Etiket: Cumhurbaşkanlığı

  • Kırgızistan’da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde zafer Caparov’un

    Kırgızistan’da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde zafer Caparov’un

    Kırgızistan’da 17 adayın yarıştığı erken cumhurbaşkanlığı seçimlerini resmi olmayan sonuçlara göre geçici Cumhurbaşkanlığı yapmış olan Sadır Caparov, sandıkların yüzde 96’sının açılmasıyla yüzde 79,24 oy alarak kazandı.

    Kırgızistan’da halk cumhurbaşkanlığı seçimi ve ülkenin yönetim sistemini belirleyecek referandum için yerel saatle 08.00’de sandık başına gitmişti. Toplam 3 milyon 563 bin 374 seçmenin bulunduğu ülkede oy verme işlemi yerel saatle 20.00’de sona ermişti. Sandıkların açılmasıyla oy pusulaları otomatik olarak elektronik ortamda sayılmaya başladı.

    Merkez Seçim Komisyonu, erken cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yerel saatle 21.40 itibarıyla toplam 2 bin 474 sandıktan yüzde 96,32’sinin açılmasıyla alınan verileri paylaştı. Açıklanan verilere göre, seçimlere katılım oranının yüzde 38,63 olarak gerçekleşirken, resmi olmayan sonuçlara göre cumhurbaşkanlığı seçimini oyların yüzde 79,24 alan Caparov oldu.

    Resmi olmayan sonuçlara göre, Caparov’un rakibi Adahan Madumarov oyların yüzde 6,7’sini alarak ikinci, Babırcan Tolbayev ise oyların yüzde 2,35’ini alarak üçüncü oldu. Diğer 14 adayın aldıkları oy oranı ise yüzde 2’nin altında kaldı.

    Yurt dışında 48 olmak üzere 97 sandıktan saat farkı veya teknik nedenlerden dolayı bilgiler seçim kuruluna henüz ulaşmamışken, seçimlerle ilgili kesin sonuçların sandıkların yüzde 100 işlenmesinden sonra açıklanması bekleniyor.

    Seçmenlerin yüzde 81’i başkanlık sistemine “evet” dedi

    Referanduma katılım oranı ise yüzde 38,34 oranında oldu. Referandumda kullanılan oyların yüzde 95,76’sının sayılması ile seçmenlerin yüzde 81,29’dan fazlası başkanlık sistemine “evet” dedi. Seçmenlerin yüzde 10,85’i ise başkanlık sistemine “hayır” derken, seçmenlerin yüzde 4,43’ü ise her iki sisteme karşı oy kullandı.

    Kırgızistan’da 4 Ekim’de yapılan parlamento seçimlerinin ardından başlayan gösteriler büyümüş, parlamento ve hükümet binaları işgal edilmişti. Olaylarda aralarında 2017’de “valiyi rehin almak ve bölgede durumu istikrarsızlaştırmakla” suçlanarak, 11 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan mevcut cumhurbaşkanı adayı Caparov’un da bulunduğu bir takım muhalif lider cezaevinden çıkarılmıştı. Caparov, olaylar gölgesinde görevinden istifa eden başbakanın yerine getirilmiş, daha sonra 15 Ekim’de görevinden istifa eden Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov’un yetkilerini devralmıştı.

    Merkez Seçim Komisyonu, çıkan olayların ardından 4 Ekim’de yapılan parlamento seçim sonuçlarını iptal etmiş, erken cumhurbaşkanlığı seçimleri ve ülkenin yönetim sistemini belirleyecek referandumun bugün yapılmasını kararlaştırmıştı.

  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, AB büyükelçileri ile görüştü

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, AB büyükelçileri ile görüştü

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, 27 AB ülkesinin Ankara büyükelçileri ve misyon temsilcileri ile video konferans yöntemi ile bir araya geldi.

    Toplantıda Türkiye-AB ilişkileri, bölgesel meseleler ve terörle mücadele konuları etraflıca ele alındı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye-AB ilişkilerinin mevcut durumuna dair kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Kalın, terör, göç, İslam düşmanlığı, ırkçılık, yabancı düşmanlığı gibi sorunlar ve bölgesel krizlerden kaynaklanan meydan okumalar karşısında Türkiye ve AB’nin dayanışma ve işbirliği halinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Kalın, yeni fasılların açılması, göç anlaşmasının yenilenmesi, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi konularda AB’nin somut adımlar atarak Türkiye’nin beklentilerini karşılaması gerektiğini hatırlattı. 4 milyondan fazla Suriyeliyi ülkesinde barındıran Türkiye’ye, AB’nin verdiği taahhüdü yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin hem Türkiye hem de AB ülkelerinin faydasına olacağını belirten Kalın, yapılacak güncelleme ile Türkiye ve AB arasındaki ticaret hacminin artacağını ve böylece Pandemi nedeniyle yaşanan küresel ekonomik daralmadan tarafların daha az etkileneceğini dile getirdi. Kalın, Doğu Akdeniz’in bir barış denizi haline gelmesi için Türkiye’nin çaba ve önerilerine AB’nin destek ve katkı sunması gerektiğini belirtti. Kıbrıs Türklerinin haklarının korunduğu her çözüm planına Türkiye’nin yapıcı bir tutumla destek verdiğinin altını çizen Kalın, barış istemeyen GKRY’nin ödüllendirildiğini anımsattı. İki komşu ülkenin sorunlarını diyalog ile çözebileceğini söyleyen Kalın, Türkiye’nin Yunanistan ile istikşafi görüşmelere hazır olduğunu yineledi.

    Toplantının son bölümünde soru ve görüşlerini dile getiren AB üyesi ülkelerin büyükelçileri, ilişkilerin önümüzdeki süreçte pozitif gündemle devam etmesi gerektiğini ifade etti.

  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın ve Bakan Gül dini azınlık temsilcileriyle bir araya geldi

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın ve Bakan Gül dini azınlık temsilcileriyle bir araya geldi

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde dini azınlık temsilcileriyle bir araya geldi.

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün dini azınlık temsilcileriyle toplantısı başladı. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde gerçekleşen toplantıya Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Hahambaşı İsak Haleva, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, İstanbul-Ankara Süryani Kadim Kilisesi Metropoliti Mor Filüksinos Yusuf Çetin’in de aralarında bulunduğu dini azınlık temsilcileri katıldı. Toplantının ardından açıklama yapılması bekleniyor.

  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın ve Bakan Gül dini azınlık temsilcileriyle bir araya geldi

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın ve Bakan Gül dini azınlık temsilcileriyle bir araya geldi

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde dini azınlık temsilcileriyle bir araya geldi.

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül dini azınlık temsilcileriyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde bir araya geldi. Toplantıya Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Hahambaşı İsak Haleva, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, İstanbul-Ankara Süryani Kadim Kilisesi Metropoliti Mor Filüksinos Yusuf Çetin’in de aralarında bulunduğu dini azınlık temsilcileri katıldı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın ve Adalet Bakanı Gül toplantıya ilişkin açıklamalarda bulundu.

    “Nefret suçlarına ve ayrımcılığa karşı tek blok halinde mücadele vermemiz son derece önemli”

    Toplantıya ilişkin açıklamalarda bulunana Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Cemaat vakıflarımızın hem dini yönden kiliselerinin, havralarının hem de cemaatler olarak diğer hukuki konularını ele alma imkanımız oldu. Bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 18 yıldır özellikle dini cemaatlerin, azınlıkların hak hukukunun tanınması konusunda çok önemli mesafeler alınmıştı. Kendileri de bunları takdirle ifade ettiler. Bu toplantı daha önce pek çok defa yapıldı. Daha önce devlette muhatap bulamayan azınlık cemaat mensuplarımız. Artık devletin en üst makamlarında kabul edilip muhatap alınıyorlar. 2008 yılında çıkan Vakıflar yasasıyla da çok tarihi devrim niteliğinde bir değişiklik gerçekleşmiş ve vakıflarımıza ait mülkler taşınmazlar kendilerine iade edilmişti, bu sürecin önü açılmıştı. Bu konuları ve geçtiğimiz 18 yıl içinde atılan adımları değerlendirdik. Tabi bu gün ve bundan sonra yapılacaklarla ilgili önümüze çıkacak yeni sorunlar, sınamalar, meydan okumalar nelerdir bunları birlikte değerlendirme imkanımız oldu. Kendilerinin gündeminde olan spesifik konular var. Hem cemaatleriyle ilgili, hem kiliseleriyle ilgili, okullarıyla ilgili, mülkleriyle ilgili bunları değerlendirdik. Bizim yaklaşımımız, eşit vatandaşlık ilkesi çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşların temel hak ve hürriyetlerde eşit ve adil bir şekilde istifade etmesi vatandaşlık sorumluluklarını bu çerçevede yerine getirmesi. Özellikle Türkiye aleyhine dönem dönem yapılan Türkiye’de dini azınlıklara baskı yapılıyor, zulüm ediliyor gibi propaganda kampanyalarına karşı en büyük şahitler bizim dini cemaatlerimiz, azınlık cemaatlerimiz. Kendileri de ifade ettiler. Zaman zaman dışarıdan gelip onların ağzından Türkiye’yi kötülemeye yönelik birkaç cümle almak için uğraşanların bu gün kadar oyunlarını hep boşa çıkardıklarını ifade ettiler. Gerçekten onları bu Türkiye’de yaşanan dini çoğulculuk, özgürlük ortamının ifade etmeleri önemli. Özellikle bütün dünyada hem İslam karşıtlığının, hem antisemitizmin yükseldiği bu dönemde, bizim bu tür nefret suçlarına ve ayrımcılığa karşı tek blok halinde mücadele vermemiz son derece önemli. Dini kimliği ne olursa olsun hiç kimseyi dininden ve etnik kimliğinden dolayı kınamanın, suçlamanın, nefret objesi haline getirmenin hiçbir hukuki ve insani temelinin olmadığını bir kez daha burada ifade ettik. Bizde Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak dini cemaatlere, hangi dinden olursa olsun yönelik nefret suçlarına, ayrımcılığa asla bir müsamahamızın olmadığını bir kez daha ifade ettik. Sayın bakanımız da ifade edeceklerdir, bunun hukuki zemini oldukça derinleşmiş bir şekilde ortaya kondu aslında, uygulamada eksiklikler varsa bunların giderilmesi için gerekli adımların atılacağını istişarelerde bulunduk. İnşallah bu toplantıları önümüzdeki toplantıları devam ettirmeyi planlıyoruz” dedi.

    “Azınlık Cemaatleriyle ilgili atılacak adımları önümüzdeki dönemde ilgili kurumlarla atacağız”

    Toplantıya ilişkin konuşan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “İstişare etme adına önemli bir toplantı yaptık. Azınlık cemaatlerinin temsilcileriyle önemli, verimli başarılı bir istişare toplantısını icra etmiş olduk. Şunu gördük ki 18 yıldır AK Parti hükümetleri döneminde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde çok önemli adımların atıldığı burada da bir kez daha şükranla ifade edilmiş oldu. Özellikle 2008 yılında vakıflara ilişkin yapılan düzenleme sonrasında öncesinde atılan tüm adımların azınlıkların önündeki engellerin kaldırılması yönünde çok önemli sonuçlar verdiğini bir kez daha görmüş olduk. Bu gün mülkiyet hakkına yönelik, örgütlenme hakkına yönelik ne gibi ilave uygulama ya da mevzuatta öneriler, beklentiler var bunları da hep beraber değerlendirdiğimiz güzel verimli bir toplantı oldu. Türkiye’de AK Parti’nin ortaya koymuş olduğu genel yaklaşımda bütün vatandaşlarda özgürlüğü artırıcı, çoğaltıcı bir yaklaşımdır, paradigmadır. Bu gün olduğu gibi, yarında bütün adımları atacağız. 83 milyon Türkiye’de eşit vatandaştır, birinci sınıf vatandaştır. İnancından düşüncesinden ötürü, kimliğinden, etnik aidiyetinden dolayı bir ferdin bile kendisini öteki düşünmeyeceği bir ortam için bu konuda atılacak ne adım varsa bunu da dün olduğu gibi bugünde yarında atmaya bu reform çizgisiyle kararlılıkla devam edeceğiz. Her meseleyi konuşuruz, bütün sorunları çözeriz, ülkemizin meselelerini çözerek yolumuza devam ederiz. Asıl olan 83 milyonun hukukunu korumaktır. Bu çerçevede nefret suçlarına yönelik ayrıca atılacak adımlar bu konuda çok önemli adımlar attı hükümetimiz, daha atılacak hangi adımlar var bunları da somut bir şekilde değerli büyükelçimiz, cumhurbaşkanı sözcümüz sayın İbrahim Kalın’la birlikte çok yapıcı ve samimi ortamda değerlendirdik. Bunlarla ilgili atılacak adımları önümüzdeki dönemde ilgili kurumlarla atacağız. Türkiye Cumhuriyeti devleti büyük bir devlettir. Azınlığıyla hangi inanca mensup olursa olsun tüm vatandaşlarının huzuru ve birlik beraberliğiyle daha güçlü olmaya devam edecektir. Bu özgüven ve kararlılıkla adımlarımızı atmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

  • Moldova Cumhurbaşkanlığı seçimleri için başkonsolosluk önünde uzun kuyruk oluştu

    Moldova Cumhurbaşkanlığı seçimleri için başkonsolosluk önünde uzun kuyruk oluştu

    Moldova Cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tura kalırken, Türkiye’de yaşayan Moldovalı vatandaşlar korona virüse rağmen Moldova Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu önünde uzun seçim kuyruğu oluşturdu.

    Moldova’da Cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tura kalırken, Moldovalılar cumhurbaşkanını belirlemek için yeniden sandık başına gitti. İkinci turda oy verme işlemi yerel saatle 07.00’de başladı. Mevcut Cumhurbaşkanı İgor Dodon ile Eylem ve Dayanışma Partisi (PAS) lideri olan eski Başbakan Maia Sandu arasında geçen seçimlerde Türkiye’de yaşayan Moldovalı vatandaşlar da oy kullandı. Sabah saatlerinden beri oy kullanmak için Beyoğlu’nda bulunan Moldova Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu önüne gelen Moldovalılar uzun kuyruklar oluşturdu.

    “Hepimiz seçim için geldik”

    Demokrasi için oy kullandıklarını dile getiren Sivetleyana Çobano, “Moldova seçimleri oluyor. Demokrasi istiyoruz. Oy için bugün buradayız. Türkiye’de yaşayan arkadaşlarla buradayız. Hepimiz seçim için geldik. Kalabalık oldu tabi. Tehlikeli şu anda korona virüs de var. Biz biraz mesafemizi tutuyoruz. İnşallah bir şey olmaz“ diye konuştu.

    “Çok yoğun bir kalabalık ama bekleyeceğiz sabırla”

    Bakırköy’den oy vermek için geldiğini söyleyen Diana Avcı, “Cumhurbaşkanı seçimleri için geldik. İnşallah kazanırız. Daha iyi bir ülke ve gelecek bizi beklesin inşallah. Bakırköy’de oturuyorum. Arkadaşlarla sabahtan geldik. Hala buradayız. Çok yoğun bir kalabalık ama bekleyeceğiz sabırla“ dedi.

    “Burası kalabalık ama inşallah bizi anlarlar”

    3-4 saattir oy kullanmak için beklediğini ifade eden Nima Vornikova, “Gaziosmanpaşa’dan geldim. Oy vermek için bekliyoruz. Bugün Moldova cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu var. En önemlisi savaş olmasın. O bizim için çok önemli. Onun için bekliyoruz. Hava da soğudu ama gitmeyeceğiz. Savaş olmasın. 3-4 saattir bekliyoruz. 1 buçuk saatte yol yaptım. Kapılar kapanana kadar buradayız. Burası kalabalık ama inşallah bizi anlarlar. Biz de oyumuzu kullanmak istiyoruz“ şeklinde konuştu.