Etiket: Çözümler

  • Bankacılık sektöründe yerli Chatbot yazılımıyla özel self servis çözümler

    SESTEK Genel Müdürü Serdar Karadayı,“Ziraat Bankası, yeni web sitesiyle müşterilerinin kullanımına sunduğu Ziraat Asistan uygulamasında, SESTEK tarafından geliştirilen doğal dil işleme teknolojisine sahip yerli chatbot yazılımını tercih etti” dedi.

    Ses ve iletişim teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren teknoloji şirketi SESTEK tarafından geliştirilen yerli chatbot teknolojisi, Ziraat Bankası web sitesinde kullanılmaya başlandı. Konuyla ilgili açıklama yapan SESTEK Genel Müdürü Serdar Karadayı “Kısa süre önce web sitesini yenileyen Ziraat Bankası, Ziraat Asistan adını verdiği sanal web asistanı sayesinde ziyaretçilerine gelişmiş self-servis deneyimi sunuyor. Sadece tanımlanmış ifadeleri algılayabilen geleneksel chat uygulamalarının aksine doğal dil işleme teknolojisine sahip SESTEK Chatbot’u kullanan Ziraat Asistan, ziyaretçilere karşılarında adeta bir insan varmışçasına doğal ifadeler kullanarak yazışma şansı sunuyor” dedi.

    Karadayı, Ziraat Asistan’ın ‘Kredi çekmek istiyorum’, ‘En yakın hizmet noktanız nerede?’, ‘Döviz kurları hakkında bilgi alabilir miyim?’ gibi bankacılık işlemi hakkında birçok soruyu kolaylıkla cevaplayabildiğini belirterek “Kullanıcıların ne demek istediğini daha iyi anlamak için ek sorular yöneltebiliyor. Bu sayede ziyaretçiler, ihtiyaç duydukları bilgiye web sitesi menüleri arasında gezinmeden veya müşteri temsilcisini aramadan Ziraat Asistan ile yazışarak kolayca ulaşabiliyor” diye konuştu.

    Ses teknolojileri alanında küresel devlerle yarışan, yerli teknoloji çözümleri ürettiklerini söyleyen SESTEK Genel Müdürü Serdar Karadayı, “Chatbot, son günlerin yükselen teknolojileri arasında. Birçok kurum, müşterilerine etkili self servis çözümler sunma hedefiyle bu teknolojiden yararlanıyor. SESTEK Chatbot, içerdiği doğal dil işleme teknolojisi sayesinde mevcutta kullanılan soru-cevap mantığına dayalı basit uygulamalardan ayrışıyor. Kullanıcıların doğal ifadelerle etkileşim kurdukları bu teknoloji, kurumların self servis oranlarını artırmalarına katkıda bulunuyor” ifadelerini kullandı.

    “Müşterilerimizin diledikleri kanaldan bankamıza ulaşarak kaliteli hizmet almasına büyük önem veriyoruz”

    Rekabetçi piyasa koşullarında alternatif iletişim kanalları üretmenin önemine değinen Ziraat Bankası Dijital Bankacılık Bölüm Başkanı Bayram Tuzcu ise “Ziraat Bankası olarak müşterilerimizin diledikleri kanaldan bankamıza ulaşarak kaliteli hizmet almasına büyük önem veriyoruz. Bu amaçla başta dijital kanallar olmak üzere, hizmet verdiğimiz tüm kanallarda en son teknolojileri kullanıyoruz. Bu kapsamda yeni kurumsal web sitemizde uygulamaya aldığımız Ziraat Asistan ile kullanıcı deneyimini ön planda tutarak, site işlevlerine, Bankamız ürün ve hizmetlerine hızlı erişimin yanı sıra ürün başvurusu, hesaplama araçları gibi birçok fonksiyonu da interaktif bir şekilde sunuyoruz” şeklinde konuştu.

  • Lokasyon temelli çözümler perakendecilerin işini kolaylaştırıyor

    Lokasyon temelli çözümler, operasyonel gereksinimlerin karşılanması noktasında 2018 yılında perakendeciler arasında en değerli teknolojilerden biri olarak öne çıkıyor.

    Endüstride operasyonları optimize etme ve maliyetleri düşürmeye yönelik gözlemlenen eğilimler devam ediyor. Bu noktada lokasyon temelli çözümler, bu hedeflerin hepsine hizmet ettiği için perakendeciler arasında 2018’in en değerli teknolojilerinden biri olarak kendisini göstermeye başladı. HPE Aruba Ülke Müdürü Ersin Uyar perakende sektöründe lokasyon hizmetlerinin operasyonel gereksinimleri nasıl karşıladığı bilgi verdi.

    Mağazalarda destek alınabilecek görevli bulma sorunu son buluyor

    Mobil uygulamada, harita üzerinden navigasyon hizmeti almanın lokasyon temelli çözümler için iyi bir başlangıç olduğunu belirten Ersin Uyar, daha yenilikçi çözümlerin girilen mağazada ya da kuruluşta, yardım ve destek alınabilecek görevlilerin yerini bulmaya da yardımcı olabileceğini söyledi. Uyar sözlerine şöyle devam etti: ’’Örneğin bebek beşiği alışverişine çıkan bir çift, almak istedikleri beşik için ürünün bulunduğu standa kadar, mobil uygulama üzerinden navigasyon hizmeti alarak getiriliyor ve çiftin bu noktada bilgi almak istedikleri bir kaç konu var. Uygulama üzerinden görevli kişilerin nerede olduklarını görebiliyorlar ve istedikleri herhangi bir görevliye önceden tanımlanmış bir metin yollayabiliyorlar. Eğer ilgili personel meşgul ise, tahmini meşguliyet süresini önceden belirlenmiş bir metinle kullanıcıya iletiliyor ve onları bu süre sonunda bulacağını söyleyerek alışverişe devam etmelerini öneriyor’’.

    Lokasyon temelli servisler sayesinde tüm personel, müşterilere hızlı bir şekilde yardımcı olmak ya da eksik ürünleri tamamlamak gibi sürekli verimlilik gerektiren iki farklı görevi kolaylıkla yürütebildiğine vurgu yapan Uyar, “Bir yardımcı personelin yardıma gereksinimi olduğunda lokasyon temelli çözümün sağladığı bu özellik onlar için de aynı şekilde çalışıyor. Bu tür sorunları azaltmak, çalışanların boşta kalmalarını önemli ölçüde engelliyor, böylelikle eleman sirkülasyonunun azalması ve marka cazibesinin artması sağlanmış oluyor. Daha da ileride lokasyon temelli çözümler, anlık raf stok kontrolünde ’bot’ kullanılması gibi diğer yeniliklerin de anahtarı olacak’’ dedi.

    Ürün izleme sensörleri ile ürün envateri takibi kolaylaşıyor

    Lokasyona dayalı en yeni çözümler, market arabaları ve merdivenlerden POS cihazlarına ve mal paletlerine kadar değişen ve kurum içerisinde kritik öneme sahip envanteri izlemek için özel sensörler sunduğunu söyleyen Uyar, “Müşteriler boş bir ürün standı ile karşılaştığında, genellikle ilgili personele danışıyor ve ürünün ne zaman geleceğini öğrenmek istiyor. Ardından personel mağaza boyunca, çeşitli ürün raflarının bulunduğu depoya kadar yürüyor. Ürün izleme sensörü (assettrackingtag) ile donanmış depolar, ilgili personelin 10-15 dakika sonra müşterinin yanına boş ellerle dönmesi yerine, her bir raf için hazırlanmış ürün listesine bakarak istenen ürünü bulmasına izin veriyor. Ürün izleme sensörleri operasyonel verimlilik noktasında önemli faydalar sağlıyor. Müşterinin istediği ürünü almak için bir merdivenin bulunmasını veya alışveriş sepetlerinin otopark çevresinde dağınık halde bırakılması sonucu yaya ve araç trafiğini engelledikleri ile ilgili uyarıların otomatik olarak alınması bunlardan bazıları. İzleme sensörü aracılığıyla ürünlerin taranarak palet ürün listesinin elde edilmesi ve stok kontrolünün sağlanması depoda ve mağazalarda yönetime ciddi anlamda yardımcı oluyor” açıklamasında bulundu.

    Gelişmiş analizler satışları ve başarı artırmayı sağlıyor

    Lokasyona dayalı çözümlerin çok çeşitli gelişmiş analizler sunduğunun altını çizen Uyar, “Müşterinin alışveriş deneyimi kalitesini artırmak ve ürün satışlarını artırmak üzere mağazalarda kullanılan bazı yöntemler (mağazanın içerisinde dijital reklam yayınlama gibi), müşterilerin lokasyonda kalma süreleri konusunda önemli veriler elde etmeyi sağlıyor. Bu metrikler hesap edilerek ve grafiksel olarak trend analizleri çizilerek, kullanılan bu yöntemlerin satışı cazip hale getirip getirmediğini ya da bunun trafiği engelleyen rahatsız edici bir unsur olup olmadığını görmek mümkün oluyor. Böylece duruma en uygun eylemi gerçekleştirmek mümkün oluyor. Bu durum aynı zamanda operasyonel verimliği de sağlıyor. Düşük satış performansı gösteren bir ürünün teşhiri ne kadar hızlı şekilde iyileştirilirse, satışlar da o ölçüde hızlanıyor. Uzun vadede, neyin nerede ve yılın hangi saatinde en iyi sonuç verdiğinin görülmesi, günlük ve sezonluk satışları en üst düzeye çıkarmak için başarıyı artırmaya yardımcı oluyor” şeklinde konuştu.

    Lokasyona dayalı servislerin daha fazla fayda sağlayabileceği belirtilirken, günümüzde rekabetçi kalmaya yardımcı olmanın yanı sıra, önümüzdeki yıllarda inovasyonlar arttıkça, bu tür altyapıların kullanımı karşılığını daha da fazla vereceği vurgulanıyor. Bu noktada işletmelerin geride kalma riskini alma ya da yatırım yapma konusunda doğru karar vermesi büyük önem taşıdığı belirtiliyor.

  • VIV Türkiye ile yerel piyasaya değerli çözümler sunulacak

    Türkiye piyasasındaki faaliyetlerinin ikinci yıl dönümünü kutlayan, Cargill Premix & Nutrition (CPN) Türkiye, 8’inci Tavukçuluk ve Teknolojileri Uluslararası İhtisas Fuarı’nın (VIV Türkiye) Diamond sponsoru olarak ürünlerini, hizmetlerini ve uzmanlığını görücüye çıkardığı ’Hayvan Beslenme Sanatı’ temalı önemli bir sergi gerçekleştirdi.

    6-8 Temmuz tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşen VIV Türkiye 2017 boyunca, Cargill Animal Nutrition (CAN) Türkiye en yeni kilometre taşlarını kutlamak ve büyüyen bir dünyayı beslemeye yönelik gelişmiş yaklaşımı hakkında daha fazla bilgi vermek için bölgenin dört bir yanından seçkin müşterileri ve sektörün oyuncularını ağırladı. CPN Türkiye, Türkiye’de yerel piyasanın ve çevrenin özgün koşullarını yansıtacak sürdürülebilir, müşteriye özel çözümler sunmak için sektörle işbirliği içinde faaliyet gösteriyor.

    Sergi vesilesiyle konuşan CPN Türkiye ve Kafkasya Bölge Direktörü Serhad Çelik, “Hayvan besleme çözümleri alanındaki 120 yılı aşkın süredir elde ettiğimiz deneyimimize dayanarak, CPN Türkiye olarak yerel piyasadaki hizmetlerimizin kalitesini ve kapsamını artırabilmekten mutluluk duyuyoruz. Yalnızca yem ve gıda ürünleri sunmak yerine, müşterilerimizin operasyonlarının ve hızla büyümekte olan bir dünyayı besleyebilme becerilerinin sürdürülebilirliğine odaklanarak daha bütüncül ve uzun vadeli bir yaklaşım benimsiyoruz. Toprak kullanımı, su kaynakları, iklim değişikliği ve çiftçilerin yaşamları gibi kilit önceliklere odaklanarak, müşterilerimizin ve son kullanıcılarımızın hem bugün, hem de gelecekte ileri gitmelerine yardımcı olmayı hedefliyoruz” dedi.

  • Rezervuar Mühendisliğinde Radikal Çözümler Sempozyumu

    Yakın Doğu Üniversitesi Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği Bölümü öğretim görevlisi Kayhan İşsever’in Rezervuar Mühendisliğinde Radikal Çözümler Sempozyumu Yakın Doğu Üniversitesi’nde (YDÜ) gerçekleştirildi.

    Rezervuar Mühendisliğinde Radikal Çözümler Sempozyumuna Yakın Doğu Üniversitesi ile Kuzey Kıbrıs Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ KKK) Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği Bölümleri öğretim üyeleri ve öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Kayhan İşsever sempozyumda yaptığı konuşmada, “Geleneksel olarak bilinenden çok değişik ve alışılagelmişin dışındaki uygulamalar radikal çözümler olarak adlandırılabilir. Bugün için bilinenler bir aysbergin suda yüzen kısmı kadardır. İlerde bilgi birikimimize katılacak çok şeyler olabileceği gibi bugün doğru bildiğimiz birçok şeyin de yanlış olabileceği de gerçektir. Örneğin; herkesin aşina olduğu en radikal değişiklikler tıp alanında yaşanmaktadır. 1980’li yılların başında hepimiz içerdiği yüksek kolesterol nedeni ile yumurta ve tereyağının kalp ve damar hastalıklarının başlıca nedenlerinden biri olduğu bilinirdi. 2000 li yılların başından itibaren ise önce yumurta son yıllarda da tereyağı temize çıkmış ve hatta günde 20 yumurta yenebileceğini söyleyen doktorlar vardır” dedi. Rezervuar Mühendisliği’nin yer altında gözenekli ortamda birden fazla akışkanın akışı ile ilgili bir bilim dalı olduğunu kaydeden İşsever, “Rezervuar kayaçları çoğu zaman heterojen yapıda ve birbirinden ve kendi içinde çok farklı özellikler göstermektedir. Bu heterojen yapıda ortalama değerler ile analitik çözümlere ulaşılmasının gerçekçi olmayacağı açıktır. Bu sistemlerin matematiksel ve istatistiksel modeller ve nümerik teknikler ile çözümü bazı yaklaşımlar sağlasa da tüm belirsizlikleri ortadan kaldırmaz. Kantitatif yöntemler rezervuar hakkında çok önemli bilgiler sağlar ancak sonuçlar belirtilenlerden ötürü ihtiyatla karşılanmalıdır. Bu nedenle rezervuar mühendisliğinde kantitatif yöntemler kadar kavramsal eğitime ağırlık verilmelidir. Rezervuar mühendisinin bilgi birikimi okullarda öğretilenler, çalıştığı şirketin standart uygulamaları, seminer ve sempozyumlarda izlenilen ve kendi merakından edindiklerinden ibarettir. Bunların hiçbiri sorgulanmadan kabul görebilecek nitelikte değildir. İyi eğitim almış ve tecrübeli bir rezervuar mühendisi çalıştığı rezervuarlarda bugünün bilgi ve uygulamalarına ters düşebilecek önerilerde bulunabilir. Ancak hipotezini doğru bir biçimde ve somut bilimsel veriler ile ortaya koyabilmelidir. Uygulama için de yetkili bir konumda ve cesaretli olması gerekir” diye konuştu.

  • ’Kurtarılmış Suriye’de Eğitim: Problemler ve Çözümler’ konulu program düzenlendi

    Kilis’te İHH İnsani Yardım Vakfı organizesinde ’Kurtarılmış Suriye’de Eğitim, Problemler ve Çözümler’ konulu bir program düzenlendi.

    Kilis Koordinasyon Merkezi, Bilad-ı Şam Konferans salonunda Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, İngiltere, Fransa, Suriye ve Türkiye’den gelen alimler ile İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım’ın katıldığı ’Kurtarılmış Suriye’de Eğitim: Problemler ve Çözümler’ konulu bir program düzenlendi.

    Programında açılışında bir konuşma yapan İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, savaş alanlarında büyük bir problemi tespit ettiklerini ifade ederek, “Savaşta vatanını düşünen, dinini düşünen, milletini düşünenler bir bedel ödüyorlar. Bir şekilde dışarıda eğitimini görenler var. Bedel ödeyenler, eğitimlerini tamamlamadığı için savaş bittiğinde, bedel ödemeyen ve diplomasi olanlar gelip devleti yönetmeye başlıyor. Şehitlerin kanı, mültecilerin acısı, unutuluyor. İkinci bir konu da eğitimi olmayan topluluklar oyuna getiriliyor. Biz Çeçenistan’da, Bosna’da Afganistan’da ve diğer yerlerde bununla karşılaştık. Onun için Suriye’de bir tarafta özgürlük savaşçısı devam ederken bir yandan da gençlerin eğitimini yapmak mecburiyetindeyiz. Fakat gençler üzerinde çok eller var. Suriye’yi bu hale getiren emperyalist ülkelerde burada eğitim veriyor. Onun için ümmetin çocuklarını ümmetin alimleri yetiştirecek. Onun için alimler buraya bereket verdi. Güneş gibi doğdu, İslam ülkelerinin bir çoğundan alimler burada, buradan hayır yolu açılacak inşallah, bunları sizler gerçekleştireceksiniz” diye konuştu.