Etiket: Çıkıyor

  • Bilecik’te FETÖ/PYD operasyonu kapsamında gözaltına alınan 24 emniyet mensubu savcı karşısına çıkıyor

    Bilecik’te Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve Paralel Devlet Yapılanması (PDY) mensuplarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan emniyet mensupları peyderpey savcı karşısına çıkarılıyor.

    Bilecik İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü (KOM) tarafından FETÖ/PDY Bilecik ve ilçelerinde geçtiğimiz günlerde düzenlenen operasyonda aralarında 4’üncü sınıf emniyet müdürü ve komiserlerin de bulunduğu 24 kişi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan kişiler sabah Bilecik Devlet Hastanesindeki sağlık kontrollerinin ardından Bilecik İl Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Burada 1 hafta süren sorgunun ardından şüpheliler bugün KOM ekipleri tarafından bugün peyderpey Bilecik Adliye Sarayından savcı karşısına çıkıyorlar. İfadesi alınan şüpheliler tekrar Bilecik İl Emniyet Müdürlüğüne götürülürken, şüphelilerin yarın hakim karşısına çıkması bekleniyor.

    Gözaltına alınan o isimler şöyle:

    “Murat B., Hasan Hüseyin T., Üzeyir K., Recep K., Fethi K., Veysel Ş., Sezai Ö., Abdullah E., Nurettin S., İsmail K., Mustafa Ö., Bülent P., Özkan Ö., Berk M., Hüseyin D., Ömer Faruk K., Bayram K., Yüksel K., Ünal K., Hüseyin G., Selami S., Muhammed Sadık A., Şener Y., Adem B.”.

  • Bilinmeyen Samsun türküleri gün yüzüne çıkıyor

    Samsun Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Konservatuvarı, bilinmeyen veya unutulmuş kültürel ve sanatsal değerleri gün yüzüne çıkarıyor.

    Tüm ilçelerde detaylı araştırma yapan konservatuar birimleri, muhtarlar ve kanaat önderleriyle de görüşerek bilgi topluyor. Meyvelerini veren çalışmada TRT repertuvarında olmayan ancak yörede bilinen ve okunan 70’e yakın Samsun türküsü tespit edildi.

    Köklü tarihi ve zengin bir kültürel yapıya sahip olan Karadeniz Bölgesi’nin en büyük şehri Samsun, geçmişini arıyor. Milli Mücadele şehri, zaman içinde kaybolan, unutulan veya bilinmeyen kültürel ve sanatsal değerleriyle yeniden buluşmak ve yaşatarak geleceğe taşımak istiyor. Şehrin tarihi ve kültürel değerlerinin korunması ve kent belleğinin kayıt altına alınması amacıyla 2011 yılında Kent Müzesi’ni topluma kazandıran Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı, Samsun halkının kültürel birikimini ve hatıralarını müzede buluşturmuştu. Müze geçen yıl da müze otoritelerinin ortak platformu Avrupa Müze Akademisi’nin (EMA) düzenlediği “XX. Luigi Micheletti Award” Müze Yarışması’nda Avrupa’nın en prestijli 6. müzesi seçilmişti.

    Toplum hafızasını gelecek kuşaklara aktaracak müze, çalışmalarına devam ederken, bir önemli araştırma daha başladı. Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Konservatuvarı, Samsun’un bilinmeyen veya unutulmuş halk oyunları, el sanatları, yöresel kıyafetleri, motifleri, kilimleri ve türkülerinden oluşan kültürel ve sanatsal varlıklarını araştırıyor. İlçelerde bu değerlerin izini süren konservatuvar birimleri, çalışmasını giderek yaygınlaştırıyor.

    Yaklaşık bir yıldır sürdürülen titiz araştırmalarda kent genelinde gün ışığına çıkmamış çok fazla görsel ve işitsel kültür özellik olduğunu tespit eden konservatuvar ekipleri, müziğinden halk oyununa, eğlencelerinden el sanatlarına kadar birçok unsurun da keşfedilmeyi beklediğini ortaya koydu. Bunlarla ilgili ilçelerde alan çalışmaları devam ediyor.

    70 Samsun türküsü bilinmiyor

    Muhtarlar, yaşlılar ve kanaat önderleri ile tek tek görüşen konservatuvar hocalarının çalışmaları hakkında bilgi veren Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Konservatuvarı Müzik Koordinatörü ve Türk Halk Müziği Bölüm Şefi Hakan Demir, icra edilmemiş ve repertuvara girmemiş çok sayıda Samsun türküsü tespit ettiklerini kaydetti. Demir, “Hocalarımız ilçeleri santim santim tarayarak halk oyunları, sanat ve kültür repertuvarına girmemiş ne varsa bunları ortaya çıkarmaya çalışıyorlar. Halk müziği bölümümüzde şuan TRT repertuvarında 14 veya 15 türkü bulunuyor. Yaptığımız araştırmalar neticesinde su sayının çok daha fazla olduğunu tespit ettik. Şuan yörede az bilinen ve okunan 70’e yakın türkümüz var. Bu eserlerin rotasyonunu yapıp derleyerek TRT repertuarına girmeleri için müracaatlarda bulunacağız” bilgisini verdi.

    “Sahnelenmemiş halk oyunlarımız var”

    Gözden kaçmış ve unutulmuş tüm kültürel ve sanatsal değerleri toparlayacaklarını ifade eden Hakan Demir, “Şu an icrasını bilemediğimiz derlenmemiş 22 tane türkü, 3-4 tane de sahnelenmemiş halk oyunlarımız var. Bunların çoğu Samsun genelinde bilinmiyor. Bunun sebebi ise Samsun ve ilçeleri çok farklı kültürlerden oluşan insanların bulunduğu bir şehir olmasıdır. Örneğin Terme’de oynanan birçok oyun Fatsa’da da oynanmasına rağmen Çarşamba’da oynanmıyor. Örneğin Terme’de ellik oynanır. Terme’de var ama Çarşamba’da yok. Veya Alaçam oynuyor ama Bafra bambaşka bir şey oynuyor. Bu çok ilginç. Büyükşehir Belediyesi olarak elimizden gelen gayreti sarf ediyoruz. İnşallah bu eksikliği gidereceğiz. Ama bir komisyon oluşturulup bu çalışmalar daha kapsamlı yapılmalıdır” şeklinde konuştu.

    “TRT gibi çalışıyoruz”

    Samsun için çok ciddi projeleri hayata geçirdiklerine de değinen Demir, “Sanatın görselliği yok. Soyut kalıyor ama yapılan işlere baktığınız zaman büyük işler başarıyoruz. Şehrimizin geçmişine ulaşmak ve bunları geleceğe aktarabilmek için adeta TRT gibi çalışıyoruz. Bizim en büyük eksiğimiz, edep diyerek yaptığımız çalışmalarımızı ve hizmetlerimizi anlatmamamızdır. Biz de yaptığımız her faaliyeti ve çalışmaları halkımıza duyuracağız. Bunları da yazılı ve görsel basın yayın organları ile sosyal medyada halkımızla paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

    (SAM-SLH-Y)

  • Maraş Destanı belgesel filmle izleyici karşısına çıkıyor

    Kurtuluş Savaşı’nda ilk direnişin başladığı Kahramanmaraş’ın destansı mücadelesi, “İstiklalden İstikbal’e Kahramanmaraş 12 Şubat Destanı” adıyla belgesel oldu. Serdar Gökhan ve Kemal Denizci gibi ünlü simaların yer aldığı belgesel, ruhuna uygun olarak Şubat ayında vizyonda girecek. Destan aynı zamanda çizgi roman haline getirilerek çocuklara da dağıtılacak.

    Onikişubat Belediyesinin Kurtuluş savaşı döneminde sergilenen Maraş Mücadelesini anlattığı belgesel projesi “İstiklalden İstikbale Kahramanmaraş 12 Şubat Destanı” adıyla hayata geçirildi. Ağırlıklı olarak Kahramanmaraş’ın tarihi mekanların da yapılan çekimlerde profesyonel oyuncuların yanı sıra yöre haklıda kamera karşısına geçti.

    Kahramanmaraş Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek Milli Mücadelenin öncülerinin, memleketin kurtuluşunda emeği olanların unutulmaması gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi: “Kahramanmaraş istiklal mücadelemizde ilk kıvılcımı başlatan bu mücadelenin öncüleri memleketinin kurtuluşunda emeği olan insanlarımız maalesef unutulma noktasına gelmiş. Bu memleketin bu ülkenin değerlerinin o şehadete ermiş insanları unutturmayacağız. Çocuklarımız bu ülkenin hangi şartlarda nerelere geldiğini bir defa daha hatırlayacaklar. Bunları unuttuğumuz takdirde unutulduğu taktide de o değerlerin yitirildiği takdirde bu ülkenin geleceği ile ilgili çok fazla anlamlı şeyler yapmak mümkün değil ”dedi.

    “Maraş hikayesi gündeme gelmedi”

    Belgeselde ahşap oyma ustası “Üstad” olarak izleyici karşısına çıkan başrol oyuncusu Serdar Gökhan, Kahramanmaraş hikayesinin yeterince gündemde yer almadığına dikkat çekerek gençlerin milli bilince ulaşması noktasında önemine değindi. Usta oyuncu Serdar Gökhan, “Türk halkının Türk milletinin kahramanlıklarını gördükçe duydukça insan heyecanlanıyor. Bu da bir Kahramanmaraş hikayesi pek gündeme gelmedi. Bu zamana kadar üzerinde durulmadı. Durulması lazımmış. Bu tür projeleri türkün kahramanlığını yeni nesillere ulaştırmak en büyük amacımız. Yeni nesillerimize vatan sevgisini millet sevgisini bayrak sevgisini aşıladığımız zaman iyi bir nesil doğar. Gençleri tarih bilincine ulaştırmak tarihini öğretmek için büyük bir adım olacak” dedi.

    “20 dk. yetmez”

    Davulcu Abdal Halil Ağa rolünü canlandıran başarılı oyuncu Kemal Denizci de projeyi ilk okuduğunda ‘bu proje için 20dk yetmez’ dediğini belirterek oynadığı karakterin mücadele içindeki yerini anlattı. Kemal Denizci: “ Proje ilk geldiğinde 20 dakika yetmez dedik. 20 dakikanın pek çok şeyin başlangıcı olacağını öğrendik. Bana biçilen rol isyanı başlatan kavganın ilk adımını atan kişilerden biri Davulcu Abdal Halil ağanın rolüydü çok sevdiğim bir rol ve elimizden geldiği şekilde yapmaya çalıştık” diye konuştu.

    Sırada çizgi roman var

    Tarihin milli değerlerin yeni nesillere aktarılması için yeni projenin çizgi roman olduğunun haberini veren Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek: “Yüzlerce şehidimiz var. Sadece isimleri yazılı şehitliklerde duruyor ama onları maalesef çok fazla bilen kalmamış. Bunları nasıl çocuklarımızın zihnine daha iyi nasıl yansıtırız diye düşündüğümüzde yazılmış şeyler çok fazla okunmuyor maalesef bunları çizgi roman gibi oluşturalım yapalım ve çocuklarımıza sunarsak o zaman daha kolay okuyacaklar diye düşünüyoruz ve inşallah onları bu şekilde unutturtmayacağız.”

  • Yıldırım geleceğine sahip çıkıyor

    Çevre alanında önemli projelere imza atan Yıldırım Belediyesi, geri dönüşüm ve atık yönetimi çalışmaları ile ilçenin çehresini değiştiriyor.

    Türkiye’de geri dönüşümde Avrupa standartlarını sağlayan öncü kurumlardan olan Yıldırım Belediyesi, 2016 Ocak ayından itibaren 18 bin 318 ton ambalaj atığı, 778 ton cam atığı, 2 bin 560 kilogram atık pil topladı. Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri ayrıca 16 bin 43 kilogram bitkisel yağ atığının yanı sıra bin 772 adet elektrik ve elektronik atık ve 8 bin 215 adet ömrünü tamamlamış lastik topladı.

    İlçede çevrenin korunması ve atıkların geri dönüştürülerek ekonomiye yeniden kazandırılmasının hizmet politikalarında önemli bir yer tuttuğunu söyleyen Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali, “Su ve toprağa karışan pil ve nebati yağlar doğaya telafisi zor zararlar veriyor. İnsan sağlığını riske sokan durumların önüne geçmeye devam ediyoruz. Ülkemizde her sene sadece yaklaşık 2 milyon ton bitkisel yağ tüketiliyor. Bir litre atık yağ 5 milyon metreküp suyu kullanılmaz hale getirirken, bir adet küçük kalem pil yaklaşık 4 metrekare toprağı kirletiyor. Ayrıca başta plastik ve metal atıklar doğada yok olma süreleri binlerce yılı bulabiliyor. Bütün bu olumsuzlukların önüne geçebilmek için atıkları toplayarak geri dönüşüm sayesinde hem çevremizi koruyor hem de ekonomimize artı değer katıyoruz” diye konuştu.

  • Lyrboton Kome gün yüzüne çıkıyor

    Antalya’nın Kepez ilçesi Varsak bölgesinde antik Perge kentinin Elaibaris (yağ çiftliği) olarak bilinen 2 bin yıllık Lyrboton Kome’de kazı çalışmaları başladı.

    Kepez Belediyesi öncülüğünde Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, Antalya Müzesi ve Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ortaklığında, kent merkezine çok yakın olan, ancak birçok kişinin varlığından haberdar olmadığı Lyrboton Kome antik köyünde kazı çalışmaları başlatıldı. Perge antik kentindeki yağ çiftliği olarak bilinen tarihi bölge, Varsak’taki tepeliklerde yer alıyor. Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik başkanlığında yürütülecek çalışmalarda ilk kazmayı, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü vurdu.

    Kazı Başkanı Prof. Çevik, katılımcılara antik kentinin tarihsel önemini anlattı. Sonrasında söz alan Tütüncü, antik kenti önemseme nedenlerini ve ne yapacaklarını dile getirdi.

    İlerici anlayışla kurulmuş

    2 bin yıllık tarihi kalıntıların varlığını birçok Antalyalının bilmediğini vurgulayan Tütüncü, “Medeniyet tarihçileri, arkeologlar, tarihçiler, bize burayı kuran insanların çok ileri bir anlayışa sahip olduğunu anlattılar. Biz de buradaki çok eski bilgeliği ortaya çıkaralım, Anadolu topraklarındaki bu değeri gün yüzüne çıkaralım istedik” dedi.

    “Biz de ilerici anlayışla çalışacağız”

    Klasik anlamda arkeolojik kazının ötesinde, ilerici anlayış ile insanlar burayı nasıl gezebilir, burası nasıl bir arkeoparka dönüşebilir mücadelesinde olacaklarının altını çizen Tütüncü, “Burayı çok farklı bir bilimsel bakış ile ele alacağız. Bu doğrultuda çalışacak olan bilim adamlarımıza, uzmanlarımıza destek olacağız. Buraya toplu ulaşım sistemi geliyor. Bütün şehre hizmet eden bir tarihi değer olsun istiyoruz. Şartlar uygunsa, elbette buraya bu geziler gerçekleşecek. Varsak’ın değeri artacak. Varsak artık, kendisine benzenilmek istenen bir örnek yerleşim yeri oluyor” ifadelerini kaydetti.

    Definecilerden kurtarılacak

    Bazı fırsatların değerlendirilmesiyle şehirlere yeni vizyonlar katılacağını belirten Tütüncü, buradaki arkeolojik çalışmayla Kepez’e nice faydalar sağlanacağını söyledi. Kepez’in yüzde 90’ının burayı bilmediğini ve kimsenin de gelmediğini belirten Tütüncü, ziyarete açılmasıyla birlikte sahiplenileceğini ve böylelikle de defineci yağmacılardan kurtarmış olacaklarını söyledi.

    Turizm merkezi olacak

    Lyrboton Kome’nin gerçekten önemli bir iş olduğunu belirten Tütüncü, ilçenin turizm pastasından pay almasını sağlayacaklarını söyledi. Antalya’ya gelen herkesin ziyaret edeceği bir yer olması için gayret edeceklerini vurgulayan Tütüncü, burada yapılacak işlerin takipçisi olacağını söyledi.

    Konuşmaların ardından kazı töreni için hazırlanmış altın renkli kazma ile sembolik olarak kazı başlangıcının yapılmasıyla birlikte, davetlilere antik kent gezdirildi. Günün sonunda ise katılımcılara pişi, beyaz peynir, zeytin ve çay ikram edildi.

    Perge’yi besleyen şehir

    Zeytincilik yapılarak Perge Antik Kenti’ni besleyen en önemli ticari şehir olan Lyrboton Kome’nin, eski Varsak olduğu anlatıldı. Tarihi Varsak’ın yeniden hayata döndürülürken ilçeye renk ve cazibe katması planlan antik kentte kazılar yapılırken, bir yandan da konservasyon, konsolidasyon ve kısmen de restorasyonun da gerçekleştirileceği duyuruldu. İlk aşamada ortaya çıkarılacak merkezi kalıntıların arasından geçen ana yerleşim aksı üzerindeki gezi yolu düzenlenerek, 2017 yılı içinde ziyarete açılacak.

    Sürekli etkinliklerle canlı tutulacak

    Park ziyarete açıkken devam edilecek ikinci etapta, kazı, onarım ve sağlamlaştırma çalışmaları sürdürülecek. Proje tamamlandığında restore edilmiş Arete Kulesi, zeytinyağı işlikleri, konutlar, kiliseler, hamam, sarnıçlar, mezarlar, floral ve jeolojik zenginlikte doğa ve tarih parkı halka ve turizme kazandırılmış olacak. Bu zenginlik Apollon- zeytin hasadı şenlikleri, doğa yürüyüşleri ve kültür gösterileri, müzecilik etkinlileriyle canlı tutularak geliştirilecek.