Etiket: Çileğin

  • Bu çileğin kilosu 120 TL

    Bu çileğin kilosu 120 TL

    Karadeniz Bölgesi’nde her yıl yaz mevsimi öncesi yüksek kesimlerde yetişen dağ çileğine vatandaşlar büyük ilgi gösterirken kilosu ise 120 TL’den satılıyor.

    Özellikle ormana yakın bahçelerde yetişen ve toplaması çok zahmetli olan dağ çileği yol kenarlarında ve pazarlarda satan köylü vatandaşlar toplama zahmetine göre fiyatının çok ucuz olduğunu söylediler.

    Dağ çileğinin genelde çilek yapmak için satın alındığını belirten Cemile Kaya, “Her yıl özenle toplanan dağ çileklerimizi sipariş edenlere ve yol kenarlarında vatandaşlara satıyoruz. Kilosunu ise 120 TL’den veriyoruz. Toplaması o kadar zahmetli ki inanın o fiyat bile az. Bahçede ot altlarında olan çilek el yardımıyla aranarak bulunuyor ve bu çileğin taliplisi de çok. Bu aylarda toplanan çileği alanlar genellikle reçel yapımında kullanıyor. Lezzetini bilenler bizimle pazarlık dahi yapmadan alışverişini yapıyorlar. Yılda sadece 1 ay toplanıyor. Bölgede doğal yetişen ve adeta şifa kaynağı olan dağ çileklerini toplayan kadınlar, kışlık reçellerini hazırlıyorlar. Fatsa ve Çatalpınar ilçelerinde siparişe göre çilek topluyor ve satıyoruz” dedi.

  • Çileğin fiyatı el yakıyor

    Yaz aylarının sevilen meyvelerinden çileğin tezgahlardaki fiyatı adeta el yakıyor.

    Bilecik Merkez Hürriyet Mahallesi’nde kurulan Kapalı Pazar’daki tezgahlarda çileği gören vatandaşların yüzü önce gülerken fiyatına göz atanların yüzü düşüyor. Fiyatları normalin üzerinde bulan vatandaşlar, mevsimi olmasına rağmen daha önce kilolarda aldığı meyveden gramaj üzerinden alabiliyor. Fiyatların düşüşüyle daha iyi satış yapacaklarını belirten çilek satıcısı Ali Demirbaş, “Çileklerimiz İnegöl’den geliyor. Kilosunu 10 TL’ye satıyoruz. Fiyatlar şu an biraz pahalı ama yine de satışlarımız güzel gidiyor. Allah’ın izniyle fiyatlar 15-20 güne düşer o zaman daha çok talep olur” ifadelerine yer verdi.

  • Bu çileğin kilosu 100 TL

    Halk arasında orman çileği olarak bilinen, daha çok reçel ve marmeladı yapılan organik dağ çileğinin kilosu Ordu’nun Fatsa ilçesinde 100 TL’den satılıyor.

    Bölgede doğal yetişen ve adeta şifa kaynağı olan dağ çileklerini toplayan kadınlar, kışlık reçellerini hazırlarken fazlalığını ise yol kenarlarında kurdukları minik tezgâhlarda vatandaşlara satıyorlar.

    “Bu çileğin taliplisi çok”

    Çilekleri dağa giderek özenle topladıklarını ifade eden Cemile Kaya, “Dağlarda ve fındık bahçelerinde yetişen, kokusuyla olduğu kadar lezzetiyle de insanların damağına hitap eden organik dağ çileğini kendimiz reçel yapmak için topladık. Fazlasını ise kilosunu 100 TL’den satışa sunuyoruz. Yöre halkı ve yabancıların dağ çileklerine büyük ilgisi var. Tezgâha indiğinde çilekler kısa zamanda bitiyor. Bir günde ancak 1-2 kilogram civarında çilek toplayabiliyoruz. Bahçede ot altlarında olan çilek el yardımıyla aranarak bulunuyor ve bu çileğin taliplisi de çok. Bu aylarda toplanan çileği alanlar genellikle reçel yapımında kullanıyor” dedi.

  • Çileğin başkentinde hasat bereketi

    Çileğiyle ünlü Aydın’ın Sultanhisar ilçesine bağlı Atça Mahallesi’nde hasat bereketi ve ihracat heyecanı sürüyor. Rusya ile yaşanan krizin aşılmasının ardından çilek üreticilerinin bu yıl yüzü gülüyor.

    Lezzeti, aroması, sağlığa ve güzelliğe faydasıyla tanınan Atça çilekleri 3 kıtaya ihracat ediliyor. Rusya ile yaşanan uçak krizi nedeniyle geçtiğimiz yıl en önemli ihraç kapılarından birisini kaybeden Aydınlı çilek üreticileri, bu yıl sorunun bir nebze de olsa aşılmasıyla rahat bir nefes aldı. İhracatın yeniden artmasıyla birlikte bu yıl iç piyasaya yapılan arzın azalması fiyatların yükselmesine neden oldu. 20 bin dekar arazide 50 bin tondan fazla çilek üreten üreticiler, hem iç piyasa hem de ihracattaki artışla birlikte 100 milyon dolar gelir hedefliyor.

    Sultanhisar’da uzun yıllardır çilek üreticiliği, aynı zamanda tüccarlığı yapan Erdinç Çeliksoy, “2017 çilek hasat sezonumuz şubat ayında başladı. Bu sene rekoltemizin geçen seneye göre nazaran az olacağını düşünüyoruz. Şubat ayında başlayan hasat döneminde fiyatlarımız iyiydi. Ama nisanda hasadımızın artmasıyla birlikte piyasaya çilek arzı da arttı. Fiyatlar da buna bağlı olarak bir miktar düşüş gösterdi. Geçen hafta ihracat başladı ve fiyatlar tekrar yükselmeye başladı. İhracatımız Avrupa ülkeleri başta olmakla beraber Irak, çeşitli Türk cumhuriyetleri, Ukrayna, Ermenistan, Türkmenistan, Gürcistan ve etraflarındaki diğer ülkelere yapılıyor. Bu ihracatı yapabilmemizin en büyük özelliği de Sultanhisar ilçesinin Atça bölgesinden kaynaklanıyor. Tüketici, Türkiye’deki en kaliteli çilek olduğunu bildiğimiz ve bu konuda da çileğin başkenti olacağımıza inandığımız, yani bizim ürettiğimiz çilek üzerinde tercihini yapıyor. Hem yurt dışı hem yurt içi tüketiciler çileğimizi çok beğeniyor” dedi.

    Doğal ve hormonsuz üretim

    Atça çileğinin yurt içi ve dışında talep gören bir ürün olduğunu belirten Çeliksoy, “Tamamen doğal olarak ürettiğimiz çileğimizin kendine has bir aroması var. Tadı hoş, lezzeti ve kokusu mükemmel. Çeşitli medya yayınlarında zaten çilekle ilgili güzel makaleler ve yazılar var. Tıp dünyası, yemek sektörü çilekle ilgili çok güzel şeyler söylüyor. Çileğin sağlığa faydaları da saymakla bitmiyor. Bunun yanında konuşmak istemediğimiz bir başka şey ise bazı tüketiciler çileğimizin cinsinden dolayı iri çileği hormonlu olarak görüyor. Buradan bu konunun altını çizerek şunu ifade etmek istiyorum. Bizim üretmiş olduğumuz çileğin bir tanesinde dahi hormon yoktur. Mesela üzüm, elma gibi meyveler tüketiyoruz. Üzümün de Sultan üzümü dediğimiz bir cinsi var ve bu cins iridir. Çekirdeksiz üzüm dediğimiz üzüm var, küçüktür. Çileğin de 3 ayrı cinsi var. İri boy, orta boy ve küçük boydur. Yani iriliği hormondan dolayı değil cinsi ile ilgilidir. Üreticimize ve tüketicimize şunu da önemle belirtmek istiyorum; çilek üretiminden çekinmeyin. Sağlık için de tüketimden çekinmeyin. Çünkü çilek, her geçen gün değer artan bir meyvedir” şeklinde konuştu.

    Özel soğutma sistemleri ile çileğin seyahat ömrü arttı

    Çileğin ihraç edilmesinde yaşanan süre sıkıntısının özel sistemlerle çözüldüğünü kaydeden Çeliksoy, şöyle konuştu: “Hasat edilen çilekleri önce ön soğutma diye tabir ettiğimiz günde ortalama 5 veya 6 tır kapasiteli özel soğuk hava odalarında şoklamaları yapıldıktan sonra bekleme odalarına alıp frigorifik termik dediğimiz soğutuculu tırlara yüklemesi yapılıyor. Özel olarak hazırlanan bu çilekler yaklaşık 10 gün seyahat edip tüketiciye ulaştırıldıktan sonra aşağı yukarı bir hafta içerisinde tüketimi yapılabiliyor. Şoklama metodu, çileğin ömrünü dalından kopardıktan sonra 15-20 gün daha uzatıyor. Bu da çileğin daha uzak ülkelere ulaşmasına imkan sağladığı için ihracatımızı da artırıyor.”

    İhracat artınca iç piyasaya arz azaldı

    Çeliksoy, ihracatın başlaması ile birlikte iç piyasaya verilen çilek miktarında azalma başladığına işaret etti. Çeliksoy, açıklamasını şu şekilde tamamladı:

    “Yaklaşık 10 gün önce başlayan ihracatımız son 3 gündür oldukça hızlandı. Yurt dışına günde 3-4 tır çilek gönderiyoruz. Yaklaşık 20 bin dönüm arazide çilek üretilmekte ve bu yerlerden elde edilen çileklerden 20 veya 30 bin tonu ihracata gider. Bölge rekoltemiz ise 50-60 bin ton. Bu sezonda beklediğimiz ihracat rakamı ise 100 milyon dolar. İhracat artınca iç piyasaya arz azaldı. Bu yüzden pazarda çileğin kilosu 5-6 TL’ye kadar satılabiliyor.”