Etiket: Cumhurbaşkanlığı

  • ’Develi Gaceri’ Cumhurbaşkanlığı Tohum Gen Bankası kaydında

    Develi’nin en önemli tarımsal ürünlerinden olan ’Develi gaceri’, Türkiye’nin tarım alanındaki potansiyelini harekete geçirmek adına kurulan ve 250 bin örnek kapasiteli, dünyanın 3. büyük tohum gen bankası olan Türkiye Tohum Gen Bankası kaydına alındı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından desteklenen ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu tarafından koordine edilen Türkiye Tohum Gen Bankasının kaydına giren gacer, pirinç ve işlenmiş bulgura alternatif kullanımı olan yüksek kalitede protein ve nişastaya sahip bir ürün. Yeni buğday çeşitlerin yanı sıra yörede bulunan eski yerel popülasyonlarda koruma altına alınarak, gerek gen kaynağı olarak gerekse ekonomik önemi olanların yeniden üretime kazandırılmasından dolayı dikkatleri üzerine çeken gacerin kendisine ulaştırılmasından dolayı Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu Develi Belediye Başkanı Mehmet Cabbar’a teşekkür mesajı gönderdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Milli Tarım Seferberliği’ projesinde sonuna kadar destekçileri olduğunu belirten Başkan Cabbar şöyle konuştu;

    “Bizler de ilçemizin en önemli tarımsal ürünlerinden olan gacerle bu projeye destek vermek istedik. Barındırdığı zengin besin değeri ve çağımızın en büyük problemlerinden olan obeziteye karşı alternatif bir ürün olan gacer, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu tarafından heyecan ve özenle incelenerek Türkiye Tohum Gen Bankası kaydına alınması bizleri ziyadesiyle mutlu etmiştir. Bizlere teşekkür mesajı göndererek bizleri onurlandıran Saraçoğlu’na bizler de teşekkürlerimizi iletiyor, böylesi hayati bir projeye katkı sağlamanın bahtiyarlığını yaşıyoruz” açıklamalarında bulundu.

  • Cumhurbaşkanlığı Avukatı Halit Çokan:

    KOCAELİ(İHA) – Kocaeli’de görülen ve 36 müebbet hapis cezasın çıktığı Donanma Davasını değerlendiren Cumhurbaşkanlığı Avukatı Halit Çokan, “Demokratik düzeni lağvetmeye çalışan birileri varsa veya gelecekte olacaksa, bugün gerçekleşen sonuçlar onlar için çarpıcı bir ders olur temenni ediyorum” dedi.

    Kocaeli’de görülen 15 Temmuz darbe girişimine yönelik Donanma Komutanlığı mensuplarının yargılandığı Donanma Davasında, eski amiraller Hayrettin İmren, Nazmi Ekici ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 23 ağırlaştırılmış müebbet, 13 müebbet, 8 beraat ve 1 yıldan 26.5 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezalarının verildiği karar duruşmasını takip eden Cumhurbaşkanlığı Avukatı Halit Çokan, “Bugün gerçekleşen sonuçlar onlar için çarpıcı bir ders olur temenni ediyorum” dedi.

    “Mahkeme hukuk ilkelerine riayet ederek vicdani kayısını ortaya koymuştur”

    7 Eylül 2017’de başlayan davanın sonuçlanmasını değerlendiren Cumhurbaşkanlığı Vekili Av. Halit Çokan, “Bu uzun yargılama sürecinde mahkeme, son derece titiz bir yargılama ile adil ve dürüst yargılama ilkelerine riayet ederek kamuoyu önünde şeffaf bir yargılama gerçekleştirdi. Bu yargılamaya söylenecek hiçbir söz yoktur. Biz sayın mahkemenin ulaşmış olduğu bazı kararlara katılmıyoruz. Bunu da bir üst mahkemeye taşıyacağız. Ancak bu şu gerçeği değiştirmiyor; mahkeme hukuk ilkelerine riayet ederek demokratik ve şeffaf bir şekilde vicdani kanısını ortaya koymuştur” dedi.

    “Bugün gerçekleşen sonuçlar onlar için çarpıcı bir ders olur temenni ediyorum”

    Donanma Davasının 15 Temmuz tarihinde meydana gelen olaylarda FETÖ/PDY örgütünün parmak izini ortaya koyan değerli bir dava olduğuna değinen Çokan, “Bugün meydana gelen yargılamada sayın mahkemenin vicdani kanısını eseri olarak 23 ağırlaştırılmış müebbet hapis, 13 müebbet hapis, 3 yardım eden sıfatıyla 8 beraat ve bu hapislerle birlikte ve bağımsız olarak 1 yıldan 26.5 yıla kadar değişen oranlarda ve miktarlarda hapis cezalarına hükmetti. Umar ve temenni ederim ki demokratik düzene zorbaca tasallut etmeye çalışan ve aklından demokratik düzeni lağvetmeye çalışan birileri varsa veya gelecekte olacaksa bugün gerçekleşen sonuçlar onlar için çarpıcı bir ders olur temenni ediyorum. Ortaya çıkan karar milletimize ve demokratik hayatımıza hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: “MHP’yi hedef alan bir değerlendirmesi söz konusu bile değil”

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Sayın Cumhurbaşkanımızın MHP’yi ve tabanını hedef alan bir değerlendirmesi söz konusu bile değil. Kastettiği, bu özensiz hazırlanması halinde bir af yasasının doğuracağı toplumsal sonuçlardır” dedi.

    Cumhurbaşkanlığı kabinesi toplantısı sonrasında düzenlediği basın toplantısında toplantıya ilişkin bilgi veren Sözcü İbrahim Kalın, toplantıda iç ve dış güvenlik konuları, imar barışının son durumu, 100 Günlük İcraat Programı çerçevesinde bakanlıkların yürüttüğü çalışmalarla ilgili bilgilendirmeler yapıldığını söyledi. Kalın, Türkiye, Fransa, Almanya ve Rusya’nın katılacağı 4’lü zirvenin 27 Ekim’de İstanbul’da tertip edileceğini, bu zirvede Suriye, İdlib mutabakatı, terörle mücadele, mültecilerin durumu ve insani yardımlar gibi konuların ele alınacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump ile görüşmesinin de toplantıda gündeme geldiğini kaydeden Kalın, bundan sonra Amerika ile ikili ilişkilerde sorun olarak gündemde bulunan konular olduğunu, bunların takipçisi olacaklarını belirtti. Kalın, “Dün akşamki görüşmede FETÖ ile mücadele konusu, PYD-YPG’ye ABD’nin verdiği destek konusu gündeme geldi. Suriye’nin toprak bütünlüğü doğrultusunda hiçbir fiili duruma müsaade edilmeyeceğinin altı Cumhurbaşkanımız tarafından çizildi. Sayın Trump, İdlib mutabakatından dolayı Cumhurbaşkanımıza teşekkürlerini iletti, ‘Bu mutabakat sayesinde 3,5 milyon insanın yaşadığı İdlib’te büyük bir insani felaketi önlediniz’ dedi” diye konuştu.

    Telefon görüşmesinde Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili görüş alışverişinde bulunulduğunu da belirten Kalın, bu cinayetin bütün yönleri ile aydınlatılması konusunda mutabık kalındığını söyledi.

    “MHP’yi ve tabanını hedef alan bir değerlendirmesi söz konusu bile değil”

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaların sorulması üzerine İbrahim Kalın, “AK Parti Sözcüsü Sayın Çelik bir açıklama yaptı. O çerçevede bir cevap verilmesi en doğru olandır. Konunun başka yerlere çekilmesi doğru olmaz. Ortada ya bir yanlış anlama var ya da bir çarpıtma. Sayın Cumhurbaşkanımızın MHP’yi ve tabanını hedef alan bir değerlendirmesi söz konusu bile değil. Kastettiği, bu özensiz hazırlanması halinde bir af yasasının doğuracağı toplumsal sonuçlardır. Bu konuda nihai karar Meclisindir” şeklinde konuştu.

    “Bunun milli kimliğin sınırları ile ilgili bir tartışma gibi taktim edilmesi doğru değil”

    Kalın, Danıştay’ın Öğrenci Andı ile ilgili verdiği karara ilişkin ise, “Buradan yeni bir siyasi polemik, milli kimlik nedir gibi bir tartışmaya girmeyi doğru bulmuyoruz. Milli kimliğin en geniş bir şekilde ifade edilmesi gayet doğaldır. Türk ifadesinden kimsenin rahatsızlığı söz konusu değildir. Bu ifade okullarda okunmayınca bizim ne Türklüğümüzden bir kaybımız olur ne Türk kimliği ortadan kalkar. Bununla ilgili uygulamanın yıllar içinde oluşturduğu bir takım mahsurlar hep tartışılageldi, pedagojik açıdan, eğitim açısından, toplumsal açıdan, o değerlendirmeler çerçevesinde böyle bir düzenlemeye gidilmişti, o gerekçeler ortadan kalkmış değil. Bunun milli kimliğin sınırları ile ilgili bir tartışma gibi taktim edilmesi doğru değil. Burada Danıştay’ın kendisini yürütmenin yerine koyması ve böyle bir karar vermesi söz konusu. Bununla ilgili hukuki süreç devam edecek” ifadelerini kullandı.

    “29 Ekim resepsiyonu İstanbul’da yapılacak”

    29 Ekim resepsiyonunun nerede olacağı konusundaki soru üzerine Kalın, “29 Ekim resepsiyonu İstanbul’da yapılacak 3. havalimanının açılması münasebetiyle. Cumhuriyet tarihimizin en büyük projelerinden birisi inşallah o gün hayata geçirilecek. Bu cumhuriyetimizin kazanımları açısından da hepimizi mutlu etmesi gereken önemli bir gelişme. Bunun İstanbul’da yapılacak geniş kapsamlı büyük bir resepsiyon ile yine bir cumhuriyet resepsiyonu olarak İstanbul’daki 3. havalimanında yapılması gayet normal karşılanmalı. Bunu cumhuriyet değerlerine bir mesafe koymak, siyasi spekülatif sorulara boğmak iyi niyetle bağdaşmıyor. Resepsiyon yine yapılacak, yine cumhuriyet resepsiyonu olacak. Buradan bir siyasi polemik, cumhuriyet değerleri ile farklı bir takım değerlendirmelere yönelinmesi iyi niyetle bağdaştırılacak yaklaşımlar değil” açıklamasında bulundu.

    “Hiçbir şey gizli kalmayacak”

    Kaşıkçı cinayetinin ardından Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin nasıl devam edeceği konusunda ise Kalın, “Başta bir takım değerlendirmeler yapıldı, reddedildi, ‘konsolosluğa girdi çıktı’ denildi, Cumhurbaşkanımız ‘girdi ama çıkmadı’ dedi. 15 gün sonra Suud makamları bunu kabul ettiler. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın baştan beri koyduğu çizgi nettir, bu olayla ilgili hiçbir şey gizli kalmayacak. Bu süreçte Cumhurbaşkanımızın Suud Kralı ile iki defa telefon görüşmesi oldu, meselenin aydınlatılması yönünde ortak bir irade ortaya konuldu. Suudi Arabistan bizim için önemli bir ülkedir, birçok ortaklığımız var. Bunlara zarar gelmesini istemeyiz. Olayın aydınlatılması ile ilgili Suud makamlarının üzerinde de büyük bir sorumluluk bulunmaktadır” dedi.

    “Bilimsel araştırma gemilerimiz bu bölgede sondaj çalışmalarına devam edecekler”

    Doğu Akdeniz’deki gerginliğin hatırlatılması üzerine Kalın, egemenlik hakları noktasında uluslararası hukukun gerektirdiği bir takım şartlar olduğunu, bunlar üzerinde mutabık kalınmadan özellikle Rum tarafı ve zaman zaman da Yunan tarafının ‘burası bizim’ bölgemiz diye kendilerine göre çizdikleri bir takım haritaları esas alarak değerlendirmeler yaptıklarını kaydetti. Kalın, “Bizim bir araştırma gemimiz bizim sınırımıza 10 mil, 20 mil, 30 mil mesafede sondaj çalışması yaptığında bunu hemen ihlal olarak değerlendiriyorlar ve kendilerince adım atmaya çalışıyorlar” diye konuştu.

    Kalın, “Oradaki herhangi bir tasarruf, Türkiye ve Kıbrıs Türkleri hesaba katılmadan hiçbir adım atılması ne uluslararası hukuk açısından kabul edilebilir olacaktır ne de bizim müsaade etmemiz söz konusu olacaktır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bizim bilimsel araştırma gemilerimiz bu bölgede sondaj çalışmalarına devam edecekler” diye konuştu.

    “Toplumda da bu tartışmanın kabul gördüğünü müşahede etmekteyiz”

    Kalın, İş Bankası hisseleri ile ilgili devam eden tartışmalara ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

    “Ortada açık olan bir şey varsa, o da bir siyasi partinin bu şekilde bir şirket ortağı olması ya da yönetim yapısı içinde bulunmasının aslında Siyasi Partiler Kanunu açısından da, pratiği açısından da uygun olmadığı şeklinde. Toplumda da bu tartışmanın kabul gördüğünü müşahede etmekteyiz” şeklinde konuştu.

  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Kahramanmaraş’ta Kitap Fuarı’nı ziyaret etti

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Kahramanmaraş’ta bu yıl 5.’si düzenlenen Kitap Fuarı’nı ziyaret ederek okurları için kitaplarını imzaladı.

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Kahramanmaraş’ta bu yıl 5.’si düzenlenen Uluslararası Kitap Fuarını Kahramanmaraş Milletvekili Habibe Öçal, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç birlikte ziyaret edip okurlarla sohbet etti. Kitap fuarında yaptığı incelemenin ardından konuşan Kalın, “Bu dijital çağda her şeyin anlık üretilip anlık tüketildiği bir çağda okuma kültürünün eş zamanlı olarak güçlenerek devam etmesi büyük önem arz ediyor. Bilindiği üzere Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla Türkiye’nin en büyük kütüphanesini Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi olarak kurma faaliyetlerine başlamış bulunuyoruz. Ama büyük kütüphaneler yapıp kitapları oraya koymak değil amaç. Amaç okuyucu kültürünü okuma kültürünü güçlendirmek. Kitabı herkesin ulaşabileceği hale getirmek. 10-20 yıl öncesiyle kıyaslandığı zaman Türkiye’deki yayıncılığının hem nicelik hem nitelik olarak ta ciddi bir sıçrama geçirdiğini ifade edebiliriz. Eskiden Türkiye’de 5 bin kitap bakılırken bu rakam günümüzde 7 kat artmış durumda. Çok fazla farklı alanlarda felsefeden, tarihe, siyasi araştırmalardan dini araştırmalara çok ciddi ve canlı yayın hayatımız var. Üniversitelerimizin sayısı ve gençlerimizin sayısı artıyor. Tabi gençlerimizi gelecek hazırlarken de mutlaka bunun sağlam bir okuma kültürünün üzerine bina edilmesi ayrı bir öne taşıyor. Bu açıdan bu kitap fuarlarının çok önemli bir yer teşkil ettiğini ve fırsat sağladığını ifade etmek istiyorum. Burada sadece okurlar değil, yazarlar, şairler, edebiyatçılar bir araya geliyor” dedi.

    Cumhurbaşkanı Sözcüsü Kalın, kendisini tarafından kaleme alınan kitapları imzalamasının ardından Kahramanmaraş’tan ayrıldı.

  • Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı’ndan Ankara Narkotik Şubeye atanan FETÖ’cü polisin uyuşturucu maddeleri sattığı ortaya çıktı

    Yedi yıl boyunca Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı’na bağlı CAT Timinde görev yaptıktan sonra Ankara Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi’ne atanan bir polisin, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin bir kısmını adli emanete teslim etmek yerine uyuşturucu satıcılarına sattığı ortaya çıktı. Eski polisin, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması soruşturmasında örgüt üyeliğinden gözaltına alınıp, etkin pişmanlıktan faydalandığı öğrenildi.

    Edinilen bilgilere göre, İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Yapma veya Sağlama” suçundan 25 yıl hapis cezası bulunan ve yakalama emri ile aranan FETÖ’cü eski polis memuru Kudret T. ile ilgili çalışma başlattı. 2007-2014 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı’na bağlı CAT Timinde görev yapan polis Kudret T.’nin 17-25 Aralık darbe girişimi sonrasında görevden alınarak, Ankara Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne atandığını ve uyuşturucu operasyonlarında yakalanan uyuşturucu maddelerin adli emanete teslim edilmesi ile görevlendirildiğini ortaya çıkaran polis, Kudret T.’nin, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin bir kısmını adli emanete teslim etmek yerine uyuşturucu satıcılarına sattığını ortaya çıkardı. Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturmada örgüt üyeliğinden gözaltına alınıp, etkin pişmanlıktan faydalanma talebinin bulunduğu öğrenilen Kudret T., 12 Ekim’de Üsküdar’da bir adrese düzenlenen baskında, üzerinde F serisi 1 Dolar ile yakalanarak gözaltına alındı. FETÖ’cü firari eski polis hakkında yapılan araştırmada, Özel Harekat birimlerinde görev yaptığı ve 2007-2014 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı Ankara’da CAT Timinde görev yaptığı, 2014 yılı sonrasında ise görevlendirildiği Ankara Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaparken 2015 yılında “Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Yapma veya Sağlama” suçundan yakalanarak hakkında işlem yapıldığı, tutuksuz olarak yargılanması devam ederken bir daha bulunamadığı tespit edildi.

    Yakalanan şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğündeki gözaltı işlemleri devam ederken, yapılan üst aramasında cüzdanının iç kısmında F serisi 1 Dolar ve teslim etmesi gerekirken teslim etmediği Polis Kimliği bulunduğu öğrenildi. Zanlının saklandığı adreste yapılan aramalarda çok sayıda kimlik de ele geçirildi.

    Eski polis Kudret T.’nin üzerinde ele geçirilen F serisi 1 Dolar sebebiyle FETÖ/PDY bağlantısını araştıran polis, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce ortak tahkikata başlattı. Araştırmayı derinleştiren polis, Kudret T. adlı eski polisin, FETÖ soruşturması kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini söyleyerek örgüt üyeliğini kabul ettiği ortaya çıkardı. Örgüte himmet verdiğini, örgütün toplantılarına katıldığını, kendisine komiserlik sorularının verildiğini ve bu soruları yakın çevresine dağıttığını da itiraf eden Kudret T.’nin, soruşturma kapsamında örgüt üyesi olarak bildiği 20 kişinin isim ve bilgilerini de söylediği öğrenildi.

    FETÖ şüphelisi eski polisin, Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı’na bağlı CAT Timinde görev yaptıktan sonra Ankara Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi’ne atandıktan sonra, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin bir kısmını adli emanete teslim etmek yerine uyuşturucu satıcılarına satışından elde ettiği geliri örgüte aktarıp aktarmadığı henüz bilinmiyor.