Etiket: Çocukluğunu

  • Çocukluğunu, komşularını ve annesini bir pencerede yaşatıyor

    Tekirdağ’da yaşayan 80 yaşındaki Mustafa Uçak yaşadığı evin karşısındaki metruk binada yetiştirdiği çiçek ve sebzeler ile çocukluğunu, komşularını ve annesinin hatırasını yaşatıyor.

    Tekirdağ’ın Süleymanpaşa İlçesinin, Ertuğrul Mahallesinde yaşayan Mustafa Uçak, doğduğu ve halen yaşadığı evin hemen karşısında yer alan ahşap binada, yetiştirdiği çiçekler ve bitkiler ile hayata tutunuyor. Yaz aylarında pencerelere biber eken Mustafa Uçak, kışın ise pencereler boş kalmasın diye imkanı elverdiğince çiçek ekiyor. Burada ektiği sebzeleri ve çiçekleri komşuları ile paylaşan Uçak, böylece hem annesinin nasihatini yerine getirdiğini hem de bu sayede insanlardan hayır duası aldığını söylüyor.

    “Ben yaşadıkça burayı da yaşatacağım”

    Pencerelere ektiği çiçekler ile eski komşularını yaşattığını ifade eden Mustafa Uçak, yaşamı boyunca çiçekleri sulayacağını belirterek, “Bu ev burada durdukça bu çiçekler yaşayacak. İçerisi metruk bir durumda, kimse yaşayamaz. Dökülüyor artık, yağmur yağıyor içine ama ben yaşadıkça burayı da yaşatacağım. Konu komşuya dağıtacağım. Hayır duası ediyorlar bana. Buradaki çiçekleri sulamamı benden annem isterdi. Ben de yıllardır her sabah bu çiçekleri suluyorum. Bu sayede komşularımı yaşatıyorum. Buradaki çiçek ve biberleri herkese dağıtıyorum. Memuru, öğretmeni herkes ayrı dua ediyor” dedi.

    “Bu sokaklar eskiden daha güzeldi”

    Şuan kullanılmayan ve bir kısmı yıkılmış olan ahşap evin eskiden Ermenilere ait olduğunu ifade eden Uçak, “ Ben 80 yaşındayım ve 80 yıldır buradayım. Çocukluğum burada geçti. Bu evlerde eskiden hep Ermeniler vardı. Ermeniler gitti bu evler de metruk olarak kaldı. Yakın zamanda da bunlar yıkılacak işte. Biz de yaşıyoruz işte, daha ne kadar yaşayacağız bilmiyorum. İşte evleri de görüyorsun. Bu sokaklar eskiden daha güzeldi. Her taraf yeşillikti, komşuluk vardı. Şimdi kimse kimseye yardımcı olmuyor. Zaten kimse kimseyi tanımıyor. Ben de burada bu çiçeklerle yaşıyorum. Ben burada durdukça bu bina da burada duracak. Ben olmasam bu binada bir tane tahta kalmayacak. Hepsini söküp yakacaklar” diye konuştu.

    “Ben en çok da karanfili seviyorum ama karanfil de edinemedim”

    Sabahları evinin penceresinden baktığında çiçekleri görünce içinin açıldığını ifade eden Uçak, “Çiçekleri çok seviyorum. Bir de hayvanları çok seviyorum. Çiçeklerimi çok çalıyorlar yalnız. Ekiyorum çalıyorlar, ekiyorum çalıyorlar. En çok fesleğenleri çalıyorlar. Ben en çok da karanfili seviyorum ama karanfil de edinemedim bir türlü” diye konuştu.

    “Bu mahallede hemen hemen herkes o biberlerden nasiplenmiştir”

    Mustafa Uçak’ın komşularından İbrahim Güler, Mustafa Uçak’ın yetiştirdiği biberlerden tüm mahallenin faydalandığını belirterek, “Mustafa Amca sayesinde sokağımız güzelleşiyor” diyerek “Sağ olsun Mustafa Amca sayesinde, sokağımız yemyeşil oluyor. Bir de yazın bize biber ekiyor. Bu mahallede hemen hemen herkes o biberlerden nasiplenmiştir. Çok lezzetli biberler eker Mustafa Amca, hatta sadece sokak değil az ileride bir çarşı var, oradaki esnaf bile buraya gelir öğle yemeklerinde biberini koparır. Biz de nasiplendik o biberlerden. Hatta tohumluk almak istediğimiz zaman Mustafa Amca’ya müracaat ediyoruz. Sağ olsun onun sayesinde sokağımız güzelleşiyor” ifadelerini kullandı.

  • Güneydoğu çocukluğunu yaşadı

    Doğu ve Güneydoğu’daki çocuklar için Çocuk Oyunları ve Spor Kulüpleri Federasyonu tarafından düzenlenen “Oynaya Oynaya Gülün Çocuklar” projesi kapsamında “Oyun Karavanı Yollarda” tırı Mardin’de çocukların ayağına geldi. 7’den 70’e yetişkin çocuk demeden yüzlerce kişi 90’lı yıllarda unutulan çocuk oyunlarını yeni nesile tanıtırken, yetişkinler çocukluk dönemlerine döndüklerini ifade etti.

    Mardin’in Artuklu ilçesinde 15 Temmuz Şehitler parkında gerçekleştirilen Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki çocuklar için “Oyun Karavanı Projesi” Mardinli çocuklarla buluştu.

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik bakanlığı, Çocuk Oyunları ve Spor Kulüpleri Federasyonu, Çocukları Kurtarın Vakfı (Save the Children) ve Ümraniye Belediyesince yürütülen, Doğu ve Güneydoğu’da 8 ilde uygulanacak projenin ikinci durağı, Mardin oldu.

    Mardin Valisi Mustafa Yaman, Çocuk Oyunları Federasyonu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Cumhur Melikoğlu, vali yardımcıları ve sivil toplum kuruluş temsilcilerinin katıldığı etkinlikle yüzlerce çocuk aileleri ile birlikte doyasıya eğlendi.

    90 ‘lı yılların unutulan çocuk oyunlarının canlandırıldığı etkinlikte seksek, halat çekme, yağ satarım bal satarım, çuval yarışı ve sandalye kapmaca gibi geleneksel oyunlar oynandı. Çocukları ile birlikte alana gelen aileler çocukluklarına döndüklerini ifade ederken kendi dönemlerinin oyunlarını çocuklara yaşatmanın mutluluğunu ifade ettiler.

    Her şey çocuklar için

    Mardin Valisi ve Mardin Büyükşehir Belediyesi Başkan vekili Mustafa Yaman, bu organizasyon için emeği geçenlere teşekkür ederek , “Biz belediye olarak bunları yapıyorduk ama şimdi daha profesyonel yapılıyor. İnşallah federasyonumuzun bir lig projesi var bunu hayata geçirebilirsek güzel olacak. Bölgedeki illerde nüfus yaş ortalaması çok küçük. Bizim il nüfusumuz 21 yaş ve altı. Çocuğu ve kadını çok olan dezavantajı olan bir iliz. Büyükşehir Belediyesinin açmış olduğu yaz spor okulları ve diğer etkinlikler hep çocuklarımız için. Bu etkinlikle bize bir nevi katkı sağlamış oldu.” dedi.

    Çocuk Oyunları Federasyonu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Cumhur Melikoğlu, Diyarbakır’ın ardından Mardin’e geldiklerini ifade ederek, “ Bu bizim ikinci ilimiz. Çocuk ligleri düzenlemeyi düşünüyoruz. Mardinli çocuk ve ailelerin teveccühü bizi mutlu etti.” diye konuştu.

    “Telefon internet çıktı, bu oyunlar unutuldu”

    Ailelerden kızını oyun alanına getiren baba Şehmus Yıldız, bizim dönemimizin oyunlarını çocuklarımızın görmesi bizleri mutlu etti diyerek, “ Çocuklarımız ile daha da mutlu oluyoruz. Bu oyunlar internetin, telefonun çıkması ile bu oyunlar unutulmaya yüz tuttu. Oyun karavanı katkıları ile çocuklarımız bu oyunları öğretiriz. Böyle etkinliklerin devam etmesini talep ediyoruz ve teşekkür ediyorum. İlimiz ve bölgemiz için güzel etkinlikler. Çocuklarımız bu oyunları öğrenir ve bu tarz etkinlikler ile bölge haklıda devletine sahip çıkacaktır ”diye konuştu.

    İlk durağı Diyarbakır olan karavan, Mardin’den sonra Siirt, Van, Ağrı, Muş, Bingöl ve Tunceli’ye gidecek.

  • (Özel Haber) İş Adamı Çocukluğunu Sinema Filmiyle Anlattı

    Bursalı iş adamı Özkan İrman, çocukluğunu anlatmak için sinema filmi çekti.

    Minteks Havlu’nun sahibi Özkan İrman, Bursa’da tarihi Pirinç Han’nda üç tekerlekli seyyar arabasıyla kuru fasulye satan babasının yanında çıraklık yaprak iş hayatına atıldı. İrman’ın serüveni, 70’li yıllarda, daha 7 yaşındayken başladı. İrman, elinde askısı ile han içinde ve dışında bütün dükkanları gezerken, aynı zamanda dönemin çalışma şartlarını ve insan ilişkilerini gözlemledi. Yaşadıklarını 6 kitabında kaleme alan Özkan İrman, çocukluğunu geçirdiği Bursa’daki tarihi Pirinç Han’ı anlatmak için film çekti. İrman’ın senaryosunu yazdığı ve ikinci yönetmenliğini yaptığı Mezeci Çırağı filmi vizyona girmek için gün sayıyor.

    Çocukluğunu anlattığı Mezeci Çırağı kitabını filme uyarladığını söyleyen Özkan İrman, “Çocukluğum herkes gibi yokluk içerisinde geçti. Bursa’nın kenar mahallesi olan Hamzabey’de büyüdüm. Babam üç tekerlekli seyyar arabasıyla Pirinç Han’da kuru fasulye satarak geçimini sağlıyordu. Ben hayatı babamın yanında çıraklık yaparak öğrendim. Pirinç Han esnafının hayatını izlerken aslında sessiz bir tanıklık yapıyormuşum. Ben bunu yıllar sonra iş adamı olduktan sonra aldım. Kendi kendime dedim ki, hayata bir çentik atayım. Pirinç Han’da babamın yanında çıraklık yaparak geçirdiğim çocukluk yıllarımı yazmaya karar verdim. Mezeci Çırağı kitabımı yazdım. Bu kitap çok teveccüh gördü. Birkaç televizyon kanalında bu kitap hakkında konuşurken, bir kardeşimiz, (Film olsa ne kadar güzel olur) dedi. Film fikri böyle doğdu. Bu film benim çocukluğu anlatan gerçek bir hikaye. Yönetmen Engin Karslıoğlu kitabımı okumuş, (Bu filmi beraber çekelim) dedi. Ben de yapımcılığını üstlendim. Kayseri’de tarihi bir han bulduk. Bu Vezirhan, 1970’li yıllardaki Pirinç Han’a o kadar çok benziyordu ki, oraya gittiğimde küçük dilimi yutacaktım. Bir anda çocukluğuma gittim. Mezeci Çırağı filmi bir çocuğun sessiz tanıklığıdır. Filmde karakterler sahici. İzleyenlerin bu filmi çok beğeneceğini ümit ediyorum. Filmimizi çektik, bitirdik. Çok kısa zamanda vizyona vermeyi düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

  • Kaymakam Masatlı: “Erken Evlilik Çocukların Çocukluğunu Elinden Alıyor”

    Mustafakemalpaşa Kaymakamlığı, ’Evlilik mi Evcilik mi’ adlı proje ile erken evliliklerin önüne geçmeyi hedefliyor. Proje ile erken evlilik yapan çocukların sosyal ve ruhsal sıkıntılarının ortadan kaldırılması, erken evliliğin önlenerek çocukların okumaya yönlendirilmesi, ayrıca dezavantajlı kız çocuklarının gerek sosyal hayatta gerek iş hayatında tüm zorluk ve sıkıntıların üstesinden gelmek için ihtiyaç duydukları gücün kendilerinde olduğunun farkına varmalarının ve büyük bir özgüvene sahip olmalarının sağlanması amaçlanıyor.

    Mustafakemalpaşa Kaymakamı Mustafa Masatlı, erken evliliklerin, çocukların çocukluklarını ellerinden aldığını belirterek “derin fiziksel ve psikolojik hasara sebep olmaktadır. Öncelikle çocukları henüz hazır olmadıkları ev içi rollere itmekte, eğitim, gelişim ve sosyal birçok fırsattan feragat etmelerine neden olmaktadır. Evlendirilen çocuklar, aile ve arkadaşlarından kopmakta, toplumsal aktivitelerden uzaklaşmakta, evde sömürüye, her türlü şiddet, istismar ve yoksulluğa açık hale gelmektedir. Bir diğer taraftan erken evlilikler, erken ve sık doğumları beraberinde getirmektedir” dedi.

    Fiziksel gelişimini henüz tamamlamamış kız çocuklarının hamileliklerinin, kalıcı fiziksel ve ruhsal hasar ve anne-çocuk ölümleri gibi riskleri artırdığını anlatan Masatlı, sözlerine şöyle devam etti: “Bu sebeple evliliğin bir evcilik oyunu olmadığını öğretmek öncelikli hedefimizdir. Bu projemiz ile ilçemizde özellikle Roman vatandaşlarımızın ergenlik çağındaki çocukların ailelerinin ve öğretmenlerinin erken evlilikle ilgili bilgilenmesini sağlayarak farkındalık oluşturmak, ilçemizde yapılacak çalışmalarla erken evlilik oranını en aza indirmek, gençlerimizin daha farklı gelecek hayalleri kurmalarının sağlanması, sağlıklı toplum için öncelikle sağlıklı ailelerin kurulmasına destek olmak, ilçemizde bulunan kız çocuklarımızın kendilerini toplumun bir bireyi olarak kabul etmeleri, özgüvenlerini tekrar kazanmalarını sağlamak, İlçemizde bulunan kız çocuklarımızın sosyal hayatın içerisinde kendilerini aktif birer birey olarak fark etmelerine yönelik olarak sosyal, kültürel ve eğitimle ilgili çalışmaların yapılması, bilgimiz dışında erken yaşta çocuk sahibi olan anne ve çocukların bedensel ve ruhsal gelişimlerini sağlamaya çalışmaktayız.”

    Masatlı, bu hedefi sürdürülebilir bir şekilde gerçekleştirebilmek için İlçe Emniyet Müdürlüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İlçe Sağlık Müdürlüğü, Devlet Hastanesi ve İlçe Müftülüğü ile işbirliği yapıldığını söyledi.

    Kaymakamlık koordinasyonunda, eğitici filimler izletilecek, sosyal hizmet uzmanı ve rehberlik ve psikolojik danışman tarafından eğitici söyleşiler yapılacak, camiler ve dini kurslarda evlilikle ilgili bilgi verilecek, emniyet müdürlüğünce akşamları kahvehanelerde erkeklere, bayanlara bayan emniyet mensuplarınca okullarda eğitim verilecek, Sosyal Hizmet Uzmanı ve Rehberlik ve Psikolojik Danışman tarafından ergenlik, erken evlilik ve aile içi iletişimle alakalı ailelere ve çocuklara okullarda eğitici eğitim verilecek. Evlilik anlaşmaları ve düğün merasimleri yakından takip edilecek. Tüm kurumlarca çalışma yakından takip edilecek.