Etiket: Çocuklarla

  • En yeni oyunlar PlayCell’de çocuklarla buluşacak

    Avrupa’nın önde gelen oyun kuruluşlarından Orange Games işbirliğinde hayata geçirilen PlayCell, en yeni oyunları çocuklarla buluşturacak.

    Turkcell, yeni oyun platformu PlayCell ile çocukların eğlence dünyasını yeniden şekillendirecek. Şirket açıklamasına göre Avrupa’nın önde gelen oyun kuruluşu Orange Games işbirliğinde hayata geçirilen PlayCell, 5-15 yaş arası çocukların hayal gücünü geliştirirken eğlenceli vakit geçirmesini sağlayacak yaklaşık 400 oyun sunuyor. Oyun platformu, her hafta dünyada takip edilen ve beğenilen oyunların da eklenmesiyle daha da zenginleşiyor.

    Güvenilir ve kaliteli eğlence

    Açıklamaya göre PlayCell’in öncelikli hedefi, internette kaliteli ve güvenilir bir platformda oyun oynatabilmek. Dünyada çocukların beğeniyle oynadığı oyunları, ailelerin de gönül rahatlığıyla çocuklarına kullandırabilecekleri PlayCell’de; strateji, aksiyon, bulmaca, yarış kategorileri altında araba yarışından, yetenek ve beceri oyunlarına, spordan, kıyafet giydirme ve zeka oyunlarına kadar yaklaşık 400 içerik yer alıyor. Platform; Chrome, Safari, Firefox, Opera ve Microsoft Edge tarayıcılarında kusursuz çalışıyor. Turkcell çatısı altında hizmet veren PlayCell, her hafta dünyada takip edilen ve en beğenilen yeni oyunların dahil edilmesiyle daha da zenginleşmeyi planlıyor. BİP Game ve PlayCell markalarıyla oyun oynamayı seven her kesime ulaşan Turkcell, Türkiye’de her geçen gün hızla büyüyen ve popülerleşen oyun sektöründe en büyük sosyal oyun sağlayıcısı olmayı hedefliyor. PlayCell’e çok yakında, çocukların hayal dünyasını zenginleştirmeye yönelik yeni içeriklerin de ekleneceği bildirildi.

  • Başkan Özkan, yetim çocuklarla iftarda buluştu

    Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, iftar yemeğinde yetim çocuklarla bir araya geldi.

    Mahalle muhtarlarının belirlediği çocuklarla bir araya gelen Başkan Ali Özkan, çocuklarla yakından ilgilenerek taleplerini de titizlikle not etti. Özkan, organizasyondan duyduğu mutluluğu, sosyal medya hesabından ’Bu akşam büyük bir aileyiz’ başlığıyla duyurdu.

    Çocukların taleplerini de en kısa zamanda yerine getirme sözü veren Özkan, çocuklara kapısının her zaman açık olduğunu da sözlerine ekledi.

  • Işın, yetim çocuklarla iftarda bir araya geldi

    Ağrı Valisi ve Belediye Başkanı Musa Işın, 270 yetim çocuk ve aileleriyle iftarda bir araya geldi.

    Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen iftar programına Ağrı Valisi ve Belediye Başkanı Musa Işın ve eşi Tuba Işın, kurum müdürleri, 270 yetim çocuk ve aileleri katıldı. İftar sonrası konuşan Ağrı Valisi ve Belediye Başkanı Musa Işın, “Devletin her zaman vatandaşın yanında ve hizmetindedir. Bizler her zaman sizlerle beraberiz. Sizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyoruz, bırakmayacağız. Sizin çocuklarınız bizim çocuklarımızdır. Hiçbir şekilde ümitsizliğe kapılmayalım.Sizlere çok büyük bir görev düşüyor. Bu çocukları İslami terbiye ile büyütün. Eğer İslami terbiye ile büyütmezseniz, çocukları kaybedersiniz. Sadece siz değil toplumun tüm kesimleri. Çocuklarınızı İslam ahlakı ve İslam edebi ile büyütmezsek kaybederiz. Okullar tatil oldu ve Kuran kursları açıldı. Camilerimiz ve hocalarımız çocukları bekliyor. Çocuklarımızın tümünü gönderelim. Kur’an-ı Kerim’i, dinlerini, adap ve erkanı öğrensinler ki size saygı göstersinler. Güzel birer insan olsunlar. Kışın okullarda, yazın Kuran kurslarında çocuklarımızı en güzel şekilde yetiştireceğiz. Devletimize, vatanımıza ve milletimize dua edelim. Allah birlik ve beraberliğimizi muhafaza etsin. Vatanımıza kast edenlere Allah fırsat vermesin. İçimize nifak sokmak isteyenleri, tüm çete ve terör örgütlerini Allah kahru perişan etsin ve defetsin”dedi. Vali Işın ve eşi Tuba Işın, daha sonra çocuklara ve ailelerine hediye verdi.

  • Hukuk Öğrencilerinden İşçi Çocuklarla İlgili Kanun Teklifi

    Hukuk Fakültesi öğrencilerine işçi çocuklarla ilgili kanun teklifi sunma imkânı veren Davâ-yı Hukuk Yarışması sona erdi. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen Ulusal Kanun Teklifi Yarışması’nda finale kalan 7 öğrencinin arasında kıran kırana bir mücadele yaşandı. En tutarlı, ikna edici ve hukuki gerekçe üreten 3 öğrencinin ödüllendirildiği yarışmanın birincisi FSMVÜ Hukuk Fakültesi öğrencisi Muhammet Masum Kır oldu.

    Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi bir süre önce Hukuk okuyan öğrencilerin öğrenimlerine ve kendilerini ifade etme becerilerine katkı sunmak amacıyla ’Davâ-yı Hukuk’ adında ’Ulusal Kanun Teklifi Yarışması’ ilan etti. Yarışmaya katılacak öğrencilerden “İşçi çocuklarla ilgili mevcut kanuni düzenlemeleri nasıl değiştirirdiniz ya da bu konudaki kanun boşluklarını nasıl doldururdunuz?” sorularına ilişkin kanun teklifi sunmaları istendi. 35 farklı üniversiteden 200’e yakın öğrencinin başvurduğu yarışmada son 7’ye kalan öğrenciler, ülkemizin önde gelen hukukçuları Prof. Dr. Selçuk Öztek, Prof. Dr. Ömer Ekmekçi ve Dr. Memduh Cemil Şirin’in jüriliğinde, konuyla ilgili hukuki gerekçelerini anlattı.

    Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi öğrencisi Muhammed Masum Kır’ın birinci olduğu yarışmada, İstanbul Üniversitesi öğrencisi Ekin Su Tepeli ikinci, İstanbul Şehir Üniversitesi öğrencisi Ahmet Said Yılmaz üçüncü oldu.

    “Geleceğin kanun koyucuları olabilirler”

    FSMVÜ Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Kürsüsü Araştırma Görevlisi Esra Gültekin çocuk işçileri konu edinmelerinin sebebini şu sözlerle ifade etti; “Öğrenciler için sosyal sorumluluğu ve gerçekten pratik uygulaması olan bir konuyu test etmek ve bunu çocuklar üzerinden çalışmak istedik. Çocukların en büyük problemleri nelerdir diye tespit etmeye çalışırken de sosyal bir vaka olarak sayısının da çok fazla olmasından dolayı çocuk işçiler konusunu tercih ettik. Kanun teklifini normalde hukukçular yapmaz ama biz bu yarışmada öğrencilerimizin ileride birer kanun koyucu olabilme ve bu konuların arka planda çalışmacıları olma ihtimali üzerinden hareket ettik.”

    “Çocuk işçiliğini sona erdiren kanun yok”

    Ülkemizde çocuk işçilerle ilgili hukuki düzenlemelerin ne durumda olduğuna da değinen Esra Gültekin; “Hukuki düzenlemeler açısından çocuk ve iş hukuku noktasında Türkiye’deki düzenlemeler dünya standartlarında. Fakat bir konunun kanuni olarak düzenlenmiş olması bu konuya çözüm sunulmuş anlamına gelmemekte. Bizim de kanunlarımız evet mevcut, fakat bunların gerçek hayata dokunan, sosyal problemleri halleden, çocuk işçiliğini sona erdiren tarafları maalesef yok. Biz çalışmamızda mevcut düzenlemelerden ziyade gerçekten çözüm sunabilecek ve sosyal hayatı etkileyebilecek çalışmalar yapmak istedik.” ifadelerini kullandı.

    “Çocuk işçiliği dünyanın sorunu”

    Çocuk işçiliğin dünyanın bir sorunu olduğunu ve daha hassas ve daha kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğine dikkat çeken Esra Gültekin; “Sadece bizim ülkemizde değil en gelişmiş ülkelerde de çoçuk işçiliği sorunu var. Son dönemdeki göç dalgaları ile birlikte bu problem dünyanın her tarafına yayılmış durumda. Farklı ülkelerden çocuklar geldikleri ülkelerde işçi statüsünde veya çocuk asker statüsünde karşımıza çıkıyor. Sorunu çözmek için gerçekten içselleştirilmesi sadece kanun koymakla kalmayıp bunun gerçek hayata yansıyacak şekilde çözümler üretilmesi gerekiyor. Bizim bugünkü çalışmamızın amacı hukuk fakültesi olarak bu konuya bir farkındalık uyandırmak ve somut gerçek olaylar üzerinden, gerçek çözümler üretebilen çalışmaları hayata geçirmek” dedi.

    “Sorunumuz caydırıcı ceza açığı ve etkin denetim eksikliği”

    Yarışmanın birincisi FSMVÜ Hukuk Fakültesi birinci sınıf öğrencisi Muhammet Masum Kır hazırladığı kanun teklifini şu cümleler ile anlattı; “Toplamda yürürlük ve yürütme maddesi ile birlikte 11 madde şeklinde hazırladım. Bu konuda bizim görmüş olduğumuz sistematik bir eksiklik var. Hukuki yönden ele alırsak, birincisi mevzuat ikincisi de yürürlük kısmıdır. Mevzuatta düzenlenen bir hükmün meriyette anlam ifade edilebilmesi için daha pratik hale getirilmesi lazım. Bunun için de iki yönde ele alıyoruz. Caydırıcı ceza açığı ve etkin denetim eksikliği. Bunlar bizim iki büyük sorunsalımız. Hem Türkiye hem de dünyada birçok ülke bundan mustarip. Ben yöntem olarak etkin denetim eksikliği ve caydırıcı ceza açıklarını kapatma üzerinden ilerledim.”

    Amfilerden kürsülere

    Bu tür yarışmaların hukukçuları geleceğe hazırladığına inandığını ifade eden Muhammet Masum Kır; “Yarışmanın formatı çok güzel. Bu şekilde her yıl düzenlenmesi yolunda da kararlar çıkacak diye biliyorum. Gelecek yıllar için ’Amfilerden kürsülere’ diye slogan da önerebilirim. Bu platformlar amfilerden kürsülere geçtiğimizde kendimizi daha iyi ifade etmeyi sağlayacak.” diye konuştu.

  • Bakan Kılıç, serebral palsili çocuklarla buluştu

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, serebral palsili çocuklarla bir araya geldi.

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Serebral Palsili Çocuklar Derneği (SERÇEV) Yönetim Kurulu Başkanı Sinem Ersoy ve serebral palsili çocuklarla bir araya geldi. Bakanlıkta gerçekleşen kabulde, Bakan Çağatay Kılıç, derneğin çalışmaları ile ilgili Yönetim Kurulu Başkanı Sinem Ersoy’dan bilgi aldı. Çocuklarla tek tek ilgilenen Bakan Çağatay Kılıç, Serebral Palsili çocukları misafir etmekten büyük bir mutluluk duyduğunu belirtti. Bakan Çağatay Kılıç, bu çocukların eğitim ve sağlık alanında sahip oldukları haklardan en üst seviyede faydalanmaları için çalışan SERÇEV’e Bakanlık olarak destek vereceklerini ifade etti.

    Serebral palsi nedir?

    Serebral palsi; doğum öncesinde, doğum sırasında ve doğum sonrası erken dönemdeki, beyin hasarı sonucu ortaya çıkan, ilerleyici olmayan ancak yaşla birlikte değişebilen, hareketi kısıtlayıcı, kalıcı motor fonksiyon kaybı, postür ve hareket bozukluğu olarak tanımlanmaktadır. Serebral palside, beyinde oluşan hasar ilerleyici değildir. Hastalık bulaşıcı, kalıtsal ve hayatı tehdit eden bir durum değildir.

    Motor geriliğine; duyusal, bilişsel, iletişim, algılama, epilepsi, davranış bozuklukları ve ikincil olarak gelişen kas iskelet sistemi sorunları eşlik eder. Serebral palsili çocukların büyük bir kısmı zamanla daha iyi duruma gelirken, bir kısmı da gelişebilecek ek sorunlar nedeni ile daha kötü bir tablo sergileyebilir. Oluşacak ek sorunları engellemek ve çocukların yaşam kalitelerini artırmak için, mümkün olan en erken yaşta tedaviye başlamak gerekir