Etiket: çocuklar

  • Prematüre çocuklar için pasta kestiler

    Prematüre çocuklar için pasta kestiler

    Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde “Yeni Doğan Prematüre Çocuk Haftası” etkinlikleri kapsamında serviste tedavi gören çocuklar için doğum günü kutlaması yapılarak yaş pasta kesildi. Eşiyle birlikte Gürcistan’a geziye giden Berna Özçelik burada doğum yapınca pramatüre bebeği de Erzurum’da tedavi altına alındı.

    Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yeni Doğan Bebek Ünitesinde düzenlenen programa yeni doğan bebek anneleri, doktorlar ve hastane personeli katıldı. Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yeni Doğan Çocuk Ünitesi uzmanlarından Doç. Dr. Hasan Kahveci, 17 Kasım Dünya Prematüre Günü etkinlikleri kapsamında böyle bir program düzenlediklerini belirterek, “Dünyada her yıl 15 milyon prematüre bebek doğmaktadır. Türkiye’de ise 150 bin bebek doğumu olmaktadır. Bunların 50 bini bin gramın altında olan bebeklerimiz, bu bebeklerimiz çok uzun süre yoğun bakım ünitelerinde kalıyorlar. Devlete, topluma, aileye sosyal, ekonomik ve tıbbi yükler oluşturuyor. Bu bebekler aileleri için çok ciddi sıkıntılara yol açabiliyor. Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi 35 yatak kapasiteli yoğun bakım ünitesi ile hizmet vermekte. Burada çok küçük prematüre dediğimiz çok ağır hastaları burada izliyoruz. Hastanemize 12 ilden hasta kabulü alıyoruz” diye konuştu.

    Doç. Dr. Hasan Kahveci, servise son olarak aldıkları hastalardan bir tanesinin Adana’dan Gürcistan’a geziye giden annenin erken doğum denilen 32 haftalık doğum yaptığını belirterek, “Hasta önce Artvin Hopa’ya geliyorlar, oradan da Erzurum’a geliyorlar. Bu hastamıza bugün en son göz muayenesini yaptırdık. Gözünde bir problem vardı, Perşembe günü memleketi olan Adana’ya gidecek ve orada göz tedavisine devam edilecek. Bulunduğumuz ünite en ağır hastalara bakabilecek bir üniteye sahiptir. Bebek 32 haftalık olarak dünyaya gelmişti ve çok küçük olduğu için erken doğum yapılmıştı. Bin 300 gram olarak dünyaya gelmişti. Hastamızda solunum sıkıntısı, beslenme sıkıntısı da vardı. Onların hepsi tedavi edildi. Şimdi taburcu olma aşamasına geldi. Bize gelen hastalara en az 2 kilograma gelmeden taburcu etmiyoruz. Solunum, beslenme ve oksijen sıkıntısı olmayan hastaları ancak taburcu edebiliyoruz. Hastanın Erzurum’a getirilmesinin en önemli faktörü Gürcistan’da pahalı olduğu için aile bizi tercih etti. Son olarak şunu söylemek gerekiyorsa prematüre bebeklerin doğumlarını elimizden geldiğimizce azaltmaya çalışıyoruz. Ama illa bebek doğacak ise bu uzman doğum uzman doktorlar gözetiminde olmalı. Bebekler taburcu olduktan sonra işlemleri bitmiyor, sık kontrol gerekiyor, göz kontrolleri yapılıyor, beslemeleri çok önemli, aşıları bizim istediğimiz gibi yapılması, bulunan ortamda hiç kimse sigara içmeyecek, grip olanların bu bebeklere dokunmamaları ve onları öpmemeleri, ancak eller iyice yıkandıktan sonra bebeğe dokunma olabilir, ayrıca eve gelen misafirlerin kesinlikle uyarılması, beslenme çok önemli iyi beslenmeye bebek kilo alamadığı için, hastalık tekrar kapabilir ve zeka ilerlemesi geç kalır, özellikle anne sütü çok önemli. Anne sütü bir damla dahi olsa kesinlikle bebeklere verilmeli” dedi.

    Anne Berna Özçelik, Adana’da ikamet ettiklerini ve eşiyle birlikte Karadeniz gezisine çıktıklarını ifade ederek, “Biz Adana’da yaşıyoruz, 15 Ekim 2019 tarihinde eşimle birlikte Karadeniz turuna çıkmıştık. Daha sonra bir günlüğe Gürcistan’a geçtik ve Batum’da doğum gerçekleşti. Mecburi doğum olayı gerçekleşti. 32 haftalık ve bin 230 gram olarak bebek dünyaya geldi. Batum’da 15 gün kadar tedavi gördük. Orada günlük kuvöz ücreti 2 bin lira olduğu için ayrıca doktorlar tedavinin devam etmesi için 15 gün geçmesi gerektiğini söylediler. Bebeğin beyninde nokta kadar bir kanama meydana gelmiş. Batum’da bulunuyorduk. Hopa’dan Türk Ambülansları bizim yanımıza gelerek bizleri oradan alarak Hopa’ya getirdiler. Hopa’da da yeterli kuvöz olmadığı için Hasan hocam bizleri kabul etti, Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi getirdiler. Burada çok şükür bebeğimiz iyileşti. Şimdi 2 bin yüz grama kadar geldi. Perşembe günü taburcu oluyoruz. Bizlere yardım eden her kese teşekkür ediyoruz. Adana ve Erzurum arası 14 saat ama aile bildiğimiz kişiler bizlere Adana’yı aratmadılar sağ olsunlar. Bebeğimizin göz problemi var oda inşallah iyi olacak” diye konuştu.

    Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde organize edilen yaş pasta kesimine Hastane Başhekimi Dr. Mahmut Avcı, Yeni Doğan Çocuk Ünitesi doktorlarından Doç. Dr. Hasan Kahveci ve Uzman Dr. Ahmet Toksoy, bebeklerin anneleri ve hastane personeli katıldı.

  • Çocuklar neden yalan söyler?

    Çocuklar neden yalan söyler?

    Uzman Klinik Psikolog Müjde Yahşi, yaşamın ilk 5 yılında çocukların gerçek ile gerçek dışını ayıramadığını ve hayali hikâyeler uydurduğunu belirterek, “Örneğin; her sabah çantasını takıp okula giden abisini gören 3 yaşındaki bir çocuk teyzesine ben de okula gidiyorum diyebilir hatta bunu en ufak ayrıntılarıyla süsleyerek okulda öğretmeninin kendisine verdiği ödevlerden de bahsedebilir. Bunlar 6 yaş öncesi görülen, hayali içeriği olan ve gerçek anlamda yalan özelliği taşımayan sözde yalanlardır” dedi.

    Çocuk, 6 yaşını doldurmasına rağmen hala yalan söylemeye devam ediyorsa, bu durumda alışkanlıktan söz edilebileceğini anlatan Psikolog Müjde Yahşi, “Örneğin; 8 yaşındaki bir çocuğun ödevi olduğu halde ödevini yapmamak için ebeveynine sürekli ödevini yaptığını söylemesi, derslerden kaçmak için öğretmenine her defasında kitaplarını evde unuttuğunu söylemesi ya da arkadaşlarından kopya çekerek başarı elde etmeye çalışması, yalanın alışkanlık haline geldiğini bize gösterir” diye konuştu.

    Yalanı alışkanlık haline getirmiş çocukların 2 özelliği olduğunu dile getiren Psikolog Müjde Yahşi, “Biri; kendilerini kontrol edememeleri diğeri ise aşırı bencillikleridir. Bu 2 kişilik özelliğine neden olan şey ailenin ve çevrenin çocuk ile olan olumsuz ilişkileridir, yani aile çocuk ile yeteri kadar sağlıklı sosyal ilişkiler kuramamışsa ve çocuğun ihtiyacı olan eğitimsel koşulları sağlamamışsa çocuk kendini kontrol edemez ve aşırı bencil davranışlarda bulunarak yalan söylemeye devam eder.

    Yalan söylemeyi ortaya çıkaran 4 etken vardır bunlar; aşağılık duygusu, suçluluk duygusu, saldırganlık ve kıskançlıktır.

    Örneğin ebeveynin; çocuğu sürekli başkaları ile mukayese ederek aşağılaması, onu yaptığı hatalardan dolayı sürekli suçlaması, çocuk bir şeyleri merak edip kurcalamak isterken onu sürekli engelleyerek saldırganlaştırması ve doğuştan getirdiğimiz kıskançlık duygusunu yanlış tutumlar ile beslemesi, yalan söylemeyi ortaya çıkaran etkenlerdir” diye konuştu.

    Ergenlik dönemine uzanan yalanların bu defa türü ve içeriğinin değiştiğini ifade eden Psikolog Müjde Yahşi, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Örneğin; arkadaşının beğendiği fakat kendisinin beğenmediği bir film için kendi fikrinin aksine nezaket adına iyi yorumlar yapması ya da kalbini kırdığı bir arkadaşının sırf gönlünü almak için ona beyaz yalanlar söylemesi ergenin bilinçli bir davranışla yalana başvurması diyebiliriz. Ergende görülen bu tür yalanlar sosyal yalanlardır.

    Çocuklar 2 nedenden dolayı yalan söyler. Birincisi; korku ve baskıdır. İkincisi de taklit ve model almadır.

    Örneğin; anahtarını kaybeden anne, 5 yaşındaki kızını suçlayarak “sen aldın biliyorum, itiraf edersen sana oyuncak alacağım”diyerek baskı yapması ve bunun neticesinde çocuğun da anahtarı almadığı halde “evet ben aldım ama sakladığım yeri bulamıyorum” demesi baskının neden olduğu yalandır.

    Ya da bir babanın 10 yaşındaki çocuğuna “söyle çabuk bu vazoyu sen mi kırdın” şeklinde hiddetle sorduğu soru, çocuğun vazoyu kırmasına rağmen cezalandırılacağım korkusuyla “hayır ben kırmadım” dediği korkunun neden olduğu yalandır.

    Anne 6 yaşındaki çocuğuyla alışverişe gittikleri halde alışverişe gitmedikleri konusunda çocuğunu sıkı sıkı tembihleyerek “alışveriş yaptığımızı sakın babana söyleme” demesi çocuğun anneyi model almasına ve benzer şekilde yalan söylemesine neden olabilir.

    Ya da baba araç kullanırken telefondaki arkadaşına evde dinleniyorum biraz hastayım demesi 4 yaşındaki çocuğun babayı taklit etmesine ve çocuğun benzer şekilde yalan söylemesine neden olabilir.

    Tüm bu örnekler duygusal ihtiyaçları ve eğitimsel koşulları yeteri kadar karşılanmış bir çocukta aslında pek rastlanmaz.

    Benlik algısı olumlu, değersizlik, yetersizlik ve suçluluk gibi olumsuz duygular barındırmayan, yeterince ilgi, sevgi, şefkat gösterilen, güven temelli bir ilişki kurulan, başkalarının haklarına değer vererek yetiştirilen çocuk yalan söylemez. Zira yalan söylemeyen çocuk özgüvenlidir, çevresiyle uyum içindedir, milli, manevi ve ahlaki değerleri yaşamına geçirerek kişiliği ile bütünleştirmiştir.

    Ebeveynlere önerilerim; anne ya da baba olarak öncelikle kendi davranış ve tutumlarını gözden geçirmeliler. Doğru söylemenin yararlarını çocuğun yaşına ve gelişime uygun yöntemle çocuğa aktarmalılar. Gerçeği söyletmek için ödül ya da ceza yöntemine asla başvurmamalılar. Çocuğun sosyalleşmesini sağlamalılar. Arkadaşlık, grup, kurul ve kurum gibi bağlılıkların önemini vurgulamalılar. Vatan ve millet kavramlarını özümsetmeliler. Manevi ve ahlaki değerlerimizi yaşamalı ve yaşatmalılar.”

  • Seyyar satıcılar zabıta ekiplerine saldırdı, çocuklar yere dökülen midyeleri yedi

    Seyyar satıcılar zabıta ekiplerine saldırdı, çocuklar yere dökülen midyeleri yedi

    Bursa’da seyyar satıcılar, tezgahları toplamak isteyen zabıta ekiplerine saldırdı. Çıkan arbedede dökülen midyeleri sokak çocukları toplayarak yedi. Çocukların midyeleri toplayarak yemesi kameralara yansıdı.

    Olay, Bursa’nın merkez Osmangazi ilçesi kent meydanında meydana geldi. Alınan bilgiye göre gece saatlerinde seyyar satıcılarına tezgahları kaldırmak için uyarmak isteyen zabıta ekipleri, işportacıların saldırısına uğradı. Kısa sürede büyüyen arbede sonucunda olay yerine çok sayıda polis sevk edildi.

    Olay yerine gelen polis ekipleri tarafları ayırırken zabıta ekiplerine saldıran şüpheliler gözaltına aldı.

    O sırada yere dökülen midyeleri gören sokak çocukları da midyeleri toplayarak yedi. Çocukların midyeleri yemesi kameralara anbean yansırken ekipler çocukları olay yerinden uzaklaştırdı.

  • Çocuklar istedi, Başkan Sekmen yaptı

    Çocuklar istedi, Başkan Sekmen yaptı

    Büyükşehir Belediyesi, Erzurum’u sezonluk lunaparklardan da kurtardı. Olimpiyat Millet Bahçesi içerisinde yapımı ve kurulumu tamamlanan lunapark, Erzurum’da eğlencenin yeni merkezi olacak. Erzurum Büyükşehir Belediyesi, millet bahçeleri, parklar ve sosyal yaşam alanlarının yanı sıra önemli bir adımı da çocuklar için attı. Olimpiyat Millet Bahçesi’ni Erzurum’un ve bölgenin en geniş sosyal yaşam alanlarından birisi haline getiren Büyükşehir, buradaki eğlence alternatiflerine lunaparkı da ekledi. İçerisinde dönme dolaptan atlıkarıncaya, kamikazeden, çarpışan otolara, sekolinlerden trambolin ve zıplama parkurlarına varıncaya kadar birçok eğlence alternatifinin bulunduğu lunaparkta, zaman zaman çeşitli yarışmalar ve etkinlikler de düzenlenecek.

    BAŞKAN SEKMEN ÇOCUKLARIN İSTEĞİNİ YERİNE GETİRDİ

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum’un ve bölgenin en büyük sosyal yaşam alanı olma özelliği taşıyan Olimpiyat Millet Bahçesi’nde yeni dinlence ve eğlence alternatifleri oluşturmaya devam ettiklerini söyledi. Devasa büyüklükteki parkın hemen girişine göz kamaştıran bir lunapark kurduklarını kaydeden Başkan Sekmen, “Erzurum’da özellikle çocuklarımızın bizden istedikleri buydu; yavrularımızla bir araya geldiğimiz her ortamda lunapark konusu gündeme geliyordu. Biz de planlamamızı yaptık ve Erzurum’u sezonluk lunaparklardan kurtardık. Olimpiyat Millet Bahçemizin hemen girişinde konuşlandırdığımız lunaparka birbirinden farklı oyun ekipmanları kurduk. Erzurum’da çocuklarımız için de bundan böyle eğlencenin yeni merkezi Olimpiyat Millet Bahçesi olacak” diye konuştu.

  • Babalar ve çocuklar namazda buluşacak

    Babalar ve çocuklar namazda buluşacak

    Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Derneği 8 Eylül Pazar günü “81 İlde Babalar ve Çocuklar Sabah Namazında Buluşuyor” programı düzenleyecek.

    Erzurum’da ki programın 8 Eylül Pazar günü Lalapaşa Camii’inde gerçekleşeceğini belirten Derneğin Erzurum Şubesi Temsilcisi İsmail Bağrıyanık, “Kitle iletişim araçlarının yaygınlaştığı, sosyal medya kullanımının çığ gibi büyüdüğü, gençliğin asosyalleştiği, aile içi iletişimin kaybolduğu, kuşak çatışmasının yaşandığı günümüzde geleceğe umutla bakabilmemiz açısından üzerimize düşen sorumluluğu bir nebze yerine getirmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak niyetiyle 8 Eylül Pazar günü sabah namazında 81 vilayetimizin merkezi camilerinde Babalar Ve Oğullar Buluşması yapmayı planlamaktayız. Erzurum’daki Babalar ve Oğullar sabah namazı buluşması 8 Eylül Pazar günü Lalapaşa Camiinde gerçekleşecek. Programa İl Müftümüz Hasan Hüsnü Sula‘da katılacaktır. Bu programla; kuşaklar arasındaki bağı kuvvetlendirmeyi, aile içi ve sosyal iletişimi artırmayı, camiyi hayatın merkezi haline getirmeyi, büyükleri örnek almayı, küçüklere örnek olmayı, sabahın bereketini ve daha nice güzellikleri paylaşmayı düşünmekteyiz. Programa üyelerimiz, gönüldeşlerimiz ve mensuplarımızın katılımlarının yanı sıra onların çocukları da katılacaklardır. Bu programlara şehrimizdeki STK’lar ve kanaat önderleri davet edildi. Tüm Erzurumlu hemşerilerimizi Pazar günü sabah namazında çocuklarıyla birlikte Lalapaşa Camiine davet ediyoruz.” İfadelerini kullandı.