Etiket: çocuklar

  • Öğrenciler Türkçe Ve İngilizce ’Çocuklar Ölmesin’ Kaligrafisi Oluşturdu

    Malatya’da 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte 700 öğrenci ile mesaj veren kaligrafi oluşturuldu. Etkinlikte oluşturulan kaligrafi, havadan çekimlerle görüntülendi.

    Malatya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi tarafından Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikle dünyaya barış mesajı verildi. Kırmızı Hayatın Rengi Olsun Projesi kapsamında düzenlenen etkinlikte öğrenciler, Türkçe ve İngilizce ’Çocuklar Ölmesin’ kaligrafisini oluşturdu.

    Büyükşehir Belediyesi hizmet binası arkasındaki alanda düzenlenen etkinliğe Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, AK Parti İl Başkanı Hakan Kâhtalı, Büyükşehir Genel Sekreter Yardımcısı Ertan Mumcu, daire başkanları, şube müdürleri ile öğrenciler ve öğretmenler katıldı.

    Etkinlikte, Sümer Ortaokulu ve Hacı İbrahim Işık İlkokulu öğrencileri tarafından oluşturulan ’Çocuklar Ölmesin’ kaligrafisi, havadan çekim helikopteri ile görüntülendi.

    Günün anlam ve önemi dolayısıyla Hacı İbrahim Işık İlkokulu öğrencilerinden Melike Aktaş tarafından bir basın açıklaması yapıldı. Aktaş, “Bölüşmeyi en güzel çocuklar bilir” diyerek başladığı açıklamada şunlara yer verdi:

    “En sevdiğim varlığı; Annemi işte, kardeşimle paylaşabiliyorum. Arkadaşlarımla masumca her şeyi bölüşebiliyorum. Bölerken sevgiyi katıyorum ve gülümsüyorum. Uzatırken ellerim sıcacık ve kalbim. Anlamadığım şu ki bölüşerek yaşamak, güzellik sevgi dostluk getirmesi gerekirken ölüşme ve ağlaşma getiriyor olması. Bana garip gelen bu çelişki neden büyüklerin canını yakmaz ki. Ne kıyıya vuran Suriyeli çocukları, ne kurşunlara hedef olan Filistinli çocukları ne Bosna’nın toplu mezarlarında uçuşan kelebekleri ne onca maden içinde hiçe sayılan açlıktan ölen Afrikalı çocukları, ne elleri bağlanarak suya atılan Arakanlı çocukları ne Türkistan’ın mazlum çocuklarını ne de ülkemin teröre kurban giden nice fidanlarını çocuklarını unutmadım. Unutulur mu ki. Hangi coğrafyada olursa olsun ölen çocuklar unutulur mu ki. Bir sevgi aşısı bulunsa ve zerk edilse büyüklerin yüreklerine acaba diyorum acaba çocuklar ölmeden yaşanır bir dünya olabilir mi? Çocukça kardeşçe.”

    Daha sonra Azra Can adlı öğrenci tarafından Dünya Çocuk Hakları Beyannamesi’nden bazı bölümler okundu.

    Etkinlikte bir konuşma yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, çocukların dünyaya güzel bir mesaj verdiğini vurgulayarak, “Bu bir barış mesajı. Çocukların verdiği barış mesajı, çok önemli, çok anlamlı. Bugün de çok önemli bir gün; Dünya Çocuk Hakları Günü. Çocuklarımızın bilinçlenmesi adına, sorumlulukları adına gerçekten çok güzel bir görev yerine getirdiler ve buradan dünyaya güzel bir mesaj vermiş oldular. Her gün istisnasız çocukların katledildiklerini, çocukların yetim öksüz bırakıldığını ekranlardan her zaman izliyoruz. Dolayısıyla bu mesajın yerine ulaşmasını ve dünyada çocuklar için barış getirmesini ben de yürekten temenni ediyorum. Bu güzel etkinliğe katıldıkları için çocuklarımıza teşekkür ediyorum, bütün hocalarımızı da kutluyorum. Çocuklar ölmesin. İfadelerini kulandı.

  • Çocuklar Çizgi Film Karakterleri İle Eğleniyor

    Elazığ Belediyesi, kentteki parklara çocukların sevdiği çizgi film kahramanlarının figürlerini yerleştirdi.

    Elazığ Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, kentteki parklara çocukların sevdiği çizgi film kahramanları Keloğlan ve Bugs Bunny karakterlerinin figürlerini yerleştirdi. Çizgi film kahramanlarını parklarda gören çocukların mutlulukları gözlerinden okundu. Konuya ilişkin belediyeden yapılan açıklamada, “Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından çocukların parklarda daha çok vakit geçirmeleri ve gönüllerince eğlenmeleri amacıyla şehrin çeşitli parklarına 3 tane Keloğlan ve 3 tane Bugs Bunny karakterlerinin figürleri yerleştirildi. Ayrıca ekipler tarafından parklara, ufo, dönence ve ipli tırmanma oyun gurupları da konuldu” denildi.

  • Engelli Çocuklar Yangın Tatbikatı Yaptı

    Çankırı Belediyesi, “yaşam boyu öğrenme” çalışmaları kapsamında özel öğrencilere yönelik etkinlik düzenledi.

    İtfaiye Müdürlüğü bahçesinde bir araya gelen özel eğitim alan öğrenciler, itfaiye erleri ile birlikte tatbikat gerçekleştirdi. Belediye Engelli Koordinasyon Merkezi sorumluları ile birlikte etkinliğe katılan TOKİ İlk ve Orta Okulu ile İsmail Hakkı Karadayı İlkokulu engelsiz sınıf öğrencileri, tatbikattan önce itfaiye elbiselerini giydi.

    Minik itfaiyeciler, itfaiye Müdürlüğünün yangın ve kazalara müdahalede hangi araç ve donanımları kullandıklarını öğrendi. K9 cinsi arama ve kurtarma köpekleri ile tanışan minkler, yangın tüpünü kullanmayı da öğrendi. Özel öğrenciler, küçük tatbikatta önemli bilgiler öğrenirken eğlenceli vakit de geçirdi.

    Etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getiren okul öğretmenleri, Belediye Başkanı İrfan Dinç’e teşekkür etti. Başkan Dinç’in öğrencilere büyük önem verdiğini belirten İtfaiye Müdürü Ahmet Semerci’de, itfaiye ve yangın eğitimini Çankırı’daki diğer özel öğrencilere de vermek istediklerini dile getirdi.

  • (Özel) Suriyeli Çocuklar Okul Sırasında Değil İş Başında

    Türkiye’de 400 bin Suriyeli çocuk okula gidemiyor. 2.2 milyon Suriyeli mültecinin yüzde 34’ünün okul çağındaki, yüzde 20’sinin de 0-4 yaş arası çocuklardan oluştuğunu söyleyen Mültecilerle Dayanışma Derneği (MülteciDer) İdari Koordinatörü Pırıl Erçoban, “Çocukların artık işten, tezgah başından, tekstil atölyesinden, ayakkabı makinesinin başından, inşaattan alınıp okullara döndürülmesi lazım” dedi.

    New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (HWR)’nün raporuna göre Türkiye’de 400 bin Suriyeli çocuk ekonomik zorluk ve dil engeli nedeniyle okula gidemiyor.

    Türkiye’de yaşayan 2.2 milyon Suriyelinin yüzde 34’ünün okul çağındaki, yüzde 20’sinin de 0-4 yaş arası çocuklardan oluştuğunu belirten MülteciDer İdari Koordinatörü Pırıl Erçoban, sadece 212 bin civarında Suriyeli çocuğun okula gidebildiğini, bunların az bir bölümünün Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda eğitim görebildiğini kaydetti. Ekonomik nedenlerle okula gitmek yerine çalışmak durumunda binlerce Suriyeli çocuğun bulunduğunu ifade eden Erçoban, “Çocukların artık işten, tezgah başından, tekstil atölyesinden, ayakkabı makinesinin başından, inşaattan alınıp okullara döndürülmesi lazım. Bunun için hem devletin, hem sivil toplumun hem de uluslar arası kuruluşların öncelikli bir çalışma alanının olması lazım” diye konuştu.

    “CİDDİ BİR KAYIP NESİL SÖZ KONUSU”

    Okulsuz Suriyeli çocuk sorununun 5 yıldır süren bir sorun olduğunu dile getiren Erçoban, kimi çocukların okula hiç kayıt olmadığını, kiminin ise Suriye’de eğitim görürken Türkiye’ye döndükten sonra eğitimine devam edemediğini söyledi. Ciddi bir kayıp neslin söz konusu olduğunu vurgulayan Erçoban, şöyle konuştu: “Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okula gidenlerin oranı az. Büyük çoğu Geçici Koruma Merkezi veya ‘Suriye Okulları’ diye adlandırılan gözden geçirilmiş Suriye müfredatının okutulduğu, ağırlıklı olarak Arapça derslerin okutulduğu merkezlerde eğitim görüyorlar.”

    “ÇOCUKLAR ÇALIŞTIKLARI İÇİN OKULA GİDEMİYOR”

    Okul sorununun başında ekonomik nedenlerin geldiğini ifade eden Erçoban, pek çok Suriyeli çocuğun ailesindeki yetişkinler iş bulamadığı için veya iş bulsa bile geçinemediği için okula gitmek yerine çalışmak zorunda olduğunu kaydetti. Özellikle 12-13 yaşından itibaren ciddi bir çocuk işçi durumu ile karşı karşıya olunduğunu belirten Erçoban, şunları söyledi: “Çocuklar çalıştıkları için okula gidemiyor. Geçici Eğitim Merkezlerin bir kısmı ücretli. Kırtasiye masrafları, ulaşım masrafları var. Aileler bunları karşılayamadıkları için çocukları okula gönderemiyor. Geçici Koruma Merkezleri her ilde yok. 25 kampta faaliyet gösteriyor. Kamplardaki okullaşma oranı yüzde 99 civarında ama dışarıdakiler için bu oran yüzde 25-30 civarında. Kamplar dışında bazı illerde Geçici Koruma Merkezleri de var ancak alt yapı yeterli değil.”

    “DEĞİŞEN MEVZUATTAN HABERLERİ YOK”

    Okula gidebilen Suriyeli çocukların büyük bir bölümünün Geçici Koruma Merkezlerinde eğitim gördüğünü, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullardaki okullaşma oranının çok az olduğunu dile getiren Erçoban, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eylül 2014’te Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge yayınladı. Eylül 2014’ten önce çocuklarını okula kayıt etmek isteyenlere ‘hayır kayıt edemezsiniz’ cevabı verildi. İnsanların bu mevzuattaki değişiklikten haberi yok. Diyelim ki haberi oldu; çocukların zaten dil sorunu var, uzun süre okulsuz kalmışlar. Çocukların yaşı ve seviyesine göre sınıflar belirleme konusunda bazı sorunlarla karşı karşıya kalınıyor. Bazı yerlerde okul idarecileri kapıdan geri çevirebiliyor. Aslında böyle bir yetkileri yok ama insanlar bunu bilmedikleri için değişiklik yok deyip geri dönebiliyor. Ciddi bir bilgi eksikliği var. Milli Eğitim Bakanlığının okullarındaki alt yapının gelişmesi gerekiyor. Çocuklara Türkçe destek derslerinin verilmesi gerekiyor. Aradaki zamanın kapatılması gerekiyor ama buna yönelik çalışma yok denecek kadar az. Çocukların önemli bir kısmı ekonomik nedenlerden dolayı okula gidemiyor.”

    “SERT DAVRANIŞLA KARŞILAŞABİLİYORLAR”

    Mülteci oldukları ve dil bilmedikleri için Suriyeli çocukların okulda diğer çocuklardan ilgi görmediğini, sert tavırla karşılaşabildiğini anlatan Erçoban, “Bize gelen pek çok veli, çocuklarını okula yazdırdıklarını ancak birkaç ay sonra çocuğun okula gitmek istemediğini belirtiyor. Bütün bunlar bir araya gelince karşımızda kayıp bir nesil var gerçekten. Bu çocukların aradaki zamanı kapatması, okul çağına gelecek çocukların iyi, kaliteli ve uluslar arası standartlarda eğitim alabilmesi için yapmamız gereken çok şey var. Yaklaşık 500 bin çocuk 5. yıla girmelerine rağmen hâlâ okulsuzsa bu çocukların hayatını çalmak anlamına geliyor” dedi.

    “DİL DESTEĞİ VERİLMELİ”

    Ağırlıklı olarak Arapça eğitimin verildiği Geçici Koruma Merkezlerindeki dil sorunu hakkında da konuşan Erçoban, şu ifadeleri kullandı: “Anadilde eğitimde herkesin hakkı ancak şunu söylemek gerekiyor; bu çocukları bu topraklarda yabancı ama şuanki duruma baktığımızda kendi ülkelerine güvenli bir dönüş ortamının oluşması çok yakın gözükmüyor. Dolayısıyla daha uzun süre buradalar. O zamana kadar geçecek seneler içerisinde çocukların dönmek isteyeceklerini pek varsayamıyoruz. Bu insanları bu toplumun bir parçası olarak kabul edip birlikte yaşamanın pratiklerini geliştirmek lazım. Dil önemli bir rol oynuyor. Bu anadillerini unutsunlar anlamına gelmiyor ama Türkiye’de daha rahat yaşayabilmeleri için hem çocuklara hem de yetişkinlere dil desteğinin verilmesi gerekiyor.”

  • Manisa Diyanet Spor’dan Çocuklar İçin Anlamlı Proje

    Manisa’da çocukların sanal ortam ve kötü alışkanlıklardan uzaklaştırılması, milli ve manevi değerlerinin bilinciyle spora yönlendirilmesi amacıyla, Manisa İl Müftülüğü öncülüğünde Diyanet Gençlik ve Spor Kulübü tarafından “Cami Gençliği Spor’da Buluşuyor” projesi başlatıldı. Proje kapsamında çocuklara spor malzemesi dağıtılırken, 6 branşta da spor kursları açılacağı bildirildi.

    Adnan Menderes Mahallesi’nde bulunan Şehzadeler Belediyesi Spor Tesisleri ve Kafeteryası’nda “Cami Gençliği Spor’da Buluşuyor” projesinin tanıtımı ve spor malzemesi dağıtımı amacıyla tören düzenlendi. Törene; Manisa İl Müftüsü Sinan Cihan, Şehzadeler İlçe Müftüsü Mehmet Cesur, Diyanet Gençlik ve Spor Kulübü Başkanı Murat Emgener, Wu Shu Manisa İl Temsilcisi Yusuf Çetinkaya, din görevlileri ve bölgede yaşayan çocuklar katıldı. Törenin açılış konuşmasını yapan Diyanet Gençlik ve Spor Kulübü Başkanı Murat Emgener, “İl Müftülüğümüzün öncülüğünde, bünyemizde bulunan branşlarda çocuklarımızın spor yapmalarını sağlamak, enerjilerini sanal alemde değil de spor yaparak atmalarına yardımcı olmak amacıyla bu projeyi başlattık. Ayrıca yine bu projeyle çocuklarımızın kötü alışkanlıklardan koruyarak, onlara milli ve manevi değerlerimizi benimseyen, dinini bilen, vatanını milletini seven ahlaklı birer genç olarak yetişmelerine yardımcı olmak için buradayız. Projede bize destek olan Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik ve personeline, Manisa Gençlik Hizmetleri Spor İl Müdürü Savaş Duman ve personeline çok teşekkür ediyorum. “ dedi.

    Projenin hayırlı olmasını dileyen Manisa İl Müftüsü Sinan Cihan ise cami imamlarının görevinin sadece vakit namazlarını kıldırmak olmadığını belirterek, sosyal sorumluluk kapsamında gençlere ağabeylik ve rehberlik bilinciyle çalışmalarına devam ettiklerini söyledi. Cihan, “Spor bizim biyolojik yapımızı sağlıklı hale getirir. Dengeli olarak yapabilirsek fiziki yapımız sağlıklı olur. Vücudumuzun sağlıklı olması yetmiyor tabi. Bir insanın toptan sağlıklı olabilmesi için gönül dünyasının da sağlıklı olması lazım, ruh dünyasının da sağlıklı olması lazım. O sağlığı da kazandıracak merkez camilerdir. Onun için biz istiyoruz ki bu yavrularımız hem fiziki olarak sağlıklı olsunlar hem de gönül dünyaları sağlıklı olsun. Hep iyiyi düşünsünler, hep iyinin güzelliğin peşinde olsunlar. İyilik gördükleri yere katkı sağlasınlar. Bunu istiyoruz. Bu projeler inşallah dengeli bir şekilde birbiriyle uyumlu olarak gerçekleştirildiğinde çok güzel sonuçlar alacağımızı ümit ediyoruz. Herkes sevinecek. Herkesin sevindiği bir dünyada üzülen olmaz. Herkes seviniyorsa o dünyada üzüntüye yer yoktur.” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından proje kapsamında 50 çocuğa spor malzemesi dağıtılırken; badminton, güreş, su sporları Wu Shu, masa tenisi, atletim olmak üzere toplam 6 branşta da spor kursları açılacağı bildirildi. Ayrıca çocuklar için sempozyumlar düzenlenerek, dini bilgiler ve Kur’an-i Kerim öğretimi de yapılacak.