Etiket: Darbesi

  • Beyaz ET İhracatına Terör Darbesi

    Türkiye’nin savaş uçağını düşürmesinin ardından Rusya’nın Türk ürünlerine kısıtlama getirmesi, başta sebze ve meyve üreticileri olmak üzere birçok sektörü olumsuz etkiledi. Rusya’nın kısıtlamasından en az etkilenen beyaz et sektörünü ise terör vurdu.

    Türk beyaz et ihracatının yüzde 60’ının yapıldığı Irak’a giriş kapısı olan Habur Sınır Kapısı’nın yaklaşık 1 aydır kapalı olması, beyaz et üreticilerini zora soktu. Hatay ve Adana bölgesinde beyaz et üretimi yapan bir firmanın yönetim kurulu başkanı olan Necmettin Çalışkan, Güneydoğu’da yaşanan terör olayları nedeniyle Habur Sınır Kapısı’nın yaklaşık 40 gündür tam anlamıyla çalışmadığını, bunun sonucunda da üreticilerin büyük zarara girdiğini söyledi. Çalışkan, bölgede sokağa çıkma yasağı olmadan önce bir TIR’ın Irak’a b.in 800 dolara gidip geldiğini ancak şuan her TIR’ın masrafının 6 bin doları bulduğunu, bu fiyatı vermek istemelerine rağmen güvenlik gerekçesiyle bölgeye TIR gitmediğini söyledi.

    Türkiye’nin komşularıyla yaşadığı dış siyaset anlayışının en büyük sıkıntısını beyaz et üreticilerinin çektiğini belirten Necmettin Çalışkan, “Bugün üç ayrı komşumuzda var olan dört ayrı yönetimle olan problemlerin sıkıntısını çekiyoruz. Rusya ile aramızda yaşanan sıkıntıdan sonra Rusya’nın tavuk ithaline yasak koymasının ardından Rusya’ya yapılan ihracat durdu. Rusya’ya yapılan ihracat çok büyük olmadığı için sektörümüzü sıkıntıya sokacak en önemli problem Rusya’dan turist gelmeyecek olmasıdır” dedi.

    Beyaz et sektörünün Rusya’yla değil Irak’la yaşanan sürtüşmelerden dolayı krizde olduğunu belirten Çalışkan, “Biz en büyük krizi Irak’la yaşıyoruz. Doğu bölgelerimizde 1 ayı aşkın zamandır yaşanan sokağa çıkma yasağıyla birlikte Habur Sınır Kapısı tamamen kapalı. Habur sınırı bir hafta önce kısmi olarak açıldı, eskiden günlük bin 500 civarı TIR geçişi yapılırken, bugün 50-100 arası TIR geçişi sağlanıyor. Bu da son derece komik ve düşük bir rakam. Bunun acilen çözümünü bekliyoruz. Çözüm olarak da yeterli derecede güvenlik güçleri takviyesiyle belki yol güvenliği sağlanabilir ama bundan daha önemlisi Habur Sınır Kapısı’na ek görevliler yerleştirmek suretiyle kapının daha hızlı çalışması sağlanabilir. Bunun dışında gündeme gelen birden fazla sınır kapısının daha açılması konusu da çok acilen neticelendirilmesi gerekir. Sektörümüz ihracatının yüzde 70’ini Irak’a gerçekleştirmekte. Bugün itibariyle de Irak tamamen durmuş durumda” diye konuştu.

    Güneydoğu’da yaşanan sokağa çıkma yasakları nedeniyle Irak’a gidecek TIR bulunamadığını, bu yüzden çok yüksek rakamlara uçak kiralayarak ihracat yapmaya başladıklarını aktaran Çalışkan, şöyle devam etti:

    “Şuanda depolar tavuk dolu, ihracata ürün gitmiyor, damızlık yumurtaları ve diğer ürünleri bin 800 dolara taşıtırken, şimdi 6 bin dolara araç bulunamıyor. Hatta damızlık yumurtalar günlük tüketilmesi gereken ürünler olduğundan eskiden TIR’ların bin 800 dolara taşıdığı yükü şimdi 98 bin dolara uçak kiralayarak gönderiyoruz. Uluslararası kurallar gereği Irak’ın uçuş kotası tamamlandığı için de parayla uçak bile bulunmuyor, böyle bir dönemdeyiz. Bizim bugün Irak merkezi yönetimiyle de siyasi noktada yaşanan sıkıntıların ürün itibariyle de olumsuz etkisi oluyor. Merkezi Irak hükümeti Türkiye’den gelen ürünlerin ithaline kolay izin vermiyor. Gelecek dönemde Irak merkezi hükümeti ve ülkemiz arasındaki sorunlar işbirliğiyle çözülür.”

    Rusya’nın sınır bölgesini bombalaması sonucu Suriye’ye yapılan ihracatın da sekteye uğradığını belirten Çalışkan, “Son 4 yıldır Suriye’de devam eden savaşa rağmen sınır kapıları birkaç gün kapalı kalıp açılıyordu, ancak Rus uçağının düşürülmesinin ardından bir hafta, 10 gün süreyle Cilvegözü ve Öncüpınar Sınır Kapıları kapanıyor. Bunlar da Suriye’ye olan ihracatımızda sektelere yol açıyor” diye konuştu.

    “PATLAMALAR İÇ PİYASAYI OLUMSUZ ETKİLİYOR”

    İhracatın dışında son dönemde ülke genelinde bazı yerlerde yaşanan patlamaların da tavuk satışlarını azalttığını vurgulayan Necmettin Çalışkan, “İç piyasada tüketicinin alım gücünün zayıf olduğu dönemdeyiz. Özellikle ülkemizde peş peşe bazı yerlerde yaşanan patlamalar sonucu insanlar toplu yerlere ve piknik alanlarına bile gitmekten çekinmeye başladı. Bu da doğal olarak tavuk tüketimini olumsuz yönde etkiliyor. Çünkü tavuk insanların piknik günlerinde çevresiyle tükettiği bir ürün olarak karşımızda” dedi.

    Son dönemde yaşanan domuz gribi gibi hastalıkların insanların psikolojisini olumsuz etkilediğini, yapılan magazinsel haberler sonucu da tavuk sektörünün zarar gördüğünü anlatan Çalışkan, “Domuz gribi gibi hastalıklar insan psikolojisini olumsuz etkiliyor. Çünkü insanımız aynı zamanda magazin dünyasında kaynağa dayanmayan akıldışı, bilimdışı herhangi bir insanın gündemde kalmak adına yaptığı açıklamalar da insanların tedirgin olmasına neden oluyor” şeklinde konuştu.

  • Tarihi Marmaris Kalesine Matkap Darbesi

    Muğla’nın Marmaris ilçesinde yapımı Milat’tan Önce 2. Bin yılı olarak bilinen tarihi kalenin duvarları klima takılması için hilti ve matkapla delindi.

    Marmaris’te, müze olarak da hizmet veren tarihi Marmaris Kalesi’nin binlerce yıllık duvarlarına, havalandırma amacıyla klima takılması için matkap darbesi vuruldu. Müze Müdürü Şehime Atabey, çalışmanın yasal olduğunu öne sürdü.

    Marmaris Arkeoloji Müzesi olarak da kullanılan kalenin duvarlarının delinmesi için Bodrum’dan ekip geldi. Tarihi duvarları mevcut matkap ve hiltilerle delmekte zorlanan ekibin talebi üzerine İstanbul’dan daha güçlü elmas uçlu hilti istendi. Marmaris Müzesi Müdürü Şehime Atabey, çalışmaların izinli ve yasal olduğunu öne sürdü, fotoğraflanmasına tepki gösterdi.Klimanın, müze içindeki eserlerin rutubetten etkilenmemesi için takılacağı belirtildi.

    Uygulamanın doğru olmadığını söyleyen tarih araştırmacısı ve arkeograf Raşit Öztürk, “Tarihî dokuya dokunamazlar. Bir tek taş alınamaz, çivi çakılamaz. Eğer böyle bir havalandırma durumu gerekliyse bunun Avrupa’da örnekleri var. Avrupa’daki müzelerde benzer durumlarda, seyyar nemden koruyucu cihazlar kullanılıyor. Yani bir taş ve çivi sökülmeden yapılıyor. Böylece tarihi doku zarar görmüyor. Marmaris’te yapılan tamamen yanlış” dedi.

    Kaynaklara göre, müzeye ev sahipliği yapan kalenin ilk surları M.Ö 2. Binyıl’da inşa edildi. Yine M.Ö 334’te surlar, Marmaris’i işgal eden Büyük İskender tarafından onartıldı. Kanuni Sultan Süleyman’ın, 1522’de Rodos Seferi sırasında üs olarak kullandığı kalenin duvarları son olarak 1914’te, 1. Dünya Savaşı’nda Fransız savaş gemilerinin attığı toplarla zarar gördü, daha sonra tamir edildi. Kale, 25 yıldır Marmaris Arkeoloji Müzesi olarak da hizmet veriyor.

  • (Özel Haber) Brüksel Lahanasına Rusya Darbesi

    Rusya krizi Bursa’nın İznik ilçesinde yetişen Brüksel lahanasını vurdu.

    Türkiye’nin Brüksel lahanası ihtiyacının yüzde ellisini karşılayan İznik ilçesindeki çiftçiler zor durumda. Geçen yıl 3 liraya satılan Brüksel lahanası fiyatları bu yıl yaşanan krizle birlikte 1,5 – 2 liraya geriledi. Çakırca Muhtarı Zeki Bayrak, “Bu bölgede Türkiye’nin en kaliteli Brüksel lahanası yetişiyor. Bu sene verim güzel. Mükemmel bir ürün hasadına başladık. Geçen seneye nazaran fiyatlarımız biraz düşük. Geçen sene kilosu 3 lira civarındaydı. Bu yıl ise kilosunu 1,5 – 2 liradan satıyoruz. Sulu tarım yapılan bir arazideyiz. Kuraklık o yüzden bizi etkilemedi. Rusya ile yaşanan kriz bizim satışlarımızı ve fiyatlarımızı da etkiledi. Bir dönümden 3 ton mahsul alıyoruz. Türkiye’deki Brüksel lahanası ihtiyacının yüzde 50’sini sadece bu bölgeden karşılıyoruz” dedi.

    TÜRKİYE İHTİYACININ YÜZDE ELLİSİ İZNİK’TEN

    Çİftçi İbrahim Ersöz ise, “Türkiye’nin en iyi Brüksel lahanasını üretiyoruz. İç piyasanın yüzde 50’sini karşılıyoruz. Rusya ve komşularımızla yaşanan kriz ihracatımızı tamamen kesti. Ürünlerimiz şoklanarak ihraç oluyordu. Bu sene ihracat yapamıyoruz. Bu da fiyatlarımızın üretim maliyeti seviyesine düşmesine sebep oldu. Masraflarımız çok ağır. Şu an ürünlerimizi aşağı yukarı maliyetine satıyoruz. Mesela Rusya sadece limon alıyor. Limon fiyatları üreticinin yüzünü güldürüyor. Brüksel lahanasını da alsa bizim mahsulumüz de iyi fiyatlara satılacak” şeklinde konuştu.

  • PKK’ya Kaçak Sigara Darbesi

    Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde pencere camı yüklü bir kamyondan piyasa değeri yaklaşık 600 bin TL olan 189 bin paket kaçak sigara ele geçirildi.

    Edinilen bilgiye göre, bir ihbarı değerlendiren Siverek Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) şube ekipleri, Diyarbakır-Siverek karayolunda bir kamyonu takibe aldı. Siverek ilçe girişinde durdurulan kamyonun içinde pencere camlarının altına gizlenmiş 189 bin paket kaçak sigara ele geçirildi. Kaçak sigaranın piyasa değerinin yaklaşık 600 bin TL olduğu tahmin ediliyor.

    Operasyon kapsamında gözaltına alınan kamyon şoförünün emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

    Yapılan operasyonla, gelirinin PKK’ya gittiği belirtilen kaçak sigaranın bölgedeki sevkıyatına büyük darbe vurulduğu kaydedildi.

  • Uyuşturucuya Kentsel Dönüşüm Darbesi

    Yalova’da, Kent Güvenlik Danışma Kurulu toplantısında, uyuşturucu ile mücadele için kentsel dönüşümün şart olduğu dile getirildi.

    Yalova Emniyet Müdürlüğü ek hizmet binasında yapılan Kent Güvenlik Danışma Kurulu toplantısına kurum müdürleri, muhtarlar ve STK temsilcileri iştirak etti. Toplantıya Vali Yardımcısı Atilla Selami Abban başkanlık yaptı. Toplum Destekli Polislik Şube Müdürü Emniyet Amiri Sevda Veli, TDP’nin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Muhtarlar da tek tek söz alarak mahallelerindeki sıkıntıları ve emniyetten beklentilerini dile getirdi. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi Müdürü Nurettin Bingöl ise, özellikle Bağlarbaşı Mahallesi’nde yoğunlaşan uyuşturucu madde satışı ve burada yapılan emniyet faaliyetlerini aktardı

    . Emniyet Müdürlüğü’nün son yıllarda ard arda yaptığı operasyonlarla uyuşturucu satıcılarına ağır darbeler indirdiğini dile getiren Bingöl, “Eskiden mahallede alenen uyuşturucu satışı yapılırdı. İstanbul ve Bursa ilinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm sonrasında oralardaki Roman vatandaşlar da Yalova’ya geldi. Bağlarbaşı Mahallesi’nde uyuşturucu satışı yapanlar zaten Yalova’daki Romanlar değil, dışarıdan gelenler. Bölgede uyuşturucu ile mücadelede ciddi ilerleme kaydedildi. Ama burada atılacak olan en önemli adım, bölgede mutlaka kentsel dönüşüm yapılmasıdır” dedi.

    Bağlarbaşı Mahallesi’nde kentsel dönüşüm yapılmasına muhtarlar ve kurum müdürleri de destek verdi. Bölgenin uyuşturucu ve uyuşturucu satıcılarından arındırılması için kentsel dönüşüm yapılmasına yönelik kendi görev sahaları içerisinde adım atma kararı alan yetkililer, bu yönde gerekli başvuruların yapılmasını kararlaştırdı.