Etiket: Damlası

  • 2 damlası 8 saat koruyor, ciltte zarar vermiyor Korona virüse siper oluyor

    2 damlası 8 saat koruyor, ciltte zarar vermiyor Korona virüse siper oluyor

    Korona virüs (Kovid-19) salgınına karşı merkezi Bodrum’da bulunan bir bitkisel ilaç firması elde, ağızda ve burunda kullanılabilen bir jel ürettiğini açıkladı. Ürettikleri bu jelin yüzde 99.99 bakterilere ve virüslere karşı etkili olduğunu ve içerisinde alkol bulunmadığını belirten İmmu-Nat bitkisel ilaçlar firmasının sağlık danışmanı Prof. Dr. Seyhan Ersan “Virüse karşı kalkan olan antibakteriyel jel 8 saate kadar etkisini koruyor” dedi.

    Geçtiğimiz günlerde Dünya Sağlık Örgütü Korona virüs (Kovid-19) salgınının insanlara en çok burun yolu ile bulaştığını açıklamıştı. Dünya Sağlık Örgütü virüsün en çok burundan girdiğini açıklamadan aylar öncesinde Bodrum’da ağızda ve burunda kullanılabilen antibakteriyel jelin üretildiği ortaya çıktı. 6 ay boyunca laboratuvar çalışması sonucu üretilen jelin üniversitelerde gerçekleştirilen testlerde virüslere karşı yüzde 99.99 oranında etkili olduğu açıklandı.

    Elleri kurutmuyor

    Elleri kurutmayan, cilt çatlaklarının önüne geçen, nemlenmelerini sağlayarak el bütünlüğünü koruyan jelin, günde sadece 2 damla ile 8 saate kadar etkisini sürdürdüğü belirtildi. Eller ve yüz yıkanmadığı süre içerisinde koruma özelliğini devem ettiren koruma jelinin, dermatolojik olarak da Yedi Tepe üniversitesi Biyosidal ve Arge laboratuvarlarında yapılan testler ile de cilt üzerinde iritasyon ve alerjiye neden olmadığı ve antialerjik olduğu belirtildi.

    İmmu-Nat Bitkisel Ürünler firması koruyucu jelin uzun süren çalışmalar sonucu el, burun ve ağızda kullanılabilecek hale getirildiğini ayı zamanda yaraları iyileştirme özelliğine de sahip olduğunu açıkladı. 1 veya 2 damlayla gün boyu virüslere karşı kalkan olarak kullanılan jelin yoğun ilgi gördüğü belirtildi.

    İmmu-nat bitkisel ilaçlar firmasının sağlık danışmanı Prof. Dr. Seyhan Ersan geliştirdikleri jelin hem burun hem ağız hem de ellerde yüzde 99.99 etkisi olduğunu belirterek “Virüsler, bakteriler 3 kritik noktadan vücudumuza giriyor. Önce ellerden sonra ağız ve burundan virüsün girmesi çok kolay olduğu için biz virüsün girdiği ortak alanlar olan ağız ve burundan nefes yolu ile riskli olarak gelen virüsleri engellemek amacıyla bir ürün geliştirdik. Önümüz kış sadece Kovid-19 ile değil influenza dediğimiz grip türleriyle de savaşmak durumundayız. Çünkü onlar da şu andan itibaren aktif haldeler” diye konuştu.

    Virüsler karşı savaşta önemli bir yol kat ettiklerini belirten Prof. Dr. Ersan “Dünyanın şu anda en önemli ilgilendiği konu Kovid-19 salgınıdır. Bu virüs rna tipi bir virüs olup sürekli mutasyona girdiği için bunun yapısı ve semptomları hakkında kesin bir bilgiye sahip değiliz. Son yapılan araştırmalarda virüsün eller, ağız ve burundan çok yoğun bir şekilde vücuda girdiği ve hastalılara neden olduğunu biliyoruz. Dünyanın şu anda üzerinde durduğu konu burun yolundan yoğun olarak gelen bu virüsü engelleyecek yollar aramaları. Bizde 3 kritik noktadan bulaşma yolları olan eller, ağız ve burun risk altında olduğunu düşünerek ortak alan olan ağız ve burun nefes yolarının bu virüsten korunması için her kesimin güvenle ve rahatlıkla kullanabileceği alkol içermeyen içerisindeki etkilerinin antimikrobiyal, antiviral ve antialarjik özelliği üniversitelerden alınan raporlarla kanıtlanmış ve bu etkileri yüzde 99.99 gösteren bir ürün geliştirdik. Bunu hastalıkla çok fazla temasta olan sağlık personelleri için, çocuklarımız için çünkü çocuklarımızın kendilerini koruma içgüdüleri zayıf olduğu için virüsü bulaştırmada en önemli faktörler arasından. O nedenler çocuklarımızı, sağlık çalışanlarımızı 65 yaş üstü vatandaşlarımızın ve diğer tüm kesimi koruya bilmek için kullanım rahatlığı olan, cilt üzerine hiçbir şekilde zara vermeyen, cilttin değdiği noktalarda onarıcı özelliği olan bir ürün geliştirmeyi amaçladık. Bu konu ile ilgili biz uzun süredir çalışıyorduk. İçerisinde alkol olmayan ve günde tek 1 damla ile korumayı sağlayan bu ürünü çok rahatlıkla önce çocuklar yaşlılar, sağlık çalışanları rutin olarak kullanabilecek” dedi.

    Prof. Dr. Seyhan Ersan ürettikleri ürünün yüzde 99.99 korona virüsü ve diğer virüsleri öldürdüğünü, günde 1 veya 2 damla jelin yeterli olduğunu da belirterek “Önce tasarladık geliştirdik ve daha sonra üniversiteden etkili olan sonuçlar alarak 6 aylık bir çalışma sonucunda bu ürünümüzü kullanır hale getirdik. Farmakoloji etkisi için antimikrobiyal etkisi ve virüslere karşı olan etkisi yüzde 99.99 oranında etkili olduğuna dahil raporlar verildi. Dermotolojik için yapılan testlerde de cilt üzerinde her hangi bir alarji ve cilt bozukluğuna yol açmadığı tespit edildi. Hatta elinde yarası olanlar, ellerinde çatlakları olanlar bile çok rahatlıkla kullanabilir” ifadelerini kullandı.

    İmmu-Nat bitkisel ilaçlar Laboratuvar sorumlusu Eczacı Taylan Çağlar ise geliştirdikleri jelin insan hayatı için önemli bir yeri olduğunu ifade ederek “Dünya Sağlık Örgütünün yakın zamanda yapmış olduğu çalışmalarda Kovid-19 virüsünün burun yoluyla insanlara daha kolay bulaştığı tespit edildi. Biz, pandeminin başlangıcı olan Şubat ve Mart aylarında zaten bu yolla bulaştığını ve buna da sebep olan ellerin olduğunu düşünerekten buna etkili olan bir ünün geliştirdik. Geliştirdiğimiz jel bir tabaka gibi eli kaplar ve tüm bakterileri ve virüsleri öldürür. Elinizi yıkamadığınız müddetçe elinizi korumaya devam eder. Bu jeli elinize damlattıktan sonra burun ve ağız çeperlerine burun içi çeperlerine kolaylıkla uygulayabilirsiniz. Ciltte hiçbir tahribat yapmaz, alerji yapmaz. Aynı zamanda alkolsüz bir jeldir. Alkol bazlı koruyucu bir ürün değildir” dedi.

  • Bu sütün damlası 7 lira, kilosu 7 bin lira

    Dünyanın en pahalı sütleri arasında yer alan arı sütünün 1 gramı 7 lira, kilosu ise 7 bin liradan satılıyor.

    Ordu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Akın Çiftçi, Türkiye’nin en çok bal üretilen ili Ordu’da bal üretiminin yanında arı sütüne de yönelme başladığını belirtti. Çiftçi, üretimi zor ve zahmetli olmasına rağmen fiyatı yüksek olduğu için üreticilerin arı sütü üretimine büyük ilgi gösterdiğini belirtti.

    Fiyatının yüksek olmasından dolayı arı sütünün gramla satıldığını belirten Çiftçi, genellikle 5-10 gramlık tüpler halinde satış yaptıklarını kaydetti. Arı sütünün kilogram fiyatının yüksek olduğuna dikkat çeken Çiftçi, “Arı sütünün gramı 7 lira, kilosu ise 7 bin liradan satılıyor” dedi.

    “Arı sütünün kesinlikle güneş görmemesi gerekiyor”

    Arı sütünün 10 gramlık tüpler halinde güneş görmeyecek nitelikte buzdolabında saklanması gerektiğini kaydeden Çiftçi, “Arı sütünün kesinlikle güneş görmemesi gerekiyor. Güneş gördüğü takdirde bozulur ve ondan sonra bir faydası olmaz” uyarısında bulundu.

    “Market köşelerinde satılanlar arı sütü değil”

    Piyasada arı sütü adı altında satılan ürünlere itibar edilmemesi gerektiğini de kaydeden Çiftçi, “Arı sütü sağlığa oldukça yararlı bir ürün ancak fiyatı pahalı. Marketlerde ve market köşelerinde arı sütü adı altında satılanlarda gerçek arı sütü değil. Vatandaşlarımız uyanık olsun” diye konuştu.

    İlkbahar aylarında elde edilen arı sütü özellikle bağışıklık sistemini düzenleyen aynı zamanda kök hücrelere uyarıcı etki yapan özelliğe sahip olan bir ürün olarak biliniyor. Vücut performansını ve dayanıklılığı artıran arı sütü aynı zamanda yaşlanmayı geciktirici ve hücre yenilenmesi sağlayan özelliği ile dikkat çekiyor.

  • Su Damlası Kostümü Giyen Minik Öğrenciler Yağmur Dansı Yaptı

    Gaziantep’ti anaokulu öğrencileri, “Su hayattır, susuz yaşam olmaz” sloganıyla hazırlanan etkinlikte, su damlası kostümü giyerek, yağmur dansı yaptı.

    Gaziantep Kolej Vakfı Özel Anaokulu öğrencileri tarafından Dünya Su Günü, düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı. Etkinlikte öğrenciler suyun canlıların yaşamındaki önemine dikkat çekerek insanların su tüketiminde dikkatli olması yönünde mesajlar verdi. Öğrenciler, doğal kaynakların korunması ve tasarrufa dikkat çekmek amacıyla birer su damlasını temsil eden kostüm giyerek, yağmur dansı yaptı.

    Çeşitli danslar sergileyen minik öğrencilerin suyun önemi vurgulayan resimleri de dikkat çekti. Doğayı ve doğal kaynakları korumanın çocuklara küçük yaşta bir alışkanlık olarak kazandırıldığını vurgulayan Anaokulu Müdiresi Gekçen Bulut “Hızla tükenen doğal kaynaklarımız arasında özellikle su bütün canlılar için büyük önem taşıyor. Dünyanın bir çok bölgesinde içilebilir su bulunamazken mevcut kaynakların korunması ve tasarruflu kullanılmasına dikkat çekmek, canlıların yaşamında suyun önemini vurgulamak amacıyla öğrencilerimizle ortaklaşa düzenlediğimiz etkinliğimiz başarılı geçti. Konuyla ilgili düşüncelerini resimlerle anlatan minik öğrencilerimiz adeta birer su damlası gibi birlikte dans ederek bu anlamlı günü kutladılar” dedi.

    Okulda bulunan bitkilere de su veren öğrenciler dünya su kaynaklarının korunması için etkinliklerine devam edeceklerini de ifade etti.