Etiket: Çocuklarını

  • Bu askı köy çocuklarını üşütmeyecek

    Çanakkale’de yaklaşık 4 yıldır hizmet veren bir kafe, iş yerinin önüne koyduğu ‘Çocuklar Üşümesin’ askısıyla köy okullarında okuyan çocuklar için yardım topluyor. Öğrenci ve vatandaşlar tarafından askıya bırakılan atkı, bere ve eldivenler köy okullarında okuyan çocuklara gönderilecek.

    Duvar Kafe önüne asılan ‘Çocuklar Üşümesin’ askısına öğrenci ve vatandaşlar tarafından bırakılan atkı, bere ve eldivenler, köy okullarında okuyan çocuklara gönderilecek. Sosyal sorumluluk projesiyle bu zamana kadar toplanan yaklaşık 7 çuval bağışla 30 köy çocuğu giydirilecek. Projeye destek veren Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) öğrencisi Nahile Arslan, “Arkadaşlarımızla beraber bu projeye destek olduk. Herkesin destek olmasını bekliyoruz” dedi.

    Kafe işletmecisi Ümit Olgun, “Birisi ‘Çocuklar Üşümesin’, diğeri de ‘Haydi Kızlar Okula’ adlı iki tane proje var. Malum kış geldi, köy okullarında öğrenim gören çocuklara eldiven, atkı, bere topluyoruz. Dükkanın dış kısmına askı astık. Evvela kendimiz atkıları, bereleri askıya astık. Sokaktan geçen insanlar atkı, bere, eldiven gibi şeyler asıyorlar. Bunları köy okullarında okuyan çocuklara göndereceğiz. Yaklaşık 7 çuval bağış toplandı. Bu da muhtemelen 30 çocuğumuza yeter” dedi.

  • Gayrimeşru çocuklarını çöpte ölüme atan sanıklara 25’er yıl hapis cezası istendi

    Bursa’da gayrimeşru olarak dünyaya getirdiği bebeğini çöp konteynerine atıp ölüme terk ettiği öne sürülen genç kadın ile tornacı sevgilisine 25’er yıl hapis cezası istendi.

    Merkez Osmangazi ilçesi Tuna Mahallesi’nde erkek arkadaşı Sezai D. (39) ile yaşayan Çiğdem Ş. (20), 20 Ocak’ta evde kendi kendine doğum yaptı. Tuvalette gerçekleşen doğumun ardından kordon bağını kesen Sezai D.’nin, erkek bebeği bir çöp poşetinin içine koyarak evin çatı katına çıkardığı, 12 saat sonra bebeği gece saatlerinde, Veysel Karani Mahallesi’ndeki bir çöp kutusuna atarak olay yerinden uzaklaştığı ileri sürüldü. Kanaması devam ettiği için Çekirge Devlet Hastanesi’ne giden Çiğdem Ş.’nin şüpheli hareketleri üzerine polis soruşturma başlatmış ve iki sevgili tutuklanmıştı.

    “Çöp konteynerine attım”

    Bursa 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’ihmali davranışla kasten adam öldürme’ suçundan 25 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açılan Çiğdem Ş. ile Sezai D.’nin yargılanmasına devam edildi. Daha önceki ifadelerini tekrarlayan Sezai D., “Hamile olduğundan haberim yoktu. Tuvalete gitti. Bir süre sonra çıktı. Tuvalet taşının üzerine düşen bebek ölüydü. Çöp poşetine koydum. Koridora bıraktığım çöp poşetini üst kata çıkardım. Çiğdem akrabalarına gittiğinden dolayı ben de evde alkol aldım. Gece saat 01.00 sıralarında Çiğdem’in eve gelmeyeceğini anlayınca poşeti eski Yalova yolunda bir çöp konteynerine attım. Eve geri döndüm. Çiğdem hastaneye gidince olay ortaya çıktı. Çiğdem’i doğum yaparken görmedim. Bebeğin canlı mı, cansız mı olduğunu bilmiyorum. Beraatımı ve tahliyemi istiyorum” dedi.

    “Sezai makasla çocuğun kordonunu kesti”

    Yenişehir Cezaevi’nden SEGBİS kamera sistemiyle duruşmaya katılan Çiğdem Ş. ise daha önceki ifadelerini tekrarlayarak, “Sezai ile birlikte yaşıyordum. Uyuşturucu ve sigara kullanmaz iken, Sezai’nin sayesinde başladım. Birlikte yaşarken cinsel ilişkilerimiz oldu. İlk zamanlar hamile olduğumu anlamadım. Son zamanlarda hamile olduğumu bildiğim için alkol ve sigara almıyordum. Hamile olduğumu Sezai’ye söyledim. Sezai, alkolün etkisiyle karnımın üzerine oturdu. Evden çıkmıyordum. Çocuğu dünyaya getireceğimi söyledim. O da arkadaşına telefon ederek çağırdı. Ben tuvalete girince, yeniden arkadaşını arayıp gerek kalmadığını söyledi. Ayakta çocuğu dünyaya getirdim. Aşırı kan kaybım vardı. O da makasla çocuğun kordonu kesti. Ben kendimi daha sonra banyoya attım. Baygınlık geçirdim. Kendime geldiğimde gece eve çağırdığım yakınlarımla hastaneye gittim. Ameliyata aldılar. Bebek dünyaya getirdiğimi söyledim. Sezai bana, ’Beni bu olaya karıştırma. Çocuğun başkasından olduğunu söyle. Ben sana yardım ederim’ dedi” şeklinde konuştu.

    Savcı 25 yıl istedi

    Canlı dünyaya gelen bebeğin kan kaybından dolayı ölümüne neden olan sanıklara cumhuriyet savcısı mütalaasında, önce müebbet, daha sonra 25 yıla kadar hapis cezası istedi. Mahkeme heyeti, sanıkların avukatlarının savunma için süre talep etmesi üzerine davayı karara bağlamak için ileri bir tarihe erteledi.

  • (Özel Haber) Ticaret Borsası şehit çocuklarını okutacak

    Balıkesir Ticaret Borsası, 15 Temmuz darbe girişiminde Ankara Gölbaşı’nda bulunan Özel Harekat Merkezi’ne düzenlenen saldırıda şehit olan Balıkesirli Özel Harekat Polisi Turgut Solak’ın çocuklarına sahip çıktı.

    Borsa Başkanı Faruk Kula, şehidin çocukları Beyza ve Alperen’in 18 yaşına geldiğinde üniversite eğitimi karşılayacak sigorta poliçesini yaptırdıklarını söyledi. Şehit çocuklarına hitap eden Başkan Kula zaman zaman konuşmakta zorluk çekerken, Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı ise “Turgut Solak kardeşimizin ismini 1 dolara kendini satan şerefsizlerden aldığımız Fen Lisesine verdik” dedi.

    Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı, İl Emniyet Müdürü Cengiz Zeybek, Balıkesir Ticaret Borsası Başkanı Faruk Kula ve borsa yönetim kurulu üyeleri, 15 Temmuz darbe girişiminde şehit olan Özel Harekat Polisi Turgut Solak’ın eşi Aynur ve çocukları Beyza ve Alperen Solak için bir araya geldi. Borsa Başkanı Faruk Kula, şehit çocuklarına sahip çıkacaklarını söyleyerek, “15 Temmuz gecesi FETÖ terör örgütü tarafından ülkemizin milli iradesi, birlik ve beraberliği hiçe sayılarak bir darbe girişiminde bulunulmuştur. Askerimizin üniformasına giyen hainler, vatandaşımıza, polisimize ateş açarak ülkemizi esaret altına almaya çalışmışlardır. Hain saldırıda şehit olan Turgut Solak kardeşimizi rahmet ve minnetle anıyoruz” dedi.

    Şehidin çocukları 6 yaşındaki Alperen ve 8 yaşındaki Beyza’nın kendilerine bırakılan bir miras olduğunu söyleyen Balıkesir Ticaret Borsası Başkanı Faruk Kula, “Bugün burada aziz şehidimizin bizlere miras bıraktığı iki evladımız için buradayız. Balıkesir Ticaret Borsası olarak bu evlatlarımızın 18 yaşında üniversite eğitimine başladıkları anda kullanmak üzere sigorta poliçesini yaptırdık. Bu cüzdanları sizlere vereceğiz. Reşit olduklarında bu rakam asgari olarak her biri için 50’şer bin lira olacak” dedi.

    Ağlamamak için konuşmayı bitirdi

    Şehit çocuklarına seslenirken ağlamamak için kendini zor tutan ve sesi kısılan Kula, “Solak ailesi, Beyza kardeşim, Alperen kardeşim sizler bizlere emanetsiniz. Böyle hassas amirlerimiz, valililerimiz, müdürlerimiz ve aziz milletimiz de var olduğu süre içerisinde her zaman bizler sizlere elimizden geldiği kadar destek olacağız. Çünkü siz bu ülkenin bize emanetisiniz” dedi.

    Balıkesir Valisi Ersin Yazısı ise Ticaret Borsasını bu örnek davranışından dolayı kutlayarak, terör örgütlerine lanet yağdırdı. Vali Yazıcı, “Turgut Solak kardeşimiz bu vatan için canını feda etmek uğruna, onlarca belki de yüzlerce operasyona katıldı ve çatıştı. Bu vatanın bir santim toprağını bir başkasına, PKK’ya veya haine teslim etmemek için. Mertçe görevini yaptı, görevini yerine getirdi. Ama ne yazık ki 15 Temmuz gecesi başka bir hain örgüt tarafından hiç bir savunma tedbiri alamamaksızın, bizim PKK’ya bile atmadığımız bombalar tarafından o hain FETÖ terör örgütü mensupları tarafından bombalanan özel harekat biriminde şehadet şerbetini içti” dedi.

    Türkiye’nin dünyada söz sahibi olan ülkeler arasında olacağını söyleyen Vali Yazıcı, “Bir kaç gün önce tekrar bir acı olay yaşadık. Bu sefer PKK tarafından. 15 Temmuz ile birlikte şunu da gördük. Ne yazık ki üzülerek ifade edeyim ki; dünyada kendini söz sahibi kabul eden ülkeler, bizim demokrasimize kast edildiğinde, milletimizin iradesi yok edilmek istendiğinde, demokrasi havarisi kesilen o ülkeler doğru dürüst lanetlemelidir bile. 240 küsür şehidimiz var, yüzlerce gazimiz var. O kara günü Allah’ın izniyle, İslama da hizmet etmiş bir milletin mensupları olduğumuz için şerden hayra dönüştüreceğiz” şeklinde konuştu.

    Vali Yazıcı sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Turgut Solak kardeşimiz bizler için, bizim rahat edebilmemiz için bu ülkede huzur içerisinde, demokratik bir ortamda yaşamamıza devam edebilmemiz için canını veren şehitlerimizden bir tanesi o gece. Bu ülke, bu büyük millet yoluna devam edecek. Bu hainler ve destekçileri şunu bilmeli ki sadece canımızı yakabilirler. Allah’ın izniyle bu millet kimseye mahkum olmaz, kimsenin tahakkümu altına girmez. Ve bir santimetre kare toprağını da kimseye vermez.”

    15 Temmuz’un acıları unutulmadan İstanbul’da gerçekleştirilen hain saldırıda da 44 kişinin şehit ediliğini söyleyen Vali Ersin Yazıcı, “İçimiz kan ağlıyor. Biz güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Bu prangalardan kurtulup büyük ülke olarak, dünyada söz sahibi olarak Cumhuriyetimizin 100.yılında güçlü bir Türkiye olarak yolumuza devam edeceğiz” dedi.

    Turgut Solak’ın ismini hainlerden aldıkları okula verdiklerini söyleyen Yazıcı, “Turgut Solak kardeşimizle ilgili bu hainlerden aldığımız milletin parasını, himmet adı altında toplayıp ne idüğü olmayan yerlere harcayan, kendini 1 dolara satan şerefsizlerden aldığımız Fen Lisesine adını verdik. Onlardan aldığımız bir binaydı bu. Edremit’te de Fetö’den teslim aldığımız okulun binasına da diğer şehidimizin adını verdik” dedi. Şehidin isminin başka kurumlara da verileceğini söyleyen Yazıcı, “Yeni hizmete giren 3 bin 500 kişilik kapalı spor salonumuz var. Oraya da ben Turgut Solak kardeşimizin isminin verilmesini teklif ettim. Bakanlıktan onayını bekliyorum. İnşallah gelecek. Yine Orman Bölge Müdürlüğü ile yaptığımız görüşmede, verdiğimiz talimatla Şehitler ormanının yanında Turgut Solak kardeşimizin babasının yaşadığı köye giden yol üzerinde yine Turgut Solak ormanı kuracağız. Daha bundan sonra da devam edeceğiz. Devlet millet bu kardeşimizi unutmayacak” dedi.

    Ticaret Borsasının yaptığı jestin milletin birbirine bağlılığını gösterdiğini söyleyen Vali Yazıcı, Borsa Başkanı Faruk Kula’ya teşekkür etti.

    Konuşmalar sonrasında Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı, İl Emniyet Müdürü Cengiz Zeybek ve Balıkesir Ticaret Borsası Başkanı Faruk Kula, şehit çocukları Alperen ve Beyza’ya sigorta poliçelerini teslim etti.

  • Yangına uykuda yakalanan aile küçük çocuklarını son anda kurtardı

    İzmir’de çıkan ev yangınına uykuda yakalanan Yaşar ailesi kendilerini son anda dışarı attı. Yangından kurtulan Baba Uğur Yaşar: “Uykuda yakalandık. Hiçbir şey çıkaramadık dışarı. Çocuğumu kurtardım ya o yeter” dedi.

    Yangın gece saat 04.30 sıralarında Yıldırım Beyazıt Mahallesi 5104 sokakta bulunan iki katlı bir binanın üst katında çıktı. Elektrik kontağından çıktığı iddia edilen yangın kısa sürede Döndü ve Uğur Yaşar çiftinin 1 yaşlarındaki çocuklarıyla birlikte kaldığı evi sardı. Binadan yükselen yangını gören çevredeki vatandaşlar durumu itfaiye ve polis ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına kısa sürede müdahale ederek söndürdü. Çıkan yangında herhangi bir can kaybı ve yararlanma olmazken, Yaşar çiftinin kaldığı ev tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi.

    “Yangından çocuğumu kurtardım o yeter”

    Çıkan yangından son anda kurtularak kendilerini dışarıya atan Yaşar ailesi, yangın esnasında yaşanan anları anlattı. Evde uyudukları esnada yangının çıktığını söyleyen baba Uğur Yaşar, “Uyuduğumuz esnada takur çukur sesler duyduk. Gözlerimizi açtığımızda etrafı duman sarmıştı. Kendimizi dışarı attık. Bir buçuk yaşında çocuğum var o an ilk onu kurtarmanın telaşına düştüm. Çocuğumu kurtardım o yeter” dedi. Yaşar ailesine teselliyi ise komşuları verdi.

  • Bir mektupla köyün tüm çocuklarını mutlu etti

    Elazığ’ın merkezine 93 kilometre uzaklıkta bulunan sınır köyünde ilkokul öğrencisi Ela Yıldırım, yazdığı mektupla köydeki tüm çocukların hediyelere kavuşmasını sağladı.

    Elazığ’ın Palu ilçesine bağlı Andılar köyünde ilkokul 4. sınıfa giden 10 yaşındaki Ela Yıldırım, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (ETSO) İdris Alan’ın kendi köylüleri olduğunu öğrendi. Bunun üzerine Başkan Alan’a bir mektup yazan küçük Ela, köydeki ve okuldaki arkadaşları için hediyeler istedi. Mektubu gören ETSO Başkanı Alan ise Ela’nın isteğini kırmayarak, köyde bulunan 50’ye yakın çocuğa monttan, bota kadar birçok hediye gönderdi.

    “Çok mutlu oldum”

    ETSO Başkanı Alan’ın köylüleri olduğunu öğrendiğini anlatan Ela Yıldırım, “Ben kendim ve arkadaşlarım için köylümüz olan başkanımıza bir mektup yazdım. Mektubuma karşılık başkan hediyelerle gelince çok mutlu oldum” dedi.

    Ela’nın mektup yazdığını hediyeler gelince öğrenen sınıf arkadaşları ise kendileri için mektup yazarak istekte bulunan Ela’ya için teşekkür etti.

    “Her işadamı doğduğu topraklara katkı sağlamalı”

    Palu’nun Adılar köyünden odaya mektup geldiğini öğrendiğini belirten ETSO Başkanı Alan ise, “Benim köyüm olduğu için mektubu görünce ayrı bir duygulandım. İsteklerini yerine getirmek için yola çıktık ve yanlarına geldik. Çocuklarımızın hangi şartlarda okullarına devam ettiklerini de yerinde gördük. Çocuklarımızı bir nebze de olsa mutlu ettiysek, ne mutlu bize” diye konuştu.

    Her iş adamının kendi doğduğu büyüdüğü topraklara bir şekilde katkı da bulunması halinde ülkede bir problem olmayacağını aktaran Alan, odalarının da bu konuda bir öncü olarak kabul edilmesini istediğini söyledi. Kendilerinin de köyde doğup, ilkokul eğitimini yapmış olabileceğini ifade eden Alan, kent merkezinde çocukların servislerle okullara gelip gittiğini, okul yarışlarına girdiğini ve beş yıldızlı yaşadığını anlatarak, oda olarak ihtiyaç sahibi 900 çocuğa kıyafet desteği bulunma kararı aldıklarını da ifade etti.