Etiket: Çukurovada

  • Kızılay Haftası’nda Çukurova’da kök hücre bağışı

    Çukurova Belediyesi, Kızılay Haftası dolayısıyla Türk Kızılayı Adana Şubesi işbirliği ile Kan ve Kök Hücre Bağışı Kampanyası düzenledi.

    Çukurova Belediyesi bahçesinde kurulan Kızılay çadırında görevliler, gün boyu kan ve kök hücre bağışçılarını kabul etti. Kan bağışı ve kök hücre bağışı kampanyasına katılan, kendisi de kök hücre bağışçısı olan Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, Kızılay’ın hayat kurtaran bir yardım kuruluşu olduğunu belirterek, halka bağış çağrısı yaptı.

    Türk Kızılayı Adana Şube Başkanı Ramazan Saygılı, “Tanıdığımız günden bu yana Türk Kızılayı’nın dostu olan Soner Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Kan bağışı ve kök hücre bağışı etkinliklerimize her zaman ev sahipliği yapmıştır. Kızılay Haftası münasebetiyle düzenlediğimiz bu kampanyamızda da bizlere destek veren ve ev sahipliği yapan Soner Başkanımıza ’Teşekkür Belgesi’ vermek istiyoruz” dedi.

    Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin ise, “Kızılayın bu tür çalışmalarını çok önemsiyorum. Türk Kızılayı’nın bu bağışlarında Adana hep en önde. Bizim de bunda katkımız olduğunu düşünüyorum. Ben de bir bağışçıyım aynı zamanda. Dönem dönem kan bağışında bulunuyorum. Bu çalışmalar sonuç verecektir. Kan hastalıklarından hiç kimse hayatını kaybetmeyecek duruma geleceğini ümit ediyorum. Tüm vatandaşlarımızı kök hücre ve kan bağışına davet ediyorum” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Türk Kızılayı Adana Şube Başkanı Ramazan Saygılı, Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin’e Türk Kızılayı amblemli fincan takımı hediye etti.

  • Yılmaz: “Çukurova’da 100 milyar dolarlık krom zenginliği var”

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Maden Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Mehmet Yılmaz, Çukurova’da 100 milyar dolarlık krom zenginliği olduğunu tahmin ettiklerini söyledi.

    Adana’da Maden Mühendisleri Odası’nın ev sahipliğinde düzenlenen ‘Krom Çalıştayı’nda Türkiye ve dünyadaki krom madenciliği, jeolojik yapısı, üretim zenginleştirme yöntemleri, ferrokrom yatırımları ve satış pazarlama konuları uzmanlar tarafından masaya yatırıldı.

    Çalıştayın açılışında konuşan Yılmaz, Türkiye’de ve Çukurova Bölgesi’nde gerçekleşecek yüksek kapasiteli, yeni tesislerin 100 milyar dolarlık krom zenginliği olduğu tahmin edilen geniş altyapı olanaklarının da gün yüzüne çıkmasına vesile olacağını kaydetti. Yılmaz, “Gerekli ferrokrom tesisinin kurulması ülkemizdeki çelik endüstrisini de buna uyarlayarak kendi kaynaklarımızı kendimizin ortaya çıkarmasının önünü açacaktır. Kromdan yaklaşık 10 kat daha fazla katma değer sağlayan ferrokrom, ülkemiz ekonomisine ve iş yaşamına uzun vadede büyük katkı koyacaktır” dedi.

    Kroma olan talep katlandı

    2010 yılında dünyada üretilen krom cevherinin yüzde 31‘inin dış ticarete konu olurken bu oranın 2017 yılında yüzde 46‘ya yükseldiğini ancak 2017 yılında 14,2 milyon tona ulaşan küresel ithalatın yüzde 97’si olan 13,7 milyon tonunun doğrudan Çin tarafından gerçekleştirildiğini anımsatan Yılmaz, şunları söyledi:

    “2017 yılında Türkiye’nin dünya krom cevheri üretimindeki payı yaklaşık yüzde 5’e, dünya ihracatındaki payı yüzde 8 civarına, ferrokrom üretimindeki payı ise kabaca yüzde 1’e gerilemiştir. Türkiye kromlarının yüksek vasıflı özellikleri ve ülkemizin dünyadaki ulaşım aksları açısından coğrafi konum avantajları göz önüne alınıp, ülkemizde ve özellikle Çukurova, Adana bölgesinde yeni yapılacak yatırımlarla kroma bağlı sanayi ürünlerinde kendine yeter ülkelerden biri olmak ve böylece Güney Afrika-Çin krom pazarı ekseninden nispeten bağımsız bir yapıya kavuşmak ancak krom üreticisi şirketlerin entegre projeler etrafında bir araya gelmesi ve sektörün sermaye ve yönetim eksikliklerinin giderilmesi ile mümkün olabilecektir. Metal fiyatlarının artmasıyla kroma olan talep de katlanmıştır. Artan talep de krom fiyatının yükselmesine neden olmuştur. Adana’nın Aladağ ilçesi Türkiye’nin krom ihracatının yüzde 25’ini tek başına karşılayan bir yapıdadır. Geçmiş yıllarda Adana’nın Aladağ ilçesine yapılan maden yatırımları ekonomiye, ihracata ve istihdama katkı koyduğu gibi kentten köye yeniden dönüşün de önünü açmıştır. Bu gerçekler ışığında vurgulamamız gerekiyor ki; krom ve ferrokrom zenginliği olduğu düşünülen bölgelerde iş makinelerine dayanıklı yollar yapılması, yeterli enerji ve su temin edilmesi, tamamlanmış altyapı olanaklarıyla sektörün rahatlıkla yatırım yapabileceği ortamlar da sunulmalıdır.”

    Ferrokrom yetersiz düzeyde

    TMMOB Maden Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ayhan Yüksel ise, “Tüm metalik madenlerde olduğu gibi krom madenciliğinde de hedef uç ürün olmalıdır. Ülkemizde krom madenciliğinde uç ürün kavramı öncelikli olarak sallantılı masalarda sonrasında ise ne yazık ki ferrokrom üretimi düzeyinde kalmıştır. Üretimde yüzde 5 ile dünya dördüncüsü, ihracatında ise yüzde 8 ile dünya üçüncüsü olan ülkemiz ne yazık ki ferrokrom üretiminde yüzde 1 seviyesinde kalmıştır. Ancak krom madenciliğinin nihai uç ürünü olan paslanmaz çelik üretiminde ise ne yazık üretimimiz yoktur. Paslanmaz çeliğin kullanılarak gerçekleştirilecek sanayi üretimlerini ise ne yazık ki ağzına alan yok desek yeridir” dedi.

    Ülkemizin ihtiyacı olan enerjinin, yerli maden kaynaklarından karşılanmasının öncelikli hedef olması gerektiğini ifade eden Yüksel, “Sanayinin ihtiyacı olan ucuz enerji üretiminin sağlanması ve bu enerjinin sürekli ve güvenilir olması bakımından, yerli maden kaynaklarımızın kullanılması kaçınılmaz bir gerekliliktir” diye konuştu.

    Madencilik sektörünün ilgilisi ve maden sektöründen 300 kişinin katıldığı çalıştayda CHP Adana Milletvekilleri Müzeyyen Şevkin, Ayhan Barut, Adana Ticaret Odası Başkanı Atilla Menevşe ve ÇÜ Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özen Kılıç da konuşmalarında krom ve ferrokromun önemine vurgu yaptı.

    Çalıştayda, Ali Kemal Akın; ‘Türkiye ve dünyadaki krom rezervleri, jeolojik yapısı ve özellikleri’, Prof. Dr. Ahmet Demirci; ‘Krom Madeni Üretim yöntemleri’, Sabri Karahan; ‘Krom madeni zenginleştirme yöntemleri’, Eti Krom; ‘Türkiye ve dünyada ferrokrom’, Prof. Dr. Mustafa Topaloğlu; ‘Krom madeni ve madencilikle ilgili son hukuki düzenlemeler’, Türk Maadin AŞ’den Ömer Yavuz; ‘Krom madenciliğimizde yeni tavır, yeni eylem’ ve Şeyda Çağlayan ise ‘Krom madeni satış pazarlama’ konularını detaylarıyla ele aldı. Çalıştay, değerlendirme toplantısıyla sona erdi.

  • Çukurova’da ‘beyaz altın’ eski günlerine dönüyor

    Adana’da makineyle pamuk hasadı başladı. Geçen yıl 170 bin ton pamuk üretimiyle Türkiye’de 5’inci sırada olan Adana’nın bu yıl 250 bin ton pamuk üretimiyle 3’üncü sıraya yükselmesi bekleniyor. Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Muhammet Ali Tekin, “Türk filmlerine konu olan Adana’nın pamuğu, tekrar eski günlerine dönecek. Sonraki yıllarda da pamuk üretiminde artış bekliyoruz” dedi.

    Türkiye’nin pamuk üretiminde yüzde 10’luk paya sahip olan Adana’da makineyle pamuk hasadı başladı. Pamuk üretiminde geçen yıla oranla yüzde 30 artışın yaşandığı Adana’da pamuk, eski günlerine dönüyor.

    “Türk filmlerine konu olan Adana pamuğu eski günlerine dönecek”

    Ceyhan ilçesinde makineyle yapılan pamuk hasadına katılan Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Muhammet Ali Tekin, bu yıl ve bundan sonraki yıllarda pamuk ekim alanlarının artmasını öngördüklerini, pamuğun artık çiftçinin yüzünü güldüreceğini söyleyerek, “Geçmişte 3 ila 3 buçuk milyon dekara pamuk ekilirken, 2016 yılında 270 bin dekara kadar düşmüştü. Son 2 yıldır yapmış olduğumuz çalışmalar ve verdiğimiz eğitimlerle bu yıl 500 bin dekara yaklaştık. Geçen yıl Adana olarak 170 bin ton pamuk üreterek Türkiye’de 5’inci sıradaydık. Bu yıl pamuk üretiminde 250 bin tonun üzerine çıkarak 3’üncü sıraya yükselmeyi hedefliyoruz. Türk filmlerine konu olan Adana pamuğu eski günlerine dönecek” dedi.

    Türkiye pamuk üretiminde dekara verim konusunda 2’nci sırada

    Türkiye’nin, rekolte açısından bakıldığında dekara olan verim konusunda dünyada 2’nci olduğunun altını çizen Tekin, “Türkiye’de pamuk üretimi ortalama 5 milyon dekar alanda yapılıyor ve yaklaşık 2 buçuk milyon ton pamuk üretiliyor. Bu rakamlarla dünya pamuk üretiminde 9’uncu sıradayız. Pamuk üretiminde Çin, Hindistan, Amerika Birleşik Devletleri ve Brezilya gibi iklimi uygun olan ülkeler daha ön sıralarda. Ancak rekolte açısından bakıldığında dekara olan verim konusunda Türkiye, dünyada 2’inci sıradadır” diye konuştu.

    Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteklerine de değinen Tekin, bu yıl pamuk üreticisine verilecek desteklerin erkenden açıklandığını belirterek, “Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çiftçilere dekar başına 40 lira mazot, 4 lira gübre desteği ve bunun yanında da kilogram başına 80 kuruş kilogram desteği sağlandı. Bu destekler çiftçinin hemen hemen tüm masraflarını karşılar durumda. Çiftçi pamuğu sattığında alacağı para, tamamen kendi kazancı olacak” ifadelerini kullandı.

  • Çukurova’da pamuk hasadı başladı

    Adana’da pamuk hasadı başladı. Ekim alanının geçen yıla oranla yüzde 36 oranında artan üründen bu yıl 250 bin ton civarında rekolte bekleniyor. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, “Yüzde 36’lık artışla Adana genelinde 455 bin dönüme yakın pamuk ekimi yapıldı. Verimde ve pamuk fiyatlarında artış bekliyoruz” dedi.

    Beyaz altına rağbet arttı

    Çukurova’da, verilen devlet desteğiyle ekim alanı geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 36 artan pamuğun hasadına başlandı. Adana’da 455 bin dönüme yükselen pamuk ekim alanlarının artması beyaz altına olan rağbeti de arttırdı. Pamuk, Adana’da yeniden değer görmeye başladı.

    “Pamuk ekim alanında yüzde 36’lık artış var”

    Karataş ilçesinde pamuk hasadına katılan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, kıraç bölgelerde pamuk hasadına başlanıldığını ve bu sene geçen yıla oranla havaların yağışlı geçmesinden dolayı bazı bölgelerde yüzde 10 ile 20 arasında verim fazlalığı olduğunu söyleyerek, “2018’de devletin verdiği 80 kuruş destekle pamuk ekim alanları yüzde 20 artmıştı. Bu yıl da Adana genelinde yüzde 36’lık artış var” diye konuştu.

    “Verimde ve pamuk fiyatlarında artış bekliyoruz”

    Doğan, Adana’da geçen yıl ekim alanı 330 bin dönümken bu yıl 455 bin dönüme çıktığına dikkat çekerek, “Bundan dolayı verim artışı bekliyoruz. Pamuk fiyatlarının da artmasını bekliyoruz. Döviz kuru arttı, girdi fiyatları yükseldi. Dışarıdan gelecek pamuğun fiyatı da yüksek olacağı için pamuk fiyatlarının yüksek olacağını umuyoruz” şeklinde konuştu.

    Pamuğun önemli bir ürün olduğunun altını çizen Doğan, şunları kaydetti:

    “Pamuğun, ülke ekonomisine kattığı istihdam, oluşturduğu katma değer ile en stratejik öneme sahip üründür. İşlenmesiyle çırçır sanayisine, lifiyle tekstil sektörüne, çekirdeği ile yağ ve yem sanayisine, kağıt sanayisine ham madde oluşturmaktadır. Pamuk genelde katma değer oluşturan bir üründür. Daha önce devlet desteği olmadığından dolayı pamuk ekim alanı 2011 ile 2016 yılları arasında yüzde 50’ye yakın bir eksilme göstermişti. Yeniden destek gelince bu oranlar yükseldi. Umuyoruz ki Adana beyaz altına dönüş yapacaktır.”

  • Çukurova’da Akdeniz Meyve Sineği alarmı

    Adana Valisi Mahmut Demirtaş, çiftçi kuruluşu temsilcileri ve Tarım Müdürlüğü yetkilileri ile bir araya gelerek, son günlerde tarım alanlarındaki popülasyonu artan Akdeniz meyve sineğine karşı alınacak tedbirler konusunda görüş alışverişinde bulundu. Vali Demirtaş, etkin bir mücadele yapılması konusunda ilgililere gerekli talimatları verdi.

    Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, konuya ilişkin açıklamasında, Vali Demirtaş’ın çiftçi için önemli bir sorun olmanın yanında ülke ve bölge ekonomisi açısından da önem taşıyan Akdeniz meyve sineğine karşı gösterdiği duyarlılığın kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

    Başkan Doğan, Adana Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Muhammet Ali Tekin, Seyhan Ziraat Odası Başkanı Cahit İncefikir, Sarıçam Ziraat Odası Başkanı Mehmet Ali Sarsal, Karataş Ziraat Odası Başkanı Mustafa Yeşilyaprak ve Ceyhan Ziraat Odası Genel Sekreteri İbrahim İldeş’in katıldığı toplantıda, Akdeniz meyve sineği zararlısının başta ihracat olmak üzere sebep olabileceği ekonomik kayıplara dikkat çekilerek, alınacak tedbirlerin görüşüldüğünü bildirdi.

    Geçen yıl da aynı zararlının bölgede görüldüğünü ancak, bu yılki boyutlarda olmadığını ifade eden Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, lokal mücadele sorunu çözemeyeceğini bu yüzden uçaklı ilaçlama gerektiğini dile getirdiğini söyledi.

    Bu zararlının oluşumu ile ilgili de bilgi veren Doğan, Akdeniz meyve sineğinin kış mevsimini ağaçlarda kalan sert çekirdekli meyveler içinde larva olarak geçirdiğini, bu nedenle ağaçlarda önceki sezondan kalan ürünlerin mutlaka toplanarak, imha edilmesi gerektiğini vurguladı. Zararlının ilkbahar sonu, yaz başlarında ortaya çıktığını, gündüz ve gece saatlerindeki hava sıcaklığı ortalaması 16 dereceyi geçtiğinde yumurtalarını bıraktığını ifade eden Doğan, “Bu yıl da hava sıcak geçtitiği için böyle bir tehlike ile karşı karşıya kaldık” dedi.

    Başkan Mehmet Akın Doğan, Akdeniz meyve sineğinin şu anda şeftali, kayısı, nektarin, armut ve ileride çıkacak nar için ciddi tehlike oluşturduğunu ifade ederek, “Hepsinden önemlisi Eylül ayında hasadı başlayacak erkenci mandalina hasadı için bu zararlı büyük ekonomik kayıplara yol açabilir. Bu zararlı narenciye meyvesinin içi sulanıp, kabuğu yumuşadığında iğnesini batırarak zarar verir” diye konuştu.

    Başkan Mehmet Akın Doğan, bu konuda çiftçileri uyarmak amacıyla cep telefonlarına mesaj gönderdiklerini, Adana Çiftçiler Birliği’nde de Cuma günü konuya ilişkin toplantı düzenleneceğini, kendilerinin de sık sık basın yoluyla da çiftçilere uyarıda bulunduklarını belirterek, şu bilgileri verdi:

    “Akdeniz meyve sineği zararı, larvası tarafından yapılır. Meyvenin etli kısmında beslenen larvalar, meyvenin bu kısmında bir yumuşama ve çöküntü meydana getirirler. Zarara uğrayan meyveler, vaktinden önce olgunlaşır ve dökülür. İhraç edilen turunçgiller çeşitlerindeki zararı, ülke ekonomisi yönünden çok büyük önem taşıyor.”