Türkiye İzcilik Federasyonu tarafından 15’incisi düzenlenen Sarıkamış Allahuekber Dağı Şehitlerini Anma Milli Bilinç Kampı, 62 il ve 9 ülkeden 152 izcinin katılımıyla gerçekleştirildi. İzciler, Sarıkamış şehitleri için karlı dağları aşarak şehitlerin mezarı başında, çadırda sabahladı.
Türkiye İzcilik Federasyonu tarafından Sarıkamış Harekatı’nın 105’inci yılı vesilesiyle 15’inci Allahuekber Dağı Şehitlerini Anma Milli Bilinç Kampı düzenlendi. Gerçekleştirilen milli bilinç kampına, Türkiye’nin 62 şehrinden ve Suriye, Lübnan, Mısır, Kuveyt, Filipinler, Filistin, Ürdün ve Tunus ülkelerinden gelen izciler ve liderlerle yaklaşık 152 kişi katıldı. Milli bilinç kampı için öncelikle bir konferans veren izciler, daha sonra Bardız köyüne hareket ettiler. Hava şartlarının önceki yıllara göre daha iyi olduğunu ancak çadırları uçuracak derecede sert rüzgar esen tepede izciler, şehitlerin yanı başında nöbet tuttu.
Erzurum’dan yola çıkan izciler, ilk olarak Erzurum Valiliği tarafından düzenlenen Allahuekber Şehitlerini Anma Programına katıldı. Daha sonra Gaziler köyünden, kampın yapılacağı Allahuekber Dağı’nın Kaynakyayla mevkiine doğru tek sıra halinde 9 kilometrelik yürüyüşe gerçekleştirdi. Kar yağışı altında başlayan ve yolun dik olmasından dolayı zorlu bir etapta gerçekleştirilen izci yürüyüşü yaklaşık 3 saat sürdü. İzciler, 105 yıl önce Sarıkamış harekatında izlenen yolu takip ederek Kaynakyayla bölgesine ulaştı.
Kaynakyayla Şehitliğini ziyaret eden izciler, şehitlerin ruhunun şad olması gayesiyle Türkiye’nin dört bir yanında okunan hatimlerin duasını yaptı. Öğleden sonra ise askerlerin donarak şehit oldukları Fırıntepe şehitliğini ziyaret etti. İki saatlik yürüyüşün ardından şehitliğe ulaşan tüm izciler, şehitliğin etrafında daire şeklinde konuşlanıp karların üzerine sırt üstü yatarak ve gözlerini kapatarak “şehadetin tefekkürü” uygulamasını yaptı. Köy halkının da hatimleriyle birlikte 36 hatim, Yasinler ve Fatihalar, şehitlere hediye edildi. Kaynak köyü halkının evlerinde ziyarette bulunan izciler, köy çocuklarına ve evlere de yardımlarda bulundu. Dönüş için yine karlı yollardan tek sıra halde ilerleyerek Kaynakyayla’dan 3 saatte Kaynak köyüne, daha sonra Gaziler köyüne ulaştı. Gaziler köyündeki kapanış töreninin ardından izciler Erzurum’a doğru yola çıktı.
Türkiye İzciler Federasyonu Teknik Kurul Başkanı Süheyla Derinde Subaşı, “32 çadır kurduk, kar üzerinde gecelemeye müsait 5 mevsimlik çadırlarımızda kaldık. Aşırı rüzgar vardı, fırtına gibi esti. Yağan kar çadırların boylarını geçiyordu. Eski yönetim kurulu üyemiz şimdiki İstanbul milletvekillerinden Ahmet Hamdi Çamlı ve eşi de geleceğimiz son gece bizlere katıldı. Şehitlerimizin ardından ne yapılması gerekiyorsa, görevimizi yerine getirdik. Köy halkı bizleri çok güzel ağırladılar. Geleneklerimiz neyi gerektiriyorsa biz geleneğimize uygun her şeyi yaptık. Şenkaya’ya 5 bin koli bıraktık, Kaynakyaylaya’da Erzurum’dan gittikten sonra göndereceğiz” dedi.
Türkiye İzcilik Federasyonu Başkanı Hasan Dinçer Subaşı, Allahuekber Dağı Şehitlerini Anma Milli Bilinç Kampı için çıkmış oldukları yolculukta, köy çocuklarının kendilerini Türk bayrağı açarak karşıladığını anlattı. Şehitliğin nasıl bir mertebe olduğunun farkında olduğunu belirten Subaşı, çocukların bu maneviyatla, Türk bayrağı açarak, kendilerini karşılamalarına çok sevindiğini belirtti. Subaşı, kendilerini karşılayan köy çocuklarına ise kalem hediye etti.

Samanlı dağlarının İznik ile Kocaeli arasında kalan bölümü, barındırdığı biyo çeşitlilikle doğa bilimcilerini şaşırtıyor. Son olarak İznik Kırıntı köyünde soyu tükenmekte olan ve koruma altına alındığı öğrenilen benekli su kaplumbağası ve boynuzlu engerek yılanı tespit edildi. Boynuzlu engerek yılanını ve benekli kaplumbağayı fotoğraflayan veteriner hekim Ahmet Bülent Üçok, “Kaplumbağayı geçen hafta evimin yakınında gördüm, renkleri ile dikkatimi çekti. Prof. Dr. İbrahim Baran’ın ‘Türkiye’nin amfibi ve sürüngenleri’ kitabından tür tayinini yaptım. Yine de fotoğraflarını Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyelerinden sürüngen bilimci zoolog Dr. Mert Gürkan ile paylaştım. O da bunun bir benekli kaplumbağa olduğunu teyit etti. Bu tür esasen Türkiye’nin her yerinde bulunabilmekle birlikte, kirlilik nedeniyle sayıları çok azalmış durumda ve hem ulusal hem de uluslararası ölçekte soyu tehlike altında olan ve korunması gereken tür olarak kabul ediliyor. Her türlü kirliliğe karşı çok duyarlı olan benekli kaplumbağa, temizlik indikatörü olarak değerlendiriliyor. Yani bu türün bulunduğu bölgeler; kimyasal, endüstriyel ve evsel atıklardan ari ve temiz olarak kabul ediliyor ve bu nedenle de bu bölgelerin mutlak korunması gerekiyor” dedi.