Etiket: Dağcıların

  • Vanlı dağcıların 2300 rakımlı olan Gören Dağı tırmanışı

    Vadi Doğa Sporları Kulübü üyeleri, gerçekleştirdiği 2300 rakımlı Gören Dağı tırmanışında rahatsızlanan arkadaşlarını kendi imkânları ile indirerek hastaneye ulaştırdılar.

    Vadi Doğa Sporları Kulübü üyelerinden oluşan 18 kişilik dağcı, Ömer Demez başkanlığında 2300 rakımlı Gören Dağı’na tırmandı. Zirvede rahatsızlanan bir arkadaşlarını kendi imkânları ile hastaneye ulaştırmayı başardılar.

    Konu ile açıklama yapan Vadi Doğa Sporları Kulübü Başkanı Ömer Demez, Gören Dağı zirve tırmanışı 30 Aralık 2018 tarihinde Vadi Doğa Sporları Kulübü’nün gerçekleştirmiş olduğu etkinlik Güvençli Mahallesinden hareket etmekle başladığını ifade etti. 18 kişilik bir ekip Güvençli ile Yeşilsu (Amik) mahalleri arasında bulunan sırtı takip ederek 4 saatlik bir yürüyüş sonunda 2300 rakımlı Gören Dağı zirvesine ulaştıklarını ifade eden Deme, “2300 rakımlı olan Gören Dağı manzara bakımından muhteşem bir konuma sahip. Mavi Van Denizi karşıda beyaza bürünmüş Süphan Dağı göz kamaştırıyordu. Etkinlik fevkalade güzel geçti ve zirveye vardığımızda kar ve tipi başladı. Sis her tarafı kaplamış oldu ve bu manzara bile çok harikaydı. Ekibimiz 14:20’de iniş için harekete geçtiği sırada bir arkadaşımız dizlerinden rahatsızlandı. Menisküs rahatsızlığı olan arkadaşımızı sedyeye alarak Nas-Sar arama kurtarma timi Vadi Doğa Spor Kulübü ile beraber ortaklaşa bir kurtarma operasyonu gerçekleştirdik. Arkadaşımızın sağlıklı bir şekilde saat 17:00’da etkinliği başladığı Güvençli Mahallesi’ne kadar indirmeyi başardık. Sağlık durumu iyi olan arkadaşımıza tekrar geçmiş olsun diyor, sağlıklı bir yaşam diliyoruz. Nas-Sar ve Vadi Doğa Sporları Kulübü arama kurtarma timi her şartta her koşulda ekip, ekipman ile beraber hazır ve her an her şartlarda operasyon yapabilecek kabiliyete ve yeteneğe sahiptir. Kurtarma ekibine teşekkür ederiz. Bütün ekibimiz elinden gelen yardımı esirgememiş, her an yardım etmek için seferber olmuştur bütün ekibimizi kutluyoruz” dedi.

  • Uludağ’ın zirvesinde yürüyüş yapan dağcıların kamerasına yavru ayılar takıldı

    Bursa’nın hayat kaynağı olan Uludağ’daki göller doğa meraklılarını büyülemeye devam ediyor. Yaz ve kış güzelliğini koruyan Uludağ’daki göller herkesi cezbederken, dağcıların karşısına çıkan yavru ayıların görüntüsünü çekmek pek de kolay olmadı.

    Türkiye’nin önemli zirvelerinden olan 2 bin 543 metre yükseklikteki Uludağ’da bulunan bir kısmı yazın kuruyan 7 sirk gölü ziyaretçilerini büyülüyor. Kara göl, Kilimli göl, Aynalı göl, Buzlu göl ve yazın kuruyan Heybeli gölleri, doğaseverlerin uğrak mekanlarından bir yer oluyor. Zirvenin altında kalan Kara göl ise, adına yakışır bir şekilde ürpertici görünümüyle dikkat çekti.

    Uludağ’ın zirvesindeki göller bölgesine yapılan yolculukta doğa meraklıları zirveye attıkları her adımın keyfini çıkarırken, karşılarına çıkan yavru iki küçük ayıyı çekebilmek için yoğun uğraş veren dağcılar o anları telefon kamerasına kaydetmeyi başardı.

    Ayıları çekmeyi başaran ULUDAK Başkanı İsmet Şentürk, “Uludağ 12 ay dört mevsim yaşamaya devam ediyoruz. Göller bölgesinde yaptığımız kampta, bugüne kadar görmediğimiz bir şeyi gördük. Yavru iki ayıyı gördüğümüz andan itibaren heyecanlanıp o anları ölümsüzleştirmek için baya uğraştık fakat başardık. Bizim için heyecan verici bir durumdu” dedi.

  • (Özel) Uludağ’da dağcıların ölümden döndüğü o anlar…

    Uludağ’ın zirvesinde eğitim tırmanışları esnasında bir dağcının kar balkonunun çökmesi sonucu yaşadığı korku dolu anlar yürekleri ağza getirdi. ULUDAK Başkanı İsmet Şentürk, 60 metreden fazla yükseklikte yaşanan korku dolu anları tecrübesiyle atlattığını söyledi.

    Uludağ Dağcılık Kulübü (ULUDAK) üyelerinin kar kalınlığının 1,5 metreyi aştığı Uludağ’ın zirvesine gerçekleştirdikleri tırmanış eğitimi esnasında kar balkonunun çökmesi saniye saniye kameralara yansıdı. Dağcılık kulübünün üyeleri, başarılı tırmanışının ardından zirveye doğru ilerlerken, ULUDAK Başkanı İsmet Şentürk’ün kar balkonu üzerinde yürüdüğü esnada meydana gelen olay yürekleri ağza getirdi. Kendini son anda sağ tarafa atan Şentürk, kopan kar kütlesinin aşağı kadar inmesini takip etti. Zirveye ulaşan ekibe dahil olan Şentürk, yaşadıklarını anlattığında ise kopma sesinin onlara kadar geldiğini öğrendi.

    Yaşadığı korku dolu anları İHA muhabirine anlatan Başkan Şentürk, “Ekibe katılmak üzere zirve sırtında yükselirken, fazla kenara gitmişim. Zayıf olan kar balkonuna basmamla kopması bir oldu. Benim ağırlığımı taşıyamadığını hissettiğim anda kendimi yana attım. Bu davranış hatalı, ancak bizler dağlarda her an meydana gelebilecek tehlikeleri hesaplayarak hareket ediyoruz. Yaklaşık 60 metre yükseklikten kopan bir kar kütlesiydi. Yapılan tırmanışlarda her zaman bilgi ve deneyimi yüksek kişilerin olmasında fayda var” dedi.

  • Dağcıların iglo keyfi

    Bursa’nın İnegöl ilçesine bağlı Kıran köyde kamp yapan dağcılar, inşa ettikleri iglo evlerde konakladı.

    Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Daire Başkanlığı ile Türkiye Dağcılık Federasyonu Bursa İl Temsilciliği tarafından yürütülen ‘Büyükşehir ile Adım Adım Doğa’ projesi, bu kez İnegöl’ün Kıran köyünde iglo kampına ev sahipliği yaptı. Kampa Ayak izi Dağcılık, Yeşil Bursa Dağcılık, Nokta Dağcılık, Yıldırım Belediyesi Spor Kulübü Dağcılık, İnegöl Belediyesi Spor kulübü Dağcılık, Çelebi Mehmet Dağcılık, İHH ve İnegöl Arama Kurtarma kulüplerinden 100 kişi katıldı.

    Bu sene 4’üncüsü yapılan kamp ile bir yandan dağcıların iglo tekniği geliştirilirken, bir yandan da bölgenin tanıtımına katkıda bulunuldu. Dağcılar, kamp günü Tayyare Kültür Merkezi önünden ve İnegöl’den hareket edip Kıran köyünde iki keyifli gün geçirdi. Dağcılar iglolarda ve çadırlarında geceyi geçirdi.

  • (Özel Haber) Sümela Manastırı’nda dağcıların kayalarla mücadelesi

    Doğu Karadeniz Bölgesi’nin ve Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden olan ve 1 yıl önce restorasyon çalışmaları nedeniyle ziyarete kapatılan Sümela Manastırı’ndaki restorasyon çalışmaları güç şartlarda devam ediyor. Manastır ve ziyaretçiler için tehlike oluşturan kayalar 8 kişilik özel ekip tarafından tek tek yamaçtan aşağıya düşürülerek sarp yamaçlar temizleniyor.

    1300-1400 metre yüksekliğindeki manastırın ve ziyaretçilerinin can ve mal güvenliğini tehdit eden ve tarihi yapıya zarar veren kaya düşmesi olaylarının sıklıkla yaşanması nedeniyle Sümela Manastırı 22 Eylül 2015 tarihinde ziyarete kapatılırken, restorasyon çalışmaları aradan geçen 1 yıl üzerine ilk kez İHA ekibi tarafından görüntülendi.

    8 Kişilik ekip her gün sarp yamaçlarda kaya temizliyor

    Çalışmanın en zor bölümünü taş düşürme işlemi oluştururken, taş düşürme işlemi, 8 kişiden oluşan iple erişim teknisyeni tarafından yapılıyor. Yaklaşık 200 metre yükseklikteki sarp yamaçtaki kayalar 8 kişilik özel ekip tarafından çok zor şartlarda güçlükle aşağıya düşürülürken, tonlarca ağırlıktaki kayaların büyüklüğü dikkat çekiyor. Özel ekip Türkiye’nin farklı yerlerindeki barajlar çalışmalarında da görev yaparken, Sümela’da metrelerce yükseklikteki sarp kayalarda işlerini korkusuzca yapması görüntülere yansıyor.

    22 Eylül 2015’te, restorasyon çalışmaları nedeniyle 1 yıl ziyarete kapatılan ve ne zaman ziyarete açılacağı belirsizliğini koruyan Sümela Manastırı ile ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın geçtiğimiz günlerde Trabzon Valiliği’ne konuyla ilgili bir yazı göndererek Sümela Manastırı’nın 2018 yılının 8. ayına kadar ziyarete kapalı tutulması istendi.

    Restorasyon çalışmalarının 2018 yılının Ağustos ayına kadar tamamlanamaması halinde bu sürenin bir süre daha uzatılacağı belirtilirken, toplam 3 yıl sürecek olan restorasyon çalışmalarının 60 milyon TL’yi bulması bekleniyor.

    Restorasyon çalışmaları 1 yıl önce başladı

    Sümela Manastırı’nın yıllardır beri gündemde olan ve çok sayıda restorasyon projesi hazırlanan tarihi yapıyla ilgili olarak geçen yıl harekete geçildi. Manastıra ve çevresindeki tesislere bakan yamaçlardaki kaya düşme tehlikelerini araştırmak ve riskli bölgeleri belgelemek amacıyla işin uzmanlarınca endüstriyel dağcılık teknikleri kullanılarak ve gerekli güvenlik önlemleri alınarak yamaç güzergâhlarından inişler yapıldı. İnişler esnasında, halihazırda askıda duran kaya parçalarının bulunduğu, değişime uğramış kayaç yüzeylerinin tehlike arz ettiği, ormanın eteğinde uzanan kısımlarda bazı serbest bloklar ve orman döküntülerinin içinde saklı kalmış durumda irili ufaklı serbest taş parçalarının mevcut olduğu ve çatlaklardan gelen yoğun su sızıntıları nedeniyle bazı yerlerde malzeme boşalmalarının olduğu belirlendi.

    Yetkililer, “Bir yandan restorasyon devam etsin, diğer yandan ziyaretler devam etsin” görüşünü savunurken, bilim adamları kaya düşmelerinin her geçen gün daha riskli hale geldiğini ve bunun tehlikeli olacağını savunarak manastırın ziyarete kapatılarak çalışma yapılmasını istedi. Kayaların mümkün olan kısımlarının temizlenmesi, mümkün olmayan kısımlarının da çelik hasırlarla önleyecek mekanizmanın kurulması kararlaştırıldı.

    Bunun üzerine manastır ve çevresinde ziyaretçilerin can ve mal güvenliğini tehdit eden ve tarihi yapıya zarar veren kaya düşmesi olaylarının sıklıkla yaşanması nedeniyle Sümela Manastırı 22 Eylül 2015 tarihinde ziyarete kapatılarak restorasyon çalışması başlatıldı. Çalışma kapsamında kayaların jeolojik-jeoteknik bakımdan araştırılması ve güçlendirmesi çalışması kapsamında manastırda, kayaların yapılara zarar vermemesi için çelik iskeleyle düzenekler kurulurken, yük taşıma amaçlı da yaklaşık 4 ton yük taşıyabilecek teleferikler kuruldu. 2 yönlü yürümesi planlanan çalışmalar kapmasında ise iç bölümündeki restorasyon çalışması için 10 kişilik özel ekip ölçümler ve fresklerde boya güçlendirme çalışması yapıyor.

    3 aşamalı restorasyon

    Uzmanlar, restorasyonun 3 aşamalı yapılacağını ifade ediyor. ilk aşamada, kirişte su kemerlerinin üst bölümündeki taşlar aşağı düşürülecek. İkinci aşamada manastırın üst kısmındaki taşlar aşağı düşürülecek. Üçüncü aşamada da restorasyonu tamamlanarak tarihi manastır ziyarete açılacak. Ancak uzmanlar, manastırın doğal dokusu ve yapısı bozulmadan hızlı bir şekilde tarihi yapının ziyarete açılması için en büyük engel olarak hava ve coğrafi şartları görüyor. Yine uzmanlar, dünyada Sümela Manastırı’nda süren restorasyon çalışması gibi bir başka çalışmanın şuana kadar yapılmadığını iddia ediyor.