Etiket: Cizre’deki

  • Cizre’deki Nergis Festivali sona erdi

    Şırnak’ın Cizre ilçesinde Kaymakamlık ve Belediye bünyesinde düzenlenen Nergis Festivali 2’nci gününde sona erdi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği festival renkli görüntülere sahne oldu.

    Tarihi Hamidiye Kışlası önünde düzenlenen festivalinin 2’nci günüde sanatçıların seslendirdiği parçalara vatandaşlar eşlik etti. Öğleden sonra saat 16.00’da başlayan etkinlik gece geç saatlere kadar sürdü. Program palyaço ve animasyon gösterileri ile başlarken akşama doğru Cizre yöresel sanatçılarından Mesut Ciziri sahne aldı. Potpuri tarzı okuduğu ve Cizre yöresine ait parçalar ile Cizreli vatandaşlar uzun süre halay çekerek eğlendi.

    Daha sonra sanatçı Asya Uçar, Cizre yöresine ait Kürtçe ve Türkçe şarkılar okudu. Son olarak Hamiyet, Cizre Kaymakamı ve Belediye Başkanı Faik Arıcan’ı halay çekmeye davet etti. Arıcan, katılımcılar ile beraber bir süre halay çekti. Program gece saat 23.00’da son bulurken, katılımcı sanatçılar ve Cizre halkı bu tür festivallerin sürekli yapılmasını istedi.

    Vatandaşlardan Ahmet Zeren, Cizre’nin kadim bir şehir olduğunu ve bu hususta Cizre Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Faik Arıcan’a teşekkür etti.

    Festivalin doğum gününe denk geldiğini ve arkadaşları ile beraber eğlenmeye geldiklerini belirten Zehra Kaya’da etkinliklerin sürekli olmasını istediklerini belirtti.

    Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Şırnak İl Temsilcisi Maruf Haşimi, Cizre’nin tarihi bir kent olduğunu ve bu tür etkinliklerle anılmasının çok önemli olduğunu ifade etti.

    Etkinliğin 2’inci gününde Şırnak Üniversitesi Rektörü Mehmet Emin Erkan, AK Parti Şırnak İl Başkanı İbrahim Halil Erkan, BBP Şırnak İl Başkanı Hacı Güneş, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

  • Genelkurmay Başkanı Akar, Şırnak ve Cizre’deki birliklerde incelemelerde bulundu

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Kuvvet Komutanları ile birlikte Şırnak ve Cizre’deki birliklerde inceleme ve denetlemelerde bulundu.

    Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın Şırnak ve Cizre temaslarına ilişkin yapılan açıklamada, Akar’ın kuvvet komutanları ile birlikte Şırnak ve Cizre’deki birliklerde inceleme ve denetlemelerde bulunduğu belirtilerek, 10 Kasım 2016 tarihinde Şırnak ve Silopi’deki birlikleri ziyaret eden ve geceyi 23’üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı / Silopi’de geçiren Orgeneral Akar’ın, beraberindeki heyet ile birlikte Şırnak ve Cizre’de görev yapan personel ile görüştüğü bildirildi. Açıklamada, büyük bir özveri ve cesaret örneği göstererek terörle mücadele harekâtı, hudut güvenliği ve kaçakçılıkla mücadele görevlerini başarı ile yerine getiren personeli kutlayan Akar’ın bayraklaşan vatan topraklarında huzur içinde yaşanılması için gösterdikleri üstün disiplin anlayışı ve gayretten dolayı Türk milletinin kendilerine minnettar olduğunu ifade ettiği kaydedildi.

    “Video tele konferans aracılığı ile terörle mücadele ve Fırat Kalkanı harekâtı dâhil Suriye’deki, Telafer ve Musul dâhil Irak’taki son gelişmeleri birlikte değerlendirip gerekli emirleri vermiştir”

    Genelkurmay Başkanı Akar’ın, bugün ise kuvvet komutanları ile birlikte Şırnak 23’üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı Harekât Merkezi’nde durum değerlendirmesine katıldığının ifade edildiği açıklamada, “Video tele konferans aracılığı ile terörle mücadele ve Fırat Kalkanı harekâtı dâhil Suriye’deki, Telafer ve Musul dâhil Irak’taki son gelişmeleri birlikte değerlendirip gerekli emirleri vermiştir. Ayrıca 26 Ağustos 2016 tarihinde bölücü terör örgütünün hain saldırısı sonucunda, 11 polisin şehit olduğu, 3 sivil vatandaşımız olmak üzere 75 polisin yaralandığı Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü, Çevik Kuvvet Grup Amirliğini de ziyaret etmiş ve şehit polislerin anısına saldırının düzenlendiği yere karanfil bırakmıştır. Asker, polis, korucu, tüm güvenlik güçlerinin yakın işbirliği içinde sürdürdüğü teröristle mücadele harekâtının sonuna kadar kararlılıkla sürdürüleceğini, ihanet içinde bulunan teröristlerin mutlaka cezalandırılacağını, bu ihanetin devletimizin kararlı mücadelesi ve kahraman arkadaşlarımızın büyük emek ve gayretleri sayesinde hep boşa çıkarıldığını ve çıkarılacağını belirtmiştir. Vazifesinin gereğini yapmak konusunda tereddüt etmeksizin ileri atılan ve inançla şehadet şerbeti içen şehitlerimizi rahmetle andığını söyleyerek ailelerine ve mesai arkadaşlarına sabır, gazilerimize de acil şifa dileklerinde bulunmuştur” denildi.

  • STK’lardan Cizre’deki saldırıya tepki

    Şırnak’ın Cizre ilçesinde Çevik Kuvvet Grup Amirliği’ne, terör örgütü PKK tarafından bomba yüklü araçla düzenlenen intihar saldırısına ilçedeki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri tepki gösterdi.

    Cizre’de, terör örgütü PKK’nın İlçe Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Gurup Amirliği’ne bomba yüklü araçla gerçekleştirdiği saldırıya ilçedeki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri tepki gösterdi. Cizre Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Süleyman Çağlı, “Yapılan saldırıyı şiddetle reddediyoruz. Yaşamanı yitirenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Şiddetin hiçbir meşru dayanağı yoktur. Yaşam taleplerini gölgelediği açıktır. Toplumu tehdit eden böylesi kör şiddet eylemlerinde ısrarla sorunlar daha da büyümekte, toplum günden günde bir ümitsizliğe sürüklenmektedir. Son bir yılda binlerce insanın yaşamını yitirmesi, şehirlerin yıkılması, yüz binlerce insanın göç etmesine sebep olan çatışmaların mağduriyetini ve travmasını yaşayan halkın beklentisi ve talebi artık silahların susması ve kalıcı bir şekilde son verilmesidir” dedi.

    Yaşanan olayın Cizre halkını derinden üzdüğüne vurgu yapan Çağlı, “Cizre halkının hiçbir şekilde tasvip etmediği bir olay yaşandı. Bu olayda binlerce insan ve binlerce sivil ölebilirdi. Çünkü orada bir arama noktası var ve bazen o arama noktasında bazen sayısı 50’ye çıkan yolcu dolu minibüsler duruyor. Bu minibüslerin içerisinde en az 20 insan bulunuyor. Eğer o gün o minibüsler de orada olsaydı yüzlerce sivil de ölebilirdi. Sonuçta kimsenin ölmesini istemiyoruz. Biz Cizre halkı olarak bu olaydan dolayı çok üzüntülüyüz. Böyle bir olayın bir daha yaşanmasını asla istemiyoruz. Cizre halkı olarak çok üzgünüz, bundan dolayı olayda hayatını yitirenlere Allah’tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar versin” diye konuştu.

    “Bölgemize zarar veriyor”

    Sağlık-Sen Cizre İlçe Başkanı Sabgatullah Anmal ise, bu tür olayların bölgeye zarar verdiğine dikkat çekerek, şunları kaydetti:

    “İlçemizde yaşanan olay bizim için üzücü olduğu gibi milletimiz için de çok üzücüdür. Bu olayda henüz yaralılar hastaneye gelmeden ilk müdahaleyi sağlayan sağlıkçılara da teşekkür ederim. Çünkü onlar böyle büyük bir olayda yaralılara ivedi müdahale ederek büyük bir başarı elde ettiler. Bu başarının nedeni de olayın yaşanması ile beraber yaralılar daha hastaneye gelmeden cerrahi branş ve sağlık ekipleri, hizmetlisi, personeli gibi herkes hastanede yaralılara müdahale etmek için hazır bekledi. Bunda da yöneticilerimizin büyük bir özverisi vardır. Yaşanan olayda şehit olanlara Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Daha önce de dediğimiz gibi bu tür olaylar ne bölgemize ne de coğrafyamıza hizmet etmiyor. Dün Cizre’de ondan önce Gaziantep’te ve bir önceki gün başka yerlerde olan olayları en derin duygularımızla kınıyoruz ve bu tür olayların bir daha yaşanmamasını temenni ediyoruz.”

  • Sağlık-sen’den Cizre’deki Hastane Saldırısına Kınama

    Eskişehir Sağlık-Sen, Cizre Devlet Hastanesi’ne yönelik terör saldırısını kınadı.

    Yapılan açıklamada, Şırnak’ın Cizre ilçesinde terör örgütü PKK mensuplarının polis aracına düzenlediği saldırıda roketatar mermisinin Cizre Devlet Hastanesine isabet ettiği belirtildi. Açıklamada,”Diyaliz servisine isabet eden roketatar mermisi sonucunda can kaybı ve yaralanan olmazken, binada maddi hasar oluştu. Saldırı sonrası, diyaliz servisindeki hastalar ve sağlık çalışanlarının yanı sıra vatandaşlar büyük panik ve korku yaşadı. Saldırı nedeniyle hastanenin acil servisi geçici olarak kapatıldı. İnsanların en temel haklarından olan sağlık hizmetini almasını bile engelleyen hain terör örgütü ve mensuplarınca gerçekleştirilen bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Canları pahasına sağlık hizmeti sunmaya çalışan fedakar sağlık çalışanlarımıza geçmiş olsun diyor, bu tür saldırıların tekrar yaşanmamasını diliyoruz” denildi.

  • Cizre’deki Faili Meçhul Cinayetler Davası

    Cizre’de 1993-1995 yılları arasında işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili Eskişehir’de görülen davada, aralarında emekli Albay Cemal Temizöz ve eski Cizre Belediye Başkanı Kamil Atak’ın da bulunduğu 8 tutuksuz hakkında beraat kararı verildi.

    Dava dosyasında sanıklar, Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından ‘Dosyanın Güvenliği’ gerekçesiyle Eskişehir’e nakledilmişti. Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi’nden Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine nakledilen dosyada bulunan sanıklar, “Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, adam öldürmeye azmettirmek, adam öldürmek ve devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak’ suçlarından yargılanıyordu.

    YAKINLARININ KÜRTÇE KONUŞMALARI TERCÜMANLA TÜRKÇE’YE ÇEVRİLDİ

    Kamuoyunda ’Cizre JİTEM davası’ olarak bilinen ve güvenlik nedeniyle Eskişehir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bugünkü duruşmasında sabah saatlerinde başlanıldı. Duruşma nedeniyle Eskişehir Adalet Sarayı çevresinde polisler geniş güvenlik önlemi aldı. Duruşmaya tamamı tutuksuz olan sanıklardan emekli Albay Cemal Temizöz, eski Cizre Belediye Başkanı Kamil Atağ ile Burhanettin Kıyak, Fırat Altın, Hıdır Altuğ ve Adem Yakin ile avukatlar katıldı. Sanıklardan Kukel Atağ ve Temel Atağ ise duruşmaya katılmadı.

    Görülen karar duruşmasında mağdur yakınları ile tutuksuz sanıklar ve yaklaşık 25 avukat katıldı. Duruşmada Kürtçe konuşan müştekilerin konuşması tercüman aracılığıyla Türkçeye çevrildi. Duruşma kamera ile kayıt altına alındı. Müşteki avukatlarının savunmalarının ardından sanıklar karar duruşmasında son kez ifade verdi.

    “MAHKEMENİN VERECEĞİ KARARA SAYGI DUYUYORUM”

    Duruşmada konuşan Cemal Temizöz, Haklarında verilen mütalaaya katıldıklarını ifade ederek, “Yıllarca terör örgütleri ile mücadele ederek, tehditler altında yaşadım. Bu dava sadece burada devam etmedi. Duruşma dışarıda yargılamalar oldu. 1992 yılında PKK’nın ilk kalkışma programı yaptığı yer Cizre’ydi. Arabasında, evinde vahşice boğazları kesilerek öldürülenleri kim öldürdü? Bunların hiçbiri bugün yargılanmıyor. Ben bu şartlar altında Cizre’ye geldim. Cizre’de görev yaptığım sürede huzurlu bir yer haline getirdim. Önceden Cizre’de ne oluyorsa, şimdide o oluyor. Zamanında kurturulmuş bölgeydi, şimdide böyle. Adli Tıp Raporlarında aleyhe bir durum yok. Aldığım Üstün Cesaret Madalyasını bu dava ile bir idam ipi gibi boynuma dolanmıştır. Terör örgütlerle yaptığım mücadeleden dolayı ve devleti kullananların hedefi oldum. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatımı talep ediyorum.

    Karar aşamasında son sözünü söyleyen Temizöz, “Mahkemenin kararına saygı duyuyorum” dedi.

    Duruşmada konuşan sanık Hıdır Altuğ ise, “Ne Cizre’de bulundum. Ne de bu olayla alakam var. Beraatımı talep ediyorum” diye ifade verdi.

    Bir diğer sanık Adem Yakin ise verdiği ifadede şunları söyledi:

    “Ben Kürt’üm. Dünü unutup, bugünü yaşamak vatana ihanettir. Köyleri bastılar, çocukları, anne, babaları hatta havyaları öldürdüler, bunları yapan asker miydi? 5 yıl yattık. Ben görevimi yapmaktan başka hiçbir şey yapmadım. Dava ile ilgili yaptığım tüm savunmaları tekrar ederim” dedi.

    Fırat Altın ise, “Cinayetlerin işlendiği tarihte ben fiilen tutukluyum. O tarihten evvelki olaylardan haberimin olmasının imkanı yok. Bu olayların içinde olmadığımı her zaman söyledi. Bunlar yalan ve düzmecedir” diye konuştu.

    Burhanettin Kıyak da duruşmada, “PKK’nın yoğunluk gösterdiği bir ortamda kelle koltuklarda görev yapmamın bedeli 33 ay tutuklu kalmak olmamalı. Suçlamaların hiç birini kabul etmiyorum. Beraatımı talep ediyorum” şeklinde konuştu.

    Kamil Atağ ise, Dağlarda operasyonlara katıldıklarını belirterek, “Hukuk devletiyiz. Hukuka sonuna kadar güveniyoruz. Kürdüm, bu vatan hepimizin vatanı. Birileri bu durumdan rahatsız oluyorsa istediği kadar rahatsız olsun. O halk bizim halkımızdır. Bu olaylarla ne alakam var ne ilgim. Devletime sağdığım ve sağdık kalacağım” diye konuştu.

    MAHKEME HEYETİ İDDİA EDİLEN TÜM SUÇLARDAN BERAATLERİNE KARAR VERDİ

    Mahkeme heyeti karar öncesinde sanıklara son sözlerini sorması üzerine, suçsuz olduklarını ifade eden sanıklar, beraatlarına karar verilmesini istedi. Ardından sanık avukatları savunmalarını yaptı. Mahkeme heyeti karar vermek için duruşmaya ara verdi. Ara ardından kararını açıklayan heyet, sanıkların haklarında iddia edilen suçlardan ayrı ayrı beraat etmelerine karar verdi.

    “FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER DEVLET POLİTİKASI ALTINDA İŞLENMİŞTİR”

    Duruşma sonrasında açıklama yapan müşteki avukatı Ahmet Özmen, uzun ve yorucu bir duruşmanın ardından çıkan kararın Türkiye demokrasisi için kara bir gün olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti:

    “Faili meçhul cinayetler olarak adlandırdığımız, 90’lı yıllarda kamu görevlileri tarafından işlenen cinayetlere ilişkin en kapsamlı dava olan, kamuoyunda ’Temizöz ve arkadaşları” davası olarak geçen davada maalesef bugün mahkeme heyeti tüm sanıklara yargılanmış oldukları tüm suçlardan beraat ettikleri yönünde bir kara verdi. Bununla da yetinmedi, davanın sanıklarından Kamil Atağ’ın kardeşi Mehmet Nuri Binzet’in vermiş olduğu tanıklık beyanları için dosyanın kesinleşmesini beklemeden yalan tanıklıktan hakkında suç duyurusunda bulunmasına karar verdi. Faili meçhul cinayetler, hep söyledik yine söylüyoruz, planlı, sistematik bir şekilde, bir devlet politikası olarak işlenmiş ve uygulamaya konulmuştur. Eğer bu sistematik ve planlı olmamış olsaydı, İstanbul’dan Van’a, Şemdinli’den Kocaeli’ne kadar Türkiye’nin bütün illerini kapsayacak şekilde faali meçhul cinayetler yaşanmazdı. Biz JİTEM gerçeğini biliyoruz. Bugün dava da JİTEM’i ispat eden birçok ispatta bulunduk. Devlet politikasının bir diğer ayağı ise bu suçları işlemiş JİTEM mensuplarının korunuyor olmasıdır. Yapılan yargılama maalesef gönülsüz bir yargılamadır. Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması noktasında gerekli adımlar atılmamıştır.”