Etiket: Çocuklarımızın

  • Milli Eğitim Bakanı Selçuk: “Otizmli çocuklarımızın uzaktan eğitimleri için de içerikler hazırladık”

    Milli Eğitim Bakanı Selçuk: “Otizmli çocuklarımızın uzaktan eğitimleri için de içerikler hazırladık”

    Isparta’da çevrim içi düzenlenen otizm kongresinin açılışına katılan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Covid-19 salgınının otizm spektrum bozukluğu bulunan çocuklar için de büyük güçlükler oluşturduğunu belirterek, “Bunun farkındayız. Eğitim faaliyetlerimizi uzaktan eğitim çalışmalarıyla gerçekleştirdiğimiz bu dönemde bu çocuklarımızın ihtiyaçları için de içerikler hazırladık. Mobil uygulamalar oluşturduk” dedi.

    Isparta Valiliği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) işbirliğinde düzenlenen Isparta Otizm Kongresi, 4-7 Şubat tarihleri arasında çevrim içi olarak gerçekleştiriliyor. Alanında uzman birçok eğitimci ve akademisyenin konuşmacı olarak katılacağı kongrenin açılış konuşmasını Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk yaptı. Açılışa Isparta Valisi Ömer Seymenoğlu ve SDÜ Rektörü Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı da katıldı.

    Bu tür toplantıların önemli olduğunu belirten Bakan Selçuk, “Otizm spektrum bozukluğu bulunan çocuklarımız bütün özel gereksinimli çocuklarımız gibi ailelerine olduğu üzere bizlere de verilmiş olan son derece hassas emanetler. Bu emanetlere sahip çıkmak, eğitim başta olmak üzere tüm hak ve özgürlüklerine katkı sağlamak, yardımcı olmak bizim görevimiz” dedi.

    Tüm özel gereksinim ihtiyacı olan çocuklar gibi otizm spektrum bozukluğu olan çocukların da potansiyellerini en üst seviyede gerçekleştirmenin toplumsal bir ödev olduğunu ifade eden Bakan Selçuk, “Bu konferans vesilesiyle çocuklarımız hakkında daha derin bir istişare yapabilmek, yeni bilgilerle teşhis olabilmek ve dünyadaki gelişmeleri takip edebilmek mümkün olacak. Bilim insanları ve hem de uygulamadaki öğretmenlerimiz, velilerimiz ile öğrencilerimiz açısından kıymetli olduğunu düşünüyorum” dedi.

    “8 saat bireysel, 4 saat de grup eğitiminin hizmet bedelleri bakanlığımızın sorumluluğunda”

    Milli Eğitim Bakanlığının otizm spektrum bozukluğu bulunan çocuklara sunduğu hizmetlere değinen Bakan Selçuk, “Öğrencilerimize sürdürülebilir, kaliteli eğitim faaliyetleri gerçekleştirebilmek son derece kritik. Okul öncesi eğitimde de zorunlu eğitime dahil edilmeleri çok hayati bir mesele. Bunu yapıyor olmaktan da tabi ki mutluluk duyuyoruz. Evlatlarımızın özel eğitim değerlendirme kurul raporu doğrultusunda eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinden aldıkları 8 saat bireysel, 4 saat de grup eğitiminin hizmet bedelleri bakanlığımızın sorumluluğu altında. Onların sahip oldukları haklardan mahrum olmamaları için de arkadaşlarımızla beraber yoğun çabanın içerisindeyiz. Tam zamanlı kaynaştırma, bütünleştirme yoluyla eğitimlerini sürdüren bu öğrencilerimiz ihtiyaç duyulduğunda kendi okullarında, kendi öğretmenleri tarafından destek eğitim odalarında ek eğitim öğrenim alabiliyorlar. Aynı zamanda Türkiye genelinde öğrencilerimizin faydalandığı 566 meslek edindirme atölyesi, 133 özel eğitim sınıfı, 601 destek eğitim odası, 220 uygulama evi belli standartlara kavuşturuldu. Bu standartlar çerçevesinde hizmet vermeye devam ediyor. Sağlık problemi nedeniyle örgün eğitim programından doğrudan yararlanamayacak durumdaki öğrencilerimize de ev ve hastanede eğitim hizmeti veriyoruz” diye konuştu.

    “Salgın otizmli çocuklarımıza büyük güçlükler çıkardı”

    Bakan Selçuk, korona virüs salgını sürecinin herkesin hayatında belli kısıtlamalara yol açtığı gibi bu kısıtlamaların otizm spektrum bozukluğu bulunan çocuklar için de büyük güçlük ortaya çıkardığını söyledi. Bakan Selçuk, “Bunun farkındayız. Bizler eğitim faaliyetlerimizi uzaktan eğitim çalışmalarıyla gerçekleştirdiğimiz bu dönemde bu çocuklarımızın ihtiyaçları için de içerikler hazırladık. Mobil uygulamalar oluşturduk. Özel eğitim okulları ve kaynaştırma eğitimine devam eden tüm öğrenci velileri için ‘Özelim Eğitimdeyim’ adlı mobil uygulamayı hayata geçirdik. Çerçeve uzaktan eğitim programı dahilinde etkinlikler hazırlandı. Özel çocuklara özel materyaller kapsamında bir takım araç ve gereçler hazırlandı” ifadelerini kullandı.

    “Eğitim şehri Isparta otizmin tam farkında değil”

    Isparta Valisi Ömer Seymenoğlu da kentin bir eğitim şehri olduğunu belirterek, bu tür kongrelerin önemli olduğunu söyledi. Isparta’nın eğitim şehri olmasına rağmen otizmin tam farkında olunmadığını ifade eden Vali Seymenoğlu, “Onun için diyoruz ki ‘Isparta Valiliği olarak otizmi yaşayan, farkında olan herkesle otizmin farkındayız.’ Bu çocuklarımıza sağlık ve eğitim imkanlarımızla her zaman katkı sunacağız. Otizm sadece bir hastalık değil. Sadece bunun tedavi yöntemi sağlık yöntemiyle yapılan bir hastalık değil. Biz eğitimin de olmazsa olmaz olduğunu, biz otizmli çocuklar ve aileleriyle eğitim yoluyla buluşabildiğimiz takdirde, farkındalığı arttırabildiğimiz takdirde bu mücadeleden başarılı çıkacağımıza inanıyorum” dedi.

    Açılış konuşmalarının ardından kongre farklı konuların işlendiği oturumlarla devam ediyor. Kongre 7 Şubat’ta sona erecek.

  • Bakan Selçuk: “Kız çocuklarımızın başarısı konusunda pozitif ayrımcılık yapacağız”

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Kız çocuklarımızın başarısı konusunda pozitif ayrımcılık yapacağız” dedi.

    Bir dizi açılış ve temaslarda bulunmak üzere öğlen saatlerinde helikopterle Ağrı’nın Tutak ilçesine giden ve buradaki ziyaretlerinin ardından karayolu ile Ağrı merkeze gelen Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, hayırsever iş adamı Şinasi Ünsal tarafından yaptırılan 24 derslikli Şinasi Ünsal Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinin açılışına katıldı. Öğrencilerin yoğun sevgi gösterileri ile karşılaşan Bakan Selçuk, yaptığı konuşmada iş adamı Şinasi Ünsal’a teşekkür ederek, bu tür hizmetlerin sayısının artması gerektiğini söyledi. Kız çocuklarının okullaşmasının Türkiye açısından çok kıymetli olduğunu belirten Bakan Selçuk, “Böyle güzel okullarımız arttıkça biz artık derslik sayısı, öğretmen sayısı ve bazı altyapı unsurları açısından değil dünya ile yarışmak için dert ve tasa sahibi olacağız. Bizim sadece bu tarz okullara sahip olmamız değil, bizim Türkiye ile dünya ile yarışmamız lazım. Bizim küresel rekabete girmemiz lazım. Aksi takdirde bu memleketin geleceğini sağlıklı olarak kuramayız. Ama ben umutluyum, ben görüyorum ki çocuklarımız heyecanlı, öğretmenlerimiz heyecanlı. Bu ülkede eğitim sisteminin kalkınması için herkes elinden geleni fazlasıyla yapıyor” ifadelerini kullandı.

    “Onların sadece Ağrı ile sıkışıp kalmasına izin vermeyin”

    Ağrı’nın eğitim sıralamasında daha yukarılarda olması gerektiğini ifade eden Selçuk, öğrencilerin ailelerine de tavsiyelerde bulundu. Ailelerin öğrencilerin önünü açması gerektiğini kaydeden Bakan Selçuk, “Ailelerden de özellikle istediğimiz şey çocuklarınızın daha fazla okuması, Türkiye’de, dünyaya açılması konusunda onlara destek olun lütfen. Onların sadece Ağrı ile sıkışıp kalmasına izin vermeyin. Onların bütün Türkiye’yi tanımasına imkân sağlayın. Hep beraber biz de burslarla destek olalım. Kız çocuklarımızın yurt dışına, Avrupa’ya, Amerika’ya, Uzak Doğu’ya gitmesinin yolunu açın. Ki onlar dünya için bir şey sağlasınlar, insanlık için bir şey sağlasınlar, Türkiye için bir şey yapsınlar. Özellikle kız çocuklarımızın başarısı konusunda pozitif ayrımcılık yapacağız, daha fazla hizmet sağlayacağız, daha fazla kaynak sağlayacağız” şeklinde konuştu.

    Bakan Selçuk’un konuşmasının ardından dualar eşliğinde kurdele kesilerek okulun açılışı gerçekleştirildi. Okulu gezen Bakan Selçuk, öğretmenler odasında öğretmenlerle bir araya geldikten sonra Ağrı Valiliğine geçti. Bakan Selçuk, valilikte kendisine çiçek sunan çocuklarla yakından ilgilenip sohbet ettikten sonra şeref defterini imzaladı. Vali Süleyman Elban ve AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi, Bakan Selçuk’a çeşitli hediyeler takdim etti. Bir süre valilikte kalan Bakan Selçuk, daha sonra Ahmed-i Hani Havalimanı’ndan uçakla Ankara’ya hareket etti.

  • Başkan Çelik: “Çocuklarımızın imkanlarını artıracağız”

    Kayseri Bilim Merkezi’nin düzenlediği Bilim Şenliği’nde güneş enerjili araç yarışının başarılı öğrencileri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik’i ziyaret etti. Başkan Çelik, öğrencilere çeşitli hediyeler verdi.

    Kayseri Bilim Merkezi tarafından düzenlenen 3. Kayseri Bilim Şenliği geçen hafta gerçekleştirildi ve Bilim Şenliği kapsamında güneş enerjili araç yarışı da yapıldı. Sadece ortaokul ve liselerden öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen yarışmada başarılı olan Rauf Denktaş Ortaokulu ve Yunus Büyükkuşoğlu İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik’i ziyaret etti.

    “GELECEĞİMİZ OLAN ÇOCUKLARIMIZIN İMKANLARINI ARTIRACAĞIZ”

    Çocuklarımızın ülkemizin geleceği olduğunu ve bu nedenle onları her konuda en iyi şekilde yetiştirmek için gayret göstereceğimizi ifade eden Başkan Mustafa Çelik, “Ülkemizin geleceği öğrencilerimiz. İnşallah aralarından önemli bilim adamları çıkacak. Bilime ve teknolojiye ilgilerini ortaya çıkarmak, gerekli imkanları sağlayarak onlara omuz vermek istiyoruz. Bu yüzden Bilim Şenliği’ni, Kitap Fuarı’nı yapıyoruz. Gençlerimiz daha çok okuyacak, daha çok araştıracak ve daha iyisini yapacak” diye konuştu. Başkan Mustafa Çelik, öğrencilere çeşitli hediyeler de verdi.

  • Yrd. Doç. Dr. Yavuz Samur : “Sanal ortamlarda çocuklarımızın elini bırakmayalım”

    Çocukların teknoloji kullanımı üzerinde kontrolünün kaybolması ve teknolojiyi ölçüsüz kullanması çok ciddi zararlara sebep oluyor. İnternet bağımlılığının günden güne artmasından dolayı uyarılarda ve tavsiyelerde bulunan Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Yavuz Samur anne ve babalar için, “Çocuğunuzun internet bağımlısı olduğunu nasıl anlarsınız?” sorusuna da cevap verdi.

    Gelişen teknolojinin avantajlarının yanı sıra dezavantajları da insan hayatını etkiliyor. Bunlardan birisi de internet bağımlılığı ve günden güne artan hatta çocuklara kadar inen bir problem haline geldi. Bütün bağımlılıkların ortak noktasının kişinin kendisinden çok çevresindekilerin etkilenmesiyle ilgili olduğunu vurgulayan Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Yavuz Samur’a göre de: “Çocukların sosyal medyada bulunmadığı ve internete bağlı olmadığı anlarda sinirlenmesinin sebebi bağımlılık özelliklerini gösteriyor.”

    Çocukların teknoloji bağımlısı olmalarındaki en büyük etkenin aileleri olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Yavuz Samur, “Çocuklar aslında doğuştan fiziksel nesnelere yönelim gösterirler ancak veli sürekli olarak onları teknolojiyle uyutmaya, yemek yedirmeye, dikkatlerini çekmeye, sakinleştirmeye, susturmaya çalıştıkça onlar da teknolojik cihazlara yönelirler. Dolayısıyla aslında teknoloji bağımlılığı diye bir şey yoktur, ancak çocuğuyla ilgilenmeyen, onlarla verimli vakit geçirmeyen ve onların ihtiyaçlarını gidermeyen anne-baba vardır” dedi.

    “Teknoloji tüketimden çok üretim için kullanılmalı”

    Çocuğun sosyal medyada bulunmadığı ve internete bağlı olmadığı anlarda sinirlenmesinin sebebinin bağımlılık özelliklerini gösterdiğini ifade eden Samur, “Sürekli aklı internette olan çocuklar, arkadaşlarıyla dışarıda vakit geçirmek yerine internet ve bilgisayar ile ilgilenmek istiyor olabilir. Çocukların ödevleri, sosyal ve spor etkinlikleri, yemeği, uykusu, arkadaşlık ilişkisi ve ailesi ile ilgili olan ilişkileri gibi kendisinin etrafındaki birçok durum onları etkiliyor. Anne-babanın çocuğunun teknolojiyle aşırı ilgilenmesi, oynaması, zaman geçirmesi ile ilgili olarak şikayeti var ise bu bir belirtidir” ifadelerini kullandı. Her zaman bilinçli ve etik bir teknoloji kullanımını vurguladıklarını da ifade eden Yrd. Doç. Dr. Yavuz Samur, “Öğrenciler sadece bilgisayarın başında ödevi için araştırma yaptıklarında, makale, sunum hazırlıyor ve yazılım dillerini öğreniyorsa ancak o şekilde üretim yapabilirler. Biz bunu daha çok tavsiye ediyoruz. Teknolojiyi tüketimden ziyade üretim odaklı kullanıyorlarsa burada ancak bu şekilde doğru bir amaçla kullanmış olurlar” dedi.

    “İlkokul İçin 1 Saat, Ortaokul İçin 2 Saat”

    Pediatri derneklerinin 0-2 yaş arasındaki çocuklar için mümkün olduğunca teknolojiden uzak bir hayat, 3-6 yaş için günde maksimum 45 dakika ekran süresi, ilkokul için 1 saat, ortaokul için 1 buçuk saat ve lise için de 2 saat ekran süresi tavsiye ettiklerini söyleyen Samur, “Bunun yanında çocukların ekran kullanımlarında mutlaka anne baba çocukla maruz kaldığı içerik hakkında sohbet etmeli ve pasif bir tüketimden ziyade aktif bir etkileşim gerçekleştirilmelidir. Eğer anne ve baba çocuklarının hafta içi hiç teknoloji kullanmadığını ama hafta sonu izin verdiklerini söylüyorsa, orada veli-çocuk ilişkisi her şeyden daha önemlidir” dedi. Çocukların yaşına uygun dijital oyunlar oynayabileceğini, sosyal medyada yer alabileceğini ve video kanallarını da ziyaret edebileceğini belirten Samur, velilerin sanal ortamlarda da çocuklarının elini bırakmaması gerektiğinin önemine vurgu yaptı.

  • “Çocuklarımızın aklını şekillendiren teknolojilere göre öğrenme alanlarını değiştirip, şekillendireceğiz”

    Girne Amerikan Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yöneticiler Kurulu Başkanı Serhat Akpınar, Kuzey Kıbrıs’ta eğitim sektöründe, ‘farkındalılık’ kavramının, tüm kurumlar tarafından koşulsuz kullanıldığını, GAÜ’nün ise; farkındalılık kavramının ‘farklılık’ olmadan, yüksek eğitimde gereken kalite paydasına eklenemeyeceğini öngördüğünü dile getirdi.

    Katıldığı bir TV programında kendisine yöneltilen bir soruyu yanıtlarken; Girne Amerikan Üniversitesi’nin 30.uncu yılından, 50.inci yılına uzanacak perspektifinin ‘nasıl olacağını’ anlatan Akpınar; “Hayalperest yeni nesillerin matematik, fen ve mühendislik bilimlerine karşı iştahı artıyor. Bugünün çocukları, yarının mucitleri olacak bu yeni kuşağın; kullanacakları sınıfları hazırlamak için bugün erken midir? GAÜ, bu soruya net cevap veriyor: Çocuklarımızın aklını şekillendiren teknolojiler neye benzeyecek ise, ‘Öğrenme Alanlarını’ da buna göre tamamen değiştirip, şekillendireceğiz.” şeklinde konuştu.

    Kurucu Rektör Akpınar, Girne Amerikan Üniversitesi bünyesindeki ‘Okullar Grubu’ nda; Teknolojinin sınıfları nasıl değiştireceği konusunda da “Her öğrenciye bir dizüstü bilgisayar gibi basit fikirlerden söz edilmeyen, öğrencinin nefes alışverişini, yüz ifadelerini ve hatta yazı yazma hızını ölçebilen; bu sayede öğrencilerin derslere veya eğitim ortamına nasıl tepki verdiğini öğretmene bildirebilen bir biyometrik teknolojileri ile ilgili olarak artık, fikir atölyelerinde tartışmalar yapılabiliyor. Gözümüzün gerçek dünyada gördüğü şeylerin üzerine; bilgi veya resim ekleyen, birer ekran görevi görmesini sağlayan, artırılmış gerçeklik gözlüklerinin sınıflarda kullanılması, hatta artırılmış gerçeklik gözlükleri sayesinde, her öğrencinin, ders anlatan öğretmeni video olarak da karşısında da görebildiği gerçeklikler;50’inci yıl perspektifimize bir giriş olarak değerlendirilmelidir.” dedi.