Etiket: Darbeyi

  • Bakan Kurtulmuş: “Darbeyi örgütleyen birinin Almanya’da çıkması kabul edilebilir değildir”

    Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, ” FETÖ’cülerin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra dünyanın dört bir yanında ciddi bir siyasi destek aldığını biliyoruz. Hatta bazıları ikamet veriyor bazıları vatandaşlık verme noktasına geliyor. Bu son derece yanlış bir durumdur. Bir kere daha bu vesile ile bütün uluslararası camiaya Türkiye olarak samimi ikazlarımızı yapmak isteriz. Türkiye’nin açıkça düşmanı olan bir siyasi çetenin darbeyi örgütleyen en önemli isimlerinden birinin Almanya’da ortaya çıkması kabul edilebilir bir şey değildir” dedi.

    Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, bir takım ziyaretlerde bulunan üzere Bingöl’e geldi. Valiliği ziyaret eden Bakan Kurtulmuş, ziyaret defterini doldurdu.

    Valilikte konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, “Burada asırlardır barış içinde yaşayan halkların arasına sokulan fitne artık etkili değil, tesirli değil. Bu milletin arasına Türklerin, Kürtlerin arasına kanı, kini gözyaşını koymak isteyenlere bu millet fırsat vermiyor. Doğuda gördüğüm, kentlerimizin huzur haline gelmişlerdir” dedi.

    “Terör örgütleri bir şekilde sonlanmaya doğru geldi”

    Terör örgütü PKK ile yaklaşık 30 yıldır mücadele verildiğini dikkat çeken Kurtulmuş, “Maalesef ülkemize uzun yıllar terör ayaklarını bir pranga gibi vurdu. 1984’ten itibaren gelişen olaylar sonucu Türkiye’nin teröre harcamış olduğu bütün alternatif maliyetleriyle 1,5 trilyon dolarlık bir kaybımız var. Kaldı ki 40 bine yakın insanımız öldü, binlerce insanımız şehit oldu. Bu ağır bedel Türkiye için büyük bir yüktür. Türkiye’nin bundan kurtulması gerekiyor. Türkiye’deki bu terör örgütlerini destekleyen siyasi, lojistik, askeri destek veren, onlara silah sağlayan çok sayıda yabancı güçlerin olduğunu biliyoruz. Bunların amacı Türkiye’nin güçlü ve büyük bir ülke olmasını önlemek. Ama son dönemde özellikle teröre karşı verilen etkin mücadelede sonuçlar alınmaya başlandı. Kırsalda, şehirde birçok yerdeki terör örgütleri bir şekilde sonlanmaya doğru geldi” ifadelerini kullandı.

    “FETÖ’cülerin ciddi bir siyasi destek aldığını biliyoruz”

    Bir gazetecinin FETÖ ve FETÖ’nün kaçak ismi Adil Öksüz’ün Almanya’da görüldüğü sorusunu yanıtlayan Kurtulmuş, “Adil Öksüz’ün bir şekilde yurt dışına çıktığı uzunca bir süredir konuşuluyordu. Özellikle diğer FETÖ’cüler gibi Almanya’da kendisi için bir sığınak, barınak imkanı bulduğu şeklinde bazı duyumlar vardı. Herhalde önümüzdeki saatlerde ilgili istihbarat birimleri ve güvenlik birimleri bu konu ile ilgili detayı paylaşacaktır. Bu terör örgütlerinin hiçbiri kendisinden ibaret değil. İster PKK olsun ister DAEŞ olsun ister FETÖ olsun bunların hiçbiri kendisinden ibaret değil. Eğer zaten bu örgütlere uluslararası anlamda birileri destek olmasa inanın ki hiçbir örgüt bir haftadan fazla dayanamaz. Bunlara bir şekilde destek veriliyor. Silah, lojistik, istihbarat, siyasi destek veriliyor. Yani FETÖ’cülerin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra dünyanın dört bir yanında ciddi bir siyasi destek aldığını biliyoruz. Hatta bazıları ikamet veriyor bazıları vatandaşlık verme noktasına geliyor. Bu son derece yanlış bir durumdur. Bir kere daha bu vesile ile bütün uluslararası camiaya Türkiye olarak samimi ikazlarımızı yapmak isteriz. Türkiye’nin açıkça düşmanı olan bir siyasi çetenin darbeyi örgütleyen en önemli isimlerinden birinin Almanya’da ortaya çıkması kabul edilebilir bir şey değildir. Dostluk ilişkisine uyan bir durum değildir. Almanya’nın kendilerine verilen dosyada ismi geçenlerin biran evvel Türkiye’ye iade edilmelerini ve onları adil bir şekilde hukuk önünde yargılanmalarını temin etmeleri lazım. Aksi takdirde bunun açık tek bir karşılığı vardır terör örgütlerine destek manasına gelir” diye konuştu.

    Daha sonra Bingöl Belediyesi iftar çadırına geçen Bakan Kurtulmuş, vatandaşlarla birlikte iftarını açtı.

  • Başbakan Yıldırım: “Milletimizin darbecilere darbeyi vurmuştur”

    15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi gününde bir konuşma yapan Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz’da milletin duruşuna değinerek, “Aziz milletimiz, Cumhurbaşkanımızın, Başkomutanımızın liderliğinde meydanlara inmiş bu gözü dönmüş hainlere dersini vermiş, darbecilere darbeyi vurmuştur” dedi.

    15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü dolayısı ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde bir program düzenlendi. Düzenlenen programa milyonlarca vatandaş adeta akın etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın katıldığı programa bakanlar, siyaset ve sanat dünyasının ünlü simaları katıldı. Program, İstiklal Marşı ve Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile el ele tutuşarak ve yanında şehit aileleri ile programa geldi. Vatandaşların al bayrakları salladığı programda etraf kırmızı beyaza büründü. Programda, eller semaya açılıp hep birlikte dualar edildi.

    Başbakan Binali Yıldırım selamlama yaparak başladığı konuşmasında, “Tam burada o karanlık gecede 34 kahramanımızı şehit verdik. İstanbul’un, Çorum’un, Gaziantep’in evlatları vatanları için şehit düştü. Abdullah Tayyip ve Erol Olçok bu köprünün ilk şehitleri oldular. Namusumuz için çıkmak zorundayız diyerek oğlunu ,Kısıklı’ya göndererek Diyarbakırlı vatandaşımızda burada şehit oldu. Rizeli Muhammet Ambar’da yüce şehitlik makamına erişmek için köprüye geldi. Hepsi şehitlerimizin tamamı vefa ehli olarak kalbimizde ebediyen yaşayacaktır. Acımız büyük ama boyun bükmedik bükmeyeceğiz. Acımız kor ateşte olsa, hüznümüzü yüreğimize gömeceğiz. Gözyaşlarımızı içimize akıtacağız. Bugün alçakları, hainleri sevindirmeyeceğiz” dedi.

    “250 şehidi temsilen 250 selvi, 250 gül ağacı”

    Şehitlerin bizlerden dua ve Fatiha beklediğini ifade eden Yıldırım, “15 Temmuz’u millet olarak unutmayacağız, unutturmayacağız. Dualarımızla Fatihalarımız ile minnet ve şükranlarımız ile onların aziz hatıralarını her zaman yaşatacağız. Biz, şehitlik mertebesini ölümsüz sayan bir inancın medeniyetin milatçılarıyız. Onların ölmediklerine diri olduklarına inandıklarımız için şehitlerimizin gözlerinin bizim üstümüzde olduğuna inanıyoruz. Bugün açılışını yapacağımız Şehitler Makamı’nı köprünün Anadolu yakasında tam da şehit verdiğimiz bu mekanda inşa edip çevresinin şehit parkı olarak yaptı. Bu makamda 250 şehidimizi temsilen 250 selvi ve gül ağacı dikildi. Anıtın çevresinde her bir ağacın künyesinde şehitlerimizin isimleri yer alıyor. Sadece bu anıtlar ile makamlar ile değil şehitlerimizin isimlerini yeni eserler ve hizmetler ile yaşatmaya devam edeceğiz. Bütün şehitlerimizin mekanları cennet ruhları şad olsun” diye konuştu.

    “Milletimiz, darbecilere darbeyi vurmuştur”

    Vatan topraklarından şehitlerin kanları olduğunu ifade eden Yıldırım, “Ecdad bu vatan toprağını çiğnetmemiştir. 15 Temmuz’da aziz milletimiz, Cumhurbaşkanımızın, Başkomutanımızın liderliğinde meydanlara inmiş bu gözü dönmüş hainlere dersini vermiş, darbecilere darbeyi vurmuştur. Bu mübarek toprakları hiçbir hain çiğneyemeyecek. Buradan açık bir şekilde ifade ediyorum bize yaşattıkları acı ile hiçbir şey elde edemeyecekler. oynadıkları tiyatrolar bize yaşattıkları acılardan daha acı bir sonla bitecek. Kendi karanlıklarında yok olup gidecekler, ellerindeki kanlarında boğulacaklar. Kendi karanlıklarından yok olup gidecek, kendi bataklıklarında kuruyacak, ellerindeki kanda boğulacaklardır. Hiçbir zaman şiddete teslim olmadık bundan sonra da olmayacağız. Hiçbir zaman ümitsiz olmadık bundan sonrada olmayacağız. Kahramanca bu toprakları korumaya ülkemizi muhasır medeniyetler seviyesine hep birlikte çıkaracağız. Düşmana teröre inat şer odaklarına inat direnecek onlara rağmen kardeşliğimizi birliğimizi daha da yücelteceğiz” şeklinde konuştu.

    FETÖ’cülere seslenen Yıldırım, “1920’de Çanakkale Boğazı’nı geçemediniz 15 Temmuz’da İstanbul Boğazı’nı geçeceğinizi mi sandınız. Şehit olduk ama ezanı dindirmedik, bayrağı düşürmedik. 15 Temmuz şehitlerini rahmet ve minnetle yad ediyorum. Gazilerimize hayırlı uzun ömürler diliyorum” dedi.

  • “Sektöre en büyük darbeyi kaçak silah imalatçıları vuruyor”

    Akdaş Silah Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Akdaş, sektöre en büyük darbeyi kaçak silah imalatçıları ile merdiven altı diye tabir edilen, üretim ve kalite altyapısı bulunmayan girişimcilerin vurduğunu belirtti.

    Akdaş Silah Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Akdaş, yaptığı açıklamada sektöre en büyük darbeyi kaçak silah imalatçıları ile merdiven altı diye tabir edilen, üretim ve kalite altyapısı bulunmayan girişimcilerin vurduğunu belirtti. Merdiven altı üretilen düşük nitelikli ürünlerin bir şekilde ihraç edilerek, Türkiye üretimi tüm tüfekleri zan altında bırakıldığını söyleyen Akdaş, “Uluslararası pazarda rekabet şansımızı düşürüyorlar. Öncelikle bunlara ilişkin denetimler sıklaştırılmalı, ruhsat alımı yeterlilik koşulları gözden geçirilmeli, ruhsatlı tüfek alımı kolaylaştırılarak cazip hale getirilmeli ve özellikle de söz konusu üreticiler için TSE (Türk Standartları Enstitüsü) kalite belgesi kazanımı maksimum düzeyde zorlaştırılmalıdır. Bilindiği üzere her yıl onlarca kişi, niteliksiz ve ruhsatsız silahlardan kaynaklanan kazalar sonucu yaralanıyor, hatta hayatını kaybediyor. Denetime odaklı kalite artırımına gidilerek ateşli silahlarda görülen istenmeyen olası kazaların da önüne geçilmiş olunabilir.” dedi.

    Selim Akdaş ayrıca, 2013 yılından beri otomotiv ve makine gibi sektörlere yüksek kalite yedek parça üretimi de yaptıklarını ve kazançlarının büyük kısmını daha yüksek başarılar elde etmek maksadıyla Ar-Ge çalışmalarına ayırdıklarını da söyledi.

    Milli Savunma Bakanlığı’nca verilen Tesis Güvenlik Belgesi için hak kazandıklarını ve savunma sanayi için imalata başladıklarını dile getiren Akdaş, “Üretimini yaptığını çeşitli av tüfekleriyle ’Dededen toruna’ sözünün hakkını veriyoruz. Ağabeyim Sadık Akdaş, eski adıyla ’Tüfekçi Köy’ olarak anılan bu güçlü, paylaşımcı, eşit ve insanı zanaatkâr olan Huğlu’nun sayılan sevilen baş ustasıdır. İlk yerli çifteye hayat veren Ömer Akdaş’tan bayrağı devralan ve 1988 yılında Türkiye’nin ilk kinetik sistemli yarı otomatiğini ve 2003 yılında Türkiye’de ve bir Türk usta tarafından üretilmiş olan ilk 5 pimli aktif çakmaklı süperpoze ile 7 pimli aktif çakmaklı çifteyi üreten Sadık Akdaş, Türk Av Tüfeği sektörüne adını altın harflerle yazdırmıştır. Bizler de bu değerli hazineyi korumak ve milletimiz yararına sürdürmekle görevliyiz. Akdaş Silah Sanayi, Türk avcısını ve atıcısını kaliteyle, yabancı avcıları ve atıcıları ise Türk Malı tüfeklerle buluşturmak için sıkı bir uğraş içinde” sözleriyle açıklamalarına son verdi.

  • Gazeteci Tezcan, Yozgat’ta FETÖ ve Darbeyi anlattı

    Memur-Sen Yozgat İl Temsilciliğinin davetlisi olarak Yozgat’a gelen Gazeteci-Yazar Fatih Tezcan, 15 Temmuz darbe girişimini ve dünya siyasetinin durumunu, “15 Temmuz Gerçekleri” isimli konferansta anlattı.

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) yapılanmasıyla ilgili yaptığı yorum ve analizlerle dikkat çeken Analiz Merkezi Genel Yayın Yönetmeni, Gazeteci-Yazar Fatih Tezcan, 15 Temmuz öncesi ve sonrası yaşadıkları anektotları anlattı. 15 Temmuz gecesi milletin iradesine yapılan kanlı darbe girişimine karşı halkı sokağa direnmeye çağıran ilk kişi olan Tezcan, bu yapının gizli kalmış yönlerini ve ülkemiz açısından tehlikelerini anlattı.

    Yozgat Belediyesi Kültür ve Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa, vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Konferansa Yozgat İl Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu’nun yanı sıra çok sayıda kurum müdürü katıldı.

    Konferansın açılış konuşmasını yapan Memur-Sen İl Temsilcisi Kenan Şerefli, milletin 15 Temmuz gecesi destan yazdığını ifade etti. Şerefli, “Bizler bu buluşmada değerli gazeteci Fatih Tezcan’ı ağırlamaktan büyük onur duyuyoruz. Başkomutanımıza, Cumhurbaşkanımıza ve bu aziz millete yapılan hain darbe girişimine karşı o kara günde nasıl dik durduysak bundan sonra da aynı şekilde dik duracağımızı herkesin bilmesini istiyoruz” dedi.

    FETÖ/PDY terör örgütünün darbe girişimini ilk önce duyuran ve böylece önlem alması için halka ve kurumlara süre kazandıran Gazeteci Fatih Tezcan, ilk olarak 17-25 Aralık olaylarına değindi. Tezcan ‘17-25 Aralık diye bir şey yoktur, 17-25 Aralık dediğimiz mevzu Aralıktan, Şubata kadar sürecek olan bir dönemin demosudur” dedi. Türkiye’de tek güvendiği ismin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olduğunu hatırlatan Tezcan,”Eğer bu ülkede Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan’sa Allaha hamdüsenalar olsun” şeklinde konuştu.

    FETÖ ele başı Fetullah Gülen’in ülkeyi nasıl aldattığı ile ilgili hazırladığı derlemelerini anlatan Tezcan, Fetullah Gülen’in ecdadıyla ilgili hiçbir bilgiye ulaşamadığını aktardı. Evinde FETÖ ile ilgili yazılan 43 kitabın bulunduğunu ve incelediğini vurgulayan Tezcan, “Kitapların hepsi aynı konuları anlatıyor, hiçbiri farklı değil” dedi.

    FETÖ’yü sorgulamak için Fetullahçı Terör Örgütünü ve paralel devlet yapılanmasını çok iyi bilmenin gerektiğini söyleyen Tezcan, FETÖ’nün itiraflarının bile sistematik bir şekilde olduğunu açıkladı. Tezcan ayrıca FETÖ’nün dini temelli bir terör örgütü olduğunu da belirtti.

    FETÖ’nün, Milli Görüş Hareketinin kurucusu olan Necmettin Erbakan’ın partisine sızma tekniği gösteremediği tek yerin olduğunu belirten Tezcan, “15 Temmuz gecesi havalimanlarında binlerce Ülkücüyü, köprülerde binlerce Milli Görüşçüyü gördüğümde çok şükür dedim ve rahatladım” ifadelerine değindi.

    FETÖ üyelerinin artık yurt dışında da rahat rahat gezemediklerini hatırlatan Tezcan, “Ne ABD’de ne de Almanya’da FETÖ üyeleri, ellerini kollarını sallaya sallaya rahatça gezemiyorlar. Artık sokaklara çıkamıyorlar. Ancak Fransa ve Belçika’da biraz rahatlar” görüşlerine yer verdi.

    15 Temmuz’da yapılan darbe girişimine karşı direnmenin kişi odaklı olmadığını, fikriyata düşman olduklarını söyleyen Tezcan, 2. Darbe girişimini akıllarından geçirenlere seslenerek ‘Türk milleti onları bekliyor olacak’ dedi. 15 Temmuz’da her akıtılan kanın hesabını verecekler. Bu kez 15 Temmuz’daki gibi merhametli olmayacağız. Biz vatan evladıyız, onlar vatan haini. 15 Temmuz’un hesabı sorulduğunda devletimizin büyüklüğünü herkes görecek” açıklamalarında bulundu.

    Gazeteci-Yazar Tezcan’ın verdiği konferanstan sonra soru cevap bölümüne geçildi ve Tezcan, salonda bulunan vatandaşların sorularını cevapladı.

  • DEAŞ’a El Bab ile Tel Rıfat’da son darbeyi indirmek için TSK ile ÖSO harekete geçti

    Fırat Kalkanı Operasyonunun 61’ıncı gününde El Bab ile Tel Rıfat bölgesinde DEAŞ’a son darbeyi indirmek için Türk Silahlı Kuvvetleri ile Özgür Suriye Ordusu yığınak yaparken, Tanklar TIR’lar ile operasyon yapılan bölgelere taşındı.

    Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ateş desteği ile ilerleyen Özgür Suriye Ordusu, terör örgütü DAEŞ’ın kontrolündeki köyleri tek tek alıyor. Azez-RAİ arasındaki bölgede muhalif unsurlardan oluşan Özel Görev Kuvvet Grubu, karadan ve havadan sağlanan yoğun ateş desteği ile El Bab ile Tel Rıfat bölgesinde doğru ilerliyor. Özgür Suriye Ordusu’na onlarca TIR ve kamyona yüklenen askeri malzemeler ve mühimmat takviyesi yapılması sürerken Türk Silahlı Kuvvetleri ise El Bab ile Tel Rıfat bölgesinde tank birlikleri sevk edildi. TIR’lara yüklenen Tanklar ve askeri araçlar, konvoy ile Suriye’deki operasyonların bulunduğu bölgeye sevk edildi.