Etiket: Çılgınlığı

  • Sosyal Medya’nın yeni trendi; Cox10 mood çılgınlığı

    Sosyal Medya’nın yeni trendi; Cox10 mood çılgınlığı

    Sosyal Medya Uzmanı Haluk Arslantaş, ülkemizde ve Dünya’da sürekli gelişen ve değişen giyim sektörünün girişimcilerin büyük ilgisini çektiğini ve sektörde farklı fikirlerin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Arslantaş, bunların en son örneğinin de Arslantaş Creative reklam ajansının sahibi Haluk Arslantaş’ın ortakları ile birlikte yeni yatırımı olan “Vox10line” markası olduğunu kaydetti.

    Arslantaş, Sosyal Medya’da gençlerin çok sevdiği Vox10line Mood serisi modunuza göre değiştiğini ve içerdiği mesajlar ile eğlendirdiğini dile getdi.

    Son zamanlarda trend olan ve gençlerin çokça sevdiği mesaj içerikli sweatshirt ve tshirt’lere farklı bir boyut kazandıran Vox10 markasını Haluk Arslantaş ise şöyle yorumladı;

    “Klasik baskı veya nakış detaylı modellerin sektörde her zaman tutulduğunu ve birbirinden şık desenlerle yeniden yorumlandığını çok net bir şekilde tespit ettik. Fakat bir yenilik yapmamız gerektiğini de biliyorduk! Bizler de “Vox10 Mood” serisi ile insanların bir sweatshirt’ü sürekli farklı mesajlarla güncelleyerek giymesinin keyifli olacağını düşünerek üretmeye başladık. Kitlelerde çok sevdi ve sosyal medyada büyük bir akım başlattı. Bu bağlamda 2020 yılının başlarında kış sezonuna biraz geç girmemize rağmen stoklarımızın %75’ini 3 gün gibi kısa bir sürede tükettik ve oluşan talepler doğrultusunda kış sezonu için üretime hız kesmeden devam ediyoruz.”

    Ayrıca markanın geleceği ile ilgilide birkaç bilgi aktaran Haluk Arslantaş, “Henüz yeni olan markamızın bu denli ilgi görmesini kesinlikle ekip olarak geliştirdiğimiz stratejinin başarılı bir sonucu olarak görüyorum. Bizler ekip olarak ürünlerimizin her detayı için özenle çalıştık, pazarda yer edinebilmek için fikirlere önem verdiğimiz kadar üretim, kalite ve fiyat politikamızı da özen gösterdik. En kaliteliyi en ucuza sunmayı hedefledik ve güncel piyasa şartlarında ürünlerimizi ulaşılabilir kıldık. Bu bağlamda yine aynı strateji ile en iyiyi, en kaliteliyi, en ucuza sunmak üzere yaz sezonuna yine içinde fikirler barındıran keyifli bir koleksiyonla hazırlandık. Vox10 ile sürprizlere hazır olun.” dedi.

  • Kar üzerinde drift çılgınlığı

    Ankara’da gece boyunca yağan kar, yeni yılda şehrin yeniden beyaza bürünmesine neden olurken, karlı yolda drift yapan bir sürücü kazaya davetiye çıkardı.

    Ankara’da gece saatlerinden itibaren karlı hava etkili oldu. Sabaha kadar aralıklarla şiddetini arttırarak yağan kar nedeniyle Çankaya, Altındağ, Mamak, Keçiören, Yenimahalle, Etimesgut gibi pek çok merkez ilçesinde yerler beyaz örtüyle kaplandı.

    Cadde ve sokakları örten kar nedeniyle sürücüler araç kullanmakta güçlük çekti. Belediye ekipleri, ana arterlerde ve ara sokaklarda gece boyunca kar mesaisi yaptı. Kar küreme ve tuzlama çalışması yapan ekipler, bazı ara sokaklarda yanlış park edilmiş araçlar yüzünden temizleme yapamadıklarından şikayetçi oldu.

    Karla kaplanan yollar, trafik magandalarına yaradı. Etimesgut ilçesine bağlı Elvan Mahallesi’nde kaydedilen görüntüye, karlı sokak üzerinde aracına zikzaklar çizdiren bir sürücü yansıdı. Trafiğe açık alanda dakikalarca drift yaparak ilerleyen otomobil, kazaya davetiye çıkardı.

  • (Özel) Avrupa’nın göbeğinde asma kilit çılgınlığı

    Birbirlerine olan aşklarını bir asma kilitle kilitleyebileceklerine inanan milyonlarca genç aşık, Avrupa’nın ortasındaki bu kente akın ediyor.

    Kosova’nın Prizren şehrine gelen genç aşıklar şehri boyda boya geçen Ak nehir üzerindeki dereye asma kilit takıp anahtarını dereye atıyor.

    1,5 milyon nüfusa sahip Balkanların denize kıyısı olmayan tek ülkesi olma özelliğine sahip Kosova, dereleri ve Osmanlı İmparatorluğu döneminden kalan tarihi köprüleriyle turistlerin ilgi odağı oluyor.

    Özellikle Osmanlı döneminden kalan tarihi camileri ve çeşmeleriyle ünlü Prizren kenti Avrupa ve Asya’dan gelen binlerce çifti ağırlıyor.

    Şehri boydan boya bölen Ak Dere üzerinde bulunan tarihi köprülerin yanı sıra sonradan yapılan demir köprülerde işletme olarak kullanılıyor. Turistlerin en yoğun olduğu Semaver bölgesindeki demir köprüye dünyanın dört bir yanından gelen genç aşıklar aşlarını ölümsüzleştirmek için asma kilit takıyor. Köprünün demir korkuluklarına takılan asma kilitlerin anahtarları daha sonra dereye atıyor. Genç çiftler böylelikle birbirlerinden bir daha ayrılmamak üzere kalplerini kilitlediklerine inanıyorlar. Bu işten en karlı ise köprüyü işletme gibi kullanan bölge esnafı çıkıyor.

    Üniversite öğrenimini Türkiye’de tamamladıktan sonra ülkesine dönen kafe işletmecisi Şaban Taske, “Aşıklar Köprüsü’ne dünyanın her yerinden genç çiftlerin gelip kilit astığını söyledi. Taske, Buraya kilit asan çiftler kilitlerin açılmadığı sürece aşklarının hiç bitmeyeceğine inandıkları için anahtarları dereye atıp kaybediyor. Buraya Türkiye’den de gelenler oluyor. Türk halkı çok cana yakın Türkiye’yi çok seviyor ve özlüyoruz” dedi.

    Şadırvandan su içen o şehirden biriyle evleniyor

    Köprünün yanı sıra kent merkezinde bulunan şadırvanın da bekar erkekler tarafından ilgi gördüğünü anlatan Taske, “Altı Çeşme dediğimiz çeşmeden su içenin bu şehirden biriyle eveleneceğine inanıldığı için bekar erkekler çeşmeye yoğun ilgi gösteriyor” diye konuştu.

  • Uzmanlardan ’selfie çılgınlığı’ uyarısı

    Psikolog Melek Demir, dünyanın neredeyse her köşesinde selfie çekerken ölen insanların haberlerini okuduklarını ve her geçen gün ölen insan sayısının arttığını belirterek, özellikle ebeveynlere önemli uyarılarda bulundu.

    Diyarbakır’da bulunan Persona Psikoterapi Eğitim ve Danışmanlık Merkezinden Psikolog Melek Demir, dünyanın hemen her köşesinde yaşanan ve selfie çekerken gerçekleşen ölümlü ve yaralanmalı kazalar nedeniyle bazı uyarılarda bulundu. Selfie çekme ile ilgili son zamanlarda çok ciddi problemlerin meydana geldiğini belirten Psikolog Demir, “Dünyanın neredeyse her bir köşesinden selfie çekerken ölen insanların haberini alıyoruz. Bu çılgınlık bizi, anne ve babalarımızı tedirgin ediyor. Belki anne-baba neslinde çok fazla selfie olmamış olsa da çocuklarımızda, ergenlerimizde, gençlerimizde ciddi anlamda selfie çılgınlığı devam ediyor. Bu tabii ki bizi korkutuyor. Çünkü ölüm haberleri artmış durumda” dedi.

    “Çocuklarla ilgili belli sınırların olması gerekiyor”

    Çocuklarla ilgili olarak bu konularda belli sınırların olması gerektiğini ifade eden Demir, “Hayatımızda ne olursa olsun her şeyin aşırısı ciddi anlamda hayati tehlike getirir. Selfie kötü bir şey değil. Tabii ki insan kendini beğenebilir, çekebilir ama bunun etrafındaki herhangi bir tehlikeyi görmeyecek ve hayati tehlikeyi de ortaya çıkaracak kadar yapılması tabii ki engellenmelidir. Bu konu teknoloji bağımlılığı ile ilgili bir durum. Hayatımızın çok büyük bir kısmını tamamen sosyal medya üzerinden, insanlarla iletişimimizin tamamını sosyal medya üzerinden ve yaptığımız her şeyi paylaşarak, ki bu genelde selfie çekerek yapılan bir şey. Buna bağlı olarak belli sınırlar getirmemiz gerekir. İnsani ilişkilerimize daha çok önem göstermemiz gerekiyor. Örnek veriyorum bir yere gidiyoruz hepimizin elinde telefonlar oluyor. Telefonlarla bir yerleri çekmeye çalışıyoruz, kendimizi çekmeye çalışıyoruz. Tüm iletişimimiz neredeyse kesilecek hale geliyor. Çocuklarımıza teknoloji ile alakalı belli sınırlar olmalı. Örneğin günde iki saatten fazla tabletle, internetle, telefonla, televizyonla çok fazla vakit geçirmemeli ve hayatında kullandığı şeylerin nasıl kullanıldığını iyi bilmeli. Bunu ve sınırlarımızı öğretebilirsek, insani ilişkilerimizi iyi tutabilirsek teknoloji bağımlılığının getirmiş olduğu riskleri her zaman minimuma indirmiş oluruz. Bunun için anne-babaların sınır koyma konusunda ciddi anlamda öğretici olmaları gerekir” diye konuştu.

    “İletişim artması teknolojiye olan ihtiyacı azaltacaktır”

    Çocuklarla olan iletişimin arttırılmasının teknolojiye olan ihtiyacı azaltacağını aktaran Psikolog Demir, “Sokak oyunlarının daha fazla olması, ebeveyn ve çocuklar arasında ki paylaşımların arttırılması, arkadaşlarla olan iletişimlerinin sosyal medya üzerinden değil de gerçek dünya üzerinden yapılması çocukları teknolojiden biraz daha uzak tutacaktır. Teknolojiye olan ihtiyaç azalınca daha bilinçli bir kullanım başlayacaktır. Bu da anne babaların dikkat etmesi gereken unsurlardan bir tanesidir. Çocuk telefon taşımaz diye bir şey yok. Günümüzün mecburi bir koşulu olmuş durumda. Özellikleri düşürülebilir. O sorumluluğu taşıyabileceği seviyeye getirilebilir” ifadelerini kullandı.

    “Selfie ‘bencillik’ duygusunu tetikler”

    İnsanın benliğinde beğenilme duygusu ve kendisiyle ilgili öne çıkma duygusu olduğunu ve selfienin de bencillik duygusunu tetiklediğini vurgulayan Psikolog Demir, şunları kaydetti:

    “Birçok fotoğraf düzeltme programı var. Bu programlarla her türlü oynama yapabiliyorsunuz. Kişi kendini aynı şekilde görüp beğenme duygusunun artması gibi duyguları yaşamaya başlıyor. Bu tür duyguları yaşadıkça selfieye olan talep daha çok artıyor. Fotoğrafı kendi beğeneceği şekilde yapmaya başlıyor. Bu tür duyguları yaşadıkça da selfieye olan talep daha çok artıyor. Her fotoğrafı toplu çekmek yerine selfie çekmek çok daha fazla olmaya başlıyor. Teknolojiyi hayatımızdan çıkaramayız, çünkü çağ teknoloji çağı. Teknoloji çağındayken onlara hadi git kendine başka bir şey bul dersek çocuk bunda zorlanır. Bu bizim için de geçerli. Yetişkinlerin de bağımlı olduğu bir kavramdan bahsediyoruz. Onun yerini dolduran başka bir aktivite bulmamız gerekiyor. Kurs olabilir, kitap okuma olabilir. Bunlardan en önemlisi de kitap okumaktır.”

  • Bayram öncesi indirimli kıyafet çılgınlığı…

    Bursa’da ilk ve tek kadın alışveriş festivali olan Nunfest, bayram öncesi indirimli alışveriş imkanı sununca izdiham yaşandı.

    Seçkin markaların ürünlerine yüzde 70’e varan indirimle sahip olmak isteyen Bursalılar Merinos’taki festival alanına akın etti.

    Merinos Fuar alanında yüzlerce seçkin markanın yer aldığı alışveriş festivalinde eşarptan feraceye, etekten gelinliğe, makyaj malzemelerinden ev gereçlerine kadar binlerce ürün yer aldı. Pazar günü saat 01.00’e kadar sürecek olan festivali ilk günde 25 bin kişi ziyaret etti. Festivali 150 bin kişinin ziyaret etmesi bekleniyor.

    Festivale gösterilen yoğun ilgiden memnun olduklarını dile getiren Nunfest Sahibi Hülya Özdemir, “Şu anda 11’incisini düzenlediğimiz festivalin son gününe kadar 150 bine yakın ziyaretçi bekliyoruz. Alanda şu anda dünyaca ünlü yüzlerce firma yer alıyor. Festivale Bursa dışından da farklı illerden de kadın ziyaretçilerimiz geliyor. Kadınlar bu festivalde tepeden tırnağa 100 liraya da 2 bin liraya da giyinebilirler. Burada gelenler kaliteyi ucuza buluyorlar” dedi.

    Festivali ziyaret eden ziyaretçiler ise “Burada Türkiye’nin her yerinden gelen markaları bulmak mümkün, burada kaliteyi ucuza bulabiliyoruz. Elbiseler çok kaliteli ve fiyatları uygun” şeklinde konuştu.

    Festivalin Organizatörü Sinan Özdemir, “Buraya çevre illerden olmak üzere ilk günde 25 bin kişi ziyaret etti. Burada seçkin markaları uygun fiyata bulmak mümkün festivali 150 bin kişinin ziyaret etmesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.