Etiket: Damak

  • Madame Mai Çikolata Türk damak tadına uygun lezzetler üretiyor

    Madame Mai Çikolata Türk damak tadına uygun lezzetler üretiyor

    Ürettiği el yapımı ürünleri ile kısa süre önce çikolata sektörüne giren Madame Main Çikolata, pandemi sürecini fırsata çevirerek meyveli çikolatalar üretimine başladı.

    Erzurum’da kurduğu yaklaşık 100 metrekarelik atölyesinde kendi imkânları ile bir birinden nefis lezzetlerle çikolata üreten Şeyda Sönmez Ebren, sağlıklı yaşamın sembolü olan meyve kurusu ile çikolatayı birleştirip farklı lezzetler ve tatlar oluşturmaya başladı. Ebren, çikolata için yeni reçeteler hazırlar belirterek, özellikle Türk damak tadına uygun ürünleri tercih etme gayreti içerisinde olduklarını anlattı. Türkiye’nin farklı yörelerinde yetişen; elma, incir, erik, kayısı, gün kurusu, portakal, cennet hurması, dut ve kivi gibi meyve kurularına tropikal meyvelerden mango, papaya, ananas gibi meyve kurularını da ekleyip bunları çikolata ile kombine ettiklerini belirten Ebren, böylece çikolata sektörüne farklı yeni lezzetler kazandırdıklarını söyledi.

    Madame Mai Çikolata Atölyesi İşletmecisi Şeyda Sönmez Ebren, kış aylarının vazgeçilmezi olan meyve kurularında özellikle posalı bölümün daha yoğun olduğunu hatırlatarak, bu gıdaların mutlaka tüketilmesini ifade eden uzmanların görüşlerinden esinlendiklerini vurguladı.

    Sönmez, “Madame Mai Çikolata olarak hem kakaonun hem de kuru meyvenin sağlık açısından ne kadar önemli olduğunu ve hastalıklara geçit vermediğini özellikle içerisinde bulunduğumuz pandemi dönemi içerisinde bu ürünlerin daha fazla tüketildiğini göz önünde bulundurarak böyle bir çalışma içerisine girdik. El yapımı olarak hazırladığımız ürünlere karşı müşterilerinin yoğun ilgisi ile karşılaşıyoruz. Bu şekilde hem şehrimiz hem bölgemiz hem de ülkemiz ekonomisine bir nebzede olsa katkı da bulunmak bizleri çok mutlu edecektir” ifadelerini kullandı.

  • Kütahya’nın yöresel damak tadı; Köpük helvası

    Kütahya’da, havaların soğuması ile birlikte vatandaşların tatlılara olan ilgisi arttı. Adı kış ayları ile özdeşmiş olan, Osmanlı mutfağının vazgeçilmezlerinden Kütahya’nın yöresel lezzeti ’Köpük helvası’ ise vatandaşların ilk tercihleri arasında yer alıyor. Çöğen’den yapılmasından dolayı mide dostu gıdalar arasında yer alan ‘Köpük helva’ hafif olması ile de damaklarda tat bırakıyor. 5 Kuşaktır helvacılık yapan Rıza Helvacıoğlu, ” Kütahya’nın geleneksel lezzetlerinden olan Köpük Helvası su, çöğen ve su’dan oluşmakta. İlk önce şekeri bakır kazanlarda kaynatırız. Daha sonra çöğen ile dövme işlemini yaparak. Adı kış ayları ile özdeşmiş olan Köpük helvası özellikle soğuk havalarda, kış aylarında kar yere düştüğü zaman vatandaşlar üşümemek ve midelerini üşütmemek için köpük helvasının satışları artar. Havalar soğuk olduğunda şekeri çok geldiğinde de içine tahin atılıp’da tüketilebilir.” dedi.

    Helvacılığın Osmanlı döneminden kalma yöresel lezzetler arasında olduğundan bahseden Rıza Helvacıoğlu, “Helvacılık Osmanlı Döneminden kalma yöresel lezzetlerimiz dendir. Köpük helvasının içinde çöğen bulunmasından dolayıda mide dostu bir tatlıdır. Eski insanlar mideleri rahatsız gastrit, reflü gibi hastalıklar oluşuğun da köpük helvası, tahin helvasını tüketip midelerinde ki gazı ve şişkinliği alabiliyorlardı. Köpük helvası Kütahya’nın geleneksel ürünlerindendir. Özellikle kahvaltılık olarak kullanılsa da her vakitte yemeklerden sonrada içine tahin atılarak tüketilebilir.” diye konuştu. (HCA-EFE)

  • ATO Başkanı Menevşe: “Dünya, Adana’nın yüzlerce çeşit damak tadını keşfe çıktı”

    Adana Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Atila Menevşe, 3 gün süren Lezzet Festivaliyle Adana’nın yerel ve geleneksel mutfak kültürünü ülkeye ve tüm dünyaya tanıttıklarını söyledi.

    Menevşe, yaptığı açıklamada, kültürüyle, modern toplumuyla, altyapı ve tesisleri ve her yıl gerçekleştirilen onlarca uluslararası festivaliyle Adana’nın festivaller şehri olduğunu söyledi. Menevşe, 3 gün boyunca lezzetin bir çok çeşidine ev sahipliği yapan Adana’da renkli ve coşkulu görüntülere sahne olan festivale katılarak destek veren tüm kişi ve kuruluşların emeklerinin yadsınamayacağını söyledi.

    Kentin ekonomik, kültürel ve sosyal potansiyelinin harekete geçirilmesi bakımından büyük önem taşıdığına üç gün boyunca şahit olduklarını ifade eden Menevşe, “Adana yöresine ait tüm tatların, dünyadan gelen misafirlere tanıtılması Adana turizmine çok büyük katkı sağlamıştır. Kültürel çeşitliliğinin en önemli unsurlarından birinin yemek kültürü olduğunu ifade etmeliyim. Adana Ticaret Odası’nın organizatörlerinden olduğu Lezzet Festivali’nin başarılı geçmesi ve Adana’nın tanıtımına katkı sunmuş olması bizleri mutlu etmiştir. Festival süresince Adana’nın yerel ve geleneksel mutfak kültürünü ülkemize ve tüm dünyaya tanıttık. Böylelikle Adana mutfağının tüm unsurlarını ziyaretçilerimizle paylaşırken, unutulmaya yüz tutan geleneksel yemek bilgilerimizin tanıtımına, bilinirliliğinin arttırılmasına ve geleceğe aktarılmasına da hizmet ettiğimize inanıyorum’’ dedi.

    Atila Menevşe, Adana Ticaret Odası olarak, tescilli Adana Kebabı Eğitim çalışmaların açılışını gerçekleştirdiklerini belirterek, “Yapılan açılışın ardından iki gün boyunca süren eğitimin sonunda kursiyerlerimiz kebap ustalarının direktifleri doğrultusunda Adana Kebabının gelecek nesillere orijinal ve emsalsiz tadıyla taşınabilmesi için eğitim aldılar. İki günlük eğitim sonunda kursiyerler, Tescilli Adana Kebabı Eğitim sertifikasını almaya hak kazandı. Kebabın, ulusal fikri mülkiyet haklarının yanında uluslararası bir marka olarak da korunması için çalışmalarımızı her alanda sürdürüyoruz. Adana Kebabını korumak ve gelecek kuşaklara bozulmadan, aslına uygun olarak aynı damak lezzetinde taşınabilmesini sağlamanın yanında, Adana Kebabını uluslar arası bir marka olarak gelecek nesillere devretmek gibi bir misyon için çalışmaktayız” diye konuştu.

  • Diş Hekimliği Fakültesinde yarık damak dudak tedavilerine başlandı

    Uşak Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Kliniğinde, Yarık Damak Dudak (YDD) tedavileri, Ortognatik Cerrahi ve Sendromlu hastalarının tedavileri yapılmaya başlandı.

    Konuyla ilgili konuşan Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş, Ortodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Serap Titiz’in çalışmaları sonucu, Diş Hekimliği Fakültesinde YDD tedavilerinin başarılı bir şekilde yapılmaya başladığını belirtti. Yeni doğan tek taraflı Yarık Dudak Damak vakalarında cerrahi öncesi ortopedik tedavinin, Dr. Öğr. Üyesi Titiz’in bulduğu yöntem ile gerçekleştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Savaş; “Diş Hekimliği Fakültemiz alanlarında uzman öğretim üyelerimizle birlikte Uşak’a ve bölgemize hizmet veriyor. Dr. Öğr. Üyesi Serap Titiz hocamızda YDD tedavisinde bugüne kadar yaptığı çalışmalarla öne çıkan bir öğretim üyemiz. Kendisi tedavilerinde kullandığı ve tasarladığı aparatların patent başvurusunu yapmıştır. Böylesi başarılı çalışmaların Uşak Üniversitesi’nde yapılmasından dolayı mutluyuz. Tüm Diş Hekimliği Fakültemiz çalışanlarını tebrik ediyorum.” dedi.

    Ortodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Serap Titiz yaptığı açıklamada, YDD tedavisinde plastik cerrahlar, konuşma terapistleri, kulak burun boğaz uzmanları ve diş hekimlerinin görev aldığını söyleyerek, multidisipliner bir yaklaşım gerektiren bu tedavide, en uzun sürecin ortodontistlerden geçmekte olduğunu belirtti. Ortodontistlerin bu tedavi sürecinde çok önemli bir role sahip olduklarını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Titiz, “Yetişkin, çocuk ya da bir bebeğin hayat standardını yükseltebilmenin verdiği mutluluğun hiçbir şey ile ölçülemez olduğuna inanıyorum. Yarık Damak Dudak (YDD) ailelerinin yaşadığı maddi sıkıntılar ile beraber, bebeklerdeki fiziksel görünümün kötü olması ailelerde büyük psikolojik şoka sebep oluyor. Bu hastaların neredeyse hepsi sosyoekonomik düzeyi düşük fakir aile çocukları ve devlet kurumları dışında herhangi bir özel kuruma gitme imkânları olmayan ailelerdir. Bölge illerindeki hastalar (Manisa, Uşak, Muğla vb.), İzmir’e gitmek durumunda kalıyorlar. Ancak artık İzmir’e gitmelerine gerek yok, çünkü tedaviyi Uşak’ta Diş Hekimliği Fakültemiz kliniğinde gerçekleştiriyoruz. YDD tedavisinde erken yaşta (bebek doğduktan hemen sonra) tedaviye başlanması gerekmektedir. Sonraki yaşlarda tedavi süreci daha uzun olmaktadır. Bu açıdan YDD ailelerinin doğumdan hemen sonra tedavi için başvurmaları önem arz etmektedir.” dedi.

  • Hatalı damak yargıdan döndü

    Bursa’da mahkemelik olan hatalı damak protezinde tüketici haklı bulundu. Özel sağlık merkezi, tüketiciye parayı iade edecek.

    Edinilen bilgiye göre, bir kişi, özel sağlık merkezinde damak protezi yaptırdı. Bu hizmetten memnun kalmayan hasta, mağduriyetinin giderilmesi için Bursa Tüketiciler Derneğine başvurdu. Dernek, tüketicinin talebi üzerine ilk olarak, sağlık merkezine ihtarname çekti. Özel sağlık merkezinin talebe olumlu cevap vermemesi üzerine, tüketici, mağduriyetinin giderilmesi ve 3 bin 480 liralık bedelin faizi ile birlikte iadesi için il hakem heyetine başvurdu. İl hakem heyeti tüketiciyi haklı bularak, özel sağlık merkezinin fatura bedelini iade etmesine hükmetti.

    Özel sağlık merkezi, verilen karara itiraz ederek, bu ihtilafı yargıya taşındı. Mahkeme, “davacının, davalıya olan özen borcuna aykırı davrandığı, tedavi süresince gereken ihtimam ve dikkati göstermediği, davalının şikayetinde haklı olduğu” gerekçesiyle davanın reddine kararı verdi. Bu kararın ardından tüketici, sağlık merkezine verdiği 3 bin 480 lirayı geri alacak.

    Konuyla alakalı açıklama yapan Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Sıtkı Yılmaz, “Tüketici, 6502 sayılı tüketici kanunu hükümlerine göre satın aldığı bir mal ile hizmetin ayıplı ve kusurlu çıkması durumunda 4 seçimlik hakkına sahiptir. Bu haklardan hangisini seçerse, satıcı ve sağlayıcı, tüketicinin talebine bağlı kalmak şartıyla seçimlik hakkını yerine getirmek durumundadır” dedi.