Etiket: Coğrafi

  • Uşak Halısının Coğrafi İşaret Denetimi yapıldı

    Uşak ili ile özdeşleşen “Uşak Halısı”nın denetimi gerçekleştirildi.

    Denetime, Uşak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı S.Selim Kandemir, oda görevlileri, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Uşak İl Müdürlüğü’n den Şube Müdür Vekili Mehmet Kurnaz, Uşak Üniversitesi Eşme Meslek Yüksekokulu’n dan Öğretim Üyesi Hasan Korkmaz, Uşak Valiliği İl Özel İdaresi’n den Şube Müdürü Bayram Arık, Uşak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’n den Sanat Tarihçisi Müberra Türker, Bilim, Sanayi Teknoloji Bakanlığı Uşak İl Müdürlüğü’n den Mühendis Cahit Yayla ve Odamızın coğrafi işaretler danışmanı Huriye Özener ve konuyla ilgili diğer yetkililer katıldı.

    Denetim kapsamında, coğrafi işaretlerin tescil belgesinde oluşturulan denetim komisyonu Uşak Halısı üreticileri olan Uşak Belediyesi İşletme ve İştirakler Müdürlüğü Dokurevi, Nomad Halıcılık San. Ve Tic. A.Ş. ve Günay Tekstil Kimya Gıda San. Tic. Ltd.Şti.’nin yetkilileri ile bir araya geldi. Denetim komisyonu tarafından Coğrafi işaretlerin üreticileri yerinde ziyaret edildi ve üreticilere denetimin önemi anlatılarak şartnameye uygunlukları açısından da denetim gerçekleştirildi.

    Uşak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı S. Selim Kandemir “Uşak Halısı” Coğrafi İşaret denetimini değerlendirerek, ” Yöresel değerler ancak tescille korunur. Uşak Halısı, 16.yy dan itibaren Dünyada ünü giderek artan Avrupalı ressamların tablolarına konu olmuş ve kadınlarımızın el emeği göz nuru ile dokunan, Topkapı Sarayı başta olmak üzere pek çok sarayın nadide köşesinde yer bulmuştur. Uşak Halımızı, Uşak Ticaret ve Sanayi Odası olarak 7 Ocak 2010 tarihi itibariyle ülkemizde koruma altına aldırdık. Bugünde coğrafi işaretin korunması ile ilgili olarak, piyasada faaliyetinin denetimin yapılması maddesi kapsamında üretici firma yetkililerimizle bir araya geldik. Üreticilere coğrafi işaretin önemi anlatılarak, tescil belgesine uygun üretim yapıp yapmadıkları hakkında denetim ve rehberlik yapıldı. Mahreç işaret olarak tescili yapılan coğrafi işaretimizin bölge ekonomisine ve ülke ekonomisine katkı sağlaması bizler için önemlidir. İlimizde koruma kapsamına alınacak coğrafi işaretlerimiz için araştırmalar devam etmektedir ve neticelenmesi ile birlikte yeni başvurularımız yapılacaktır” dedi.

  • Adana’da Coğrafi Bilgi Sistemleri Kongresi ve Fuarı

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Coğrafi Bilgi Sistemleri Kongresi-2017, 15-18 Kasım 2017 tarihlerinde Adana’da gerçekleştirilecek.

    Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası (HKMO) Adana Şube Başkanlığı’nın ev sahipliğinde Çukurova Üniversitesi Mithat Özsan Amfisi’nde kongre ile eş zamanlı olarak Coğrafi Bilgi Teknolojileri Fuarı’nda düzenlenecek.

    Kongre ve fuarla ilgili bilgi veren HKMO Adana Şube Başkanı Yaşar Tanrıverdi ile TMMOB Adana İKK Sekreteri ve HKMO Adana Şube Sekreteri Ali Kuzu, 2007 yılında başlayan kongreler dizisinin beşincisini Adana’da gerçekleştirmenin gururunu yaşadıklarını söyledi.

    “Özgür veri, Özgün Bilgi, Özgür Dünya” sloganı ile gerçekleştirilecek olan kongrenin amacının ülkemizde bir türlü arzu edilen niteliğe ulaşamayan “CBS iklimi”ne olumlu katkılar sunabilmek olduğuna dikkat çeken Tanrıverdi ve Kuzu, “Bu amaçla, önceki kongrelerde olduğu gibi, bilim insanlarını, kamu kurumları, yerel yönetimler ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirerek araştırma, deneyim ve birikimlerin paylaşılması hedeflenmektedir. Kongrede, Ülkemizin CBS ve bağlantılı teknolojileri ile çözümlenebilecek sorunlarına mevcut durum ve yasal mevzuat temelinde çözümler aranacak, CBS ve ilgili alanlarının harita mühendisliği ve diğer meslek grupları için açabileceği yeni ufuklar ortaya konmaya çalışılacaktır” dedi.

    Bilgilerin yüzde 80’i konuma bağlı veri niteliğinde

    Tanrıverdi ve Kuzu, bilginin çağın en güçlü kaynakları arasında olduğuna dikkat çekerek, bugün toplumların sadece bu kaynağa erişebilmek için değil aynı zamanda onu etkin bir biçimde yönetebilmek için de büyük çabalar harcadığını belirterek şunları söylediler:

    “İstatistiklere göre tüm bilgilerin yüzde 80’e varan kısmı konuma yani “yer”e (geo) bağlı veri niteliğinde. Yine araştırmalara göre her yıl toplanan bilgiler bir önceki yıla oranla en az iki kat artıyor. Dolayısıyla çevremizde yoğun bir bilgi birikimi ve trafiği yaşanıyor. Bilgi hacminin sürekli artması, bilgilerin karmaşık bir hal almasına neden olduğu için, bilginin mutlaka organize bir biçimde yönetilmesini gerektirir. Bu gereksinim bilgi teknolojisindeki gelişmelerle birlikte bilgi sistemleri kavramını ortaya koymuştur. Günümüzde, bilgi teknolojisi çok değişik alanlarda insanlığa hizmet ediyor. Özellikle mekanlara bağlı, yer veya konuma dayalı bilgilerin yönetilmesinde, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) birçok ekonomik, politik, sosyal ve kültürel kaynakların yönetimi ve bütünleşmesi gibi karmaşık analiz gerektiren uygulamalarda önemli rol oynuyor. Uydu teknolojisi ile CBS’nin bütünleşmesi artık çevremizdeki doğal ve yapay kaynakların çok daha verimli yönetilmesini sağlıyor. Özellikle GPS teknolojisi ile uydulardan alınan hassas konum bilgileri ile yine uydulardan alınan görüntüler artık çok hızlı bir şekilde birleştirilebildiğinden yeryüzüne dair veri toplama zorluğu önemli ölçüde azaldı. Böylece coğrafi bilgi teknolojileri ile hızlı bir şekilde toplanabilen verilerin yine çok hızlı bir şekilde analiz edilip yeni bilgiler biçiminde kullanıcıya sunulması CBS ile mümkün hale geldi. Birçok alanda karar verme mekanizması olarak kullanılan ve diğer tüm sistemlerden ayrı olarak “konum” bazlı işlemleri analiz edebilme yeteneği olan Coğrafi Bilgi sistemlerinin, Ülkemizde ve Dünyada kullanımı yakınen takip edilmesi gereken ve ilgili alanlarca aktif olarak kullanılması gereken bir sistemdir.”

    Tanrıverdi ve Kuzu, Coğrafi Bilgi Sistemlerini yakından tanımak, önemini kavrayabilmek, kullanım alanlarını görebilmek için CBS ve ilgili alanlarında araştırmalar yürüten bilim insanlarının, bu alanlarda faaliyet gösteren kamu kurumları, yerel yönetimler ve özel sektör çalışanlarının ve temsilcilerinin ve ilgili diğer paydaşların katkı ve katılımlarının sağlanacağı Adana’da düzenlenecek olan kongrede basın mensuplarını, Adanalıları ve konuya ilgi duyan tüm kesimleri görmekten onur duyacaklarını sözlerine ekledi.

  • Mardin’de ‘Coğrafi İşaretler Sempozyumu’ düzenlendi

    Mardin’de “Türkiye Coğrafi İşaretler Beşiği Yukarı Mezopotamya Uluslararası Sempozyumu” yapıldı. DİKA Genel Sekreteri Yılmaz Altındağ, yerel potansiyeli harekete geçirerek, buna paralel ticari hareketliliğe ivme kazandırmayı hedeflediklerini söyledi.

    Mardin’de, Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) ile Yerel Ürünler Coğrafi İşaretleri Araştırma Ağı (YÜCİTA) tarafından, “Türkiye Coğrafi İşaretler Beşiği Yukarı Mezopotamya Uluslararası Sempozyumu” yapıldı. Bir otelde yapılan toplantıya, DİKA Genel Sekreteri Yılmaz Altındağ, Mardin Ticaret Odası Başkanı Mehmet Ali Tutaşı, MARSİAD Başkanı ve OSB Başkan Vekili Nasır Duyan, Kızıltepe Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Şahin, Kızıltepe Ticaret Odası Başkanı Mahmut Dündar, çevre illerin ticaret odaları başkanları, iş adamları ve çok sayıda davetli katıldı.

    Sempozyumda konuşan DİKA Genel Sekreteri Yılmaz Altındağ, yerel potansiyeli harekete geçirerek, buna paralel olarak ticari hareketliliğe ivme kazandırmayı hedeflediklerini söyledi. Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak’ta farkındalık oluşturacak ürünlerin olduğunu ifade eden Altındağ, “Bugün Mardin’de uluslararası bir sempozyuma ev sahipliği yapmanın haklı gururunu ve sevincini yaşıyoruz. Turizm deniz ve tarihten ibaret değildir. Ürün zenginliğimizi, toplantılarda yerel aktörlerle bir araya gelerek anlatma ve bunu ticaret hareketliliğinde yerine oturtmayı birlikte başarma modunu yakaladık. Yerel ürünlerin iade-i itibarını sağladık. Bunları ticari potansiyele kavuşturmak ve marka değeri ile katma değerini yükseltmeyi hedefliyoruz. Siirt’te 6 ve Mardin’de 6 ürün marka ürün tescilini almış durumda. Kırsalın, yerel ile yerelin ulusal buluşmasını sağlamak istiyoruz. Yereli uyandıracak, kalkındıracak şey marka ve katma değerdir” dedi.

    “Markalaşmaya gidemedik”

    Mardin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Ali Tutaşı, tarımın yapıldığı, insanların yerleşik düzen kurduğu bu topraklar üzerinde bu sempozyumunun yapılmasını çok anlamlı bulduğunu söyledi. Bugüne kadar ürün tescil ve markalaşmasına gidilememesini bir eksiklik olarak değerlendiren Tutaşı, “Ürün çeşitliliği ve kalitesinde zengin bu topraklarda bugüne kadar markalaşmaya gidemedik. Bugün başlangıç yaptık. Bu geç kalmadığınızı gösteriyor. Ticaret ve borsa odaları olarak bu konuda destek vermeye hazırız. Bize verilecek görev ve yüklenilecek sorumluluğu yerine getireceğiz. Mezopotamya kültürünün ürün destinasyonu, tarihi ve kültürel değerleri kadar zengin ve farklıdır. Bu anlamlı ve önemli Uluslararası Sempozyumu düzenleyen kurumlara teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    “Mardin’in her alanında farklılıkları var”

    Yerel Ürünler Coğrafi İşaretleri Araştırma Ağı Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekellioğlu, Bursa’da yapılması planlanan sempozyumun DİKA Genel Sekreterinin girişim ve destekleri sonucunda 5 ay süren bir çalışma sonunda Mardin’de yapılmasına karar verildiğini söyledi. Tekellioğlu, “Türkiye’nin birçok bölgesinde toplantılar yaptık. Ama itiraf edeyim ki en önemlisi ve en iyisi Mardin oldu. Mardin Türkiye’ye kimya alanında Nobel Ödülünü kazandıran bilim adam Aziz Sancar’ı yetiştirdi. Mardin’in her alanında farklılıkları vardır. Yukarı Mezopotamya coğrafi işaretler alanında, el sanatları ve bölgesel zenginlikleri oldukça fazladır. Son zamanlarda 430 ürün tescili müracaatı var. Ürünün tanıtımı, markalaşması, korunması, denetlenmesi önem taşıyor” ifadelerinde bulundu.

    UNESCO Dünya Gıda Kürsüsü Kurucusu ve Bilimsel Danışmanı Fransız bilim adamı Prof. Dr. Jean-Louis Rastoin ise yerel gıda sistemlerinin kurumsallaştığını, yerel şirketlerin coğrafi ticaret ürünlerini öne çıkarmaları gibi bir misyon yüklenme zorunluluğunun gözlemlendiğini söyledi. Rastoin, şunları kaydetti:

    “150 önce endüstriyel kimyasalların kullanımı ile otaya çıkan endüstriyel ürünlerin yerine 21. yüzyılın başlarında tüketicinin tutumu, biyolojik, yöresel ürünlere yönelmeye zorlamıştır. Marketler sunum yapan biyo teknolojilerle birlikte aile çiftlikleri de dijital sunumlara başlaması dikkat çekici ve önemlidir.”

    Sempozyumda, “Beslenme ve sürdürülebilir kırsal kalkınmanın temel kaldıraçları”, “Küreselleşen dünyada coğrafi işaretler”, “Coğrafi işaretlerde farkındalık öyküleri”, “DİKA bölgesinde seçilen ürünlerin tescil süreçleri”, “DİKA bölgesinde gastronomi”, “Fransa’da coğrafi işaret denetimi”, “Anadolu’nun geçmişine uzanan lezzet keşfi”, “Kolektif başarı öyküleri”, “Arıcılık”, “Yönetişimde başarılı bir örgütlenme modeli olarak kümelenme stratejileri” ve “Türkiye peynirleri” konuları konuşuldu.

  • Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi yeni iş kapıları açtı

    Coğrafi İşareti Ürünler Zirvesiyle yerel değerlerin ekonomiye kazandırılması için farkındalık oluşturan Ankara Ticaret Odası (ATO), zirve kapsamında düzenlediği sergiyle yerel ürünleri tanıttığı gibi, üreticilerin perakende zincirleriyle görüşmesine de zemin hazırladı.

    Ankara’da düzenlenen Coğrafi İşaretli Ürünler Sergisi’nde 42’si oda ve borsalara ait olmak üzere 130 yöresel ürün standı açıldı. Coğrafi işaret tescilli ve tescil başvurusunu Türk Patent ve Marka Kurumuna ve Avrupa Komisyonuna yapmış olan ürünlerin sergilendiği stantlarda, Kayseri pastırmasından Siirt fıstığına, Gaziantep baklavasından Beypazarı kurusuna kadar yüzlerce yöresel ürün yer aldı.

    ATO üretici ile alıcıları buluşturdu

    Coğrafi işaretli yöresel ürünlerini tanıtmak amacıyla sergide stant açan üreticiler ile Ankara’daki perakende zincirlerin satın alma yöneticileri, ATO’nun ikili görüşmeler (B2B) için hazırladığı stantta bir araya geldi. ATO’nun B2B standında, bulgurdan süt ürünlerine, pekmezden pestil ve kömeye kadar birbirinden ünlü yöresel ürünlerin üreticileri, Ankaralı yerel market zincirlerinin yetkilileri ve potansiyel alıcılarla iş görüşmesi yapma imkanı buldu.

    Zirvede eğitimler de düzenlendi

    ATO’nun “Gelenekten Geleceğe” sloganıyla düzenlediği Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi kapsamında eğitimler de düzenlendi. Üniversite öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği Hijyen Eğitimi, Gıda Güvenliği Eğitim Programı ve Coğrafi İşaret Eğitim Programı’nda katılımcılara hijyen, sanitasyon, dezenfeksiyon, gıda zehirlenmesi, gıda muhafaza teknikleri, gıda mevzuatı ve coğrafi işaret tescili gibi konularda bilgiler verildi.

    ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesinin amaçlarından birinin de Ankara’yı bu ürünlerin, ticaret ve ihracatının merkezi haline getirmek olduğunu belirterek, “Bu zirve ile hem tüccarımızın ticaretteki rolünü, hem Ankara’nın ihracatını, hem de ekonomimize sağladığımız katma değeri artırmayı amaçladık. Zirve kapsamında düzenlediğimiz yöresel ürünler sergisinde Türkiye’nin dört bir yanından gelen üreticilerle Ankaralı tüccarlarımız bir araya gelerek çok verimli iş görüşmeleri gerçekleştirdiler” dedi.

    Zirvenin, yöresel ürünlerin en yüksek ekonomik değere kavuşması adına atılmış çok önemli bir adım olduğuna işaret eden Baran, yöresel ürünler sergisini ihtisas fuarına dönüştürmek istediklerini bildirdi. Baran, “İhtisas fuarıyla coğrafi işaretli yöresel ürünlerimizi, ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtıp, ticarileştirmek istiyoruz” diye konuştu.

    ATO’nun düzenlediği Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesine; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Ankara Kalkınma Ajansı, Türk Patent ve Marka Kurumu, Ankara Üniversitesi, Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜCiTA) destek verdi.

  • Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi kapsamında 30 oturumda 42 uzman konuşmacı yer aldı

    İki gün süren Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’nin kapanış konuşmasını yapan ATO Başkanı Gürsel Baran, “Cennet vatanımızın, aziz milletimizin daha zengin, daha güzel yarınları için bizler de durmadan dinlenmeden çalışıyoruz” diyerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a zirveye verdiği destekten dolayı teşekkür etti.

    Ankara Ticaret Odasının (ATO) düzenlediği ve sunuculuğunu Mesut Yar’ın yaptığı Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’nde “Ayhan Sicimoğlu’nun Gezi Notları: Geldim, Gördüm, Yedim” başlıklı oturumda Ayhan Sicimcioğlu, İtalya’nın coğrafi işaretli ürünleri balzamik sirke ve parmesan peyniri hakkında ilginç bilgiler paylaştı. Sicimoğlu, İtalya’nın Modena bölgesinde evlerin çatı katlarında en az 12 yıl bekletilerek üretilen balzamik sirkenin 100 mililitresinin bin dolara satıldığını anlattı. Sicimoğlu, Modena’da babaların kız çocukları doğar doğmaz üzüm suyunu çatı katındaki fıçılarda bekletmeye başladıklarını ve evlenirken kızlarına çeyiz olarak verdiklerini söyledi.

    “Tarladan Sofraya Coğrafya Türküleri” isimli oturumda konuşan ekonomist, para dedektifi Cem Seymen ise “Coğrafi işaret tarihi de korur. Tüm dünya 500 nüfuslu Rokfor kasabasının peynirini nasıl tanıyor?” diye konuştu.

    “Rokfor’un tarihi 1600’lü yıllara dayanıyor”

    Metro Toptancı Market Türkiye Genel Müdürü Kubilay Özerkan da “Bir Baş Sarımsak ile Coğrafi İşaretlere Baş Koymak” başlıklı oturumda, Türkiye’nin coğrafi işaret konusunda geç kaldığını, Fransa’da “Kralların peyniri, peynirlerin kralı” olarak bilinen Rokfor peynirinin geçmişinin 1600’lü yıllara dayandığını anlattı.

    Anzer balının kilosu 900 lira

    Moderatörlüğünü Fransa Büyükelçiliği Tarım Müsteşarı Pierre Autissier’in yaptığı “Nedir Bu Coğrafi İşaretler?” başlıklı oturumda Türk Patent ve Marka Kurumu Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanı Hakan Kızıltepe, coğrafi işaretin yöresel ürünlerin ekonomik değerini artırdığını belirterek, Anzer Balı’nın kilosunun 900 liradan satıldığını söyledi. Türkiye’nin de kurucuları arasında yer aldığı Dünya Coğrafi İşaretli Ürünler Birliği OriGIn’in Fransa Temsilcisi Christian Amblard ise coğrafi işaretin sürdürülebilir kalkınmanın aracı ve tüketiciyi koruma yöntemi olduğunu bildirdi. WIPO Lizbon Tescil Müdürü Alexandra Grazioli de uluslararası tanınmış ürünleri daha geniş kitlelere yaygınlaştırmak istediklerini belirtti.

    Yöresel ürünlerin yıldızları

    “Ülkesel Coğrafi İşaretler, Küresel Başarılar” başlıklı oturumun moderatörlüğünü yapan ATO Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülkü Karakuş, “Coğrafyanın kader olduğu gerçeğiyle bu topraklarda yaşıyoruz. 85 kuruşa satılacak ürünü coğrafi işaretli hale getirince ederi 10 katına çıkıyor” dedi.

    Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Aydın Ticaret Odası Başkanı Hakan Ülken ve Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Hüseyin Erkoç konuşmacı olduğu oturumda, Avrupa Birliğinden tescil alan Gaziantep baklavası, Aydın inciri ve Malatya kayısısının tescil süreçleri ele alındı.

    Perakendeci gözünden coğrafi işaret

    Türkiye Perakendeciler Federasyonu (PERDER) Başkanı Mustafa Altunbilek, “Coğrafi İşaret: Bir Markadan Daha Fazlası” başlıklı oturumda, coğrafi işaretli ürünlerin marka olmaktan öte bir değer taşıdığına dikkati çekti. Altunbilek, “Ülkemizin bu konuda çok şanslı olduğunu düşünüyorum. Gerek doğasıyla gerek kültürel zenginliği ile dünyada eşi benzeri olmayan bir ürün çeşitliliğine sahip” dedi.

    Altunbilek, coğrafi işaretli ürünlerin tüketici sağlığı açısından daha güvenilir olduğunu da vurguladı.

    Kadir Çöpdemir: “Lezzet dedektifi olmak istiyorum”

    Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’nin ikinci gün konuğu olan ünlü radyocu Kadir Çöpdemir, yaptığı sunumla izleyicilere keyifli dakikalar yaşattı. “Lezzet dedektifi” olmak istediğini söyleyen Çöpdemir, “Tekerlek icat edildiğinde medeniyet başladı diyorlar ama bence yeme içmenin icadıyla başladı” diye konuştu.

    Petrolden değerli

    TOBB Patent ve Marka Vekilleri Meclisi Başkanı Kaan Dericioğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Türkiye’de coğrafi işaretlerin sorunları ve çözüm önerileri tartışıldı. Panelde, YÜCİTA Kurucu Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, Türkiye’nin coğrafi işaret potansiyelinin petrolden daha değerli olduğunu söyledi. Tekelioğlu, Türkiye Coğrafi İşaret Enstitüsü kurulması ve coğrafi işaretle ilgili ayrı bir yasa çıkarılması gerektiğini belirtti. Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Erdoğan Güneş de coğrafi işaretli ürünlerin festivallerde tanıtılması, Milli Tarım Projesi’nde Cİ’nin etkin bir şekilde yer alması ve satış ofisleri kurulması gerektiğini kaydetti. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burçak Yıldız ise Ocak ayında çıkan Sınai Mülkiyet Kanunu sayesinde coğrafi işaretle ilgili düzenlemelerin hız kazandığını ve tescil mekanizmasının kolaylaştığını vurguladı. Kars Kaşarı Üreticisi İlhan Koçulu, ilgili kurumlar arasında koordinasyon olması ve üreticilerin örgütlenmesi gerektiğini bildirdi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Teşkilatlanma Daire Başkanı Lokman Ramazanoğlu, Coğrafi İşaretlerde Farkındalığın Artırılması Projesi’nden söz etti.

    Ulusal logoya ihtiyaç var

    Panelde konuşan CarrefourSA Gıda Kategori Direktörü Ayşin Işıkgece, coğrafi işaretli ürünleri diğerlerinden ayırma konusunda sorun yaşandığını, acilen ulusal logoya ihtiyaç olduğunu, küçük üreticilerin tek çatı altında bir araya gelmesi gerektiğini vurguladı. Metro Toptancı Market Meyve ve Sebze Kategori Müdürü Birol Uluşan, ürünlerin gerçekliğiyle ilgili sorunlar olduğunu bildirdi.

    Ankara Üniversitesi Zootekni Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Gürsel Dellal moderatörlüğünü yaptığı “Ankara’nın En Değerli İşaretleri” konulu oturumda, Ankara Keçisi hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Aynı oturumda söz alan Ankara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Ayşem Yanar ise Ankara’nın coğrafi işaret potansiyeli taşıyan yöresel el sanatları hakkında konuştu. Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Ufuk Tansel Şireli, ATO ile birlikte Ankara Erkeç Pastırması, Ankara Döneri, Ankara Tavası ve Ankara Simidi için coğrafi işaret başvurusunda bulunduklarını söyledi. Oturuma FAO Yatırım Merkezi Ekonomisti Emilie Vandecandelaere de katıldı.

    Zirveye Şef Rafet İnce, AB Delegasyonu Tarım ve Balıkçılık Sektör Yöneticisi Nermin Kahraman, ETÜDER Başkanı Melih Şahinöz, Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Işık, Kafkas Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kars Kaşarı Tescil Araştırmacısı Prof. Dr. Mitat Şahin, YÜCİTA Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Selim Çağatay, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Tahakkuk Koordinatörü Cihan Karahan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan Yüksek Mühendis Mehtap Aydınlı, Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nevzat Artık, Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sertaç Dokuzlu, TSE Belgelendirme Merkezi Başkanı Alper Veyisoğlu, Gastronomi Uzmanı Şef Vedat Başaran, Şef Ali Ronay, Şef Mustafa Otar, FoodinLife Gastronomi Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Gökmen Sözen, INAO Önceki Genel Müdürü Jean-Louis Buer, Comte Peyniri Mesleklerarası Yönetim Komitesi Başkanı Claude Vermot-Desroches de konuşmacı olarak katıldı.

    Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi, ekmek uzmanı Mine Ataman’ın sunumunun ardından Ankara Olgunlaşma Enstitüsü’nün yöresel giysiler defilesiyle son buldu. Defileyi, Maliye Bakan Yardımcısı Cengiz Yavilioğlu ile ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran birlikte izledi.

    Baran’dan Cumhurbaşkanına ve hükümete teşekkür

    ATO Başkanı Baran, zirvenin kapanışında yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

    “Bu ülke bu topraklara, insanlarımıza sevdalılar tarafından yönetiliyor. Türkiye sahip olduğu bu güçle aydınlık, pırıl pırıl bir geleceğe devletiyle milletiyle el ele gönül gönüle kararlılıkla yürüyor. Cennet vatanımızın, aziz milletimizin daha zengin, daha güzel yarınları için bizler de durmadan dinlenmeden çalışıyoruz. Zirvemize verdikleri destekten ötürü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım başta olmak üzere tüm hükümet üyelerimize kalbi şükranlarımı sunuyorum.”

    Baran, başarılı sunumundan dolayı teşekkür ettiği Mesut Yar’a el sanatları ürünü vazo hediye etti.

    İki gün süren Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi kapsamında 30 oturumda 42 konuşmacı yer aldı. Yoğun katılımla gerçekleşen oturumlarda, çekilişle 5 kişiye tablet hediye edildi.