Etiket: Çözmek

  • Cinayeti çözmek için 100 kişiden ifade aldılar

    Bursa’da jandarma ekipleri, kendisine ait hayvan ağılında ölü bulunan M.D.’nin katilini bulmak için 100 kişiden ifade aldı.

    Olay, Bursa’nın Kestel ilçesi Narlıdere Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, hayvancılıkla uğraşan M.D. (68) bir süre önce kendi ağılında ölü bulundu. Yapılan otopsinin ardından cinayete kurban gittiği anlaşılan M.D.’nin katilinin bulunması için Bursa İl Jandarma Komutanlığı ekipleri çalışma başlattı. Jandarma ekipleri, ucu kanlı bir balta ve 100 kişinin ifadesini aldıktan sonra M.D.’nin yanında çobanlık yapan E.D.’nin ifadesinde çelişki olduğunu tespit etti. Daha sonra gözaltına alınan E.D., M.D.’nin yanında çobanlık yaptığını ve parasını alamayınca öldürdüğünü itiraf etti.

    Daha önce de çeşitli suçlardan kaydı bulunan E.D., ifadesinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Bugün dünyamızın hangi meselesini çözmek istersek mutlaka Kur’an’ın mesajlarını gündeme almak zorundayız”

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Bugün devasa sorunlarla boğuşan dünyamızın hangi meselesini çözmek istersek, mutlaka Kur’an’ın mesajlarını gündeme almak zorundayız” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Rize’nin Güneysu ilçesinde kapalı spor salonunda düzenlenen hafızlık icazet merasiminde yaptığı konuşmada, Kur’an-ı Kerim’in sözlerin en doğru ve güzel olanı, gönüllere şifa, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkaran hidayet rehberi olduğunu söyledi. Erbaş, “Bugün devasa sorunlarla boğuşan dünyamızın hangi meselesini çözmek istersek, mutlaka Kur’an’ın mesajlarını gündeme almak zorundayız. Çünkü Kur’an bir hidayet rehberidir ve en doğru yola iletir” ifadesini kullandı.

    İnsanların Kur’an-ı Kerim’e kalbini, aklını ne kadar açarsa Kur’an’ın da bereketi, hakikati ve şefaatini o kadar açacağına dikkat çeken Erbaş, “Eğer biz kitabımıza karşı sorumluluklarımızı hakkıyla ifa edersek, o da bize dünyada izzet, itibar ve kudret kazandıracak, ahirette bizi bahtiyar olanlardan kılacaktır. Onun için Kur’an’a hakkıyla Allah’ın kitabı bilinciyle iman etmeliyiz. İmanımızı, onun bir hayat rehberi, hidayet kılavuzu oluşuyla bütünleştirmeliyiz. Onu en güzel şekilde okumayı öğrenmeli ve her daim okumalıyız. Her mümin kitabını öğrenmenin ve okumanın gayretini taşımalıdır. Hamdolsun ülkemizde Kur’an-ı Kerim’i okuma azmi ve heyecanı her gün artmaktadır. Kur’an kurslarımıza gösterilen ilgiden biz bunu biliyoruz” dedi.

    ’’Onunla hayatımızı, davranışlarımızı, düşüncelerimizi güzelleştirmeliyiz’’

    Kur’an’ın bir hayat kitabı olduğuna ve yaşamak için geldiğine vurgu yapan Erbaş, “Onunla hayatımızı, davranışlarımızı, düşüncelerimizi güzelleştirmeliyiz. Bugünün bunalımlar yaşayan, türlü sorunlarla kuşatılmış dünyasına Kur’an’ın çağlar üstü mesajını, merhamet, adalet, ahlak yüklü, hayat veren ilkelerini taşımak bizim için bir sorumluluktur” şeklinde konuştu.

    Konuşmasının sonunda hafızlara tavsiyelerde bulunan Erbaş, “Hafızlık Allah’ın yeryüzünde bir insana verebileceği en büyük nimettir, şereftir, payedir. Çünkü hafızlık, adeta canlı bir Mushaf haline gelmektir. Kur’an-ı Kerim’in tamamını aklına, kalbine nakşetmektir, meleklerle dost olmaktır” dedi.

    Programa AK Pati Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Rize Valisi Erdoğan Bektaş, Cumhurbaşkanlığı Personel Daire Başkanı Ahmet Minder ve davetliler katıldı.

  • Engelliler, sağlık sorunlarını çözmek için toplandı

    Eskişehir’de bulunan engelli vatandaşlar, sağlık sorunlarını çözmek için bir araya geldiler.

    Taşbaşı Kültür Merkezi’nde yapılan toplantıya, engelli vatandaşların yanı sıra sağlıklı vatandaşlar da katıldı. Toplantıda konuşan Engelsiz Hayat Dayanışma Derneği Başkanı Adem Kuyumcu, doğru bilinen yanlışlıklara dikkat çekti. Engellilerin bakımını yapan bireyleri de uyaran Kuyumcu, “Bakım çok zor. Mutlaka eğitimi alınması gereken bir iş. Dışarıdan görüldüğü gibi değil. Bilmeden uygulamak ölüme yol açabilir. O yüzden önce öğrenmek gerekiyor. Bu eğitim o yüzden önemli. Eğitimin yanında mutlu yaşamı da öğretmek gerekiyor. Türkiye’de 4 binden fazla kişi devletten bakım ücreti alıyor. Kendimi bakılan kişi yerine koyduğumda, iyi bir bakım almamız gerekiyor diye düşünüyorum” dedi.

    “Devlet engelliden para kazanmamalı”

    Avrupa ile Türkiye arasında engellilerin hakları konusunda bir farklı kanunların bulunmadığını dile getiren Kuyumcu, tek sorunun işleyişte yaşandığını anlattı. Kuyumcu, “Avrupa’da kanun neyse, Türkiye’de de o. Bizde sadece işleyişte sıkıntı var. Bu da insanlarımızdan kaynaklanıyor. ’Devlet yapmıyor’ diyerek işin içinden çıkmak çok kolay. Fakat devleti de insanlar oluşturuyor. Demek ki bizlerin bir şeyler yapması gerekiyor. Çoğu engelli maaş alamıyor. Son zamanlarda hastaneler engel raporlarının oranını düşürüyor. Bununla sıkıntı yaşıyoruz. Bunun yanında bir de rapor için para ödüyoruz. Bir kurum, senin engelli olduğunu görmüyor ve bunu kanıtlayarak, engelli raporu almanı istiyor. Gidiyorsunuz bir başka devlet kuruluşu olan hastaneye, minimum 200 lira vererek raporu alıyorsunuz. Devlet engelliden para kazanmamalı. Bu kötü bir durum. Rapor oranlarında ise doktorun tamamen keyfine kalıyoruz. Oran düşünce bakım maaşlarımız bile kesiliyor. Bizim doktorları da bu konuda uyarmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “Engelli, otizmli çocuk doğuran kadınların yüzde 70’i erkeği tarafından terk ediliyor”

    Sosyal medyada engelliler hakkında yapılan paylaşımlardan da bahseden Engelsiz Hayat Dayanışma Derneği Başkanı Adem Kuyumcu, şu ifadelere yer verdi;

    “Bunların yanında toplum acımayı seviyor. Bunlar çok prim yapıyor. Sosyal medyayı çok kullanıp seviyoruz. Mesela bir engelli vatandaşın resmi paylaşılıyor, yüz bin beğeni gelirse resme, sponsor olan Türkiye Facebook Kurumu tekerlek sandalye verecek diyor. Böyle bir kurum yok bir kere. Vatandaşlarımız da bunu beğeniyor ya da paylaşıyor. Sonra sosyal sorumluluklarını yerine getirdiklerini sanıyorlar. Halbuki resimdeki vatandaş, zihinsel engelli. Yani tekerlekli sandalye verilse dahi kullanamaz. Ama bizim vatandaşlarımız buna inanıyor. Türkiye’de bir başka durum var. Engelli, otizmli çocuk doğuran kadınların yüzde 70’i erkeği tarafından terk ediliyor. Maalesef erkekler terk ettiği için kadınlar tek başına mücadele etmeye çalışıyor. Erkekler bu konuda sorumluluk almıyorlar. Bu aslında cinsiyetçi olmakla ilgili değil, insan olmakla ilgili. Aile içerisinde engelli çocuk doğurduğu için kadını ötekileştiren ikinci kişi, kadının annesi okuyor. Bunu da araştırdık ve önümüze bu sonuç çıktı.”

  • Başkan Alıcık; “Sorunları Çözmek İçin Varız”

    Nazilli’de geçtiğimiz aylarda AYDEM tarafından kazılan ve daha sonra eski haline getirilmeyen Yeşil Mahalle Atatürk Bulvarı üzerindeki kaldırım ve yolu, Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık’ın talimatı üzerine düzeltildi.

    AYDEM tarafından hat çekilmek üzere parke taşları sökülmüş olan kaldırım ve yolun düzeltilmeden bırakılması vatandaşı çileden çıkarttı. Aylardır açık vaziyette kalan bu kısımların ne zaman düzeltileceği konusunda isyanını dile getiren yol üstündeki esnaf ve mahalle sakinleri son çare Başkan Alıcık’a şikâyetlerini dile getirdi. Başkan şikâyet söz konusu yerleri incelemesinin ardından bu yollarda Büyükşehir Yasası gereğince Nazilli Belediyesi olarak bir şey yapamayacaklarını ancak konuyu ilgili birimlere bildirerek bizzat ilgileneceğini belirtti. Şikâyet söz konusu yerle ilgili gerekli girişimleri yapan Belediye Başkanı Haluk Alıcık’ın konuya el atmasından sonra söz konusu yerler ile ilgili düzeltme çalışmaları yapıldı.

    Nazilli’nin sorunlarını çözmek için görevinin başında gece – gündüz demeden çalıştıklarını ifade eden Başkan Alıcık; “Biz bu kentin Şehri Emin’iyiz. Sorunları çözmek için varız. Ancak bazen elimizin kolumuzun bağlı kaldığı yerlerde oluyor. Bilindiği üzere Büyük Şehir Yasası gereği sorumluluğumuzun dışında kalan yerlerde biz belediye olarak bir şey yapamıyoruz. diye de ilgi ve alakasız da kalamıyoruz. Bu şehir hepimizin. Hizmetlerin en iyisine en güzeline layık. Bu tür işler küçük ve önemsiz görünebilir. Ama değil öyle olmamalı. Görüntüsü ile estetiği ile insanların sağlığı ile tamamen bir bütündür“ dedi.