Etiket: Çini

  • Lekima tayfunu Çin’i vurmaya devam ediyor: 48 ölü, 21 kayıp

    Lekima tayfunu Çin’i vurmaya devam ediyor: 48 ölü, 21 kayıp

    Çin’i etkisi altına alan Lekima tayfunu, ülkenin doğusunda yer alan Cıciang, Şantung ve Anhui eyaletlerinde 48 kişinin ölümüne neden oldu, 21 kişinin de kayıp olduğu bildirildi.

    Lekima tayfunu, Çin’in doğusunda yer alan Cıciang, Şantung ve Anhui eyaletlerini etkisi altına almaya devam ediyor. Yaklaşık 7 milyon kişiyi etkileyen tayfun nedeniyle 3 eyalette toplam 48 kişi hayatını kaybederken 21 kişi kayboldu.

    Cıciang eyaletinde ölü sayısının 39’a yükseldiği, 9 kişinin de kayıp olduğu açıklandı. Eyalette taşkın kontrol merkezleri kurulduğu duyuruldu. Yılın dokuzuncu ve en güçlü tayfunu Cıciang’da 6 milyon 680 bin kişiyi etkiledi. 1 milyon 680 bin kişi de evlerinde tahliye edildi. 234 bin hektarlık tarım alanını yok eden tayfunun ekonomiye zararı ise 3,4 milyar dolar olarak hesaplandı. Lekima tayfunu, Cumartesi sabahı saat 01.45 civarında Cıciang’da bulunan Wenling şehrine ulaştı. Saat 08.50’de ise yağış en yüksek miktarına ulaştı.

    Anhui eyaletinde ise 4 kişi hayatını kaybederken 5 kişinin kaybolduğu açıklandı. Lekima tayfunu 130 binden fazla kişiyi etkilerken 20 binden fazla insan bölgeden tahliye edildi.

    67 yılın en büyük yağışı

    Pazar günü ise Şantung Eyaleti’nin kıyı şeridinde bulunan Qingdao şehrini etkisi altına aldı. Eyalet Acil Servis Departmanına göre, Şantung’da ise 5 kişi öldü, 7 kişi de kayboldu. 1,66 milyon kişiyi etkileyen tayfun, sadece Şantung’da 183 bin 800 evin tahliye edilmesine neden olurken 609 evi de yıktı. Şiddetli yağışlar ve seller 175 bin 400 hektarlık tarım alanına zarar verdi. Yaklaşık 185 milyon dolarlık ekonomik zarar bıraktı. Sel suları ülkenin büyük sebze üretim merkezi olan Shouguang’da 18 bin seranın da sular altında kalmasına neden oldu. Shouguang’un yönetim merkezinin bulunduğu Weifang şehrinde ortalama yağış, sabah 06.00 sularında 217,5 mm’ye ulaştı. Hidrolojik kayıtların başlatıldığı 1952 yılından bu yana kaydedilen en büyük yağış olarak kabul edildi.

  • Vali Toraman, çini ve seramik üretimini yerinde gördü

    Kütahya Valisi Ömer Toraman, çini fabrikasını ziyaret ederek üretim aşamalarını yerinde görme imkanı buldu.

    Fabrika sahibi Mustafa Kıratlı tarafından karşılanan Vali Toraman, çini ve seramik üretimi yapılan alanları gezdi, işçilerle sohbet etti.

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Mustafa Kıratlı, 1982 yılında üretime başladıklarını belirterek, “Fabrikamız, yaklaşık 10 asırdır varlığını sürdüren ata sanatımız çiniyi, geliştirmek, hak ettiği yere getirme amacı ile kurulmuştur. Bugün gelinen noktada dini, sivil mimaride, gerek ülkemizde ve gerekse dış ülkelerde birçok esere imza attık. Günümüz teknolojisini kullanarak ürettiğimiz geleneksel Kütahya çinisi, hem yurt içi hem yurt dışı pazarında büyük ilgi görüyor” dedi.

    Vali Toraman, Kıratlı’ya teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi.

  • Darende Belediyesi’nden çini ve seramik sergisi

    Darende Belediyesi bünyesinde yer alan Sanat Atölyesinde kursiyerler tarafından yapılan çini ve seramikler görücüye çıktı.

    Darende Belediyesi tarafından kadınların meslek sahibi olmaları için açtığı kursta yapılan çini ve seramik ürünleri Malatya Park Alışveriş ve Yaşam Merkezinde sergilendi. 3 gün boyunca açık kalacak olan serginin açılışına Vali Aydın Baruş, AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, Darende Belediye Başkanı Süleyman Eser ile Yeşilyurt, Akçadağ, Kale, Arapgir ve Doğanşehir ilçe belediye başkanları katıldı. Darende Belediye Başkanı Süleyman Eser, programa katılımlarından dolayı konuklara teşekkür ederek, belediye olarak sosyal sorumluluk projelerine her zaman destek verdiklerini söyledi. Valisi Aydın Baruş ise Darendeliler’in ruhlarında ve gönüllerinde ki zenginliği yansıtan güzel desenlerle karşı karşıya ifade ederek “Ben bu açıdan da tüm Darendeli kursiyerlerimizi tebrik ediyorum. Darende gibi bizim medeniyetimize ilham veren Şeyh Hamid-i Veli gibi büyüklerimizin yetiştirdiği ve kültürüyle, sanatıyla da bu mirasa sahip çıkan güzel insanların ilçemizin tanıtımı ve kültürel değerlerinin de diğer insanlara anlatılması için sergilemiş olduğu çaba takdire şayan” şeklinde konuştu. Gümrük ve Ticaret eski Bakanı, AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ise Darende Belediyesi’ne teşekkür ederek serginin geleneksel hale geldiğini söyledi. Belediyelerin artık kaynak ürettiğini ifade eden Tüfenkci, “Belediyeler ilçelerinde sadece altyapı, üstyapı faaliyetlerinde değil sosyal faaliyetleriyle kültürel, sanat faaliyetleriyle öne çıkması gerekir” diye konuştu.

  • Adanalı öğrenciler robotlarıyla teknoloji devi Çin’i fethetti

    Tüm imkansızlıklara rağmen 4 yıldır üzerinde çalıştıkları Ally (Müttefik) isimli robotla Çin’de düzenlenen turnuvaya katılan Çukurova Vakıfbank Ortaokulu’nun 15 yaşındaki öğrencileri, ülkeye 3’üncülükle döndü.

    Adana’da uzun yıllardır okuldaki öğretmenleriyle robotik ve kodlama üzerine çalışmalar yapan Çukurova Vakıfbank Ortaokulu’nun 15 yaşındaki öğrencileri Deniz Gündeşlioğlu ve Onur Ata Özyiğit, Çin’in Guangzhou kentinde 7 Aralık Cuma günü düzenlenen MakeX Robotic Competition’da Tükiye’yi temsil etti. “Blue Planet” (Mavi Gezegen) temalı yarışmada “XSun Team” adlı takımıyla Özyiğit ve Gündeşlioğlu, çevreci robot Ally (Müttefik) ile 21 ülkeden 350 takım ile şampiyonluk yarışı verdi.

    Yarışma kapsamındaki turlarda başarılı bir şekilde yükselen XSun Team, final grubunda Bursa’dan katılan diğer Türk ekibi Makersteam ile ikili ittifak görevini yerine getirerek tam puan aldı. Yarışma kuralları gereği zaman sıralamasında saniye farkıyla tam puan alan diğer iki Çin takımının gerisinde kalan Türk ekibi, yarıştıkları “Blue Planet Junior High School” kategorisinde, 56 takım arasından 3’üncülüğü elde etmeyi başardı.

    Dünya 3’üncüsü proje üzerinde 4 yıl çalıştılar

    Yarışmaya katılacakları projeyi ve çalışmalarının hikayesini aktaran Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni Abdurrahman Gündeşlioğlu, projenin üzerinde 4 yıldır çalıştıklarını belirterek, “Yarışmaya hazırlanırken çok zor ama keyifli günler yaşadık. Hafta sonları ve hafta içi akşamları çocuklarımızla birilikte kodlama eğitiminin devamını getirdik. Sadece robotik anlamda değil, bilinçlendirme anlamında da güzel bir çalışma oldu. Çalışmalarımızın bir bölümünü teknoloji ve tasarım sınıfında, kısıtlı alan ve bütçeyle yaptık. Bir bölümünü de şu an oluşturmaya çalıştığımız robotik kodlama sınıfında yaptık” dedi.

    “Tek hayalimiz robotik kodlama sınıfımızın olması”

    Şu anda robotik kodlama sınıflarının olmadığını ancak bunun tek hayalleri olduğunu ifade eden Abdurrahman Gündeşlioğlu, “Robotik kodlama sınıfını kendi imkanlarımızla oluşturmaya çalışıyoruz. Umarım sadece bizim okulumuz değil, ülkedeki tüm okullarda bu imkanlar gelişir ve çocuklarımız çok daha iyi şartlarda, daha iyi yerlere gelebilirler” diye konuştu.

    Kodlamaya yaklaşık bir yıl önce başladığını ve bu işin üzerine giderek kendini geliştirdiğini ifade eden öğrencilerden Deniz Gündeşlioğlu, “Projemiz, belirli sensörlerle çalışan ve belirlenen haritadaki görevleri tamamlayacak bir robot üretmekti. Çin’deki yarışmada ise bu görevleri en hızlı ve en iyi yapan takım kazanacaktı. Öncelikle robotun dizaynını hazırladığımız 2 aylık bir mekanik süreçten geçtik. Daha sonra yarışma başlayana kadar üzerinde çalıştığımız bir kodlama süreci oldu. Yarışmada dünya 3.’sü olduğumuz için çok sevindim. İleride de bu alanda ilerleyerek mekatronik mühendisi olmak istiyorum” şeklinde konuştu.

    Öğrencilerden Onur Ata Özyiğit ise aslında önemli olanın bir oyunu oynamak değil, o oyunu üretebilmek olduğunu belirterek, “Robotu kodlarken biraz zorlandık. Ancak deneme yanılma sonucunda başarılı olduk. Dünya 3.’sü olduğumuz için mutluyum. Diğer iki takım Çin takımlarıydı ve farklı ülkelerden sadece biz dereceye girebilmiştik. Türk Bayrağını orada dalgalandırmak, çok farklı bir duyguydu. Ben de ileride yazılım mühendisi olmak istiyorum” ifadelerini kullandı.

    Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni Muhammet Yılmaz ise geliştirdikleri robotun, çöpleri türlerine göre ayrıştırarak kendi kısımlarına koyma ya da temiz su kaynaklarını bulma gibi çevreyi güzelleştirebilecek görevleri yerine getirdiğini kaydederek, “Sonucu bekleyiş çok heyecanlıydı. Çünkü tam puan aldıktan sonra iş süreye kalmıştı. Aslında süre farkından dolayı şampiyonluğu kaçırdığımız için üzüldük ama yine de dünya 3’üncüsü olarak bayrağımızı orada dalgalandırmak gurur vericiydi” diye konuştu.

  • Çin’i protesto etmek için İstanbul’dan Ankara’ya yürüyorlar

    Çin’i protesto etmek için İstanbul’dan Ankara’ya kadar yürüyen Doğu Türkistanlı 2 genç, yürüyüşlerinin 6. gününde Bolu’ya ulaştı.

    Edinilen bilgiye göre, Çin’in Doğu Türkistan’daki uygulamalarını protesto etmek için 1 Aralık tarihinde İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş başlatan Erşidin Erkin ve Zulfikar Ali, yürüyüşlerinin 6. gününde Bolu’da kalabalık bir grup tarafından karşılandı.

    Türk ve Doğu Türkistan bayraklarıyla karşılanan Erkin ve Ali, D-100 Karayolu üzerinde bir süre kalabalık grupla birlikte yürüdükten sonra basın açıklaması yaptılar. Soğuk havaya rağmen yürüyüşlerine devam ettiklerini belirten Erkin, “Bu yağmur ve soğuk, Doğu Türkistan’da zulüm çeken, günde yüzlerce ölen Türk kardeşlerimizin yanında hiçbir şey değil. Bu zulmü, Çinlilerin faşistliğini durdurmak için nereye kadar yürüyebilirsek, canımız çıksa da oraya kadar yürüyeceğiz” dedi.

    Hedeflerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek olduğunu söyleyen Erkin, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Doğu Türkistan’daki Uygur Türk kardeşlerimize destek olması için, tüm dünyadaki Türk kardeşlerimize ses vermesi için mecliste görüşmek istiyoruz. 35 milyon nüfusumuz vardı. 10 senenin içinde 25 milyon nüfusumuz kaldı. 10 milyon nüfusumuz nereye gitti. Biz Müslümanız. Ben Kuran-ı Kerim eğitimi almak için Pakistan’a gittim. Memleketime döndüğümde Türküm, Müslümanım diyemedim. Bir kardeşiz. Türk’ün birbirine sahip çıkması lazım” şeklinde konuştu.

    Basın açıklamasının ardından Erkin ve Ali, Ankara’ya yürüyüşlerine devam ettiler.