Etiket: Daldılar

  • Sağlık çalışanları için daldılar

    Sağlık çalışanları için daldılar

    Edirne’nin Saros Körfezi’nde dalış yapan ’Derinlere Saygı Dalışı Topluluğu’ üyeleri, açtıkları pankartla tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Dalış ekibinde biri Covid-19’u atlatan iki doktor da yer aldı.

    8 aydır dünyayı etkisi altına alarak 6 kıtada 14 milyon kişiye bulaşan ve yaklaşık 600 bin insanın ölümüne neden olan Covid- 19’a Türkiye’de pek çok sağlık çalışanı yakalanmıştı. Korona virüsle mücadele eden hastalara yardım eli uzatırken aynı hastalığa yakalanan fedakar sağlık personelinden yaklaşık 40 tanesi hayatını kaybetti. Yoğun bakım ünitelerinde kalan hastalara bakabilmek için haftalarca evlerine gidemeyen doktor, hemşire, eczacı ve hastabakıcıların fedakarlığı hastalıkla mücadele sırasında en çok konuşulan konulardan oldu. Küresel pandemi sürerken dünyadaki herkesin saygısını kazanan sağlık çalışanları, su altında da unutulmadı. Ulusal günlerde milli ve manevi değerleri hatırlatmak, suyun altında unutulan zenginlikleri hatırlatmak ve toplumsal farkındalığı harekete geçirmek için gönüllü dalgıçlardan kurulan ’Derinlere Saygı Dalış Topluluğu’, sağlık çalışanlarının fedakarlıklarına teşekkür etmek için dalış gerçekleştirdi. Dünyanın en temiz denizlerinden Edirne Saros Körfezi’nin İbrice Limanı’nda Mavi Ege Dalış Merkezi’nin desteğiyle bir araya gelen topluluk, İstanbul’dan getirdikleri pankartı suyun altına indirdi. Liman açıklarında 8 metre derinliğe indirilen “Tüm Sağlık Çalışanlarına Müteşekkiriz” yazılı pankartın yanı sıra ’Derinlere Saygı Dalışı Topluluğu’ ve Türk bayrağı açan 12 kişilik dalış ekibi içinde Covid-19’u yenen Aile Hekimi Dr. Ahmet Ayhan ile Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nihal Kasapçopur da yer aldı.

    Nisan ayında virüse yakalanan ve 14 gün karantinada kalarak iyileşen Dr. Ahmet Ayhan, “Bu hastalığı yenen bir doktor olarak sağlık çalışanlarının ne kadar önemli bir görev üstlendiğine şahit oldum. İyileştiğim anda görevime dönerek arkadaşlarıma yardım ettim. Bu dalış ile mesleğimizin ne kadar onurlu ve saygın olduğuna bir kez daha şahit oldum” dedi.

    Dr. Nihal Kasapçopur ise, “Bu dalış, bir kez daha meslektaşlarım ve tüm sağlık çalışanlarıyla gurur duymamı sağladı. Dalgıçların duyarlılığı ile hazırlanan bu pankart bizler için en anlamlı teşekkürlerden biri oldu. Doğanın derin sessizliğinde bile hatırlanmak güzel” diye konuştu.

    “Sağlık çalışanlarının olumlu enerjisi tükenmemeli”

    Topluluk üyesi olan dünyaca ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez de yaptığı açıklamada, “Dalış planlandığı andan itibaren bana büyük heyecan verdi. Aralarında olamasam da dalış ekibimiz suyun altında bizler için açtıkları pankart ile doğa tutkunlarının duyarlılığı ortaya kondu. Çocukken dediğimiz gibi ‘havada-karada-denizde’ her yerde sağlık çalışanlarına müteşekkiriz. Sağlık çalışanları hastalarına iyilik verirken kendi bedenlerinde biriken olumlu enerjiyi hastaya transfer eder. Bazen verdikleri enerji o kadar çok olur ki kaybettikleri enerjiyi yerine koyamaz ve hayatlarıyla öderler. Sağlık çalışanlarının pozitif enerjilerinin tükenmemesi için herkesi sınırsız saygıya davet ediyorum. Bu dalış, fedakar sağlık çalışanlarına büyük moral olacak” ifadelerini kullandı.

    “Onlar bu sürecin gerçek kahramanı”

    250 üyesiyle Türkiye’nin en büyük sualtı etkinlik grubu olan Derinlere Saygı Dalış Topluluğu’nın Başkanı Kaptan Metin Karadağ ise, “Üstlendiğimiz misyon ve vizyon arasında parçası olduğumuz toplumun içinden geçtiği olaylar hakkında farkındalık oluşturacak etkinlikler yapmak var. Tüm dünyayı, hatta tüm insanlığı ilgilendiren, çok ilgilendiren Covid-19, tüm sosyal alışkanlıkları değiştirirken sağlık çalışanlarının insanlığın devamı için ne kadar önemli olduğunu hatırlattı. Salgına karşı verilen savaşın en önünde kendi sağlıklarını, hatta hayatlarını tehlikeye atan, ailelerine haftalarca kavuşamayan sağlık çalışanlarımıza teşekkür etmek istedik. ’Derinlere Saygı Dalış Topluluğu’ olarak bu savaşta hayatı pahasına bizleri koruyan sağlık çalışanlarımıza en iyi bildiğimiz yoldan teşekkür etmek için daldık. İki doktor arkadaşımız da bizimle derinlere indi. Biliyoruz ki sağlık çalışanlarına ne kadar teşekkür etsek az. Çünkü onlar bu sürecin gerçek kahramanı. Bu hastalıktan insanlığı korumak için kendi hayatlarını feda eden tüm sağlık çalışanlarını minnetle anıyor, şükranlarımız sunuyoruz” şeklinde konuştu.

  • Engeli unutup özgürlüğe daldılar

    Uludağ Üniversitesi Sualtı Topluluğu’nun (USAT) 2004 yılından bu yana engelli çocuklar için düzenlediği ’Dalmak Özgürlüktür’ projesi, bu yıl Bursa Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle gerçekleştirildi. Etkinliğe katılan engelli çocuklar, üniversiteli ağabey ve ablalarıyla yüzmenin keyfini çıkardı.

    Bedensel veya zihinsel engelleri nedeniyle sosyal hayatın her alanında tam olarak yer alma fırsatı bulamayan engelli çocukları yüzme sporu ile buluşturmak, onlara su içinde engellerine rağmen özgürlüklerini yaşatabilmek amacıyla 2004 yılında yola çıkan USAT, yine anlamlı bir etkinliğe imza attı. Bursa Büyükşehir Belediyesinin de destekleriyle ’Dalmak Özgürlüktür 18’ projesini Gürsu Yüzme Havuzu’nda hayata geçiren üniversiteli gençler, tamamen gönüllülük esasıyla yaptıkları projede engelli çocuklara gönüllerince bir gün geçirtti. Büyükşehir Belediyesinin ulaşım desteğiyle evlerinden alınan 14 engelli çocuk, aileleriyle birlikte yüzme havuzuna getirildi. Burada önce havuz kenarında üniversiteli gençlerle sohbet eden engelli çocuklar, daha sonra suya girerek yüzmenin keyfini çıkardı.

    USAT Dalmak Özgürlüktür 18 Proje Koordinatörü Sezgin Vardar, proje kapsamında 8-16 yaş arasındaki 14 engelli çocukla birlikte 4 gün boyunca bir araya geldiklerini, engel durumuna göre bazı çocuklara dalış eğitimi, bazılarına da yüzme eğitimi verdiklerini söyledi. Günlük hayatta isteyerek veya istemeyerek engelli bireylerin hayatının zorlaştırıldığını hatırlatan Vardar, “Bazen görme engelliler için oluşturulan yürüyüş yoluna araç park ediyoruz, bazen onlara ayrılan parklara araç bırakıyoruz. Böyle çok fazla örnek var. Biz bu davranışların aksine bir farkındalık oluşturmak ve engelli kardeşlerimizle güzel bir etkinlik yapmak amacıyla bu projeyi sürdürüyoruz” dedi.

    USAT Başkanı Furkan Yatman da, “Bu projeyle bir anlamda engel durumunun nasıl ortadan kaldırılabileceğini herkese gösteriyoruz. Bizim amaçlarımızdan biri de diğer üniversitelerin sualtı topluluklarını da çağırıp, bu projeyle örnek olmak istiyoruz. Bu projenin diğer şehirlerde de uygulanmasıyla daha geniş kitlelere ulaşılabileceğini düşünüyoruz. Bu yıl da 8’i erkek toplam 14 engelli kardeşimizle bu projeyi hayata geçiriyoruz. Çocuklarımız çok mutlu, aileler mutlu. Biz de onlara bu mutluluğu yaşatabildiğimiz için mutluyuz” diye konuştu.

  • Pompalı tüfekle eğlencenin ortasına daldılar

    Konya’da bir düğünde oynayanların arasına dalarak pompalı tüfekle havaya ateş eden magandalar cep telefonu kamerasına yansıdı.

    Cep telefonu ile kaydedilen görüntülerde, düğünde eğlenenlerin arasına pompalı tüfekle karışan iki kişi, oynayanları ve çevredekileri umursamadan havaya ateş ediyor. Şahıslar ellerinde tüfeklerle gezerken, eğlence devam ediyor. Bu sırada birkaç çocuğun da alana girerek oynadığı dikkat çekiyor. Farklı bir açıdan kaydedilen görüntüde ise duvarın yanında elinde tüfeklerle duran gençler ateş etmeye devam ediyor.

  • Şehitler İçin Sakarya Nehri’ne Daldılar

    Kızılırmak ve Fırat’tan sonra Türkiye’nin 3. büyük nehri olan Sakarya Nehri’nin başlangıcı olarak sayılan Sakaryabaşı’na dalgıçlar birlik beraberlik ruhu ve şehitler için dalış yaptı.

    Aralarında Balıkesir bölgesinden dalgıçların da bulunduğu 4 dalgıç Eskişehir’in Çifteler ilçesindeki Sakarya Nehri’nin kaynağı olarak gösterilen Sakaryabaşı’na birlik ve beraberlik ruhunu yansıtmak ve kahraman şehitlerimizin anısını yad etmek için dalış yaptı. Dalış, Free Diving Group eğitmenleri Özgür Kısa, Ersoy Turan, Hüseyin Günal ile İda Dalış Merkezi’nden Yılmaz Tabanlı tarafından yaz kış sıcaklığı 20-22 derece olan suda gerçekleştirildi.

    Zengin canlı çeşitliliği ve bitki türleri ile sualtı fotoğrafçılarının son zamanlarda ilgisini çeken Sakaryabaşı hakkında bilgi veren Özgür Kısa, “Eskişehir, Çifteler’deki yeraltı kaynakları Sakaryabaşı dalgıçların ve doğa tutkunlarının yeni gözdesi oldu. Sakarya, Kızılırmak ve Fırat’tan sonra Türkiye’nin üçüncü büyük nehri. Berrak suyu, yeşilin pek çok tonunu barındıran bitki çeşitliliği ile göz kamaştıran güzellikteki Sakaryabaşı, özellikle sualtı fotoğrafçılarının ilgisini çekebilecek nadir güzelliklere sahip. Eskişehir’in Çifteler ilçesindeki Sakaryabaşı, Türkiye’nin üçüncü büyük nehrinin, 820 kilometre yol kat edip Karadeniz’e dökülen Sakarya’nın doğum yeri. Yaz kış sıcaklığı 20-22 derece olan kaynaklardan adeta fışkıran yeraltı suları, zeminden kaynayan su kaynakları, çeşitli endemik canlı ve bitki türlerine ev sahipliği yapan temiz suları ile dalış turizmine büyük katkı sağlıyor. Ayrıca bu dalışımızda Sakarya’da birlik ve beraberlik ruhu ve kahraman şehitlerimizin aziz hatıraları için su altında Sakarya’nın ruhunda bayarak ve pankart açarak saygı duruşu yaptık” dedi.