Etiket: Çözüme

  • Bursa’da kentsel dönüşüm önündeki engeller çözüme kavuştu

    Bursa’da kentsel yenilenme nedeniyle yıkılan ancak yasadaki boşluklar nedeniyle bir türlü yapılamayan alanların dönüşümüne imkan sağlayan karar, Büyükşehir Belediye Meclisi’nde oybirliğiyle alındı. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, bundan sonra 0.50 emsalle dönüşüm çalışmalarının mümkün olmadığını belirterek, ada bazlı dönüşüm isteklerine yeşil ışık yaktı.

    Bursa’da kentsel dönüşüme başlayan ve ruhsat alan 48 yapının tartışmalı durumu, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Mart ayı ikinci oturumunda çözüme kavuştu. Kentsel yenileme nedeniyle yıkılan ve yasa boşlukları nedeniyle sıkıntılı anlar yaşayan yapıların ‘müteahhitle anlaştıkları gibi’ dönüşmelerine imkan sağlayan karar, mecliste oy birliğiyle alındı. Bursa’da kimseyi mağdur etmek istemediklerini fakat kentsel dönüşüm çalışmalarına devam ederken şehri gözden çıkaramayacaklarını ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, dönüşümde çözümün adım adım geleceğini ifade etti.

    Aldıkları kararla Nilüfer ilçesinde kentsel yenilemeye başlayan ruhsatlı inşaatların önündeki sıkıntıları kaldırdıklarını, ilerleyen günlerde ise henüz ruhsat almamış olan yapıların durumuyla ilgili çalışmaları sürdüreceklerini ifade eden Başkan Aktaş, “Bundan sonra, eskiden olduğu gibi 0.50 emsalle site, bina bazlı dönüşümler yapılamayacak. Ada bazlı konsept dönüşümlerin önünü açacağız. Nitekim, site bazlı dönüşüm için izin isteyen 56 projeyi direkt reddettik. Artık bu yöndeki isteklerin bize gelmemesi gerekiyor” dedi.

    Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Mart ayı ikinci oturumu yapıldı. Ankara Yolu’ndaki meclis binasında yapılan toplantıda, Bursa’da ‘ruhsat alarak’ kentsel dönüşüme başlayan 48 yapının durumu görüşüldü. Meclisteki partilerin oy birliğiyle aldığı kararla, sıkıntı yaşayan yapıların önündeki engeller kaldırıldı.

    “Hayırlı olsun”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, alınan kararın hayırlı olması dileğinde bulundu. Bursa’da daha önce 0.50 emsal verilerek oluşturulan karmaşıklığın oy birliğiyle giderildiğini ve tüm partilerin ‘vatandaşların mağduriyetini düşünerek’ konuya hassas yaklaştığını söyleyen Başkan Aktaş, “Bu açıdan tüm meclis üyesi arkadaşlarıma ve belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bugün attığımız bu adım, şehrimize hayırlar getirir. Kalan kentsel dönüşümle alakalı konular var. Onlar da incelenip bundan sonraki meclis toplantılarında görüşülecektir” diye konuştu.

    Başkan Aktaş, konuşmasında, Bursa’da kentsel dönüşüm alanında bundan sonra izlenecek stratejiye de değindi. Kentte artık 0.50 emsalle yapılan site bazlı dönüşüm devrinin kapandığını vurgulayan Başkan Aktaş, “İnşallah sonraki meclis toplantılarında kentsel dönüşüme başlayan fakat ruhsatını almayan yapıların sıkıntıları konusunda da adımlar atacağız” şeklinde konuştu.

    Konuşmasının devamında, ada bazlı konsept dönüşümlere yeşil ışık yakan Başkan Aktaş, deprem şehri Bursa’da kentsel dönüşüm yapılmasının kaçınılmaz olduğunu kaydetti.

  • Nazilli’de hisseli tapular 18 uygulamasıyla çözüme kavuşuyor

    Nazilli Belediyesi, Pınarbaşı mahallesinde 18. Madde uygulaması ile hisseli tapuları müstakil tapu haline dönüştürerek mahalle halkının sorununa neşter vuracak.

    Mevcut halihazıra göre düzenlenen cemevininde içinde bulunduğu Pınarbaşı Mahallesi 15 Sokak ile 1 Sokak arası revizyon imar planı çalışmaları çözüme ulaşıyor. Pınarbaşı Mahalle sakinlerinin yıllardır kanayan yarası haline gelmiş sorununa neşter vuracak çözümü 18 uygulaması ile gerçekleştiriyor. Müstakil tapularına yıllardır kavuşamadıkları için bu konuda sık sık Belediye Başkanı Alıcık ile görüşmelerde bulunan mahalle sakinlerinin yüreklerini ferahlatacak bilgiyi, bizzat veren Alıcık, “Halk arasında kısaca 18 uygulaması olarak söylenegelen 3194 Sayılı İmar Kanunun 18. Maddesini ifade eden uygulamaya istinaden, Nazilli Belediyesi Pınarbaşı mahallesinde 18. Madde uygulaması ile hisseli tapuları, müstakil tapu haline dönüştürerek mahalle halkının sorununa çare olunacak” dedi.

    Bu konuda Mahalle sakinleri ile yapılan görüşmeler neticesinde hisseli tapuların, müstakil tapu haline dönüşmesi için, belediye ve mahalle halkı ortak yaptırımıyla İmar Kanunun 18. Madde uygulaması çalışmalarına start verildiğini vurgulayan Başkan Haluk Alıcık, “Revizyon İmar planının çözümlenmesi ile mahalle halkının sorunu da çözülecek. Bilindiği üzere 18. Madde İmar Uygulaması için bir idari karar gerekir. Bu kararda, ”düzenleme bölgesi” belirlenir. Düzenleme alanı seçilirken konut yönünden gelişme alanları ve umumi hizmetlere ayrılan alanların herkese dengeli dağıtılmasına özen gösterilir. Düzenleme sınırının tespitine ilişkin olarak varsa imar planı, yoksa yönetmelik kuralları dikkate alınır. Tüm bunları kapsayan çalışmalara başlanılarak 18. Madde uygulamasına start verdik. Daha önce benzer uygulamayı Yeşilyurt mahallemizde uygulayarak 30-40 yılı aşkın süredir, vatandaşın kanayan yarası olan tapu sorununu çözüme kavuşturmuştuk. O günlerde de söylemiştik, Yeşilyurt mahallesinin yanı sıra İstiklal Mahallesi, Aydoğdu Mahallesi, Yıldıztepe ve Pınarbaşı Mahallelerinde de bu çalışmaların yapılacağını. Görüldüğü üzere çalışmalarımızı sürüyor ve bu süreç içinde yaptığımız çalışmalar tamamlandıkça Nazilli Belediyesi olarak hak sahiplerine tapularını vereceğiz “ diye konuştu.

  • İş uyuşmazlıkları daha az masrafla daha hızlı çözüme kavuşacak

    AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin, İş Mahkemeleri Kanunu tasarısının TBMM genel kurulunda kabul edilerek yasalaşması ile yeni bir döneme girildiğini söyledi.

    Milletvekili Hüseyin Şahin, yeni kanun ile iş uyuşmazlıklarının daha az masrafla daha hızlı ve etkin bir şekilde çözümlenmesini sağlanacağını, böylece iş mahkemelerinin yükünü azaltacağını ifade etti. Hüseyin Şahin, tasarının kabul edilmesi ile birlikte 5521 sayılı kanun yürürlükten kaldırılarak İş Mahkemeleri Kanunu tümüyle yenilendiğini ve İş uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurunun mecburi hale geldiğini belirterek, “6325 sayılı kanunda yapılan değişiklikle de arabulucuya tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde çözüm teklifi getirme imkânı hukuk sistemimize girmiş, arabulucunun rolü, kolaylaştırıcı ve değerlendirici arabuluculuk olarak benimsenmiştir” dedi.

    Yeni kanunun reform olduğunu ve yapılan düzenlemenin iş dünyasını rahatlatacağını vurgulayan Milletvekili Hüseyin Şahin, “AK Parti hükümetleri, ülkemizde ihtiyaç duyulan her alanda gerekli düzenlemeleri hızla yaparak halkımızın sıkıntılarına çözüm bulmaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun ülkemizde iş hayatında her gün rastlanan meselelerin çözümünü hızlandıracağına inanıyorum” dedi. Milletvekili Hüseyin Şahin yeni kanunun getirdiği değişiklikler hakkında şu bilgileri verdi:

    “Kanunla 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmaktadır. Yeni İş Mahkemeleri Kanunuyla iş mahkemelerinin kuruluş, görev, yetki ve yargılama usulleri ile dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler düzenlenmektedir. İş mahkemeleri diğer hukuk mahkemelerinin tabi olduğu usule göre kurulacak. 5521 sayılı Mülga İş Mahkemeleri Kanununda Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından sadece sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan davalar bakımından ihtisaslaşmış iş mahkemeleri belirlenebilirken yeni Kanunda örneğin işe iade davaları, işçi alacağı davaları veya hizmet tespiti davaları bakımından ihtisas mahkemeleri belirlenebilecek.

    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun kanun yoluna ilişkin hükümleri, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacak. Kanun yoluna başvuru süresi, ilamın taraflara tebliğinden itibaren işlemeye başlayacak. Davaların yığılması halinde, her bir talebe ilişkin vakıalar bakımından ispat yükü ve deliller ayrı ayrı değerlendirilecek. Kanun yoluna başvurulan kararlar, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay’ca acilen karara bağlanacak”.

  • Sağlıkçıların staj sorunu çözüme kavuştu

    Sağlık Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Yıldırım, Halk Sağlığı Müdürlüğünde çalışan sağlık personelinin lisans tamamlamada staj uygulaması sorununun şubelerinin ve sendika genel merkezi ve Sağlık Müdürlüğü’nün çabalarıyla çözüme kavuşturulduğunu söyledi.

    Lisans tamamlama ile ilgili zorunlu staj uygulaması Halk Sağlığı Müdürlüğünde çalışan personeli mağdur ettiğini belirten İzmir Sağlık Sen 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Yıldırım, “Çözümün adresi yine Sağlık Sen olmuştur. Özellikle Halk Sağlığı çalışanlarımızın kangren haline geldiği çalışan sağlık personeline lisans tamamlamayı bırakma noktasına getirdiği zorunlu staj uygulaması çözüme kavuştu. Şubemizin çözüm masasında görüşülüp Sağlık Sen Genel Merkezine ve İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ile görüşme ve gerekli yazışmaların yapılmasının ardından zorunlu staj mağduriyeti giderilmiştir. Sağlık Sen’in sorunun değil çözümün adresi olduğun bir kez daha gösterdik. Bizler hemşirenin forma rengiyle değil mağduriyetlerin ve Ast olan sorunun çözümüyle uğraşırız” diye konuştu.

    “Ciddi mağduriyetler yaşanıyordu”

    Çalışma yaptıkları konuyla ilgili ciddi mağduriyetlerin yaşandığını anlatan Yıldırım, “İzmir il Sağlık müdürlüğüne yazdığımız yazı da ciddi anlamda mağduriyetlerin olduğu Halk Sağlığı kurumunda çalışan hemşirelerin stajlarını yapamadığı ve staj için hiçbir hastanenin kabul etmediği stajların hafta sonu nöbet usulü şeklinde tamamlanmasının kabul görmediği gibi şikayetler geldi. İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Bediha Salnur ile görüşmemiz ve İl Koordinasyon toplantısında gündeme alıp değerlendireceklerinin ve çözüme kavuşturacaklarının sözünü almıştık.Gerekli yazışmaların yapılıp gerek Sağlık Sen Genel Merkez gerekse İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Sen İzmir 1 No’lu Şubesinin girişimleriyle Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Eğitim ve Sertifikasyon Hizmetleri Daire Başkanlığı’na gönderildi” dedi.

    Bakanlık kayıtsız kalmadı

    Yapılan başvuruların ardından Sağlık Bakanlığı’ndan İzmir İl Sağlık Müdürlüğü aracılığıyla Sağlık Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanlığı’na gelen yazıda, “Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Eğitim ve Sertifikasyon Hizmetleri Daire Başkanlığı ile görüş alışverişinde bulunulmuştur. Söz konusu görüşmeler sonucunda tarafımıza iletilen 09.03.2017 tarihli ve 227 sayılı Lisans Tamamlama Uygulaması konulu yazısının 6. maddesinde ’Uygulama yapacak öğrencilerin bu uygulamayı öncelikle olarak görev yaptığı birimde yapması esastır. Uygulama dersleri gerektiğinde nöbet usulü ve haftasonu da yapılabilecektir’ ifadesi ile lisans tamamlama öğrencilerinin nöbet usulü ve haftasonu staj yapabilmelerinin önü açılmıştır” ifadelerine yer verildi. Yıldırım, başvurularına hassasiyet gösteren Başta Sağlık Bakanlığına Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Eğitim ve Sertifikasyon Hizmetleri Daire Başkanlığına, İzmir İl Sağlık Müdürü Uzm Dr. Bediha Salnur’a ve Sağlık Sen İzmir 1 Nolu Şubesi Çözüm Masası çalışanlarına teşekkür etti.

  • İzmir’in 300 yıllık liman sorunu çözüme kavuşmayı bekliyor

    İzmir Körfezi ve Alsancak Limanı’nın geleceğini belirleyecek “İzmir Körfezi ve Limanı Rehabilitasyon Projesi” Yaşar Üniversitesi Denizcilik Topluluğu tarafından düzenlenen panelde masaya yatırıldı. Sığlaşan körfez nedeniyle İzmir Alsancak Limanı’nın yeni nesil gemilere hizmet veremeyerek uluslararası rekabette geri kaldığını savunan sektör temsilcileri İzmir halkını projeye sahip çıkmaya davet etti.

    Yaşar Üniversitesi Denizcilik Topluluğu öğrencileri tarafından düzenlenen “İzmir Körfezi Liman Su Yolu Derinlik ve Temizlik Çalışması” konulu panele İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Kaptan Mihri Çelik, Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Beşiktepe, Catoni Grup İzmir Şube Müdürü Kazım Burak Şar konuşmacı olarak katıldı. Yaşar Üniversitesi MYO Ulaştırma Hizmetleri Bölüm Başkanı Öğretim Görevlisi Can Karaosmanoğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde TCDD Genel Müdürlüğü ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa gerçekleştireceği projenin bölge ekonomisi ve çevreye sağlayacağı katkılar ele alındı.

    “Proje bir an önce başlamalı”

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan ÇED onayını alan projenin İzmir ve Ege Bölgesi için hayati öneme sahip olduğunu belirten İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Kaptan Mihri Çelik, “Bölgemizde 22 liman var. Bizim için her metre rıhtım çok değerli. Alsancak Limanı’nın ise çok büyük önemi var. Her tür mal elleçlemeye (gümrüklü malların yerinin değiştirilmesi) uygun ve 365 gün hizmet veren bir limana sahibiz. Körfez tarama projesini 10 yılı aşkın süredir konuşuyoruz. Artık geç kalıyoruz. Yeni liman inşa etmek yerine elimizdeki limanları en optimum şekilde kullanmalıyız. Geçmişte 900 bin TEU yük elleçleyen Alsancak Limanı, bugün 650 bin TEU yük hacmine geriledi. Eğer körfezi rehabilite edip, Alsancak Limanı’na yatırım yaparsak kapasiteyi 2 milyon TEU’ya çıkarabiliriz. Günümüzde ticaretin yönünü lojistik maliyetler belirliyor. Alsancak, sadece İzmir’e değil Antalya dahil olmak üzere Ege ve Batı Akdeniz’e hizmet veriyor. Çünkü limanın tüm bölgeyle bağlantıları var. Ticareti artırmak için rekabetçi limanlar yaratmak zorundayız. Bu da Alsancak Limanı ile mümkün. Ege deniz ticaret erbabının markası olan bu limanı güçlendirmek zorundayız. Bu nedenle proje bir an önce başlamalı. Ya körfezi tarayıp İzmir’i liman-kent olarak gelecek yüzyıllara taşıyacağız ya da kentin denizle bağlantısı yani hayat damarları kopacak. Tercih biz İzmirlilerin” dedi.

    “Efes Limanı gibi yok olabilir”

    4’üncü yüzyılda limanın dolmasıyla tarih sahnesinden silinen Efes’i hatırlatan Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Beşiktepe de projenin İzmir halkına iyi anlatılması gerektiğini savundu. Beşiktepe, “İzmir Körfezi’nde besin maddelerinin çoğalması anlamına gelen ötrofikasyon, su basmaları ve gemilerin kullandığı navigasyon kanalının kapanması olmak üzere 3 önemli tehlike mevcut. Körfezin kapanması tehlikesi 18. yüzyılın ortalarından itibaren devam eden bir sorun. Karşımızda 300 yıllık bir problem var. İzmir Körfezi’ni ya olduğu gibi bırakırsınız ya da müdahale edersiniz. İzmir’i istiyorsak bu sorunu çözmeliyiz. Çözüm oldukça basit. Eksi 14 metre derinlik ve 250 metre genişlikte navigasyon kanalını açmak ve körfezde su akışını sağlayacak sirkülasyon kanalı oluşturmak. Bu taramadan 40 milyon metreküp malzeme yapılacak. Malzemeler ile körfezde iki adet doğal yaşam adası oluşturulacak. Saniyede 1000 metreküp olan akıntı, yüzde 40 iyileşme ile saniyede 1500 metreküpe çıkacak. Körfezi tarama maliyeti çok büyük değil. Körfezden çıkacak 40 milyon metreküplük çıkacak malzeme, Ankara-Konya demiryolu projesinden çıkan malzemeye eşit. 10 milyar metreküplük hafriyatı olacak İstanbul Kanalı projesinden ise çok daha az. 4 milyon insanın yaşadığı bir şehri kurtarmaktan bahsediyoruz” diye konuştu.

    “Kayıp yaşamamak için”

    Catoni Grup İzmir Şube Müdürü Kazım Burak Şar ise İzmir Alsancak Limanı’nın ticari önemine değindi. Şar, “Bölgemizde ekonomik ve ticari faaliyetlerin devamı için İzmir Alsancak Limanı çok önemli. Gemilerin Marmara’ya gitmesi bölgemiz açısından kayıp anlamına geliyor. İzmir’de tüm kurumlar bir araya gelerek, liman için dayanışma sergilemelidir. Bugün küresel denizcilik sektöründe çok büyük gelişmeler yaşanıyor. Gemi kapasiteleri rekabet nedeniyle çok hızlı büyüyor. Tarama yapılamadığı için İzmir Körfezi’ne büyük gemiler giremiyor. Bu da yarışta geri kalmamıza neden oluyor. İleri gitmenin yolu körfeze büyük kapasiteli gemileri getirebilmek. Eğer bu gemiler gelmezse yükler Marmara’ya gider” şeklinde konuştu.

    Projenin amacı

    İzmir Limanı yaklaşma su yolunun derinleştirilerek temizlenmesini ve bu sayede daha büyük draftlı gemilerin İzmir Limanı’na yanaşabilmesini hedefleyen İzmir Körfezi ve Limanı Rehabilitasyon Projesiyle, 150 metre genişlik ve ortalama eksi 11 metre derinlikte olan yaklaşma kanalı 250 metre genişletilip, eksi 14 metre derinleştirilecek.

    İzmir Limanı’nın ticari önemi

    Ege Bölgesi’nde çeşitli yük ve gemiye hizmet verebilen tek liman, coğrafi konumu ve meteorolojik özellikleri sayesinde 12 ay 365 gün boyunca kesintisiz hizmet verebilen tek liman, rıhtım uzunluğu, geri saha büyüklüğü ve toplam yük hacmi açısından Ege Bölgesi’nin en büyük limanı, gelişmiş bir hizmet sektörü networküne sahip, bölge limanları arasında liman tarifesini regüle etme gücüne sahip, Ege Bölgesi’nin doğrudan demiryolu bağlantısı olan tek limanı, geniş bir hinterlanda sahip ve dünya deniz ticareti içerisinde tanınan bir liman.