Etiket: Cinayetlerin

  • Cinayetlerin azmettiricisi kayınbirader çıktı

    Sivas’ta Karayolları Bölge Müdürlüğüne ait misafirhanede işlenen cinayetlerin zanlısı ve azmettiricisi hakim karşısına çıktı.

    Sivas’ta iki gün önce gece yarısı meydana gelen olayda iddiaya göre Karayolları 16’ncı Bölge Müdürlüğü misafirhanesinde çalışan garsonlardan Alpaslan K. (44) tartıştığı aşçı Özal Kızak (34) ve fırın ustası Mustafa Tutuş’u (39) tüfekle yaralayarak kaçtı. Her iki kişi de olay yerinde hayatlarını kaybederken Alparslan K. olaydan 15 saat sonra dağlık alanda yakalandı.

    Alparslan K. Sivas İl Emniyet Müdürlüğünde alınan ifadesinde cinayeti “namus” için işlediğini belirtirken silahı boşandığı eski eşinin kardeşi Tanju Ç.’den aldığını ve olayı birlikte planladıklarını söyledi. Bunun üzerine Tanju Ç. de gözaltına alındı. Cinayetin zanlısı Alparslan K. ve azmettirdiği ileri sürülen Tanju Ç. emniyetteki ifadelerinin tamamlanmasının ardından bugün Sivas Adliyesinde hakim karşısına çıkartıldı.

  • Psikiyatr Dilbaz: “Cinayetlerin sadece yüzde 10’u ruhsal bozukluğu olanlar tarafından işleniyor”

    Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, şizofreni hastası kişilerin toplumda etiketlenmesinin yanlış olduğunu belirterek, erken tanı ve tedavi ile bu kişilerin sağlıklı olarak yaşamlarına devam ettiklerini bildirdi. Dilbaz, toplumda cinayetlerin sadece yüzde 10’unun ruhsal bozukluğu olanlar tarafından işlendiğini, yüzde 90’ının ise sağlam kişiler tarafından işlendiğini kaydetti.

    Antalya’nın Belek turizm merkezinde devam eden 2. Psikiyatri Zirvesi ve 9. Ulusal Anksiyete Kongre Başkanı da olan Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, şizofreninin çok önemli bir ruhsal hastalık olduğunun altını çizerek, Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre 10 tane yeti kaybına neden olan hastalıkların içinde 5 tanesinin ruhsal hastalık olduğunu söyledi.

    Şizofreninin toplumda görülme sıklığının yüzde 1 olduğuna değinen Dilbaz, “17-20 yaşlar arası başlıyor. Tam eğitime devam edilen hayatın kurulmadığı dönemde başlıyor. Beyinde ciddi yapısal değişikliklere yol açıyor. O nedenle erken tanıyla, erken tedavi edilmesi gerekiyor. Toplum içinde ciddi bir damgalama oluyor. Bir kez böyle bir rahatsızlığa yakalandığınızda hiç tedavisi yokmuş gibi, geleceğinizin kararmış gibi olduğu düşünülüyor. Ama artık biz şizofreniyi kontrol altına alabiliyoruz. Hastamız tam anlamıyla hiç hastalanmamış kadar olmamakla birlikte işlevselliğini devam ettirebilecek pozisyona getiriyoruz” diye konuştu.

    “Cinayetlerin yüzde 10’u ruhsal bozukluğu olanlar tarafından işleniyor”

    Şizofrenlerin toplum içinde etiketlenmesinin ortadan kaldırılması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Tedavide daha başarılı oluruz. Şizofreni hastası olan ailelere, aşırı koruyucu kollayıcı kaygı dolu aileler hastanın tedavisini olumsuz etkiliyorlar. Engelli olarak işe girmeleri konusunda, ehliyet alıp almayacakları ya da ceza ehliyetleri olup olmadıkları ya da ne kadar şiddete eğilim içinde olduklarını belirliyoruz. Toplumda yapılan çalışmalarda, cinayetlerin sadece yüzde 10’u ruhsal hastalığı olanlar tarafından yapılıyor. Yüzde 90’u hasta olmadığını tanımladığımız ama işte toplum içinde psikopat dediğimiz özellikli insanlar tarafından yapılıyor. Maalesef yanlış yere hastalarımız bu konuda etiketleniyor. O nedenle toplumun bu hastalığı bakış açısının sil baştan değiştirilmesi gerekir” dedi.

    “Toplum ruh sağlığı merkezleri faydalı”

    Şizofreni belirtisi olan kişiyi en kısa sürede hekime getirmenin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dilbaz, bu kapsamda Sağlık Bakanlığı’nın Toplum ve Ruh Sağlığı Merkezleri’nde 5 yıldır çalışmalar yürütülmesinin önemli olduğunun altını çizdi. Dilbaz, “Buralarda kronik hastaların rehabilitasyonu yapılıyor. Çok başarılı bir proje. Her geçen gün yaygınlaşmasıyla hastalar daha iyi tedavi olanaklarına sahip oluyorlar” ifadelerine yer verdi.

  • Sapanca’daki Cinayetlerin Sebebi Gasp Çıktı

    Sakarya’nın Sapanca ilçesinde silah zoruyla gasp olaylarına karışan, 20 gün aralıklarla işlenen 3 cinayetin ise faali olan katil zanlıları çıkartıldıkları mahkemece tutuklandı. Zanlıların cinayetleri gasp için işledikleri ortaya çıktı.

    4 Nisan tarihinde Fevziye Mahallesi’nde yazlık evde baba Hanlar Başak ile oğlu Çetin Başak’ın darp edildikten sonra av tüfeğiyle vurularak öldürülmesi ile 24 Nisan tarihinde Hacımercan Mahallesi’nde 74 yaşındaki Ali Sarı’nın evinin bahçesinde öldürülmesi olaylarını araştıran Sakarya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, cinayetlerin aydınlatılması için 3 özel ekip oluşturdu.

    5 BİN ARAÇ İNCELENDİ

    Olayların aydınlatılmasına yönelik sürdürülen çalışmalar neticesinde Sapanca’da maskeli olarak silah zoruyla girdikleri 3 evde para ve ziynet eşyalarının gasp edilmesi olaylarını inceleyen ekipler, cinayetlerin de aynı şahıslar tarafından işlendiğini değerlendirerek, TEM Otoyolu gişeler geçişlerinde olaylarda kullanılan araçlara benzer 5 bin aracı inceleyip, sorgulayarak olaylarda kullanılan kiralık araçları tespit etti.

    TELEFON KAYITLARI

    Kiralık araçların tespit edilmesinin ardından Sakarya, Kocaeli ve Düzce illerinde yaklaşık 250 araç kiralama şirketiyle bağlantıya geçilerek, olayda kullanılan araçların nereden kiralandığı tespit edildi. Ekipler, daha sonra şüpheli şahısların kullanmış oldukları telefon kayıtlarından yola çıkılarak görüşme yaptıkları 3 bin 345 farklı GSM numarası üzerinde çalışarak, tüm bağlantılarını ortaya çıkarttı.

    2 KİŞİ TUTUKLANDI

    Olayın aydınlatılması üzerine 9 kişi gözaltına alınırken, 6’sı ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Gözaltına alınanlarda Bilal Kahraman, Olkan Şahin ve S.Ş. sorgularının ardından adliyeye sevk edildi. Bilal Kahraman ile Olkan Şahin çıkartıldıkları mahkemece tutuklanırken, S.Ş. ise denetimli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

  • Medya Dünyasındaki Seri Cinayetlerin Sır Perdesi Bu Romanla Aralanıyor

    Gazeteci cinayetleriyle medya dünyasının korkulu rüyası haline gelen bir seri katil ve bu cinayetlerin ardında yatan büyük bir komployu anlatan Cinayetin Peşinde kitabı raflardaki yerini aldı.

    Erdoğan Eyrik’in ikinci kitabı olan Cinayetin Peşinde, 1980 öncesi yaşanmış gazeteci cinayetlerini ve ses getiren komploları günümüze uyarlayarak anlatıyor. Hiç Yayınları tarafından basılan kitapta ünlü bir gazetecinin asistan muhabirliğini yapan Sedat’ın bir komplo sonucu patronunu öldürmekle suçlanması ve daha sonra ardı ardına işlenen gazeteci cinayetleri anlatılıyor.

    İlk kitabı Dehliz ile yazarlığa başlayan Erdoğan Eyrik’in polisiye gerilim temalı ikinci kitabı Cinayetin Peşinde Sır Perdesi yayınlandı. Hiç yayınları tarafından basılan kitap D&R’lar başta olmak üzere tüm kitabevlerinde ve internet kitap satış sitelerinde satılmaya başlandı. Kitapta kurgulanan pek çok olayın gerçek bir hikayeden uyarlandığını anlatan Yazar Erdoğan Eyrik, “Yakın tarihimizde yaşanan ve ses getiren önemli cinayetler arasındaki bağı anlatan ve gerçekte yaşanmış pek çok olayı barındıran bir polisiye gerilim romanı oldu. Okuyucu kitapta bir gazeteci cinayetiyle başlayan fakat kitabın derinlerine daldıkça akıl almaz olaylar örgüsüyle karşılacak. Kahramanımızla birlikte İstanbul’un arka sokaklarında dolaşırken karşınıza tahmin dahi edemediğiniz kişiler çıkacak. Yakın tarihimizde yaşanan pek çok ünlü gazeteci cinayetini, önemli olayların arka planlarını kurgusal olarak bu kitapta göreceksiniz. Klasik polisiye eserlerde olduğu gibi katili tahmin etmek yerine okuru gizemli bir seyahate çıkarmayı amaçladık” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Seri Cinayetlerin Zanlısı Yakalanamadığı İçin Vatandaş Tedirgin

    Gaziantep’te 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan seri cinayetlerin zanlısının 2 gündür yakalanamaması bölge halkını tedirgin ediyor. Vatandaşlar, bir an önce zanlının yakalanmasını istedi.

    Gaziantep’te 9 kişinin öldüğü cinayetler, bölge insanını iyice korkuttu. Yaşanan olayların zanlısı Yusuf Taş’ın halen yakalanamaması bölge insanını tedirgin ediyor.

    Hüseyin Solmaz isimli üniversite öğrencisi, 1 kişinin aynı aileden 9 kişiyi öldürüp kayıplara karışması ve halen bulunamaması nedeniyle tedirgin olduklarını söyledi. Solmaz, “Biz burada öğrenciyiz ailemiz burada da değil. Haberimiz yoktu yeni öğrendim çok tedirgin oldum. Şurada bir bomba patlasa kim vurduya gideceğiz. Bir an önce geniş çaplı önlemlerin alınması lazım” şeklinde konuştu.

    Gaziantep’te yaşayan Seyran Hakan da son yıllarda yaşanan olaylar nedeniyle insanların psikolojisinin bozulduğunu ifade etti. Hakan, “Ben de haberlerden duydum. Suç unsurlarından en büyüğü de insan psikolojisidir. İnsanların dengesi bozuldu. Bu olay duyduğum kadarıyla, bir kıskançlık olayıdır. Eşi ayrılmak istemiş. Bu olayın nedenlerini araştırmak lazım. Aile içi karı koca meselesine karışılmaması lazım” diye konuştu.

    Öte yandan, olayın üzerinden 40 saati aşkın zaman geçmesine rağmen 9 kişinin ölümün faili olarak aranan Yusuf Taş halen bulunamadı.