Etiket: Çocuğun

  • Her şey küçük çocuğun kediye tekme atmasıyla başladı

    Eskişehir’de bir klinik önünde kediye doğru tekme atan çocuğu uyaran veteriner, çocuğun babası ve dedesi tarafından saldırıya uğradı.

    Olay, Büyükdere Mahallesi Atatürk Bulvarı’nda bulunan bir veteriner kliniği önünde meydana geldi. Kliniğin güvenlik kamerasının an be an kaydettiği olayda, dede ve çocuk veteriner kliniğinin bulunduğu apartmandaki evlerine giderken, 6 yaşındaki çocuk gördüğü kediye doğru tekme attı. Tekme kediye isabet etmezken, veteriner Turgay Özdemir çocuğa sözlü uyarıda bulundu. Daha sonra ise dede ve Özdemir arasında tartışma başladı. Çevredeki vatandaşlar tartışmayı ayırırken, çocuğun babası da kısa bir süre sonra olay yerine gelerek tartışmaya girdi. Tartışmada çocuğun babası, Veteriner Özdemir’i yere düşürerek ayağının kırılmasına neden oldu. Yaralı veteriner olay yerine gelen 112 Acil Sağlık Ekipleri tarafından tedavi altına alınmak üzere hastaneye kaldırıldı. Özdemir’in ayağı alçıya alınırken, durumunun iyi olduğu öğrenildi.

    Öte yandan olay anı veteriner kliğinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi.

  • Yalova’da vahşice öldürülen 5 yaşındaki çocuğun amcası konuştu

    Yalova’nın Çınarcık ilçesinde vahşice öldürülen 5 yaşındaki kızın amcası, bugün kendilerinin başına gelenin yarın başkasının başına da gelebileceğini ifade ederek, herkesin cezasını çekeceğini söyledi.

    Edinilen bilgiye göre, Çınarcık ilçesi Koru Beldesi Atakent Mahallesinde ikamet eden 5 yaşındaki Eylül U. isimli kız çocuğu, dün öğle saatlerinde evlerinin yan tarafında bulunan çocuk parkına oynamaya gitti. Bir süre sonra çocuğu kontrol etmek için parka gelen annesi A.U kızını bulamadı. Tüm aramalara rağmen çocuk bulunamayınca durum jandarmaya bildirildi. Bu sabah yapılan arama çalışmalarında jandarma ekipleri, Koru beldesi Kırlangıç Sitesi mevkiindeki metruk bir binada talihsiz kızın valiz içerisine konmuş cansız bedenini buldu. Daha sonra çocuğun yanında görüldüğü tespit edilen bonzai bağımlısı M.Ş.A. gözaltına alındı. Küçük kızın cesedi Cumhuriyet savcısı ve olay yeri polisinin incelemesinin ardından önce Yalova Devlet Hastanesi morguna otopsi içinde Bursa Adli Tıp Kurumu Morgu’na gönderildi. Küçük kızın önce tecavüze uğradığı ardından öldürüldüğü iddia edildi.

    5 yaşındaki çocuğun amcası Metin U, “Söyleyecek çok bir şey yok. 5 yaşındaki kız çocuğunu vahşice öldürüp, inşaata attı. Ne dememi beklersiniz, konuşamıyorum. Bugün benim başıma, yarın başkasının başına. Herkes bir şekilde cezasını çekecek. Şu anda acılıyım, konuşamıyorum” dedi.

    Küçük çocuğun cenazesi otopsinin ardından Yalova’nın Çınarcık ilçesinde toprağa verilecek.

  • Minik çocuğun inanılmaz kurtuluşu

    Sivas’ta küçük bir çocuğun üzerinden okul servis minibüsü geçti. Minik çocuk tekerleğin altında kalmaktan son anda kurtulurken, olay anı güvenlik kamerasına yansıdı.

    Olay, Şeyhşamil Mahallesi’nde meydana geldi. Evinin önünde oynayan ismi öğrenilemeyen çocuk, bir anda yoldan geçen okul servisinin altına girdi. Aracın üzerinden geçtiği çocuk tekerleğin altında kalmaktan son anda kurtuldu. Olay sonrası minik çocuğun büyük bir şok yaşaması ve ağlaması güvenlik kamerasına yansıdı. Bu sırada çocuğun üzerinden geçen servis sürücüsünün hiçbir şey olmamış gibi olay yerinden uzaklaşması da dikkat çekti. Üzerinden minibüs geçen çocuğun yardımına da çevrede bulunan bir kadının yetiştiği kameralar tarafından kaydedildi.

  • Ailenin sanata bakışı, çocuğun gelişimini etkileyen en önemli unsur

    Okul öncesi eğitimin en önemli birimlerinden olan sanat okulları, çocuklara sanat sevgisini aşılamaya devam ediyor. Ailelerin sanata bakış açıları ise, çocukların bu dalda gelişimini belirleyen ilk unsur olarak ön plana çıkıyor.

    Eskişehir’de özel bir sanat okulunda dans ve hareket eğitmenliği yapan Erkan Akın, çocuğun gelişiminde başrol oynayan kesimin öğretmenler değil ebeveynler olduğunu ifade etti. Ailelerin sanata karşı olan hassasiyetsizliği sebebiyle birçok yetenekli çocuğu kaybettiklerini aktaran Akın, “Çocuğun sanatsal gelişiminde ailenin, eğitmen ile karşılıklı diyaloğu çok önemli. Bu eğitim aslında bizim okullarımızdan ziyade ailenin sanatsal bilincinde başlıyor. Bazen ebeveynlerimiz tayinleri veya başka şehre taşınma durumları sebebiyle çocuğu geri çekip, onun eğitimine tamamen son veriyor ve sanatsal hayatını bitirebiliyor. Böyle birçok yetenekli çocuğumuzu kaybettik. Herşeyden önce aile yapısı çok önemli. Sanat kültürü olmayan bir aile, çocuklarına sanatı sevdiremez. Ailerimizin öncelikle sanat bilincini geliştirmesi ve çocuklarını daha duyarlı olarak yönlendirmesi gerekir. Sonra iş sanat hocalarına düşüyor” şeklinde konuştu.

    ”Sanat okulları, okul öncesi eğitimin en önemli unsurlarından”

    Anaokulu ve ilkokulda verilmesi gereken sanatsal bilinci, okul öncesi eğitimde kendilerinin karşıladığını söyleyen Erkan Akın, “Sanat okulları, bir toplum için olmazsa olmaz birimlerden birisi. Bizim her türlü sanatsal dalı temsil eden hocalarımız mevcut. Hepimiz burada çocuklarımıza öncelikle ‘İyi bir birey nasıl olunur’un eğitimini veriyoruz. Küçüklükten beri bizimle olup bugün 17-18 yaşında gösterilere çıkan öğrencilerimiz var. Bunlar güzel şeyler” ifadelerini kullandı.

    ”Sanata başlangıç yaşı 2,5-3 yaştır”

    2,5-3 yaşından itibaren çocuklara sanat eğitimi vermeye başladıklarını belirten Akın, “Tabii çocuklarımızın gelişimi aile yapısı ve komut alma yeteneğine göre değişiklik gösterebiliyor. Okula yazıldıktan sonra ilk aylar çocuğun ortama ve sanata adapte olmaya çalışmasıyla geçiyor. Bu dönemde bazı zorlukların olması doğaldır. Sonuçta 3 yaşındaki çocuklardan bahsediyoruz. Ancak bazı ailelerimiz bunu kabullenemeyip çocuğun geri alabiliyor. Bu yanlış bir durum. Kısa vadede bu zorluklar aşılacaktır. Önemli olan ailelerimizin, çocuğun sanatsal gelişiminde destekleyici bir rol oynaması” dedi.

  • Psikolog uyarısı: “Çocuğun her yaptığına ‘aferin’ demeyin”

    Psikolog Nagihan Akarsu, günümüzde çocukların övgü bağımlısı olduğunu, her isteklerini yerine getirmek çocukların kendilerini farklı görmesine yol açtığını ifade ederek, “Çocuğun her yaptığına aferin demek yerine ‘güzel olmuş’ demek daha gerçekçidir” dedi.

    Medical Park Ordu Hastanesi’nde ‘Anne ve Babaların yaptıkları hatalar, çocuklarda davranış bozukluğu ve çözüm önerileri’ konulu düzenlenen seminerde konuşan Psikolog Nagihan Akarsu, çocukların yetişmesinde aile içi davranış ve dış faktörlerin önemli olduğunun altını çizdi. Psikolog Akarsu, çocukların her yaptığına aferin denilmesi halinde bu durumun kendilerini muhteşem hissetmesine yol açtığını belirterek, “Her şeye aferin denilmesiyle çocukların önünde hiçbir engel kalmıyor. Bunun etkisini özellikle ilkokula başladıktan sonra görüyoruz. Özellikle arkadaş çevresinin davranışları, lakap takmaları, çocuğun gerçek dünyasının aslında evdeki dünyayla aynı olmadığının farkına varmasına yol açıyor. Çocuk bir şey yaptığında muhteşem olmuş yerine biraz daha gerçekçi şekilde güzel olmuş demek, konuya gerçekçi bakmak çok önem arz ediyor” diye konuştu.

    Günümüzde çocukların övgü bağımlısı olduğunu, her isteklerini yerine getirmek çocukların kendilerini farklı görmesine yol açtığını ifade eden Psikolog Nagihan Akarsu, “Çocukların bir gelişim süreci var. Her şeye evet diyen çocuk bir anda her şeye hayır diyebiliyor. Hayır derken de bir teknik bulmamız gerekiyor. Bizim hayır demelerimiz, açıklamalarımız yetersiz kalabiliyor. Burada asıl önemli olan kısım hayır deme tutarlığını göstermek. Anne ve babaların en çok yaptıkları hata çocuklarının her istediğini yapmaları, çok koruyucu olmaları, onların yerine her şeyi düşünmelidir. Bunların sonucunda karşımıza çıkan tablo, hırçın, bencil, empati kuramayan bireylerdir” ifadelerini kullandı.

    Kural koyma, devamlı ödül ya da ceza vermenin doğru olmadığını söyleyen Psikolog Akarsu, şu bilgileri verdi: “Her şeyin açıklamasını yapan bir anne ve babaya sahipse, duyarlaşmaya başlayan bir çocuğunuz var demektir. Doğru iletişim kurduğunuzu zannederken sadece baskı kurmuş, öneride bulunmuş olabilirsiniz. Oysa ki bir şeye hayır demek yerine seçenek sunmak, ‘Paramız yok’ yerine onu neden almadığımızı açıkça söylemek önemlidir. Bir yetişkinle konuşur gibi değil çocuğunuzu ilgilendiren tarzda konuşabilmek oldukça önemlidir.”