Etiket: Çıkıyor

  • MB Uşak rövanşa çıkıyor

    Muratbey Uşak, FIBA Avrupa Kupası çeyrek finale kalma turunun ikinci maçında Romanya’nın CSM Oradea takımı ile karşılaşacak.

    İki maç üzerinden eleme usulü yapılan turnuvanın ilk karşılaşmasında deplasmanda oynanan ilk müsabakadan rakip Oradea 82-72 galip ayrılmıştı. MB Uşak’ın sezon başından buyana ilk kez tam kadro çıkacağı karşılaşma Uşak Üniversitesi Şehit Ömer Halisdemir Spor Salonu’nda yapılacak. Müsabaka bugün saat 20.30’da başlayacak ve canlı olarak yayınlanacak.

    Temsilcimizin çeyrek finale kalabilmesi için rakibini en az 11 sayı farkla yenmesi gerekirken, herhangi 10 sayılık lehimize olan galibiyette karşılaşmada uzatmaya gidecek. Uzatma dakikalarında da temsilcimizin yine 11 sayı farka ulaşması gerekecek. Temsilcimiz bu farka ulaşamazsa Avrupa serüvenini bu sezon tamamlamış olacak.

  • Bergama’da Tarihi Bir Yapı Daha Gün Yüzüne Çıkıyor

    UNESCO Dünya Kültür Mirası Bergama’nın değerlerini gün yüzüne çıkarmaya devam eden Bergama Belediyesi, tarihi arasta çarşısı içerisinde yer alan Bergama Bedestenini restore ederek turizme kazandıracak.

    Mimarisinden 16. yüzyılın sonları – 17. Yüzyılın başlarında inşa edildiği tahmin edilen ve döneminde içinde kıymetli eşyaların satıldığı ticari bir yapı olarak kullanılan tarihi Bergama Bedesteni, Bergama Belediyesi tarafından restore edilerek kamu yararına turizm ve sosyal amaçlı kullanılmak üzere hizmete sunulacak. İçinde bulunduğu Arasta ve yakınında bulunan Şadırvan Camii civarının da canlanmasına katkı koyacak.

    Buna göre mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan ve yapılan protokol ile kullanımı Bergama Belediyesi’ne geçen Bergama Bedesteninde ilk olarak onaylı koruma amaçlı imar planı doğrultusunda yapının ortaya çıkarılması ve çevreden algılanabilmesi amaçlandı. Bunun için Şadırvan Caddesi üzerinde bulunan 5 adet dükkan bedelleri ödenerek belediye tarafından kamulaştırıldı. Daha sonra içi boş olan dükkânların Bergama Belediyesi ekipleri tarafından yıkımı başlatıldı. Yapının rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin çalışmalarına da başlanıldı.

    Bergama Belediyesi’nin eskimeye yüz tutmuş çok sayıda tarihi yapıyı Bergama’ya kazandırdığını ve bu konuda çalışmalarına devam ettiğini ifade eden Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç, “Özellikle son dönemde tarihi Osmanlı arastasında bahar ve yaz dönemlerinde güzel bir hareketlilik yaşanmakta. Bergama Bedesteninin restorasyonu gerçekleştirildikten sonra UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine girmiş kentimizin hızla gelişen turizm potansiyeline katkı sağlayacağını düşünüyorum” dedi.

    BERGAMA BEDESTENİ

    Değerli kumaşlar, mücevherler ve buna benzer eşyanın satımına mahsus üstü kapalı çarşılar olan bedestenler, Osmanlı döneminin önemli ticari mekânlarının başında gelmektedir. Bergama Bedesteni, 21,40 m x 13,90 m. ölçüsünde olup yaptıranı bilinmemektedir. Mimarisinden 16.yüzyıla ait olduğu tahmin edilen bina iki payeli ve altı kubbelidir. Tarihi Osmanlı Arastası yanında bulunan bedesten, etrafındaki dükkânlar ile bir bütün oluşturur. Dikdörtgen planlı yapı iki sıra halinde altı adet kubbe ile örtülmüştür. Kubbeleri taşıyan kemerler ortadaki iki fil ayağına basmaktadır. Dış duvarlar ve ayaklar taş-tuğla ile karışık örülmüştür. Kubbe ve kemerlerde ise tuğla malzeme kullanılmıştır.

  • Lazer teknolojisi ile prostat büyümesi kabus olmaktan çıkıyor

    Acıbadem Ankara Hastanesi Üroloji Kliniğinde uygulanan HoLEP yöntemi ile prostat büyümesi artık kabus olmaktan çıkıyor.

    İyi huylu prostat büyümesi, 50 yaşındaki erkeklerin yüzde 50’sini, 80 yaşındaki erkeklerin ise yüzde 90’ını etkiliyor. Erkeklerde yaygın bir şekilde görülen bu rahatsızlığın tedavisinde ise yeni yöntemler dikkat çekiyor. Acıbadem Ankara Hastanesi Üroloji Kliniğinde lazerle uygulanan HoLEP yöntemi ile hastalık tedavi ediliyor. Cerrahi yöntemler arasında son zamanlarda en sık kullanılan HoLEP yöntemi ile prostat tamamen çıkarılıyor ve böylece hastalığın bir daha tekrar etme riski en aza indirgeniyor.

    Tedavi edilmezse böbrekleri etkiliyor

    Prostat büyümesinin kişide yol açtığı en büyük sıkıntı, idrar yolunu tıkayarak akışı engellemesi. Tıkanıklığın derecesine bağlı olarak hastalarda idrar yapmayla ilgili bazı şikayetler ortaya çıkıyor. İdrar akım hızının azalması, güç idrara çıkma, kesik kesik yapma, tam boşaltamama, idrarda kan görülmesi, sık sık idrara çıkma hissi ve idrar kaçırma gibi şikayetlerden biri ya da birkaçına sahip olan hastaların hayat kalitesi düşüyor. Bununla beraber tedavinin geciktirilmesi de ciddi sağlık sorunlarına sebep oluyor. Örneğin idrar torbasının kasılma fonksiyonundaki bozulma ile idrar torbası idrarı tam olarak boşaltamıyor. İçeride kalan idrar ise tekrarlayan enfeksiyonlara ve böbrek fonksiyonlarında bozulmaya yol açıyor. Sonuç olarak BPH tedavi edilmezse hem hayat kalitesinde azalma hem de organlarda fonksiyon kayıpları ortaya çıkıyor.

    Prostat tedavisinde uygulanan yöntemler

    Acıbadem Ankara Hastanesi Üroloji Kliniğinin prostat tedavisinde uygulanan tedavi yöntemleri ise şöyle:

    “İyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde tercih edilen ilk seçenek ilaçla tedavi. Ancak ilaç tedavisine cevap vermeyen kişilerde veya ilaca cevap verip ileride ilacın yetersiz geldiği kişilerde cerrahi yöntemlere başvurulabiliyor. İlacın yan etkileri nedeniyle sorun yaşayacak olanlar da tedaviden faydalanamıyor. Ayrıca prostat büyümesiyle birlikte mesanesinde taş bulunan, idrar yolu kanaması ya da iltihabı olan kişilerde de ameliyat gerekebiliyor. Transüretral prostat rezeksiyonu (TUR-P) denen ve yakın zamana kadar en çok kullanılan cerrahi yöntemde, elektrik enerjisi yardımıyla prostat dokusu içeriden yakılarak küçük parçalar halinde çıkarılıyor. İşlem sonrası hastanın en az 3-4 gün sondaya bağlı olması gerekiyor. Prostat büyüklüğü 100 gram ve üzeri olan hastalarda ise açık prostat ameliyatı uygulanabiliyor. Ancak iyileşme dönemi uzun ve kanama ihtimali yüksek bir ameliyat olduğundan günümüzde tercih edilme oranı giderek azalıyor. Son zamanlarda özellikle lazer teknolojisinin cerrahide yaygın olarak kullanılmaya başlamasının da etkisiyle prostat cerrahisinde de değişiklikler görülüyor. Amerika ve Avrupa’da son 10 yılda giderek yaygınlaşmış ve avantajları sebebiyle prostat büyümesi cerrahisinde altın standart olmayı başaran HoLEP’te prostat tamamen çıkarıldığından hastalığın bir daha tekrar etme ihtimali azalıyor. Tüm prostat boyutlarında uygulanabilecek yöntem, kan sulandırıcı ilaçlar kullanmak zorunda olan hastalar için de oldukça güvenli. Bu yöntemle ameliyat olanlar, diğer ameliyat yöntemleriyle karşılaştırıldığında bazı avantajlara sahip. Birincisi; prostat dokusu tam olarak çıkarıldığından hastalık yineleme riski yok denecek kadar az. İkincisi; ‘elektrik enerjisi ile yakma’ yerine ‘lazer ile ayırma’ prensibiyle yapıldığı için sondası çekilen kişi, idrar yaparken yanma hissi (disüri) yaşamıyor. Ayrıca ameliyatla çıkarılan dokularda yanma defekti oluşmadığı için, doku patologlar tarafından daha rahat inceleniyor ve olası kötü huylu oluşumların (malignite) gözden kaçma ihtimali azalıyor. Yöntem, sağlıklı dokuya etkisi 0.4 mm’den daha az olduğu için prostat kapsülü etrafından geçen ve cinsel fonksiyonları düzenleyen sinirlere de hasar vermiyor ve ameliyat sonrası sertleşme problemine neden olmuyor. HoLEP yöntemi, daha düşük kanama riski, daha kısa hastanede yatış süresi ve daha hızlı iyileşme süreci gibi avantajlar da sağlıyor.”

  • 300 beyin ölümünden ancak 100 organ bağışı çıkıyor

    Organ bağışının artırılması ve halkın bilinçlenmesi amacıyla düzenlenen “Umuda Işık Tut” isimli konferansta konuşan İzmir İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Bediha Salnur, “Hala toplum olarak organ bağışı konusunda tereddütlerimiz var. 300 küsur beyin ölümünden 100 küsur organ bağışı var. 200 tane umut olabilecek organlarımız toprak olmasın” dedi.

    İzmir Valiliği, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, Türk Kızılayı Ege Bölge Kan Merkezi ve İnsan İçin Umut Derneği tarafından, organ bağışının artırılması ve halkın bilinçlenmesi amacıyla “Umuda Işık Tut” isimli konferans düzenlendi. Konferansa; İzmir İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Bediha Salnur, Türk Kızılayı Ege Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Gökay Gök, Katip Çelebi Üniversitesi Rektör Yardımcısı İslami İlimler Fakültesi Dekanvekili Prof. Dr. Saffet Köse, İnsan İçin Umut Derneği Başkanı Menşure Gökçe ve çok sayıda davetli katıldı.

    “Eksiği kendimizde buluyorum”

    Konferansta organ bağışı konusunda bilgi veren İzmir İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Bediha Salnur, “İzmir organ bağışında da, organ naklinde de birinci. Birimizin başına geldiğinde anlamayalım diye daha iyi olabiliriz. Hala toplum olarak tereddütlerimiz var. Kimseyi yargılamıyorum. Eksiği kendimizde buluyorum. Hala ulaşamadığımız, anlatamadığımız vatandaşlarımız var diye düşünüyorum. Beyin ölümü gerçekleşen ve bir daha hayata dönemeyeceği kesinleşen aşamada daha fazla organımızı bağışlamalıyız. İzmir, beyin ölümü gerçekleşen hastalarından en çok organ bağışlayan il konumunda. 300 küsur beyin ölümünden 100 küsur organ bağışı var. 200 tane umut olabilecek organlarımız toprak olmasın. Öldükten sonra organlarımızın bir kişiye can olması adına hem organlarımızı bağışlayacağız, hem de herkese bunu anlatacağız” diye konuştu.

    “Ön yargılıyız”

    Gönüllü kök hücre bağışı ile ilgili konuşan Türk Kızılayı Ege Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Gökay Gök, toplumun kan, kök hücre ve organ bağışında yeterli bilgiye sahip olmadığını ifade ederek şöyle devam etti:

    “Toplumumuz ya eksik ya hatalı biliyor ya da bugüne kadar büyüklerimiz yanlış anlatmış. Ön yargılıyız ve ön yargıyı yıkmak çok zor. 10 yıldır Güvenli Kan Temini projesinin başındayım. 1 milyon 370 kişiye sunum yaptık. Yeniliğe açık bir millet değiliz. Değişim zaman alıyor. Kanın görevini bile anlatmamız 10 yılı geçti. Hala 7 milyon 300 bin kişi eksik ya da yanlış biliyor. En önemli konu ise organ bağışı. Kan bağışında bu kadar dirençli olan toplumu düşünün, organ bağışında daha ne dirençler var. Organ ve kök hücre konusunda daha yolumuz var.”

    “223 evladımızı kurtardık”

    Türkiye’de bin 200 kemik iliği bekleyen hastanın bulunduğunu kaydeden Gök, “Türkök projesi kapsamında Türkiye’de 190 bin kayıtlı gönüllü vericiye ulaştık ve 223 bağışçıdan kök hücre işlemi gerçekleştirildi. Yani 223 evladımızı kurtardık” dedi.

    Gök, Ege Bölgesi’nde 2014-2016 yılları arasında 25 bin 526 kök hücre bağışı yapıldığı bilgisini de verirken, “Ege Bölgesi’nde 29 bağışçıdan kök hücre alındı. 2017 yılında Türkiye’nin kök hücre bağışı hedefi 88 bin, Ege Bölgesi’nin ise 12 bin” ifadelerini kullandı.

    “İzmir örnek olacak”

    İnsan İçin Umut Derneği Başkanı Menşure Gökçe de şunları söyledi:

    “Hedefimiz insanlara yararlı bir şeyler anlatabilmek. Gözünde kim olursa olsun, ben ve ekibim bu yola baş koyduk. Organ bağışı için yaptığımız mücadele 81 ile yayılacak ve İzmir de bu konuda örnek olacak.”

  • Suat Suna’nın yeni albümü 14 Şubat’ta çıkıyor

    Pop müziğin sevilen ismi Suat Suna’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı yeni albümü “Seni Buldum”, 14 Şubat Sevgililer Gününde müzik marketlerde yerini alacak.

    Seyhan Müzik etiketli albümde yer alan eserlerin tamamının söz ve müzikleri Suat Suna’ya ait. Bir açıklama yapan başarılı yorumcu Suna, “Bu yıl kariyerimin 24. yılı. Bunca yıldır yaptıklarımı takip edip, müziğimden keyif alan herkese şükranlarımı sunuyorum. Umarım ben yeni eserler yazmaya ve söylemeye devam ettikçe, benimle olmaya, beni dinlemeye devam ederler. Hepsini kucak dolusu sevgiyle selamlıyorum” dedi.