Etiket: cuma

  • Farklı Renkler Cuma Namazında Buluştu

    Kamp çalışmalarını Antalya’da sürdüren futbol kulüpleri Cuma namazında bir araya geldi.

    Devre arası kamp çalışmaları için Antalya Belek’te bulunan futbol kulüpleri Cuma namazı için Hoşgörü Bahçesi’nde bir araya geldi. Farklı renklerdeki futbolcular Cuma namazını Belek’teki Dinler Bahçesi’nde kıldı. Antalya’da kamp yapan Spor Toto Süper Lig takımlarından Sivasspor, PTT 1. Lig ekiplerinden Kayseri Erciyesspor, Samsunspor, Gaziantep Büyükşehir Belediyespor ve Spor Toto 2. Lig temsilcisi Kocaeli Birlikspor cami, kilise ve sinagogun bir arada bulunduğu Dinler Bahçesi’ne geldi.

    Takımlar, kıldıkları Cuma namazının ardından konakladıkları otellere dönerek kamp çalışmalarını sürdürdü.

  • Cuma Namazı Mesaisi Çalışması

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Cuma günleri öğle tatilinin ibadet hürriyetini engellemeyecek şekilde kullanılabilmesi için Başbakanlık Genelgesi Taslağı hazırladık. Bu hepimizin hayatımız boyunca karşı karşıya kaldığı bir zorluktu, bir güçlüktü” açıklamasına Samsun Barosu Avukatı Mustafa Remzi Toprak destek vererek, “Atatürk Cuma gününü resmi tatil ilan etmişti ancak İsmet İnönü tatili kaldırdı” dedi.

    Avukat Mustafa Remzi Toprak, hafta sonu tatili ile ilgili yasal düzenlemenin tarihi geçmişine dair açıklamada bulunarak, Mustafa Kemal Atatürk tarafından çıkartılan hafta sonu tatili yasasında da Cuma gününün resmi zorunlu tatil olduğunu hatırlattı. Cuma gününün resmi tatil olması kararının ilk önce Türkiye İktisat Kongresi’nde alındığını ifade eden Avukat Toprak, “İzmir’de yapılan İzmir İktisat Kongresi olarak bilinen Türkiye İktisat Kongresi, Mustafa Kemal’in emir ve talimatı ile İktisat Vekili Mahmut Esat Bozkurt’un organizasyonunda yapılmıştır. Anadolu Ajansı bahsi geçen kongrenin ’Hükümetin Delaleti’ ile toplandığını duyurmuştur. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal kongre ile ilgili ’memleketin hayat ve halas-ı hakikisine’ dair kararlar alındığını belirtmiştir. Kongrede alınan kararlardan biri de Cuma gününün hafta tatili olması kararıdır. İzmir İktisat Kongresi kararları, Batılılar’ın Lozan görüşmelerinin durmasına neden olan kabul edilemez dayatmaları, kültürel, ideolojik, siyasi ve askeri yönden ileri sürdükleri kabul edilmesi halinde hayatiyetimizin mutlak olarak son bulacağı emperyalist taleplerine karşılık bir muhtıra, bir deklarasyon olarak yayınlanmış, kongrede alınan kararlarla vazgeçemeyeceğimiz bazı düsturlar ortaya konulmuştur. Lozan görüşmeleri kongrede alınan kararların ilanından sonra tekrar başlamıştır. Dolayısıyla Atatürk döneminde çıkartılan ’Cuma tatili’ yasası rastgele, yanlışlıkla, birilerinin aradan bir yasa tasarısı vermesiyle tatil olmamış, Türkiye çapında temsilcilerin bulunduğu ve dünyaya ilan edilen bir kongrede alınmış, TBMM tarafından aynen yasalaştırılmıştır. Kaldı ki Atatürk inkılapları adı altında okutulan inkılaplar arasında Cuma gününün resmi tatil yapılmasının neden okutulmadığı da bir muammadır. Cuma gününün resmi tatil olması kararı kongrede Cumhuriyetin ilanından önce alınmış fakat Cumhuriyet ilan edilmesinden 2 ay sonra Cuma günü resmi tatil ilan edilmiş, böylece Cumhuriyetin ilanından sonra yapılan bir dizi inkılaptan en başta gelen inkılap olmuştur. İzmir Kongresi’nde sanayi, çiftçi ve tüccar grupları arasında oy birliği ile kabul edilen 13. maddede ’Haftada bir gün istirahat müddetinin verilmesi ve hafta tatilinin Cuma günü kabulü’ ibaresi mevcuttur. İzmir İktisat Kongresi’nde alınan birçok karar ya uzun müddet yasalaşmamış ya da hiç yasalaşmamış olmasına rağmen hafta tatili ile ilgili yasa TBMM’de 1 yıl içinde kanunlaşmış, haftanın Cuma gününün tatil yapılması yasal bir zorunluluğa dönüştürülmüştür” diye konuştu.

    Avukat Mustafa Remzi Toprak şu bilgileri verdi:

    “TBMM tarafından 02.01.1924 tarih ve 394 sayılı ’Hafta Tatili Hakkında Kanun’ adıyla çıkartılan yasada Cuma günü zorunlu resmi tatil’ ilan edilmiştir. Mustafa Kemal’in Cumhurbaşkanı olduğu 11 yıllık döneminde ta ki ölümüne 3 yıl kalana kadar Cuma günleri resmi tatil olarak uygulanmıştır. Bu yasanın üzerinden 11 yıl geçtikten sonra 1935’de ani bir karar ve aniden çıkartılan bir yasa ile Pazar günü resmi tatil olmuştur. 27.05.1935’te İsmet İnönü hükümeti ani bir kararla TBMM’den yasa çıkarttırmış, Mustafa Kemal tarafından çıkartılan yasadaki ’Cuma’ kelimelerinin ’Pazar’ olarak değiştirilmesine karar verilmiştir. Resim tatil gününün belirlenmesi gibi ciddi ve hayati öneme sahip bir konu daha önce ciddi bir kongrede tartışılıp karar verilip TBMM tarafından yasallaştırılmışken, bu sefer aniden Cuma kelimelerini Pazar olarak değiştirelim deyip bu yönde yasa çıkartılıp uygulanmaya başlanması şeklinde bir usul takibi manidardır. Kaldı ki tek parti iktidarının olduğu, muhalefetin olmadığı, birkaç lehe konuşma ile müzakere edildiği dikkate alındığında bu uygulamanın ne kadar millet iradesi ile örtüştüğü de tartışılır” diye konuştu.

    Avukat Toprak açıklamasını şöyle tamamladı:

    “Bugün Atatürkçülük adına Cuma tatili ile ilgili aksi yönde açıklama yapanlar, doğrusu Türkiye’de Cuma gününü Atatürk’ün resmi tatil yaptığını, İsmet İnönü’nün 11 yıl sonra Cuma kelimelerini Pazar olarak değiştirmek suretiyle çıkarttırdığı bir yasa ile Cuma’nın yerine Pazar’ı tatil yaptığını tartışmamaktadır. Ya da Atatürk ilke ve inkılaplarına fanatik bir bağlılık ortaya koyup bu ilkelerin arkasına saklanarak konuşmaya çalışanlar neden bu inkılabı görmezden gelip, bu inkılabın karşısında dururlar anlamak mümkün değildir. Tatil günü ile ilgili Yahudiler’in haftalık tatil günü haftalık ibadetlerini yaptıkları ’Şabbat Günü’ denilen Cumartesi günü olduğu, Hristiyanların haftalık tatil gününün Tanrı’nın o gün dinlendiği inancından yola çıkarak ’Rabbin Günü’ olarak nitelendirdikleri Pazar günü olduğu, Müslümanların ise her hafta birlikte camide (toplanma yeri) cem olarak (toplanarak), hutbe dinleme ve namaz kılma günü olan Cuma gününü ve bu güne hazırlık günü sayılan Perşembe gününü tatil olarak kabul ettikleri tüm dünyaca kabul edilen bir realitedir. Hafta tatili meselesinin ibadetlere dair bu kısmı ayrı bir konudur. Meseleye dini inançlar yönünden yaklaşılacak olursa yüzde 98’i Müslüman olan Türkiye’de tercihin yüzde 2’ye göre yapılması ayrı bir tartışma konusudur. Türkiye’de kimin neyi niye savunduğunu bilmediği bir ortam vardır. Laiklik adına Cuma tatili konusuna karşı çıkanlarını Atatürk’ün üzerinde önemle durduğu ilk uygulamayı görmezden gelirler. Halbuki çıkartılacak yasalarda öncelikle toplum yapısı, bireylerin inanç ve ihtiyaçları ile milli manevi değerler dikkate alınmalı, toplumda kavga ve çatışma çıkartan, bireylerin iç dünyaları ile barışmayan, uygulandığında bireyleri mutlu etmeyen, fiilen uygulanmayan, bireyler ceza ile tehdit edilse bile uygulanamayan veya uygulandığında sosyal hayatta telafi edilemeyecek kalıcı hasarlara yol açan düzenlemeler yapılmamasına özen gösterilmelidir.”

  • Sur’da 31 Gün Sonra Cuma Namazı Kılındı

    Diyarbakır’ın sokağa çıkma yasağının devam ettiği Sur ilçesinde bulunan tarihi Ulu Cami’nde 31 gün aradan sonra namaz kılındı. Namazdan çıkan vatandaşlar, barış için dua ettiklerini belirtti.

    Sokağa çıkma yasağının 31’inci gününde devam ettiği Sur ilçesinde bulunan ve İslam aleminin 5’inci Harem-i Şerif’i olarak kabul edilen tarihi Ulu Cami, Gazi Caddesi’ndeki yasağın kaldırılmasının ardından kapılarını ibadete açtı. Camide cemaat Cuma namazı kılmak için bir araya geldi. Namaz sırasında cami çevresinde olası bir saldırıyı bertaraf etmek için geniş güvenlik önlemleri alındı.

    “HİÇBİR DİNDE BUNUN YERİ YOK”

    Namazın ardından İHA’ya konuşan cami cemaatinden Abdullah Onur ise camilerin Allah’ın mekanı olduğunu belirterek, ezanları susturmaya ve camilerde namaz kıldırmamaya hiç kimsenin hakkının olmadığını söyledi. Onur, “Hiçbir dinde bunun yeri yoktur. Hangi dine bakarsanız bakın savaşlarda bile cami ve kiliselere karışılmaz. Hastane gibi kıymetlidir. Bu hafta binlerce kişi namaza geldi. Kıymetli yerlerdir. Bunlara el uzatmak günahtır. İnşallah bundan sonra hep böyle olur. Temennimiz böyledir” dedi.

    “DAHA ÖNCE TEPKİ GÖSTERİLMELİYDİ”

    Şaban Peker, ibadet edilmemesinin bazı nedenlerinin olabildiğini ancak bunun en büyük nedenlerinden birinin ise Müslümanların pasifliği olduğunu ifade etti. Peker, “Müslüman kendisine Allah tarafından emredilmiş olan bir ibadeti birilerinin müsaadesine bağlarsa yanlıştır. Tamamen Müslümanlığın pasifliğidir. Daha önceden bu tepkiler gösterilseydi. Birileri çıkıp sen burada namaz kılamazsın diyemezdi” diye konuştu.

    “HENDEKLERİN OLMASI ESNAFI VE HALKI MAĞDUR EDİYOR”

    Erkan Gün ise huzurlu bir şekilde namaz kılmak istediklerini bunun için de olayların sona ermesi gerektiğini vurgulayarak, “Hendek ve barikat konusu hem bizleri hem esnafı hem de vatandaşları etkiliyor. Buna artık son verilmeli” ifadelerinde bulundu.

    Öte yandan, camiden çıkan bir grup, ilçedeki olaylara tepkilerini PKK aleyhine slogan atarak, gösterdi.

  • Bülent Arınç Bolu’da Cuma Namazı Kıldı

    Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, eşiyle birlikte Sakarya’ya giderken Bolu Dağı’nda mola vererek cuma namazı kıldı.

    Sakarya’da düzenlenecek olan bir programa katılmak üzere Ankara’dan yola çıkan eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bolu Dağı’nda mola verdi. Eşi Münevver Arınç’la birlikte Highway Outlet AVM’ye gelen Bülent Arınç, personel tarafından kapıda karşılandı. Cuma namazı öncesi bir kafeteryada çay içen Arınç çifti, vatandaşlar ve çalışanlarla fotoğraf çektirdi. Ardından cuma namazına geçen Arınç, namaz çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtlamadı. Arınç ve eşi karayoluyla Sakarya’ya hareket etti.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan Cuma Namazını Akabe Camii’nde Kıldı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Burhaniye Akabe Camii’nde kıldı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Üsküdar Burhaniye’deki Akabe Camii’nde kıldı. Erdoğan’ın namaz için geldiği Akabe Camii’nin çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı. Erdoğan namazda olduğu sırada bazı vatandaşların Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bekledikleri görüldü. Erdoğan’ı görmek için bekleyen çocuklara ise korumalar tarafından oyuncak dağıtıldı. Namazı kıldıktan sonra camiden çıkan Erdoğan, vatandaşları selamladıktan sonra camiden ayrıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Mabeyn Köşkü’ne geçti.