Etiket: Çin’den

  • Rusya, ABD yerine Çin’den elektronik ürünler alacak

    Rusya, ABD yaptırımlarına bir cevap olarak, ülkeye ABD’den ithal edilen elektronik ekipman ürünler ve çift kullanımlı yedek parça ithalatını durduracak.

    Rusya, ABD yapımı olan elektronik ekipman ve çift kullanımlı yedek parça ithalatını durduruyor. Rusya Federasyonu Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkan Yardımcısı Aleksey Kondratyev gazetecilere verdiği demeçte, kararın yakın zamanda yürürlüğe gireceğini bildirdi.

    Rusya’nın bu ürünleri üçüncü ülkelerden alacağını ifade eden Kondratyev, bu kararın ABD’nin Rusya’ya karşı yapmış olduğu yaptırımlarla ilgili olarak alındığını söyledi. Boş kalan pazarın Çin malları ile doldurulacağını belirten Kondratyev basına, “Rusya’ya karşı yaptırımlar göz önüne alındığında, bu gibi ürünleri üçüncü ülkelerden alacağız. Özellikle de Çin’den alacağız” şeklinde açıklamada bulundu.

    ABD’nin Rusya’ya karşı yeni yaptırım paketi 22 Ağustos’ta itibaren yürürlüğe girdi.

  • Çin’den 1 trilyon dolarlık yeni İpek Yolu

    Çin, Avrupa ile Asya’yı bir birine bağlayan antik İpek Yolu’nu 1 trilyon dolarlık yatırımla tekrar inşa edecek.

    Binlerce yıl öncesine kadar Avrupa ve Asya kıtalarını birbirine bağlayan antik İpek Yolu Çin’in öncülük ettiği mega projeyle tekrardan faaliyete geçiyor. Projenin ilk uluslararası tanıtımı Pazar günü Türkiye dâhil 28 ülkenin katıldığı ve Çin Devlet Başkanı Xi Jipping’in başkanlık ettiği zirvede yapılacak. 1.4 trilyon dolara mal olması beklenen yeni İpek Yolu uzmanlara göre Amerika’nın dünya ekonomisindeki liderliğini kırmayı amaçlıyor.

    Yeni İpek Yolu projesi, hızlı tren güzergahları, hava alanları, elektrik santralleri ve boru hatlarından oluşacak. Projeyle Avrupa ve Asya’daki 60 Ülke’nin birbirine bağlanması hedefleniyor. Projeye dahil edilmek istenen ülkeler dünya nüfusunun yüzde 70’ini oluşturuyor. Çin resmi haber ajansına göre proje ’boş’ bir girişim değil. Öte yandan, proje kapsamına dahil edilecek 20 ülkede şimdiye kadar 50 milyar dolarlık yatırım yapıldı.

  • Yüce: “Bal üretiminde Çin’den sonra dünyada 2. sıradayız”

    Türkiye’nin bal üretiminde dünyada Çin’den sonra 2. sırada olduğu belirtildi.

    Bakanlar Kurulu Kararı ile Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi (DOKAP) illeri arasında katılan Tokat için Giresun’da bir çalıştay düzenlendi. Çalıştay’a DOKAP Başkanı Ekrem Yüce, Tokat Vali Yardımcısı Dr. Mehmet Gödekmerdan ve Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu ile çok sayıda davetli katıldı.

    Tokat’ın DOKAP illeri arasında yer almasını değerlendiren DOKAP Başkanı Ekrem Yüce, “DOKAP’ın daha önce 8 ili mevcuttu ve bu 8 il ile ilgili çalışmalarımızı bugüne kadar yoğun bir şekilde sürdürdük. Bu çalışmalarımızın başında eylem planlarımızın hazırlanması gerekiyordu. DOKAP illerinde Samsun başta olmak üzere, Ordu ilimiz, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane ve Bayburt’taki eylem planlarını hazırladık. Tokat ilimiz dahil olunca yapmamız gereken ilk öncelikli iş oradaki eylem planını hazırlamaktı ve Tokat’ın vizyonunu ortaya koymak, Tokat’ın duran varlıklarını harekete geçirmek, buradaki insanların yaşam standartlarını yükselmesini, gelir düzeylerinin artması için çalışmalar başlatmaktı. Bunun için çalıştayımızı düzenledik” dedi.

    Konuşmasında Türkiye’deki bal üretimine dikkat çeken ve Türkiye’de yılda 107 bin ton bal üretildiğini kaydeden Yüce, “Bal üretimiyle ile ilgili ülke olarak çok önemli konumdayız. Dünyada Çin’den sonra bir numarayız. Yani 107 bin ton seviyesinde bal üretimimiz var ve bununla birlikte 7 milyon kolonimiz var ülkemizde. Çok zengin bir floramız var. Bugün Avrupa ülkelerinin tamamındaki bitki çeşidi tek başına bizim ülkemizde ve bununda 3’te birlik kısmı Doğu Karadeniz’de” ifadelerini kulandı.

    “Doğu Karadeniz’de 4 bin arıcı eğitildi”

    “Biz bu sektörü çok daha iyi noktaya nasıl getirebiliriz” diyen Yüce, “Bölgemizde sadece bal değil bal ile birlikte katma değeri yüksek olan ürünler, arı sütü, polen, propolis, arı zehiri ve anaç arı üretip kullanabiliyoruz. Bunun için biz Doğu Karadeniz’de 4 bin üreticimizi eğitimden geçirdik, 4 bin sertifika verdik ve gerekli malzeme desteği yaptık. Bölgemizde bununla ilgili çalışmamız devam ediyor. Tokat ilimizin de dahil olması ve Tokat ilimizin de çok farklı bir floraya sahip olması münasebetiyle inşallah arıcılığı çok daha iyi noktaya getirmeye çalışıyoruz. Oradaki arıcılarımızı da eğitimden geçirmek için gerekli çalışmaları başlatıyoruz” şeklinde konuştu.

    Ülke olarak bal üretiminde çok fazla modern işletmelere sahip olmadıklarını ifade eden Yüce, şöyle devam etti;

    “Bal konusunda modern işletmelere çok sahip değiliz. Modern işletmeler olmadığı için çoğu insan bu işi hobi olarak yapıyor. Yani öğretmen emeklileri ağırlıklı ve diğer memur emeklileri tarafından hobi gibi yapılıyor ama çok teknolojik yapılmıyor. Artı bal ile ilgili vatandaşımızın arzu etmediği, vatandaşımızın o güzel duygularına hitap etmeyen bir takım üretimler de olduğu görülmekte. Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız yoğun bir şekilde bunun mücadelesini veriyor ve biz artık balın mutlaka tescillenmesini, mutlaka laboratuvar tahlillerinin yapılmasını ve bu tahlillerden geçmiş baların piyasaya girmesinden yanayız.“

  • (Özel haber) Çin’den tarihi Şangay hamlesi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şangay beşlisi ile ilgili açıklamaları gündemdeyken, Türkiye’nin Doğu Türkistan’daki Uygur Türkleri hassasiyetini dikkate alan Çin yetkilileri, Çin’de eğitim gören yaklaşık 300 Uygur Türkü öğrenciye burs bağladı. Çin yetkilileri, bundan sonraki politikalarında Uygur Türkleriyle ilgili daha hassas davranacaklarını da bildirdi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şangay beşlisi ile ilgili açıklamaları Dünya gündeminde geniş yankı buldu. Bu gelişmelerin ardından Türkiye’nin Uygur Türkleri ile ilgili hassasiyetini dikkate alan Çin, önemli bir hamle yaptı. Geçtiğimiz günlerde, Türkiye-Çin arasındaki ticari ve turizm ilişkilerini daha ileri taşımak için Finans İstihbarat Uzmanı Muhammet Taha Gergerlioğlu başkanlığındaki 18 kişilik Türk heyetiyle bir araya gelen Çin yetkileri, Uygur gençlerinin eğitiminde Türkiye ile işbirliği yapmak isteğini açıkça dile getirdi. Bu görüşmelerden sonra da Çin yetkilileri, Çin’de eğitim gören yaklaşık 300 Uygur Türkü öğrenciye burs bağladı. Öğrencilere bağlanan bursların, bin lirayı aştığı ifade edildi.

    Tarihi adım: Çin, Uygur Türkleri için Türkiye ile iş birliği yapmak istiyor

    Çin yetkilileri, yine gerçekleşen görüşmelerde, Uygur politikasında daha yumuşak, daha hukuki ve daha insani bir sürece girmeye hazır olduklarının da altını çizdi. Yine yetkililer, Doğu Türkistan-Uygur Türkleri meselesinde dolayı İslam ve Müslümanlarla kavgaya girmek istemediklerini ve bu sorun için Türkiye’den yardım istediklerini açıkça beyan etti.

    Görüşmenin ayrıntıları hakkında bilgi veren ve Çin’e yapılan ziyarette Türk heyetine başkanlık yapan Finans İstihbarat Uzmanı Muhammet Taha Gergerlioğlu, Türkiye-Çin arasında yeni bir sürecin başladığını söyledi. Gergerlioğlu, “Çin ile ilişkilerimizde, Doğu Türkistan-Uygur Türkleri meselesi hem tarihi, hem milli, hem dini, hem de insani ve vicdanı bir mesele olarak varlığını korumaktadır. Bu meselenin Çin’de farkındadır. Hatta Çin, Doğu Türkistan-Uygur Türkleri meselesinin başta Türkiye olmak üzere İslam ülkeleri ile ilişkilerinde belirleyici olduğunun farkında. Bu farkındalık çerçevesinde Çin, Türk heyetleri ile yaptığı ikili görüşmelerde Uygur politikasında daha yumuşak, daha hukuki ve daha insani bir sürece girmeye hazır olduğunun işaretlerini vermiştir. Çin Doğu Türkistan-Uygur Türkleri meselesinde İslam ve Müslümanlarla kavgaya girmek istemediğini ve bu sorun için Türkiye’den yardım istediklerini açıkça beyan etmiştir” dedi.

    Uygur Türkleriyle ilgili çalışmalar genişletilecek

    Gergerlioğlu, “Yetkiler, Shangai ye aktif katılım ile birlikte Uygur gençlerinin eğitiminde Türkiye ile işbirliği yapmak isteğini açıklıkla dile getirdi. Uygur Türklerinin devlet içinde görev almasında kolaylıklar sağlamaya başlamıştır ve bu konuda daha fazla adım atacağını belirttiler. Uygur Türkleri öğrencilerinin burs imkânından daha fazla yararlanma imkânlarını da genişleteceklerini söylediler. Türkiye’de beş üniversite ile çalışmalar yürüten Konfüçyüz Vakfının Yunus Emre Enstitüsü ile daha etkin işbirliği yapmasını ve birlikte Türk ve Çin Üniversiteleri ile daha geniş, kapsamlı çalışmalar yürütmesi isteğini de ortaya koydular” şeklinde konuştu.

    Türkiye ve Çin arasındaki ticari ve turizm ilişkilerini ilerletmek için Çin’e çıkarma yapan 18 kişilik Türk heyeti, yılda en az 1 milyon Çinli turistin Türkiye’ye gelmesi için ön anlaşma yapmıştı.

    (HG-HA-Y)

  • Bakan Arslan: “Çin’den Avrupa’ya çok önemli bir koridor haline geleceğiz”

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, 1915 Çanakkale Köprüsü’ne olağanüstü bir ilginin olduğunu belirterek, “Bakü-Tiflis-Kars ile birlikte Çin’den Avrupa’ya yük hareketinde çok önemli bir koridor haline geleceğiz” dedi.

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) düzenlediği 2. İstanbul Kamu-Özel Sektör İşbirliği Zirvesi’ne katıldı. Zirveye Bakan Arslan’ın yanı sıra DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, kamu ve özel sektör yetkilileri ile davetliler katıldı.

    Zirvede bir konuşma yapan Bakan Ahmet Arslan, İstanbul’un ve İstanbullunun yaşamını kolaylaştırmak, özellikle tarihi yarımadayı korumak ve üzerindeki olumsuz etkileri azaltmak adına Yenikapı’dan denizin altına giren ve Anadolu’dan Avrasya Tünelini başlattıklarını ifade etti. Bakan Arslan, “Avrasya Tüneli bedel olarak çok yüksek olmayabilir artık 1 milyar 275 milyon dolarlık proje küçük geliyor. O kadar büyük projelerle ilgilendik ki artık ortak ölçekli başka ülkeler için büyük olan rakamlar bize küçük geliyor. Özellikle söylüyorum, tarihi yarımada sadece bizim için değil dünya için önemlidir. Tarihi yarımada üzerindeki araçlardan kaynaklanan özellikle sera gazı, karbondioksit gibi olumsuz etkiyi azaltmak adına bu proje çok önemlidir. Denizin 106 metre altından geçmesiyle de dünyanın bir ilki olacak. İnşallah bu sene 20 Aralıkta hizmete sokmuş olacağız” dedi.

    “1915 Çanakkale Köprüsü’ne olağanüstü bir ilgi var”

    Ana koridorun tamamlayıcısı olarak kamu kaynağı ve kamu-özel işbirliğiyle yapacakları olduğunu belirten Bakan Arslan, “Yakın zamanda Çanakkale’de yine Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayacak 1915 Çanakkale Köprüsü’nü yapacağız ki ihale sürecini başlattık. 26 Ocak’ta inşallah tekliflerini alacağız. Teknik olarak yeterli bulduğumuz firmaların sürelerini açıp yarıştıracağız. Dokümanları satmaya başladık, olağanüstü bir ilgi var. Dünyanın her yerinden bu işleri yapan büyük yükleniciler, hepsi bu işi yapmak istiyor. Bununla yetinmiyoruz. Ülkemizin Başkenti Ankara’yı Akdeniz’e bağlayacak koridorun Ankara-Niğde otoyol projesini de kamu-özel işbirliğiyle yapmak üzere bugünlerde ihaleye çıkacağız. İzmir’den ülkemizin Ege’sini İç Anadolu’ya doğru ve Orta Akdeniz’e bağlayacak olan İzmir-Aydın otoyolunun devamı olan Aydın-Denizli’yi de yakında çıkacağız. İzmir’i kuzeye doğru, ülkemizin yapmakta olduğu en büyük limana doğru otoyolla bağlamak için İzmir-Nemrut-Aliağa’yı da yakında çıkıyoruz. Ankara’yı ülkemizin doğusuna doğru otoyollarla bağlamak ve koridoru uzatmak üzere Ankara-Delice otoyolunu da çıkacağız” ifadelerini kullandı.

    “Çin’den Avrupa’ya çok önemli bir koridor haline geleceğiz”

    Marmaray’ın tek başına anlamlı olmadığını söyleyen Bakan Arslan, “Doğu-Batı koridoru, Bakü-Tiflis-Kars ile birlikte özellikle Asya’dan Avrupa’ya orta koridorun tamamlayıcı olması hasebiyle anlamlıydı. İşte Marmaray ile Çin’den çıkan bir yükün kesintisiz olarak Londra’ya kadar gidebilmesini sağlayan ülkemizin 2 prestij projesidir. Bunlarla yetinmiyoruz, çünkü Marmaray ağırlıkla şehir içi taşımacılığa hizmet verecek. Sadece gece saatlerinde yük taşımacılığına hizmet verecek. Böyle bir coğrafyadan bahsediyorsak, bu coğrafyaya bu kadar yükü getireceğiz diyorsak, bununla yetinmememiz gerektiğini biliyorduk. O yüzden Yavuz Sultan Selim (YSS) Köprüsü’nün üzerinde aynı zamanda raylı sistem de planladık ki YSS, 59 metrelik genişliğiyle dünyanın en geniş köprüsüdür. İnşallah oranın üzerindeki raylı sistemi de Akyazı’dan Halkalı’ya kadar bağlayarak biz Doğu-Batı koridorunu raylı sistemle ikinci bir koridora kavuşturmuş olacağız. Bakü-Tiflis-Kars ile birlikte Çin’den Avrupa’ya yük hareketinde çok önemli bir koridor haline geleceğiz. Orta koridoru canlandıracağız” şeklinde konuştu.

    “Her 2 projede 400 bin ağaca karşılık 5 milyon ağaç diktik”

    “Bütün bu büyük projeleri yaparken zaman zaman çevreci geçinenler bizi eleştirdi” diyen Bakan Arslan, “Avrasya projesinin ortaya konulma sebebinin 1’inci maddesi çevreciliktir. Tarihi yarımadanın çevresini korumaktır. Yine İstanbul’da 3. Havalimanını yapıyoruz ve YSS Köprüsü’nü yaptık. Her 2 proje de kesmek ya da yer değiştirmek zorunda kaldığımız ağaç sayısı 380 bin, diyelim ki 400 bindir. 400 bin ağacını bir kısmını kesmek veya yer değiştirmek zorunda kalmışız. Bunu biz değil uzmanı olan Orman Genel Müdürlüğü marifetiyle yapılıyor. Şu ağaçlar kesilebilir, şunlar yer değiştirilip yaşatılabilir diyorlar. Bunun da gereğini yapıyorlar, 400 bin ağaç çok önemlidir. Ancak 400 bin ağaca karşılık diktiğimiz ağaç, bugüne kadar her 2 projede yaklaşık 5 milyondur. 2 projede toplam 9 milyonun üzerinde ağaç dikeceğiz. Yaklaşık 20 kat ağaç dikeceğiz. Uzmanlar hesap makinelerini çıkartıp bize, ‘Hayır yanlış hesapladınız, 20 katı değil 24 veya 25 kat’ desinler. Bütün projelerde çevre hassasiyetini çok üst düzeyde tutuyoruz. Bütün bunları bir tarafa bırakın, yol ve araç kalitesi düşükken, dur-kalklarla ilerliyorken, zaman ve yakıt kaybı, oluşturduğumuz sera gazı, karbondioksit emisyonunu düşünürseniz, bölünmüş yollarla modern havalimanlarıyla, Yüksek Hızlı Trenlerle (YHT), modern deniz yoluyla yaptığınız tasarruflar çevreciliğin ta kendisidir. İnsanımızın hayatını kolaylaştırıyoruz, çevreye olan bu ulaştırma türlerinin olumsuz etkisini azaltıyorsunuz, işte size çevrecilik bu olsa gerek” diye konuştu.

    Bakan Arslan’a konuşmasının ardından DEİK Başkanı Vardan tarafından plaket takdim edildi. Ardından Bakan Arslan zirveye katılanlarla hatıra fotoğrafı çekildi.