Etiket: Çocukların

  • 16 yaşındaki çocukların acı kaderi

    Adana’da aynı gün 16 yaşındaki bir çocuk öldürülürken, 16 yaşındaki başka bir çocuk ise bir kişiyi öldürdüğü iddiasıyla cezaevine girdi.

    Edinilen bilgiye göre, 13 Eylül gecesi Seyhan ilçesi Yenibey ve Yüreğir ilçesi Şehit Erkut Akbay mahallelerinde iki cinayet birden işlendi. Şehit Erkut Akbay Mahallesi’nde meydana gelen ilk olayda 16 yaşındaki Kasım Kavran tabanca ile başından vurulmuş halde bulunarak Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kavran, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Polis yaptığı araştırmada yaklaşık 10 kişiyi gözaltına alırken, olayın nedenini ve katilin kim olduğunu bulmaya çalışıyor.

    Yenibey Mahallesi’ndeki ikinci olayda ise ’yan bakma’ meselesi yüzünden 16 yaşındaki İ.H.K., 25 yaşındaki Selahattin Yıldız’ı bıçakladı. Hastaneye kaldırılan Yıldız hayatını kaybetti.

    Yaşanan olayların ardından 16 yaşındaki çocuklardan biri mezara, diğeri cezaevine girdi.

  • Mülteci çocukların hayalleri kuklalara yansıdı

    İzmir’de başlatılan “Öykümü Kuklamla, Karelerle Anlatıyorum” projesi kapsamında mülteci çocuklar; hayallerini kuklalara, resimlere ve fotoğraflara yansıttı.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Alman Kültür Derneği, İzmir Uluslararası Kukla Günleri ve İzmir Tarih Tasarım Atölyesi ve Sığınmacı Göçmen Dayanışma Derneği; savaştan kaçarak İzmir’e gelen mülteci çocuklar için “Öykümü Kuklamla, Karelerle Anlatıyorum” projesini başlattı. Proje kapsamında üç hafta boyunca atölye çalışmalarına katılan çocukların; kukla ve fotoğraf dersleri ile iletişim becerilerini geliştirmesi ve kente uyum süreçlerinin desteklenmesi amaçlandı. 7-12 yaş arasındaki çocukların katıldığı projede hem psikodramatistler hem de kukla ve fotoğraf eğitmenleri eşliğinde atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Proje sonunda mülteci çocuklar yaptıkları çalışmaları Tarihi Havagazı Fabrikası’nda sergiledi. Çocukların; resim, fotoğraf ve kuklalarında hayallerindeki hayatı yansıttığı görüldü.

    “Denemeden yeteneklerini bilemeyiz”

    Projenin sergileme bölümüne katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili Sırrı Aydoğan, projeyle ilgili şunları söyledi:

    “Bu proje, kentimize gelen kadınları, çocukları ve gençleri şehre entegre etmek için yaptığımız çalışmalardan biri. 45 çocukla başlayan bu çalışma ile belki ileride dünya sanatçıları yetişecek. Çocuklar ancak denerse bu işleri başarabilirler. Denemeden yeteneklerini bilemeyiz. Bu çalışmanın sonunda hepimiz bir şeyler öğreneceğiz. Kadınımız, erkeğimiz, büyüğümüz,küçüğümüz bir şeyler öğrenecek. Ancak önceliğimiz çocuklar. Hep beraber olalım, bu kent bizim. İleride her şey çok daha güzel olacak. Biz her zaman sizin yanınızda olacağız.”

  • Psikolog Kübra Şıvgın: “Darbe programları çocukların uyku saati sonrasına alınmalı”

    Psikolog Kübra Şıvgın, çocukların psikolojisinin çok fazla etkilenmemesi için aile bireylerinin mutlaka konuşmalarına dikkat etmeleri gerektiğinin altını çizerek, darbe ile alakalı programların çocuklar uyuduktan sonra izlenmesi gerektiğini söyledi.

    Okul öncesi çocukların televizyon programlarından çok fazla etkilenmemesi için ebeveynlere tavsiyede bulunan Psikolog Kübra Şıvgın, çocukların psikolojisinin çok fazla etkilenmemesi için aile bireylerinin mutlaka konuşmalarına dikkat etmeleri gerektiğinin altını çizerek, darbe ile alakalı programların çocuklar uyuduktan sonra izlenmesi gerektiğini söyledi.

    Psikolog Şıvgın, “Darbe programlarının çocuk üzerindeki etkisi saymakla bitirilemeyecek kadar çoktur. Herkes tedirginken çocuk en çok bu tedirginlikten rahatsız olur” dedi.

    “Evde yapılan konuşmalar çocuk psikolojisini daha fazla etkiler”

    Psikolog Şıvgın, “Danışanlarımdan aldığım en çok şikayet çocukların yaşadığı korkular. Çocuğun düşüncesine aile mutlaka inmeli ama bu süreci anlatırken de tezatlıklar yaşatılmaması gerekir. Aile içerisinde yapılan konuşmalar çocuğu korkuya itiyor. Çocuk aslında görmediği şeylerin korkusunu yaşamakta. Siyasi programlarda ülkenin gerçekleri anlatılırken çocuğun seviyesine de inilmesi mümkün değil” diye konuştu.

    “Darbe programları çocukların uyku saati sonrasına alınmalı”

    Darbe programlarının geç saatlere alınmasının çok önemli ama tek başına bir etken olmadığını anlatan Şıvgın, şöyle konuştu:

    “Çocuk güvendiği kişiden (anne-baba) ağırlıklı olarak emin olur. Çocuğun psikolojisinin düzelmesi için anne babanın evde her şeyine dikkat etmesi ve çocuğunu da bu gerçekler noktasında eğitebilmesi gerekir. Aile dikkatli olmalı, süreci çok hisseden insanlar çocuklara gerçeği anlatabilmeli ama psikolojisine uygun şekilde.”

    “Öğretmenler duyarlı olmalı”

    Öğretmenlerin duyarlı olması gerektiğini belirten Şıvgın, “Öğretmen sınıfta mutlaka anlatabilmeli ama duyarlı şekilde bilinçlendirme yapılabilmeli, çocuğun yaşadığı süreci sorunsuz şekilde atlatabilmesi için zamanı öğretmenin ve çocuğun rol-model aldığı ailesinin iyi değerlendirmesi gerekir. Kendi psikolojimiz farklı çocuğun içerisinde olduğu psikoloji farklı bir şeydir” ifadelerini kullandı.

  • Savaş mağduru çocukların futbol heyecanı

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaşayan Suriyeli çocuklar, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda gönüllerince eğlendi.

    Göztepe Bodrum Futbol Okulu ev sahipliğinde düzenlenen “Bodrum Çocuk Zafer Kupası”nda Suriyeli çocuklarla Türkiye karması dostluk maçı yaptı. Büyük bir coşku ile karşılanan çocuklar neye uğradığını şaşırdı. 330 çocuk tarafından Yalıkavak Stadı’nda karşılanan çocuklara oyuncak ve kıyafet hediye edildi.

    30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Yalıkavakspor Stadı’nda gerçekleşen futbol turnuvasında 330 minik krampon dostluk için ter döktü. Sporun birleştirici ve iyileştirici gücünü kullanarak savaş mağduru Suriyeli çocuklar ile dostluk ve yardımlaşma amacı ile bir araya gelindi. Muğla ve İzmir’den toplam 8 futbol okulunun bir araya geldiği etkinlikte Bodrum’a bağlı İslamhaneleri Mahallesinde yaşayan Suriyeli ailelerin çocukları ise adeta çocukluklarını yaşadı.

    Stat girişinde karşılandılar

    Stat girişinde diğer çocuklar tarafından karşılanan Suriyeli 20 çocuğa Göztepe Spor Kulübü tarafından içinde spor malzemeleri olan çantalar hediye edildi. Daha sonra aileler tarafından hazırlanan yiyecekler hep birlikte afiyetle yenildi. Sporcularının yanlarında getirdikleri ihtiyaç fazlası oyuncak ve eşyalardan bazıları yaşıtları tarafından Suriyeli çocuklara hediye edildi.

    Papatya: “Son derece mutluyuz”

    Göztepe Futbol Kulübü Başkan Vekili Talat Papatya, yaptığı açıklamada, “Savaş mağduru olan Suriyeli küçük kardeşlerimizi burada ağırlamaktan son derece mutluyuz. 8 tane spor kulübü ile beraber dostluk, barış içerisinde bir gün geçirmek, sıcak havaya rağmen coşku içerisinde bir gün geçirmek gerçekten çok güzel. Hayırlı uğurlu olsun diyorum” dedi.

    Bodrum-Göztepe Futbol Okulu Sorumlusu Emrah Çatak ise, “330 çocuğun oluşturduğu enerjiyi gelen 20 tane Suriyeli minik dostumuzla paylaşacağımız keyifli bir organizasyon oluşturduk. Çocuklar, kendilerinin içinden gelen oyuncaklarını, kıyafetlerini, ihtiyaç fazlası eşyalarını Suriyeli kardeşleri ile paylaşmak için buraya getirdiler. Annelerimiz evde börekler, çörekler yaptılar” şeklinde konuştu.

    Bodrum’da yaşayan Suriyeli çocuklardan oluşan takım ile Türkiye karması arasında oynanan dostluk maçında renkli görüntüler ortaya çıktı. Ülkelerinde top oynama şansı bulamayan minikler sahada bir o tarafa bir bu tarafa topun peşinde koşarak gol atmak için birbiriyle yarıştı.

  • Suriyeli çocukların dramı

    Suriye’de yaralanan çocuklara Türkiye sahip çıkıyor.

    Suriye’de rejimin saldırısı sonrası yaralanan hatta yanan çocukların tedavi süreçleri Türkiye’de yapılırken çocuklara psikolojik destek de veriliyor.

    Sınır bölgesinde yetimler ve engelli çocuklar için mücadele verdiklerini anlatan Ümmetin Yetimleri Derneği, Başkanı Yaşar Kocadal, yetim çocuklar ve savaş alanın da engelli duruma gelen pskolojisi bozuk çocukların bakımları ve tedavilerine dernek olarak öncelik verdiklerini söyledi.

    Kocadal, “Masum çocuklar kimi zaman Halep’ten kimi zaman Şam bölgesinden gelmekteler. Savaşın en büyük acılarını da bu çocuklar yaşamakta, bu çocuklar için zamanında ve komplike çözümler üretilemediğinden süreç uzadıkça çok ağır tahribatlar oluşmakta.” dedi.

    Devlet hastanelerinde de yoğunluğun olduğunu bildiren Kocadal, “Devlet hastanelerindeki yoğunluk, randevu tarihlerinin uzunluğu, üniversite ve devlet hastaneleri arasındaki sevk sorunu özellikle sınır illerindeki devlet hastanelerinde tedavi sürecine başlayan fakat sevk edilen hastaların yeni kimlik çıkarma sorunu tedavi ve iyileşme sürecini çok olumsuz etkilemekte.” diye konuştu.

    Yaşadıklarını anlatan ve Devletin her kademede yardımcı olduğunu ifade eden Kocadal sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bunlarla birlikte çocukların sosyo-psikolojik destek almadıklarını dış dünyaya tamamen kapalı bir durumda yaşayan çocukların psikolojilerinin çok kötü durumda olduğunu biliyoruz. Çocukların tedavi süreçleri ve yaşadıkları olumsuzluklar bir yana Türkiye’de bulunamayan Türk vatandaşlarının bile zor temin edebildiği ithal yanık ilaçlarının ücretleri de zaten ekonomileri çok kötü durumda olan yanık hastası muhacir aileleri çok daha zor duruma düşerken devletimiz bu çocuklar için desteğini hiç esirgemiyor. Yardımsever vatandaşlarımızdan özellikle bu çocuklar için yanık bezleri, pansuman malzemeleri, yanık kremleri gibi temel ihtiyaç maddelerini beklemekteyiz.”