Etiket: Danışmanlığı

  • Milas’ta LGS tercih danışmanlığı toplantısı düzenlendi

    Milas’ta LGS tercih danışmanlığı toplantısı düzenlendi

    Milas Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nde 2020 LGS tercih danışmanlığı toplantısı düzenlendi.

    Milas İlçe Milli Eğitim Müdürü İsa Bal başkanlığında gerçekleşen toplantıya rehberlik hizmetlerinden sorumlu Şube Müdürü Akın Coşkun, lise müdürleri ve tercih komisyonlarında görevli rehber öğretmenler katıldı.

    Toplantıda Milas Rehberlik Araştırma Merkezi PDR Bölüm Başkanı Ummahan Eroğlu tarafından yapılan bilgilendirmede, 2020 LGS tercih danışmanlığının EBA aracılığıyla uzaktan yapılacağı, merkezi yerleştirme tercih sayısının bu yıl 10 olduğu, Milas’ın tek bir eğitim bölgesinden oluştuğu ifade edildi.

  • BTSO MESYEB’e Enerji Verimliği Danışmanlığı (EVD) yetkisi

    BTSO MESYEB’e Enerji Verimliği Danışmanlığı (EVD) yetkisi

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Mesleki Yeterlilik Sınav ve Belgelendirme Merkezi (BTSO MESYEB), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından “Etüd, Proje ve Danışmanlık Hizmeti” yetkisinin sahibi oldu. Enerji Verimliliği Danışmanlık (EVD) hizmetinden faydalanan işletmeler, KOSGEB’in enerji verimliliğine yönelik verdiği hibe desteklerinden de faydalanabilecek.

    BTSO tarafından Bursa’ya kazandırılan Türkiye’nin en kapsamlı sınav ve belgelendirme kuruluşu BTSO MESYEB iş dünyasına yönelik hizmetlerine devam ediyor. Bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Enerji Verimliliği Merkezi ve Model Fabrika projeleri ile Bursa sanayisinin nitelikli büyümesine öncülük eden BTSO MESYEB, 84 ayrı meslekte şimdiye kadar 60 bine yakın çalışanı mesleki yeterlilik belgesi sahibi yaptı. Enerji verimliliği noktasında yeni bir hizmet vermeye başlayan BTSO MESYEB, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından işletmelerde enerjinin verimli kullanımı ile ilgili “Etüd, Proje ve Danışmanlık Hizmeti” için yetkilendirildi.

    “Enerjimizi verimli kullanmak zorundayız”

    BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, nüfus artışı, kentsel gelişim ve sanayileşme ile birlikte dünyada enerji tüketiminin gün geçtikçe arttığını söyledi. Enerjinin hayatın vazgeçilmez unsurlarından birisi olduğunu kaydeden Başkan Burkay, Türkiye’nin ülke olarak enerji rezervleri konusunda şanslı bir konumda olmadığını söyledi. “Uluslararası rekabet koşullarında en küçük ilave maliyetlerin bile firmalara mali yönden ciddi şekilde etkilediği süreçte, enerjimizi gereksiz tüketme lüksüne sahip değiliz.” diyen Başkan Burkay, “Tüm dünyayı derinden etkileyen yeni tip korona virüs dolayısıyla işletmelerimiz zor bir dönemden geçiyor. Özellikle üretim odaklı sanayimizin gelişim hızı göze aldığımızda, Türkiye yüksek bir enerji tüketim potansiyeli taşıyor. Bu durum hayatın her alanında enerji verimliliğinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor” dedi.

    BTSO’nun yatırımları firmalara fırsatlar sunuyor

    BTSO olarak enerji konusunda firmalara rehberlik eden adımlar atmaya devam ettiklerini kaydeden Başkan Burkay, TÜRKAK tarafından akredite edilen Türkiye’nin ilk ve tek ‘Enerji Ölçüm Laboratuvarı’na sahip olan BTSO EVM’nin firmalara önemli hizmetler verdiğini de hatırlattı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın BTSO MESYEB’e verdiği Enerji Verimliliği Danışmanlık yetkisinin Bursa iş dünyasına önemli fırsatlar sunacağını da kaydeden Başkan Burkay, “BTSO MESYEB, Enerji Verimliliği Merkezi ve Model Fabrika’nın bulunduğu sahada firmalarımız için önemli hizmetler sunuyoruz. Enerji Verimliliği Merkezi’nin yanı sıra yetkinlik ve dönüşüm merkezi kimliğine sahip Bursa Model Fabrika’da yalınlaşma eğitimlerinden birisi de ‘Enerji Verimliliği Modülü’dür. Bu modülü, Enerji Verimliliği Danışmanlık hizmeti ile destekleyen MESYEB’in Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan aldığı ‘Etüd, Proje ve Danışmanlık Hizmeti’ büyük önem taşıyor. Firmalarımız, bu hizmetten faydalanmaları durumunda KOSGEB’in enerji verimliliği noktasında sunduğu hibeleri kullanma imkanı yakalayacak. Önümüzdeki süreçte BTSO MESYEB, Enerji Verimliliği Merkezi ve Model Fabrika enerji verimliliği odaklı çalışmalarına daha hızlı bir şekilde devam edecek” diye konuştu.

    Hibeden faydalanmak için EVD şartı

    KOSGEB tarafından enerji verimliliği alanında verilen tüm hibe destekleri için EVD şirketlerinden hizmet alınması zorunlu. Gönüllü Anlaşmalar ile endüstriyel işletmelerde enerji yoğunluğunun 3 yıl içerisinde yüzde 10 düşürülmesi durumunda 1 milyon TL hibe desteği sadece EVD şirketleri tarafından hazırlanan projeler ile alınabiliyor. 500 Ton Eşdeğer Petrol (TEP) üzeri tüm işletmelere Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) yazılması koşuluyla 5 milyon TL’ye kadar olan projelerin yüzde 30’una destek hibe destekleri veriliyor. VAP projeleri sadece EVD şirketleri tarafından hazırlanıyor.

  • Meme kanserinde risk danışmanlığı

    Medicana Bursa Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ersoy Taşpınar, meme kanseri riskinin yüksek olduğu ülkelerde ‘risk analizi ve danışmanlığı’nın rutin sağlık hizmetlerinden sayıldığını söyledi.

    Taramanın meme kanserine bağlı ölüm oranını yüzde 30 oranında azalttığını ifade eden Op. Dr. Ersoy Taşpınar, “Ölüm oranının azalmasında kanser hakkında bilgilerin artması ve dolayısıyla erken teşhis etkili olmaktadır. Erken teşhis, zamanında yapılacak tedavi ile hastalığın tamamen yok edilme şahsını yükseltiyor. Teşhisi erken konulabilen, dolayısıyla tedavi şansı daha yüksek olan kanserler arasında kadınlarda meme kanseri ve rahim ağzı kanseri geliyor. Tedaviler sonrasında 5 yıl boyunca sağ kalma ihtimali 1. safhada yüzde 100’lere yakınken, 4. evrede yüzde 20’dir. Bu sebeple erken teşhis önemlidir” dedi.

    Taşpınar, “Bugün dünyada meme kanseri riskinin yüksek olduğu ülkelerde ‘risk analizi ve danışmanlığı’ rutin sağlık hizmeti içerisinde yerini almaktadır. Bu ünitelerde kadınların rasyonel risk ölçümleri yapılmakta ve risk seviyesine göre tavsiyelerde bulunulmaktadır. Yapılacak tavsiyeler, takip sıklığı, takipte ne tarz testlerin kullanılacağı, hayat ve beslenme önerileri, gerekirse genetik test yaptırması ve gerekirse koruyucu ilaç tedavisi ve ameliyat yapılmasıdır. Mesela artık tarama aracı olarak uygun hastalarda MR kullanılabilmekte. Ancak neticede herkese MR ile tarama yapmak da uygun değil. MR ile tarama önerilecek kişileri bile bu bilgisayar programı destekli görüşmeler ile anlayabiliyoruz. Etkin risk azaltıcı yöntemler arasında ilaçlarla koruma ve koruyucu ameliyatlar yer almaktadır. Risk danışmanlığı konusu kanser tedavisi ile ilgili kılavuzlarda da yerini almıştır. Meme kanseri için risk analizi bugün iki şekilde yapılmaktadır. Birincisi genetik yatkınlığı işaret etmeyen, çok kuvvetli aile öyküsü olmayan kadınlar için bazı risk ölçüm yöntemlerinin kullanıldığı analiz yöntemidir. Diğeri ise kuvvetli aile öyküsüne sahip kişilere uygulanan aile soy ağacı aracılığı ile yapılan genetik mutasyon olasılığı hesaplanması ile gerekenlere genetik testlerin yapılmasını içeren karmaşık analiz yöntemidir” dedi.

    Taşpınar, “Risk danışmanlığı ile ilgili çeşitli bilgisayar programlarıyla değerlendirmeyi tavsiye ediyoruz. Risk değerlendirmesi sonunda kendisine 5 yıl boyunca meme kanserine yakalanma riskini ve riski azaltmak için yapabileceği şeyleri içeren bir rapor veriyoruz. Bu rapora göre kendisine sadece beslenme, hayat tarzı değişiklikleri, kontrol sıklığı, taramalarda hangi testlerin kendisi için daha faydalı olacağı gibi bilgiler yer alabileceği gibi, çıkan sonuçlara göre genetik test yaptırması gerektiği veya koruyucu amaçlı tedavi alması veya koruyucu ameliyat olması gerektiği gibi tavsiyeler yer alabiliyor” şeklinde konuştu.

  • “Gayrimenkul danışmanlığı, üniversite mezunu girişimcilerin yeni gözdesi oldu”

    Gayrimenkul danışmanlığının, yıllar içinde gençlerin ve üniversite mezunlarının yoğun ilgi gösterdiği yeni bir girişimcilik alanına dönüştüğü belirtildi.

    Uzun yıllar emeklilik sonrası ek gelir ya da hafta sonlarını değerlendirmek isteyenler için sadece bir alternatif gözü ile bakılan gayrimenkul danışmanlığı, yıllar içinde gençlerin ve üniversite mezunlarının yoğun ilgi gösterdiği yeni bir girişimcilik alanına dönüştü.

    Küçük bir sermaye ile kendi işini kurmak isteyen üniversite mezunlarının gayrimenkul sektörüne yöneldiğini belirten uluslararası gayrimenkul franchising şirketi ERA Gayrimenkul Türkiye Genel Müdürü Özhan Atalay, “Gayrimenkul danışmanlarının yaş aralığı her geçen gün düşüyor, eğitim seviyesi ise yükseliyor. Üniversite ve yüksek lisans mezunu birçok girişimci, Gayrimenkul Danışmanlığı sektörüne yöneliyor. Bunun altında küçük bir bütçe ile kendi işini kurabilme etkeni yatıyor” dedi.

    “Gayrimenkul danışmanlığı birçok girişimcinin yeni yatırım alanına dönüştü”

    Gayrimenkul danışmanlık sektöründe çalışanların eğitim ve yaş gibi kriterlerini Atalay, “Gayrimenkul Danışmanlığı ülkemizde yıllar boyunca emeklilik sonrası ek gelir elde edilebilecek bir iş gözüyle bakılırken, günümüzde birçok girişimcinin yeni yatırım alanına dönüştü. Küçük bir bütçe ile kendi işinin patronu olmak isteyen birçok üniversite mezununun gayrimenkul sektörüne yöneldiğini görüyoruz. Önceki yıllarda 50 ve üstü olan Gayrimenkul Danışmanlığı yaşının 25’lere kadar düştüğünü görüyoruz. Yaş ortalamasının düşmesiyle birlikte eğitim seviyesinin her geçen gün yükseldiğini izliyoruz. Sektöre birçok üniversite mezunu kişi, Broker (ofis sahibi) ya da gayrimenkul danışmanı olarak giriş yaptılar. Bugün ERA Gayrimenkul Türkiye’de yer alan brokerların yüzde 62’si üniversite, yüzde 5’i ise yüksek lisans mezunu” diye konuştu.

    Atalay şöyle devam etti: “Üniversite ve yüksek lisans mezunları gayrimenkul sektörüne girmelerindeki en büyük etmen ise yeni yapılan konut veya ticari binaların önemli teknik özellikleri barındırmasının getirdiği yüksek bilgi ve donanım ihtiyacı oldu. Yeni projeler ve inşaat komplekslerinin satış ve pazarlamasının bu sektörde eğitim almamış ve tahsili olmayan kişiler tarafından yapılması neredeyse imkansız hale geldi. Bu da meslekte çalışanların seviyesini yükseltti. İşini doğru düzgün yapan, güvenilir olabilen, sabırlı ve azimli kişiler ERA gibi bir markanın şemsiyesi altına girdiklerinde çok uzun yıllar boyu sürebilecek karlı bir işletme kurabiliyorlar. Sektördeki başarı hikayelerinden de ilham alan birçok üniversite ve yüksek lisans mezunu gayrimenkul danışmanı sektörde kalite ve hizmet farkını da ortaya koymayı başarıyorlar.”

  • “Gayrimenkul danışmanlığı, üretilen hizmetin fark edilmediği bir sistem”

    ERA Gayrimenkul Türkiye Genel Müdürü Özhan Atalay, “Gayrimenkul Ticareti Hakkındaki Yönetmelik taslağı, genel olarak yararlı düzenlemeleri getirmekle birlikte, bazı noktalarda eksiklikleri bulunuyor” dedi.

    ERA Gayrimenkul Genel Müdürü Özhan Atalay, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından görüşe açılan Gayrimenkul Ticareti Hakkındaki Yönetmelik taslağının, sektörde birçok tartışmayı beraberinde getirdiğini söyledi. Atalay,”Genel olarak gayrimenkul ticaretinde aracılık faaliyetlerini yasal bir alt yapı eşliğinde ilerlemesini amaçlayan tasarı aynı zamanda işlemlerin güven içinde yapılmasını ve nitelikli insan kaynağı oluşturulmasını da hedefliyor” dedi.

    Atalay, düzenlemenin iyi niyetli olsa bile bazı eksik ve hatalar içerdiğini belirterek, “Yapılan düzenleme bu haliyle hayata geçerse, mevcut firmaların gelirlerini yarı yazıya azaltacaktır. Dolayısıyla gelir seviyesi düşen sektöre hem nitelikli iş gücü talep göstermeyecek hem de var olan kalifiye, eğitimli danışmanlar sektörden çıkacaklardır” diye konuştu. Sektörde gelenekselleşmiş bir hizmet bedeli standardı olduğunu da söyleyen Atalay, danışmanlık hizmeti verilen mülkiyetin büyüklüğüne, zorluğuna ve işin yapısına göre değişen bedelin birçok paydaş tarafından paylaşıldığını ve bu bedelden pazarlama ve reklam gideri gibi pek çok farklı kalemin dahil olduğunu sözlerine ekledi.

    “Bazı işlemlerde satış sonrası, taraflardan komisyon bedelini tahsil edemiyor”

    Danışmanların elde ettikleri gelirin nerelere gittiği ile ilgili detaylı açıklamalarda bulunan Atalay, “Hizmet bedeli içinden öncelikle merkez firma, kendi hizmet bedelini ve pazarlama katkı payını alıyor, ardından gayrimenkulü sisteme getirmiş danışman, bedelin en az yarısını alıyor ki bunu satışı yapan danışman ile referral adı verilen bir sistem içerisinde paylaşıyor. Kalan kısım ofise kalıyor. Bahsi geçen düzenleme bu haliyle yasalaşırsa, Gelir ve kurumlar vergisi çıktığında ofislerin yaşayabilmesi için gerekli rakam maalesef kalmıyor. Gayrimenkul danışmanlığı, üretilen hizmetin ne yazık ki fark edilmediği bir sistem. Çoğu kişinin gözünde ev gösterip ücret alınan, herkesin kolaylıkla yapabileceğini düşündüğü bir sistem olarak görülüyor. Oysa danışman o networke ulaşabilmek için bölgede aylarını harcıyor. Tek bir gayrimenkulü yüzlerce kez tanıtıyor ve defalarca tapudan ya da noterden satış geri dönüyor. Hatta bazı işlemlerde satış sonrası, taraflardan komisyon bedelini tahsil edemiyor” dedi.

    Bu düzensiz ortamda şirketlerin ayakta kalmakta hayli zorlandığını belirten Atalay, Türkiye ölçeğinde ayakta kalabilen ofis ortalamasının yüzde 10’lar düzeyinde olduğunu dile getirdi. Serbest piyasa ekonomisinin bir gereği olan ve rekabeti artırarak müşteri menfaatine çalışmayı sağlayan sistem yerine sınırlandırılmış bir bütçe ile çalışmanın işin ruhuna aykırı olacağını belirten Atalay, sisteme geçilmesi halinde sektörün birçok problemle karşı karşıya kalacağını sözlerine ekledi.