbe kadar ilerletilir ve kalp damarlarına ulaşılır. Damar içerisine x-ışını cihazı ile dışarıdan görülebilir bir boya maddesi verilerek damarın iç yapısı ile darlık gösteren kesimleri değerlendirilir” diye konuştu.

    Tetkikin ortalama 30 dakika sürdüğünü fakat hazırlık ile tetkik sonrası iyileşme süreci de eklendiğinde saatler alabildiğini ifade eden Dr. Koçak, birçok hastanın bu test için tüm gününü hastanede geçirdiğini belirtti.

    Koroner BT anjiyografi tetkikinin ise bilgisayarlı tomografi teknolojisinin gelişmesi ile mümkün hale gelen yeni bir teknik olduğunu söyleyen Dr. Koçak, “Klasik anjiyografide olduğu gibi kasık damarından girilerek kateter teli ile kalbe kadar ilerlenmesine bu tetkikte ihtiyaç yoktur. Ağrısız ve oldukça konforlu bir işlemdir. Kısa bir hazırlık ardından çekim saniyeler içerisinde tamamlanır. Bir saatlik bir öğle molası dahi çoğunlukla bu tetkikin tamamlanması için yeterlidir ve tetkik sonrasında günlük işlerinize hemen geri dönebilirsiniz” dedi.

    Koroner BT anjiyografi çekiminin gerekli olup olmadığının cevabının kardiyoloji uzmanı tarafından verileceğini ifade eden Dr. Koçak, bu tetkikin özellikle ailede korner kalp hastalığı hikayesi, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, obezite, sigara kullanımı, egzersiz azlığı, sağlıksız beslenme, stres gibi kalp hastalığı açısından risk oluşturan özelliklere sahip kişilerde tercih edildiğini söyledi. Dr. Ömer Koçak sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Temel olarak şu şartlarda koroner BT anjiyografi tetkiki uygun bir seçim olabilir; koroner arter hastalığı açısından risk sahibi olan kimselerde kalp hastalığı açısından şüphe uyandıran belirtiler olması, koşu bandı testinde güvenilir olmayan veya yetersiz sonuç alınması, kalp damarlarında doğumsal anomali şüphesi olması, koroner by-pass cerrahisi geçiren hastalarda değişen damarların değerlendirilmesi.”

    Koroner BT anjiyografi tetkiki için 2 saatlik açlığın yeterli olduğunun altını çizen Dr. Koçak, bu süre içerisinde su içilebileceğini veya kullanılan ilaçların alınabileceğini ifade etti. Dr. Koçak, kahve ve kafein içeren diğer içeceklerinse tetkik esnasında kalp hızını arttırarak görüntülere olumsuz katkı yapacağından tavsiye edilmediğini belirtti. Tetkikin hemen öncesinde hastanın kalp hızına bakılarak gerekli görülürse kalp hızını düşürecek bir ilaç verilebileceğini söyleyen Dr. Ömer Koçak, “İnceleme öncesinde, işlem esnasında verilecek ve damarların görüntülenmesini sağlayacak ilaç için koldan damar yolu açılır. Hasta tomografi cihazının masasına yatırılır ve EKG incelemelerinde olduğu gibi göğüse kalp atımlarının kaydedilmesi için yuvarlak bant şeklindeki yapışkan elektrodlar yerleştirilir” dedi.

    Çekim başlamadan önce teknisyenin hastanın nefesini tutmasını istediğini belirten Dr. Ömer Koçak, “Yaklaşık 10-15 saniye süren bir nefes tutma süresi içerisinde işlem tamamlanır. İşlem sonrasında kolda bulunan damar yolu çıkarılır ve tüm çekim prosedürü tamamlanmış olur. Bu aşamadan sonra yemek yiyebilir, araba kullanabilir ve günlük aktivitelerinize normal şekilde devam edebilirsiniz” diye konuştu.

    Tetkik esnasında alınan görüntülerin bu inceleme için özel yazılımlarla donatılmış bilgisayarlara aktarıldığını anlatan Radyoloji Uzmanı Dr. Koçak, “Radyoloji uzman doktorları bu bilgisayarlardaki görüntüler üzerinden kalbinizin ve kalp damarlarınızın iki boyutlu haritalarını ve üç boyutlu görüntülerini oluşturur. Kalp damarlarının çizimleri yapılarak damar duvarlarındaki plaklar ve darlıklar kaydedilir. Oluşturulan üç boyutlu kalp çizimlerinden kalbin ve damarların anatomileri ve varsa anatomik anormallikleri değerlendirilir. Ek olarak kalbin hareketli videoları oluşturularak kasılma esnasındaki kalp kası hareketleri yorumlanır ve kalbin pompalama fonksiyonlarına ait değerler hesaplanarak kaydedilir” diyerek sürecin önemli noktalarından bahsetti.

    Dr. Ömer Koçak, radyoloji uzman doktoru tarafından oluşturulan detaylı raporun iki ve üç boyutlu görüntüler ile birlikte dosyalanarak hastaya teslim edildiğini ifade etti. Özel Koru Ankara Hastanesi’nde rutin olarak çekilen ve değerlendirilen bu tetkik için radyoloji kliniğinde mevcut bilgisayarlı tomografi cihazının kullanıldığını ifade eden Dr. Koçak, hastaların tetkik öncesinde ve tetkik esnasında sakin olmasının kalp hızını etkilediğini ve tetkik kalitesine direkt olarak etki ettiğini belirtti. Bu sebeple de klinikte tetkik öncesi dinlenmek için özel hazırlık odalarının bulunduğunun altını çizen Dr. Ömer Koçak, “Standartların üzerinde bir genişliğe sahip BT çekim odamız, aydınlatması da dahil olmak üzere bu tarz tetkikler için özel olarak tasarlanmıştır” dedi.