Etiket: Cumhurbaşkanından

  • Kalp hastası küçük kız Cumhurbaşkanından yardım bekliyor

    Konya’nın Ereğli ilçesinde, kalbinde çökme ve gevşeme hastalığı bulunan 11 yaşındaki Emine İkra, iyileşmek istediğini söyleyerek, “Tayyip amcadan yardım istiyorum. Ne olur bize yardım edin” çağrısında bulundu.

    Ereğli ilçesinde 11 yaşındaki Emine İkra Büyüközel, kalbindeki çökme ve gevşeme hastalığı nedeniyle zor günler yaşıyor. Lenf bezinde de rahatsızlık bulunan Emine İkra’nın, okulda arkadaşlarıyla oynayabilmesi için tedavi olması gerekiyor. Ailesinin maddi imkansızlıkları nedeniyle tedavi olamayan Emine İkra, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan yardım istedi. Annesi ve babası üzülünce kendisinin de üzüldüğünü söyleyen Emine İkra, “Onları üzmek istemiyorum. Tayyip Amca’dan yardım istiyorum. Ne olur bize yardım edin. İyileşmek istiyorum” dedi.

    “Allah’ım hiç kimseyi evladı ile sınamasın”

    Kızının rahatsızlığının kendilerini çok üzdüğünü söyleyen anne Sultan Büyüközel, kızının ağır yük taşımaması gerektiğini ve hızlı hareket etmesinin yasaklandığını söyledi. Hastalığı nedeniyle kızının arkadaşlarıyla oynayamadığını ifade eden Sultan Büyüközel, “Emine İkra’nın hayatına bu şekilde devam etmesini istemiyorum. Tedavisi için ne gerekiyorsa yapılmasını rica ediyorum. Ben her şeyi yapmaya hazırım. Allah’ım hiç kimseyi evladı ile sınamasın. Gerçekten de çok zor bir durum. Büyüklerimden yardım istiyorum. Lütfen bize yardım edin” diye konuştu.

    “Eşime destek olmak için evlere temizliğe gidiyorum”

    Konuşurken gözyaşlarına hakim olamayan anne Sultan Büyüközel, kızının lenf bezlerinden de rahatsızlığı olduğunu anlatarak, “Kızımın lenf bezlerinden de rahatsızlığı var. Bir santimin altında olan lenf bezlerinde sıkıntı yok ama benim kızımın lenf bezleri üç santimi buluyor. Başta Konya olmak üzere İzmir’e de gittik. Buraya ikinci kez gitmemiz gerekiyordu ancak maddi durumumuz yetersiz olduğu için gidemedik. Ben elimden geldiği kadarıyla eşime destek olmaya çalışıyorum. Evlere temizliğe gidiyorum” şeklinde konuştu.

    “Ümitsiz bir şekilde beklemekten yorulduk”

    Tedavi sürecinden sonuç alamadıklarını dile getiren Sultan Büyüközel, “Biri çıkıp şöyle ya da böyle olacak demiyor. Kızımın kendisi çok küçük ama kaldırdığı yükleri çok büyük. Uzanacak bir yardım eli bekliyoruz. Ümitsiz bir şekilde beklemekten artık yorulduk. Benim çocuğumun yarın ne olacağı belli değil. Gece yatarken acaba nefes alıyor mu diye kontrol ediyorum. Tek istediğim çocuğumun sağlığına kavuşmasıdır” ifadelerini kullandı.

  • Sırbistan Cumhurbaşkanı’ndan Kosova Tehdidi: “Oğullarımla savaşa gitmeye hazırım”

    Sırbistan Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç, Kosova ile yaşanan tren gerginliğinin ardından yaptığı açıklamada, “Arnavutlara cevap verilmezse Cumhurbaşkanlığı pozisyonundan çekilerek oğullarımla birlikte savaşa gitmeye hazırım” dedi.

    Sırbistan Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç, Kosova ile yaşanan tren gerginliğinin ardından bölgedeki gerilimi tırmandıran açıklamalarda bulunmaya devam ediyor. Sırp milliyetçilerini taşıyan ve farklı dillerde “Kosova Sırbistan’dır” yazıları ve mesajlarla bezenmiş Belgrad-Mitrovitsa treninin Kosova’ya girişine engel olunmasından Kosova’ya askeri operasyon tehdidinde bulunan Sırbistan Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç, bugün Sırp Kurir gazetesine yaptığı açıklamada “Arnavutlara cevap verilmezse Cumhurbaşkanlığı pozisyonundan çekilerek oğullarımla birlikte savaşa gitmeye hazırım” diye konuştu.

    Çetnik olduğunu gizlemeyen ve 9 Ocak’ta Bosna Hersek’te anayasa mahkemesi tarafından yasaklanmasına rağmen kutlanan Sırp Cumhuriyeti Günü kutlamalarına katılan Nikoliç, Arnavutların trenin güzergahına mayın döşediklerini iddia ederek Avrupa Birliği’ne Kosova’ya tepki gösterme çağrısı da yaptı. “Kosova’daki Sırpların korunması” konusunda Sırbistan hükümetinin kendisi ile hemfikir olduğunu söyleyen Nikoliç, Kosova’daki Sırpların saldırıya uğramaları halinde Sırbistan’ın buna sessiz kalamayacağını ve BM’nin bin 244 nolu karar çerçevesinde bin kadar askerini Kosova’ya geri gönderme hakkına haiz olduğunu söyledi. Sırbistan’da Nisan ayında yapılacak seçimlerde aday olmak istediğini açıklayan Cumhurbaşkanı Nikoliç, henüz partisi ve Başbakan Aleksandar Vuçiç’in desteğini alamadı.

  • Arnavutluk Cumhurbaşkanı’ndan anlamlı ziyaret

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak Türkiye’de bulunan Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bujar Nishani, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ile birlikte sarı-kırmızılı kulübün kurucusu Ali Sami Yen’in ve babası Şemseddin Sami’nin Feriköy’deki kabrini ziyaret etti.

    Arnavut milli şiirinin öncüsü olarak kabul edilen Naim Fraşıri’nin de yeğeni olan Ali Sami Yen ve Arnavut asıllı Osmanlı yazarı Şemseddin Sami’nin kabir ziyaretinde Galatasaray İkinci Başkanı Cengiz Özyalçın, Divan Kurulu Başkanı Divan Aktar, Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ural Aküzüm, Ali Sami Yen’in akrabalarından Zeynep Tanaçan, Türk-Arnavut Kardeşliği Derneği Üyeleri ve altyapı sporcuları hazır bulundu.

    Nishani: “Kardeşliği burada gördüm”

    Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bujar Nishani, burada yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “İki gündür Türkiye’de güzel bir ziyaret gerçekleştirmekteyim. Tünel açılışında burada bulunduğum için şanslıyım. Dün de Ankara’da resmi ziyaretlerimizi gerçekleştirdik. Kendi adıma ve tüm Arnavutluk adına Türkiye’nin bize verdiği yardımlar için müteşekkiriz. Ancak bu ziyaret İstanbul’u görmeden tam bir ziyaret olamazdı. Bildiğimiz gibi İstanbul, ticaret, kültür ve sanat merkezi. Aynı zamanda bir toplum nasıl çalışır bunun için ilham kaynağıdır. Hem Türkiye’nin hem de Arnavutluk’un önemli bir figürü olan Şemseddin Sami’nin mezarına gelmek bizim için onurdur. Şemseddin Sami ne kadar Türkiye’nin entelektüel figürünün bir parçasıysa aynı şekilde Arnavutluk’un da ayrılmaz bir parçasıdır. Arnavutlar için bu aile rönesansın temelini atan ailedir. Nasıl ki Türk modern devletinin kuruluşunda bir parçalarsa Arnavutluk ulusal kimliğinin ve kültürünün de bir parçasıdır. O yüzden Şemseddin Sami’nin önünde saygıyla eğilmek istedim. Bu büyük ailenin kurucusu olduğu camianın başkanı da yanımızda. Hepinize başarı ve sağlık dilerim. Türkiye’deki misafirperverliğini gördüm. Bir devlet ziyaretinden fazla. Kardeş dostluğumuzu burada gördüm.”

    Özbek “Özel bir bağ”

    Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ise, “Sayın Cumhurbaşkanı’na hoş geldin diyorum. Türkiye ile Arnavutluk arasındaki dostluk bağları herkesin bilgisi dahilinde. Galatasaray ile Arnavutluk’un özel bir bağı var. Kurucumuz Ali Sami Yen, değerli büyüğümüz Şemseddin Sami’nin oğludur. Her iki ülke arasındaki bu bağ, Galatasaray ile daha da kuvvetlidir. Kurucularımız arasında Arnavut asıllı pek çok isim var. Divan Kurulu Başkanı Sayın İrfan Aktar, Arnavut asıllıdır. Cengiz Bey Arnavut kökenlidir” ifadelerini kullandı.

    TT Arena’da yemek

    Heyet Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena’ya geçerken Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, Arnavutluk Cumhurbaşkanı’na rozet, forma ve Galatasaray tarihinin anlatıldığı kitaplar hediye etti. Daha sonra kulüp anı defterini imzalayan Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bujar Nishani ve beraberindeki heyete yemek verildi.

  • Kırgızistan Cumhurbaşkanı’ndan Ulupamir’e 11 bin dolar yardım

    Kırgızistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi İbragim Dzhunusov, Van’ın Erciş ilçesi Ulupamir Mahallesi’nde yaşamlarını sürdüren soydaşlarına taziye ziyaretinde bulunup, 11 bin dolar maddi yardımı şehit ailesi ve gazilere teslim etti.

    Öğle saatlerinde karayolu ile Van’dan Erciş’e gelen Dzhunusov, onuruna verilen öğle yemeğinin ardından ilçeye 26 kilometre uzaklıkta bulunan Ulupamir Mahallesine geçti. Burada Kırgızlı soydaşları tarafından karşılanan Dzhunusov, Türkiye’nin Kırgızistan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olduğunu da anımsatarak, 10 Temmuz günü Erciş Pay Jandarma Karakoluna yapılan bombalı saldırıda 1 Kırgız korucunun şehit düştüğünü, 6 Kırgız korucunun ise yaralandığını hatırlattı. Soydaşlarına taziye ziyaretinde bulunmak ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı’nın gönderdiği 11 bin doları şehit ailesi ile 6 gaziye sunmak için ilçeye geldiğini ifade eden Dzhunusov, “Kırgızistan bayrağında güneş vardır. Türk bayrağında ise ay ve yıldız bulunmaktadır. Günün yarısında ay ve yıldızlar, diğer yarısında ise güneşi görürüz. İkisini birleştirdiğinizde ise o da bir günü gösterir. Bu bizim ne kadar ayrılmaz iki millet olduğumuzun da kanıtıdır” dedi.

    Kırgızistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi İbragim Dzhunusov, daha sonra şehit ailesinin evine giderek taziyelerini iletti. Aileye 5 bin dolar nakdi yardımı teslim eden Büyükelçi Dzhunusov, köy muhtarının evinde ise yaralıları kabul ederek her birine bin dolar maddi yardım teslim etti.

    “Kırgızistan’da 14 tane Türk lisesi var”

    Çıkışta gazetecilerin darbe girişimi ve Kırgızistan’daki FETÖ okulları hakkındaki sorularını da cevaplandıran Büyükelçi Dzhunusov, “Nasıl ki, Türk milleti bu darbe girişimini kabul etmediyse, biz de kabul etmiyoruz. Türk milleti nasıl acı çektiyse, nasıl gözyaşı döktüyse biz de aynı acıları paylaşıyoruz. Ama dünya şunu anladı ki Türkiye Cumhuriyeti Devletinin büyüklüğünü, milletinin büyüklüğünü ve burada dünyaya bir kez daha Türklerin tarih yazdığını bütün dünya görmüştür. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçek bir lider olduğunu, halk tarafından sevildiğini, bir telefona bağlanarak bütün milletini sokaklara çıkartarak onun gerçek bir lider olduğunu yine bütün dünya görmüştür. Ayrıca, Kırgızistan’da 14 tane Türk lisesi vardır. Bunların hangi manada ve hangi derecede bunlara bağlıdır, bunların anlaşılması için bizim meclis başkanımız ile Türkiye Cumhuriyeti Meclis Başkanı Ankara’da bir araya gelerek istişarede bulundular. Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı ile bizim Milli Eğitim Bakanımız arasında yine istişaresi yapıldı. Bunların hangi derecede, hangi faaliyette bulunduklarının araştırması yapılmaktadır” şeklinde konuştu.

    Büyükelçi, daha sonra Ulupamir Mahallesi’nden ayrılarak karayolu ile Van’a hareket etti. Büyükelçinin ziyaretine Erciş Jandarma Komutanı Binbaşı Murat Acar, Ulupamir Mahallesi Muhtarı Eyüphan Coşar ile kaymakamlık personelleri eşlik etti.

  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı’ndan yardım istedi

    Adana’da, Polis Meslek Yüksek Okulu’nu bitiren ancak yapılan mülakatla paralel devlet yapılanması ile bağlantısı olduğu iddiasıyla polisliğe alınmayan gençler, “Paralelci olmadığımız için bizi dışladılar ve kamuoyuna ‘paralel ile mücadele ediyoruz’ adı altında bizleri yem ettiler. Anlımıza sürülen bu lekenin temizlenmesini istiyoruz” dedi.

    AK Parti Adana İl Başkanlığı önünde sürdürülen ‘Demokrasi nöbeti’ne katılan gençler, “FETÖ mağduru 1803 atanamayan polis nöbete hazır” ve “Dik dur eğilme FETÖ mağduru atanamayan polisler seninle” pankartı açarak yaşanan darbe girişimini kınadı. Burada konuşan Aksaray Polis Meslek Yüksekokulu’ndan mezun olan Mahmut Ekiz, 2015 yılında atanamayan bin 803 polisten bir tanesi olduğuna dikkat çekerek, “Mezuniyetimize bir hafta kala çıkan yönetmelikle mülakat yapıldı. Mülakatta hangi dershaneye gittiğimiz soruldu. Ben bu güne kadar ne cemaatin dershanesine gittim ne de bir şeyine katıldım. Meslekten atılan arkadaşlarımdan inşaatta çalışanından tutun amelelik yapanlar bile var. Atadıkları kişilerin ne olduğun çok iyi biliyoruz. FETÖ mensup kişilerin mesleğe geçtiğini biliyoruz. Bizi atamayan müdürlerin FETÖ’ye mensup olduğunu biliyoruz. Sayın cumhurbaşkanımızın emreyle demokrasiye destek vermek için buraya geldik” dedi.

    “Cumhurbaşkanlığı korumaya seçildim”

    Seher Akkol ise 2013 yılında 19 Mayıs Polis Meslek Yüksek Okulu’nu ve Çukurova Üniversitesi Okulöncesi Öğretmenliği kazandığını ifade ederek, “Ama bir bayan olarak öğretmenliği değil de polisliği seçtim. Zor şartlarda eğitim görerek okulumu bitirdim. Ankara’dan Cumhurbaşkanlığı komisyonu geldi ve ben Cumhurbaşkanlığı korumaya seçildim. Evimize polisler geldi. Benim FETÖ ile ilgili bir bağlantım olmadığını söylediler. Daha sonra okulumuzun kurmuş olduğu komisyonda mülakatta elendiğimi öğrendim. Ben FETÖ terör örgütünün ne dershanesine ne okuluna ne de evine hiç katılmadım. Bunun araştırılmasını istiyoruz. Biz her zaman vatanımızın, milletimizin ve devletimizin yanındayız. Anlımız ak, başımız dik” diye konuştu.

    “Okula derece ile girdim, derece ile bitirdim”

    19 Mayıs Polis Meslek Yüksek Okulu’ndan mezun olan Emel Doğan da okuluna derece ile girdiğini belirterek, “Okulda 2. olarak derece ile çıktım. Buna rağmen başarısız olarak kabul edildim. Tekrar LYS’ye hazırlandım ve şuanda 20 binin içindeyim. Ama başarısız olarak ilan edildik. Suçsuzluğumuzu buradan duyurmak istiyorum. Sesimizi duysunlar, biz anlımız ak, başımız dik. Devletimiz ve milletimizin her zaman yanındayız. Cumhurbaşkanımız sesimizi duysun. Biz sadece hakkımız olanı istiyoruz. Hiçbir örgüt ile bağlantımız olmadı. Zaten benim ailemde birçok polis var. Araştırsınlar biz sadece bunu istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Cemaat evlerine giden bazı arkadaşlarımız şuan meslekte”

    Aksaray Polis Meslek Yüksekokulu’ndan mezun olan Veysel Çelik, 2 yıl boyunca devlet terbiyesi ile eğitim aldıklarını kaydederek, “Paralel yapı başta olmak üzere hiçbir örgüt ile alakamız yoktur. Biz bunları söylüyoruz ama sesimizi kimse duymuyordu. Emniyetten birçok paralel yapı üyesini gözaltına aldılar, görevden uzaklaştırdılar. Eğer biz paralel yapı örgütü üyesiysek, emniyetin içinde bu kadar paralelci varken biz neden elendik. Paralelci olmadığımız için bizi dışladılar ve kamuoyuna ‘biz paralel ile mücadele ediyoruz’ adı altında bizleri yem ettiler. Biz sadece devletimizin yanındayız. Anlımıza sürülen bu lekenin temizlenmesini istiyoruz. Okuldaki cemaat evlerine giden bazı arkadaşlarımız şuanda meslekteler. Biz yardım bekliyoruz. Bizi tekrar araştırsınlar” şeklinde konuştu.