Etiket: “Çocuğumun

  • Acılı anne Erol: “Çocuğumun en azından bir mezarı oldu”

    Tokat’ın Reşadiye ilçesinde kaybolan ikiz oğlundan Bayram’ı bulunan kemikleriyle toprağa veren acılı anne Adile Erol, bugün bir kez daha yıkıldığını ifade ederek,”Çocuğumun en azından bir mezarı oldu” dedi.

    Reşadiye ilçesinde kaybolan iki çocuktan Bayram’ın kemik parçaları defnedildi. Çocuğunu kaybettiği gün olduğu gibi aynı acıyı tekrar yaşayan anne Adile Erol gözyaşı döktü. Bugün bir kez daha yıkıldığını ifade eden anne Erol,”Allah’a şükür en azında bir sonucu ulaşıldı. Bir parçası olsun bulundu. Çok acı olsa da en azından bir mezarı oldu. Yüreklerimiz yaralı söyleyecek bir şey bulamıyorum çok üzgünüm” dedi.

    “Çocuğumuza ait bir parçayı mezarına koyabildik”

    Anne Erol, çocuğunun ırmakta vücudunun diğer kısmı kaldığını ifade ederek, “İnşallah o geri kalan kısmı da bulunur. Kemik parçalarında yapılan DNA’a Bayram’a ait olduğu tespit edilmişti. Ayak bileğinden aşağı tarafı vardı. Bize göstermediler. Yine de buna şükür çocuğumuza ait bir parçayı mezarına koyabildik” diye konuştu.

    Oğluna ait kemik parçalarını toprağa veren baba Ömer Erol, çok zorlu bir süreç yaşadıklarını, üzgün olduklarını kaydetti. Kayıp torununu ırmak kenarında günlerce arayan dede Bayram Erol ise cenaze namazında gözyaşlarını tutamadı. Taziyeleri kabul eden Erol, torununa ait bir iz bulunmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

    Diğer kayıp çocuğun babası tekrar arama çalışması yapılmasını istedi

    Kaybolan diğer çocuğun babası İbrahim Taşçı, çok üzgün olduğunu belirterek,”İnşallah Dursun Kağan’ımızla ilgili de bir şey çıkar. Yetkililerden tekrar arama başlatılmasını istiyorum. Çocuklarımız birlikte oynuyorlardı. Ama yapacak bir şey yok” dedi.

    Olay; Reşadiye ilçesinde 29 Aralık 2015’te meydana gelen olayda evlerinin yakınlarındaki en son parkta oynarken görünen Nafize ve İbrahim Taşçı çiftinin 5 yaşındaki çocukları Dursun Kaan Taşçı ve Adile ve Ömer Erol çiftinin çocukları 8 yaşındaki Bayram Erol kaybolmuş, aylarca süren arama çalışmalarından bir sonuç alınamamıştı. 2,5 yıl sonra Kelkit Çayı’na uçan bir araçta sulara kapılan muhtar Ayhan Cebeyi arama çalışmaları sırasında JAK ekipleri HES göletinde bir çocuk ayakkabısı içerisinde kemik parçaları bulmuştu. Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı’na gönderilen bulguların DNA testinde Bayram Erol isimli çocukla uygunluk sağladığı tespit edilmişti. 12 Mayıs 2018 tarihinde bulunan kemik parçaları İstanbul Adli Tıp Kurumunda yapılan incelemeden sonra defnedilmek üzere aileye teslim edildi. Merkez caminde kılınan cenaze namazı sonrasında Bayram Erol’a ait olan kemik parçaları tabutla birlikte defnedildi.

  • 5 yıldır çocuğu gösterilmeyen babanın feryadı: “Çocuğumun bana ’baba’ deyişini duyamadım”

    Samsun’da 5 yıl önce eski eşinin 6 günlük bebeğini kendinden kaçırdığını ve o günden beri çocuğunu bir daha göremediğini iddia eden 39 yaşındaki Berati Van, bütün yasal yollara başvurmasına rağmen kızını göremediğini belirtti.

    2012 yılından beri kızı Cemre Van’ı göremediğini belirten Berati Van, Aile Sosyal Politikalar Bakanı’ndan yardım istedi. Mahkemelerin çocuğunu görme kararlarına rağmen çocuğunu gittiği adreslerde bulamadığını ifade eden Van, tek isteğinin çocuğuna kavuşmak olduğunu belirtti. Eski eşi S.T.’nin çocuğu ile birlikte sürekli adres değiştirdiğini belirten Van, çocuğunu aramaktan artık yorulduğunu söyledi. Mahkeme dosyalarının olduğu büyük bir çanta ile çare arayan Van, şimdilik parklarda başkalarının çocuklarına bakarak evlat hasreti gidermeye çalışıyor.

    “Çocuğum beni tanımıyor”

    Bebeğinin 2012 yılında dünyaya geldiğini belirten Berati Van, “Bebeğim 6 günlükken işten eve geldiğimde evde polislerin olduğunu gördüm. Eşimin ailesi eşimi darp ettiğim gerekçesiyle benden şikayetçi oldular. Benim suçsuz olduğum anlaşıldı. Fakat kadınlara tanınan haklardan dolayı ben 3 ay uzaklaştırma aldım. 3 ay sonra evime döndüğümde eşimin çocuğumu alarak evden gittiğini gördüm. 9 aylıkken çocuğumu icra kanalıyla bir defaya mahsus aldım. Çocuğumu eşime teslim etmeye gittiğimde, ’Bir daha sana çocuğunu göstermeyeceğiz’ şeklinde beyanları olmuştur. Bu konuya icra memurları şahittir. Daha sonra eşimle boşandık. Elimde 20’den fazla icra tutanağı bulunuyor. Babasız Çocuklar Derneği benim çocuğuma kavuşmam için çok uğraştı ama olmadı. Ben çocuğumu tanımıyorum, çocuğum da beni tanımıyor. Benim tek isteğim devletimin beni çocuğumla buluşturmasıdır” dedi.

    “İlla çocuğumu kaçırayım mı?”

    Eski eşinin çocuğu ile belirttiği adreslerde bulunmadığını söyleyen Van, “İlk zamanlar çocuğumu her cuma günü görme iznim vardı. Sonra bu durum ayda iki cumartesi gününe düştü. Bana devletimin tanıdığı hakları kullanmak istiyorum. İcra tutanakları ile çocuğumu göremedim. Beyan adreslere memurlar eşliğinde gidiyoruz ama adreslerde bulamıyoruz. İstanbul’daki bir adreste olduğu söylendi gittim bulamadım. Bafra’da olduğu söylendi bulamadım. Çocuğu benden sakladılar. Çocuğumun Bafra Devlet Hastanesinde kayıtları mevcut. Ben illa çocuğumu kaçırayım mı? Ben çocuğum için bir defa 600, bir defa bin 800 TL nafaka parası yatırdım. Bunun için bir tazyik hapsi ile karşı karşıyayım. Görmediğim çocuğa neden para vereyim. Ben çocuğumu tanımıyorum. Ben parayı yatırıyorum, kim alıyor bu parayı bilmiyorum. Bu nedenle boşandığım eşime 3 sefer tazyik hapsi aldırdım. Ama bunlardan kurtulmuş. Nasıl kurtuldular bilemiyorum” diye konuştu.

    “Yuvarlandım yuvarlandım uçurumun kenarına geldim”

    Her türlü yasal yolu denediğini belirten Van, “Ben mahkeme mahkeme dolaştım. Bana devletimin verdiği hakların hep riayet ettim. Bunların hiç dışına çıkmadım. Yoruldum artık. Ben gelinlik kız istemiyorum. Çocuğumun bana ’baba’ deyişini duyamadım. Yaşarken bana evlat acısı yaşattılar. Ne yapacağımı bilmiyorum. Çocuğumun 9 aylıkken ki fotoğraflarına bakıyorum. Artık yuvarlandım yuvarlandım uçurumun kenarına geldim. Sadece kendimden çekiniyorum, kendimden korkuyorum. Ben evladımı istiyorum. Çocuğumu çok özledim. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızdan ve devletimizden yardım bekliyorum” şeklinde konuştu.

  • Murat Dalkılıç “Çocuğumun Adını Uzay Koyacağım”

    Türkiye’nin en büyük kış ve gençlik festivali Whitefest’te sahne alan Murat Dalkılıç, binlerce hayranına unutulmaz bir gece yaşattı. Merve Boluğur ile dünya evine giren Dalkılıç, çocukları olursa ’Uzay’ ismini koyacaklarını söyledi.

    Kış turizminin göz bebeği Uludağ’da sahne alan başarılı popçu Murat Dalkılıç, üniversiteli gençlerle bir araya geldi. 2 bin üniversiteli genç, Dalkılıç’ın hareketli şarkılarına eşlik ederek yarı yıl tatilinin tadını çıkarttı.

    Sahne öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Dalkılıç, lise ve ortaokul yıllarında basketbolcu olmak istediğini belirterek, “Benim hayatım boyunca hayalim basketbolcu olmaktı. Diğer planım ise şarkıcı olmaktı. Ama şimdi bakıyorum da iyi ki bu yolu seçmişim diyorum” dedi. 2015 yılında Merve Boluğur ile dünya evine giren Dalkılıç, son günlerde çıkan çocuk haberlerine de değindi. “Ben uzay ismini çok seviyorum ve çocuğumuz olursa da adını Uzay koymak istiyorum dedim ama şu an için çocuk yok” diye konuştu. 2 saat boyunca sahnede kalan Dalkılıç, şarkılarıyla büyük alkış aldı.